Bir deneyde, birkaç saat boyunca VR kanatları verilen gönüllüler, bu kanatları gerçek vücut parçalarına benzer bir şekilde düşünmeye başladı.
Beynin oksipitotemporal korteks (OTC) adı verilen bir bölümü, vücut parçalarını görsel olarak işlemek için kullanılır ve uzmanlar bunun yüz binlerce yıllık evrim boyunca eller ve ayaklar gibi insan uzuvlarını tanıyacak şekilde “kablolanmış” olduğunu düşünüyor.
Çin’deki Beijing Normal University ve Peking University araştırmacıları tarafından yürütülen bu yeni çalışma, OTC’nin insanlara normalde bağlı olmayan vücut parçalarını – büyük, tüylü kanatları – VR ortamında gördüğünde nasıl tepki verdiğini incelemeyi amaçladı.
Beynin işleme kalıplarını değiştirmesi, onun bu tür değişimlerle başa çıkabilecek doğuştan gelen bir plastisiteye sahip olduğunun kanıtı; bu plastisite potansiyel olarak yeni uzuvları kullanmayı öğrenmek ve yeni hareket biçimlerine uyum sağlamak için kullanılabilir.
Araştırmacılar şöyle yazıyor:
“Teknolojideki ilerlemeler, insanların benzeri görülmemiş hızlarda hareket etmek ya da hatta uçabilmek gibi evrimsel kısıtlamaları aşmasını giderek daha fazla mümkün kılıyor.”
“VR ise bu sınırları daha da ileri taşıyor; kullanıcıların biyolojik olarak hiçbir zaman var olmayan, kanatlar gibi yapay insan-dışı beden uzantılarını deneyimlemesine olanak tanıyor.”
Araştırmacılar, bir hafta boyunca dört adet 30 dakikalık seansla sanal kanatları deneyen 25 gönüllü topladı. Gönüllülere gökyüzündeki halkaların içinden uçmak gibi öğretici görevler verildi.
VR dünyasında kanatlar, katılımcıların kollarının tamamen yerini aldı – böylece artık kollarını göremiyor, yalnızca kollarının olması gereken yerde kanatlar görüyordu. Kanatlar ayrıca gerçek aerodinamiği modelleyecek şekilde tasarlanmıştı.
Eğitim sürecinden önce ve sonra gönüllülerin beyinlerinden alınan fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) taramalarını inceleyen araştırmacılar, OTC bölgesinin daha önce olduğundan daha güçlü şekilde VR kanatlarının görüntülerine tepki verecek biçimde yeniden yapılandığını buldu.
Dahası, kanatlar için oluşan sinirsel örüntü, insan kollarına bakarken kullanılan örüntüye daha çok benzemeye başladı; özellikle de beynin sağ tarafında (genellikle eller olmayan vücut parçalarının görsellerini işlemekten sorumlu taraf).
OTC ayrıca, hareketi planlama ve koordine etmeyle bağlantılı diğer beyin bölgeleriyle – frontopariyetal bölgelerle – daha güçlü iletişim kurmaya başladı.
VR kanatlarının beyindeki insan kolu fikrinin yerini aldığını söylemek tamamen doğru olmaz – kanatlara bakarken oluşan beyin örüntüleri, bir aracı ya da hayvan kuyruğunu görürken oluşturabileceğimiz örüntülere daha çok benziyordu – ancak kesinlikle bu yöne doğru bir kayma vardı.
Araştırmacılar şöyle yazıyor:
“Kanadın artık kanonik beden temsilinin bir parçası haline geldiğini öne sürmüyoruz.”
“Yalnızca, onların sinirsel tepki profillerinin vücut parçalarınınkine anlamlı ölçüde daha benzer hale geldiğini bildiriyoruz.”
Önceki araştırmalar, ister araçlar ister protez uzuvlar kullanalım, beynin bu nesneler ile bedenin geri kalanı arasında net bir sınır koruduğunu gösteriyor – bunlar hâlâ kontrol edilmesi gereken dışsal şeyler olarak görülüyor.
Ancak VR ve kanatlar söz konusu olduğunda durum farklı görünüyor. Bu sürükleyici deneyimler yalnızca bir illüzyon yaratmaktan fazlasını yapıyor; beynin gerçeklik olarak gördüğü şeyi, hatta insan olmanın ne anlama geldiğini bile yeniden şekillendiren bir bölgeye kadar uzanıyor.
Araştırmacılar, bundan sonraki süreçte bulgularının fiziksel terapilerin geliştirilmesine (örneğin ampüteler için) ve sanal gerçekliğin standart düşünme biçimlerimizin dışına çıkmak için nasıl kullanılabileceğini anlamamıza yardımcı olabileceğine inanıyor.
Kunlin Wei, Yujia Huang’a şöyle dedi:
“Gelecekte VR içinde çok fazla zaman geçirebiliriz.”
“Bunun insan beyni için ne anlama gelebileceğiyle çok ilgileniyoruz.”
0 yorum