Film Önerisi: Geliş (Arrival)
Geliş (Arrival – 2016) Türk sinema web sitelerinde yanlış bir şekilde “Bilimkurgu” türünde nitelendirilmiş bir film - evet, tüm o uzaylılara rağmen. Bu filme bilimkurgu beklentisi ile giden izleyicileri bir miktar hayal kırıklığı bekliyor. Bununla beraber niyetiniz bilimkurgusal öğelerle bezenmiş çok iyi bir dram, gerilim, macera filmi seyretmekse çok mutlu olacağınıza şüphe yok.

Geliş; 2016’nın en iyi filmlerinden bir tanesi olmakla birlikte bilimkurgu adına izleyicinin merakını tatmin etmiyor; zaten etmek de istemiyor. Senaryosu Ted Chiang'in Story of Your Life kitabından uyarlanan ve yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve’nun oturduğu filmde, bir gün ansızın dünyaya farklı noktalarından yanaşıveren 12 uzaylı gemisinin niyetini anlamaya çalışan insanların halleri dilbilimci Dr. Louise Banks’ın merkezde olduğu bir hikaye üzerinden anlatılıyor.

Alışılagelmiş bilimkurgu filmlerden farklı olarak, uzaylılarla iletişim kurabilmek için dilbilimine başvurmak epey etkileyici bir yaklaşım olmuş. Farklı yaşam formları için zaman-mekan kavramlarının nasıl farklı olabileceği ve bunun iletişim kurulan dile nasıl etki ettiği de işlenmiş. Dilin matematikselliği ve evrenselliği başarılı bir şekilde vurgulanmış. Bununla birlikte uzaylılarla temas kuran insanoğlunun psikolojisi de filmde etraflıca incelenmiş. Uzaylılarla yakın temas kuran dilbilimci Dr. Louise Banks ve fizikçi Ian Donnelly başta olmak üzere, sürece dahil olan askeri ve idari personel ile konuyu uzaktan takip eden dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan halkların tepkileri oldukça gerçekçi geliyor. Şüphesiz ki bilimkurgu sevenler fizikçi Ian Donnelly’nin uzay gemileri ve uzaylılarla ilgili fizik bilimi çerçevesindeki değerlendirmelerini filmde daha detaylı görmek isterlerdi.

Günümüzde uzay, uzayda yolculuk, diğer gezegenler ve diğer yaşam formları insanlar için daha kanıksanan unsurlar olmaya başladı. Tabii sinema sektörü de bundan nasibini alıyor. Bu durum bilimkurgusal öğeler içeren ama bilimkurgu filmi olmayan çok sayıda filmin izleyici ile buluşmasını sağlıyor; iyi de oluyor. Böylelikle insan psiklojisi çok daha farklı koşullar altında incelenip, insanın kendini ve hayatı sorgulaması mümkün olabiliyor.

0 yorum