• 0

    Akdelik varmıdır ?

    Sefa Selçuk 18 Mayıs 2015
  • 0
    Yok..
    batuhan koyuncu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Güneş ?
  • 0
    Akdelik bazı tanımlara göre karadeliğe giren maddenin diğer tarafından çıkışıdır. Akdeliğe hiçbir şey giremez sadece karadelike giren maddeler çıkabilir. Tam tersi fonksiyona aittir. Fakat stephen hawking tamamiyle bunu reddediyor.
    batuhan koyuncu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Neye göre yok diyorsunuz ?
    Sefa Selçuk 19 Mayıs 2015
  • 0
    %90 ihtimalle olmadığını düşünüyorum. Çünkü evrende maddeyi vakumlayan bir karadelik, başka bir evrene bu maddeleri bir akdelik ile iletiyor olsaydı bunu kendi evrenimizde de rahatça görüyor olmamız gerekirdi. 13.7 milyar yıllık bir yapıda günümüze dek bir tane dahi gözlemlenmemiş olması şuanlık yok diyebileceğimiz anlamına geliyor. Bunun haricinde %10'luk kısma gelecek olursak; işte o 10'a bizim evrenimizin yalnızca vakumladığı fikrini sığdırıyorum, bu da bana biraz fantastik geliyor açıkçası. :)
    Şeref Emre Aktuğ 19 Mayıs 2015
  • 0
    Uzayı sınırlayalım şuan bulunduğun oda uzay olsun. Odanda yere bir nokra koy. Bu nokra bugüne kadar gözlemleyebildiğimiz çevre olsun. Odanda bulunan eşyaların bu noktada olma olasığı ne kadar düşük ? Birde odanın yani uzayın sonsuz olduğunu düşün ? bence akdelik varsa bunu bilme ihtimalimiz %90 değil bilmeme ihtimalimiz %99.999.... olamaz mı ?
    Sefa Selçuk 19 Mayıs 2015
  • 0
    Uzayı sınırlayalım şuan bulunduğun oda uzay olsun. Odanda yere bir nokta koy. Bu notra bugüne kadar gözlemleyebildiğimiz çevre olsun. Odanda bulunan eşyaların bu noktada olma olasığı ne kadar düşük ? Birde odanın yani uzayın sonsuz olduğunu düşün ? Akdelik varsa bunu bilme ihtimalimiz %90 değil bilmeme ihtimalimiz %99.999.... olamaz mı ?
    Sefa Selçuk 19 Mayıs 2015
  • 0
    Vardır.Karadeliğe giren maddeler,paralel evrende akdelik olarak çıkar.
    Mr.Physics 19 Mayıs 2015
  • 0
    Düşünsel deneylerle bir olayın gerçekleşip-gerçekleşmeme ihtimalini çok derin yüzdelerle elde edebiliyoruz, bu bir gerçek. Fakat iş bilimsel açıdan kanıta geldiğinde elimizde hiçbir delil olmuyor. Tabii ki bu odada (kendi galaksimiz ve çevresindeki diğer galaksiler olsun) akdelik görmemiş olmamız, diğer odalarda da olmayacağı anlamına gelmez. Burada 'şuanlık' düşünsel olarak kanıtlanabilecek bir bilgi var, bu da tamamiyle kişinin inancına kalan bir mesele. Schrödinger'in deneyi gibi.. Benim vurguladığım nokta şuana kadar fotoğrafları çekilmiş, kaydedilmiş, gözlemlenmiş milyonlarca yıldızda böyle bir kanıta ulaşılamamış olmasıdır. Olaya tamamen negatif yaklaşmıyorum dikkatinizi çekerim, kendi fikrimdir, doğru diyebileceğim şeyin her zaman kesine yakın olmasını isterim.
    Şeref Emre Aktuğ 19 Mayıs 2015
  • 0
    Şeref Bey'in yaklaşımı bana göre mevcut duruma göre en mantıklı cevabı içeriyor. düşünsel olarak akdeliklerin var olduğunu düşünelim.Diğer tarafında bir karadelik göremeyeceğiz. Çünkü karadelikler, hangi açıdan yaklaşırsak yakşalım uzayı bir huni gibi büküyor. Bir tek spinine göre etrafındaki yörünge madde ve enerjinin düzlemsel bir görünümü oluyor. Buna göre de akdeliğin bir çıkış noktası olduğuna göre, bir volkan gibi olması mantıklı. O zaman çıkan enerjinin ertafındaki her şeyi merkezden fırlatması lazım. Bütün galaksileri, maddeyi iten bir yapı olmalı ki bu da akdeliği koca bir yalnızlık içinde parlayan bir şekilde görmemizi sağlardı. Oysa evrende bir oluşum şu ana kadar gözlemlenmedi. Güneş gibi olamaz. Kütlesine göre çok fazla enerjiyi fırlatması lazım. Sıkışmış cüce bir yıldız olmaz. Kütle çekimini yenmesi lazım ki enerjiyi yayabilsin. Hadi diyelimki, sicim teorisindeki kapalı bir sicim olsun. (Karadelikler ve Akdelikler) Kapalı sicimler evren zarlarından serbestçe girip, çıkabiliyor. Bu durumda çoklu evrenler arası bir ilişki kuruluyor demektir. Her karadelik kendi evreninden başka bir evrene enerji aktardığına ve ak deliklerce enerji aldığına göre, bu sefer evren anlayışı çok farklı omalı. Çünkü bu değişim dengeli olmaz ve giren, çıkana eşit olmaz ise, evrenlerin kimi balon gibi şişer, kimileri ise söner. Oysa birleşerek ortak bir sistem oluşturmak ancak sistemler arasında bir denge kurulması şartıyla mümkün. Bu da gözlemlediğimiz karadelik kadar, akdelik olması gerektiği anlamına geliyor. Oysa gözlemlediklerimiz tek taraflı, yani sadece karadelik. Bilmiyorum sonuçta. Varsayımlar hakkında varsayım benimki... Belki evrenimizin uzak bir köşesi sırf anti-madde'den oluşuyordur.Akdeliklerde oraya ait bir kavramdır. ama bu seferde nu anti-madde evreninin, madde dünyasını yemesi, etrafı da enerji havai fişeklerinin doldruması gerekir.14 milyar yıllık ışık alıyor olsakta, ilk 380 bin yıldan sonrasında madde, enerji evreni daha küçükken olmuş böyle bir durumun kalıntıları da yok. Bu yüzden Şeref bey'in görüşü katılaileceğim yaklaşım.
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Şeref Bey'in yaklaşımı bana göre mevcut duruma göre en mantıklı cevabı içeriyor. Düşünsel olarak Akdeliklerin var olduğunu düşünelim. Diğer tarafındaki karadeliği göremeyeceğiz. Çünkü karadelikler, hangi açıdan yaklaşırsak yaklaşalım uzayı bir huni gibi büküyor. (Bir tek spinine göre etrafındaki yörüngeye girmiş, madde ve enerjinin düzlemsel bir yayılımı oluyor.) Buna göre; Akdelik, bir çıkış noktası olduğuna göre, bir volkan gibi olması mantıklı. O zaman da, Akdelikten çıkan enerjinin, etrafındaki her şeyi itmesi lazım. Bütün galaksileri, maddeyi iten bir oluşum... Bu da Akdeliği koca bir yalnızlık içinde parlayan bir şekilde görmemizi sağlardı. Oysa evrende böyle bir oluşum, şu ana kadar gözlemlenmedi. Güneş gibide olamaz. Kütlesine oranla çok daha fazla enerjiyi fırlatması lazım. Sıkışmış cüce yıldız gibi de olmaz. Kütle çekimini yenmesi lazım ki enerjiyi yayabilsin.8Eğer Karadeliğin karşılığı ise onda da muazzam bir kütle olmalı)… Hadi diyelim ki, sicim teorisindeki kapalı bir sicim olsun. (Karadelikler ve Akdelikler) Kapalı sicimler evren zarlarından serbestçe girip, çıkabiliyor. Bu durumda çoklu evrenler arası bir ilişki kuruluyor demektir. Her karadelik kendi evreninden, başka bir evrene enerji aktardığına (Karadelikler vasıtasıyla) ve Akdeliklerce de enerji aldığına göre, bu sefer evren anlayışı çok farklı olmalı. Çünkü bu değişim dengeli olmaz ve giren, çıkana eşit olmaz ise, evrenlerin kimi balon gibi şişer, kimileri ise sönerdi. Oysa birleşerek ortak bir sistem oluşturmak ancak sistemler arasında bir denge kurulması şartıyla mümkün. Bu da gözlemlediğimiz Karadelik kadar, Akdelik olması gerektiği anlamına geliyor. Oysa gözlemlediklerimiz tek taraflı, yani sadece karadelik. Bilmiyorum sonuçta. Varsayımlar hakkında varsayım benimki... Belki evrenimizin uzak bir köşesi sırf anti-madde'den oluşuyordur. Akdeliklerde oraya ait bir kavramdır. Ama bu seferde bu anti-madde evreninin, madde dünyasını yemesi, etrafı da enerji havai fişeklerinin doldurması gerekir.14 milyar yıllık ışık alıyor olsak da, ilk 380 bin yıldan sonrasında madde, enerji evreni daha küçükken olmuş böyle bir durumun kalıntıları da yok. Bu yüzden Şeref bey'in görüşü katılabileceğim yaklaşım.

    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Bakın bence akdelik varsa bunu göremememiz çok daha normal uzayın başka bir ucunda parlayan bir şey görünür diyorsunuz ama belki uzayın başka bir ucunda olan bizleriz belki sicim teorisindeki gibi paralel evrenler çarpıştı bunun sonucu bir karadelik oluştu ve büyük patlama dediğimiz şey belkide hiç olmadı olan şey sadece akdelikten şuan ki evrenimize madde girişi idi belki bu yüzden evren genişliyor akdelik başlangıçta evrenimize birsürü madde iletti karadeliğin çekim gücünün zıttı olarak muhteşem bir itiş gücü vardı ve sürtünme olmadığı içinyavaşlamadan akdelikten uzaklaşıyoruz belki evrenimizin merkezi bir akdelik olamaz mı ?
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    onu görememizin nedeni ondan uzaklaşıyor olmamız ve kanıtı da evrenin genişliyor olması olamaz mı ?
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    Kendi içinde mantıklı, en azından karanlık enerji sorusuna cevap veriyor. Bu noktada sizin fikrinizi benimseyebilirim.. Ama görme olayınında farklı düşünüoruz. Evren'in diğer ucunda da olsakta, Evrenin ilk büyümes aşamalarına kadar özellikle 380 bin yıl sonrasından itibaren neredeyse tüm aşamaları inceleyebiliyorlar. Böyle bir akdelik'in evrensel etkiye sahip olması için merkezi bir konumda olması gerekir. Yani o ilk 380 bin yıl sonrasında da merkezi apaçık bir konumda olması gerekir... O dönemin ışımalarını,
    Burtay Mutlu 20 Mayıs 2015
  • 0
    Kendi içinde mantıklı, en azından karanlık enerji sorusuna cevap veriyor. Bu noktada sizin fikrinizi benimseyebilirim.. Ama görme olayınında farklı düşünüoruz. Evren'in diğer ucunda da olsakta, Evrenin ilk büyümes aşamalarına kadar özellikle 380 bin yıl sonrasından itibaren neredeyse tüm aşamaları inceleyebiliyorlar. Böyle bir akdelik'in evrensel etkiye sahip olması için merkezi bir konumda olması gerekir. Yani o ilk 380 bin yıl sonrasında da merkezi apaçık bir konumda olması gerekir... O dönemin ışımalarını saptayabiliyorsak, o dönemde de varolması gereken bir akdeliğin göreceli çok daha küçük bir evrende olunmasından dolayı, ışımalarıda saptanır gibi geliyor. Bu noktada ayrılıyoruz. Şüphem şimdiye kadar bu yönde kanıtda bulunamadığı için güçleniyor. yine de belli olmaz. eğer en dip ucunda bir noktadaysak ve görebildiğimiz ışık, sadece yakın çevremize ait ise... Kalanı ise mesafeden dolayı buğulu bir sis ise... Ama bir öğretmenimiz şöyle demişti; eğer bir işte 2 tane "eğer" varsa o işin olma ihtimali %25'dir. 3 tane varsa istatsitksel olarak12.5 olsa da evren için sıfırdır. Olmaz. (Bunu evlilik planlarını anlatan arkdaşıma söylemişti)
    Burtay Mutlu 20 Mayıs 2015
  • 0
    Size kendi düşüneclerimi anlatayım. Einstein'a göre uzay ve zaman çok esnek ve eğilip bükülebilir ama yırtılamaz bana göre ise yırtılabilir Örnek vermek gerekirse kar ayakkabıları diyebilirim. Karda yürürken geniş hacmi sayesinde çok az batarız ama bizim kütlemiz çok küçük bir nokta üzerinde o kar üzerinde durmaya kalksa da başaramaz çünkü bu sefer basınç çok küçük bir yerde toplanıyor geniş hacimli kar ayakkabısı gibi yüzeye dağıtmıyor. Aynı örnek uzay ve gerçekten büyük yıldızlar için de geçerlidir. Şöyle ki karadelik oluşturabilecek kadar büyük yıldızların kritik çapları vardır yıldız normal haldeyken kar ayakkabısı gibi uzay zamanda sadece çökme yani kütlesel çekim yaratacaktır ama merkeze doğru ço
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    Size kendi düşüneclerimi anlatayım. Einstein'a göre uzay ve zaman çok esnek ve eğilip bükülebilir ama yırtılamaz bana göre ise yırtılabilir Örnek vermek gerekirse kar ayakkabıları diyebilirim. Karda yürürken geniş hacmi sayesinde çok az batarız ama bizim kütlemiz çok küçük bir nokta üzerinde o kar üzerinde durmaya kalksa da başaramaz çünkü bu sefer basınç çok küçük bir yerde toplanıyor geniş hacimli kar ayakkabısı gibi yüzeye dağıtmıyor. Aynı örnek uzay ve gerçekten büyük yıldızlar için de geçerlidir. Şöyle ki karadelik oluşturabilecek kadar büyük yıldızların kritik çapları vardır yıldız normal haldeyken kar ayakkabısı gibi uzay zamanda sadece çökme yani kütlesel çekim yaratacaktır ama merkeze doğru çökerken kütle aynı kalıp hacim belirli bi seviyenin altına düşünce uzay zamanda yırtılma oluşur. buda 4 boyutlu evrenimizden başka bir 4 boyutlu evrene 5 boyut üzerinden geçiş sağlar. Açıklamak gerekirse kağıdı 2 boyutlu düzlem olarak varsayalım. Bu kağıdın yanına arada biraz boşluk olacak şekilde bir kağıt daha koyalım. Elimizde 2 boyutlu 2 evren oldu bunların arasında geçiş yapabilmenin tek yolu o boşluğun üzerinden geçmek. Bu olursa 2. boyuttan 3. boyuta geçer, yukarıdan diğer 2 boyutlu evrene geçebiliriz.Aynı şey karadelikler için de geçerlidir uzay zamanda yırtılma yaratan karadelik 5. boyutun giriş kapısı ve akdelik ise çıkış kapısıdır diyebilirim.
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    Size kendi düşüneclerimi anlatayım. Einstein'a göre uzay ve zaman çok esnek ve eğilip bükülebilir ama yırtılamaz bana göre ise yırtılabilir Örnek vermek gerekirse kar ayakkabıları diyebilirim. Karda yürürken geniş hacmi sayesinde çok az batarız ama bizim kütlemiz çok küçük bir nokta üzerinde o kar üzerinde durmaya kalksa da başaramaz çünkü bu sefer basınç çok küçük bir yerde toplanıyor geniş hacimli kar ayakkabısı gibi yüzeye dağıtmıyor. Aynı örnek uzay ve gerçekten büyük yıldızlar için de geçerlidir. Şöyle ki karadelik oluşturabilecek kadar büyük yıldızların kritik çapları vardır yıldız normal haldeyken kar ayakkabısı gibi uzay zamanda sadece çökme yani kütlesel çekim yaratacaktır ama merkeze doğru çökerken kütle aynı kalıp hacim belirli bi seviyenin altına düşünce uzay zamanda yırtılma oluşur. buda 4 boyutlu evrenimizden başka bir 4 boyutlu evrene 5. boyut üzerinden geçiş sağlar. Açıklamak gerekirse kağıdı 2 boyutlu düzlem olarak varsayalım. Bu kağıdın yanına arada biraz boşluk olacak şekilde bir kağıt daha koyalım. Elimizde 2 boyutlu 2 evren oldu bunların arasında geçiş yapabilmenin tek yolu o boşluğun üzerinden geçmek. Bu olursa 2. boyuttan 3. boyuta geçer, yukarıdan diğer 2 boyutlu evrene geçebiliriz.Aynı şey karadelikler için de geçerlidir uzay zamanda yırtılma yaratan karadelik 5. boyutun giriş kapısı ve akdelik ise çıkış kapısıdır diyebilirim.
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    5. boyut hakkında da şöyle bir fikrim var. 1. boyutta hiçbirşey yok ne ileri ne geri sadece bir nokta. 2. boyut 2 tane 1. boyutun birleşiminden ortaya çıkarak ileri, geri, sağ, sol kavramları kazanıyor 3 boyut ise 2 tane 2. boyutun birleşiminden yukarı aşağı değerli kazanır böyle devam edersek 5. boyut 2 tane 4. boyutun birleşiminden oluşuyorsa burada kazanılan kavram bence içeri ve dışarı doğru harekettir. Bu da karadelik ve akdelik 5. boyut kapısıdır söylemimi destekliyor uzayın içine giris (karadelik) uzayın içinden çıkış (akdelik)
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    Bence 5. Boyuta böyle bakılması, 5. boyutun anlaşılması için teorik olarak oluşturulan 2 küpün birleşiminden ortaya çıkan hiperküpü de açıklığa kavuşturuyor.
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    5. boyut hakkında da şöyle bir fikrim var. 1. boyutta hiçbirşey yok ne ileri ne geri sadece bir nokta. 2. boyut 2 tane 1. boyutun birleşiminden ortaya çıkarak ileri, geri, sağ, sol kavramları kazanıyor 3 boyut ise 2 tane 2. boyutun birleşiminden yukarı aşağı değerli kazanır böyle devam edersek 5. boyut 2 tane 4. boyutun birleşiminden oluşuyorsa burada kazanılan kavram bence içeri ve dışarı doğru harekettir. Bu da karadelik ve akdelik 5. boyut kapısıdır söylemimi destekliyor uzayın içine giris (karadelik) uzayın içinden çıkış (akdelik). Bence 5. Boyuta böyle bakılması, 5. boyutun anlaşılması için teorik olarak oluşturulan 2 küpün birleşiminden ortaya çıkan hiperküpü de açıklığa kavuşturuyor.
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    5. boyut hakkında da şöyle bir fikrim var. 1. boyutta hiçbirşey yok ne ileri ne geri sadece bir nokta. 2. boyut ileri, geri, sağ, sol kavramları kazanıyor 3 boyut ise yukarı aşağı değerli kazanır böyle devam edersek 5. boyutta kazanılan kavram bence içeri ve dışarı doğru harekettir. Bu da karadelik ve akdelik 5. boyut kapısıdır söylemimi destekliyor uzayın içine giris (karadelik) uzayın içinden çıkış (akdelik). Ama 2 boyutlu bir düzlemden 3. boyuta geçen bir nesnenin kendisi de 3 boyutlu olacağı için şekil değiştirecektir ama yüksekliği olmayan bir şeye yükseklik kazandıramazsınız aynı şekilde bizde karadelikten geçemeyiz yani 5. boyuttan sadece 5. boyut varlıkları geçebilir bizim gibi 4. boyuttan olanlar geçemez. Belki de karadelikten geçerken öleceğiz ve bunun nedeni büyük olsılıkla 5. boyut ta 4 boyutlu canlı olmamız. yani 5. boyut bizi 5 boyutlu bir canlıya dönüştürmeye şeklimizi değiştirmeye zorlayacak ve bunu yapamadığımız için öleceğiz
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    5. boyut hakkında da şöyle bir fikrim var. 1. boyutta hiçbirşey yok ne ileri ne geri sadece bir nokta. 2. boyut ileri, geri, sağ, sol kavramları kazanıyor 3 boyut ise yukarı aşağı değerli kazanır böyle devam edersek 5. boyutta kazanılan kavram bence içeri ve dışarı doğru harekettir. Bu da karadelik ve akdelik 5. boyut kapısıdır söylemimi destekliyor uzaydan çıkış (karadelik) uzayın içine giriş (akdelik). Ama 2 boyutlu bir düzlemden 3. boyuta geçen bir nesnenin kendisi de 3 boyutlu olacağı için şekil değiştirecektir ama yüksekliği olmayan bir şeye yükseklik kazandıramazsınız aynı şekilde bizde karadelikten geçemeyiz yani 5. boyuttan sadece 5. boyut varlıkları geçebilir bizim gibi 4. boyuttan olanlar geçemez. Belki de karadelikten geçerken öleceğiz ve bunun nedeni büyük olsılıkla 5. boyut ta 4 boyutlu canlı olmamız. yani 5. boyut bizi 5 boyutlu bir canlıya dönüştürmeye şeklimizi değiştirmeye zorlayacak ve bunu yapamadığımız için öleceğiz
    Sefa Selçuk 20 Mayıs 2015
  • 0
    Mantık çıkarımlarınız kendi içinde tutarlı ve mantıklı. Neredeyse ikna edici. Özellikle geniş yüzeyli kar ayakkabısı (hedik) ile ağırlığın dağıtılması, güzel bir benzetme... İki temel noktada farklı algılıyoruz konuyu. İlki uzayın yırtılması, Uzay-zaman bana göre bir enerji alanı ( brane-zar evren, sicim teorisi bakışını tercih ederek) Yabi salt uzay dediğimiz zamansız uzay içindeki, genişleyen bir enerji alanı içindeyiz. Bu kısımda zaman var. Esnekliği ve yırtılmaz olması da buradan kaynaklanıyor. Çünkü maddeyi biçimini ve varlığını sağlayan şey, "zaman" dediğimiz dalgalanma hareketi. (Bu dalgalanma hareketinin kütleyi nasıl oluşturduğu konusunda çeşitli yazılarda bahsettim, tekrarlamayacağım.) Bu enerji alanının dışına çıkan bir maddenin de, artık yapısını oluşturan ve bir arada kuvvet olmadığı için tekillik düzeyine kadar parçalanacağını öngörüyorum. Bu nedenle evrenin yırtılması mümkün gözükmüyor. Esnek bir enerji alanı ve sonrasında varlık yok, bana göre. İkinci farklı düşündüğümüz nokta ise, boyutlar kavramı. Bana göre tek bir evren var. Tüm boyutlarda aynı evren içinde... Yani 1 boyutlu evren ile 10 boyutlu evren ve aradaki tüm boyutlarda aynı evrende ve içiçe... Tek evren, içiçe girmiş tek bir "boyutlar bileşkesi". diğer bir deyişle, 2 boyulu evrenden 3 boyutlu evrene oradan da 5 boyutlu evrene geçiş diye bir şey yok. Zaten hepsi bir arada ve zaten onların içindeyiz. Sorun, bizim 3 boyutta sadece file 20 santim mesafede oluşumuz. 5nci boyutta file 1 metreden bakabileceğiz. Elimizde saptayabildiğimiz verilerle, filin diğer kısımları için fikir yürütüyoruz. Neyseki matematik var da, sağlam ve sistemli fikir yürütebiliyoruz. 10ncu boyutu algılayabilen bir canlı olsaydık, sanırım yaydığımız enerji alanları ve belki bunların etkileri de dahil olmak üzere genel durumu daha geniş bir perspektiften görme , algılama imkanımız olacaktı. ama zaten 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10 boyutlu bir varlığız ve evrendeyiz. Bu nedenle ayrı evrenlermiş gibi bir boyuttan diğerine geçmek bana tutarlı gelmiyor. Bu nedenle farklı boyutlarda ki durumları algıladığımız zaman, ölüm diye bir şey söz konusu olmaz bence... Sadece farklı görünümde yansımalar söz konusu............................ " 5. boyutta kazanılan kavram bence içeri ve dışarı doğru harekettir " yaklaşımınıza büyük oradanda katılıyorum. Ufak bir fark var sadece "hareket -hız 4ncü boyut ve zaman onun bir türevi"; yani 3 boyutlu ortama göre bir yansıması... Bu varsayıımıda sicim teorisindeki sicimlerin enerjilerine göre bulundukları durumu belirtren (5 tane) sicim formülünün açıklamalarına (formülleri anlamıyorum ama formül ile ulaşılan sonucu anlatan açıklamaları anlayabiliyorum) dayandırıp, yorumluyorum.
    Burtay Mutlu 21 Mayıs 2015
  • 0
    Yani bizim evrenimizde herhangi bir kalınlığı olmayan sadece 2 yüzeyi bulunan yani sadece önden ve arkadan görünebilen, yandan bakıldığı zaman gerçek anlamıyla hiçbirşey görmediğimiz varlıklar varmıdır ? Veya zaten biz zaten çok boyutlu varlıklarsak zamanda ileri ve geri hareket edemezmiyiz (daha birçok hareket yönü vardır ama hayal bile edemiyorum) veya 2 küp ü birleştirilerek elde edilen hiperküp bile çok farklı bir görünüme sahipken biz daha farklı görünmezmiyiz ? (hiperküpü sadece birkaç yerde gördüm ve sanırım 4. boyutu anlamak için yapıldığından bahsediliyordu öyle mi bilmiyorum ama 4. boyut zamandır ve şöyle açıklanabilir biz 4 boyutlu varlıklarız uzunluğumuz, genişliğimiz ve uzaklığımız var etti 3 boyut ama birde zamanda ileri doğru hareket ediyoruz. 5. boyut ise bence zaman kavramından muaftır hızı, zaman olmadığı için sınırsızdır biryerden biryere 0 sürede gider.) konu konuyu açıyor ben seviyorum bu konuları konuşmak isterseniz burdan daha devam da edebiliriz :)
    Sefa Selçuk 21 Mayıs 2015
  • 0
    Elbette devam edebiliriz. Belki başka görüşlerde dahil olur. Daha iyi olur. Sadece iş arasında, hemen dönemiyorum. Akşamları ise ekran bile görmek istemiyorum. 2 boyutlu varlıklar olabilir mi? Teorik olarak Flatland'daki gibi mümkün olsa da, pratikte bilemiyorum. Varsayımlarda bulunurken mümkün olduğunca bilimsel verilere ve en azından kendi varsayımlarıma dayalı cevaplamaya çalışıyorum. Bağlı olunan bir bakış açısı, bakış açısını daraltsa da , kendi iç zenginliğini kazanmasında önemi yüksek. Kendi içindeki eksiklikleri ve hataları görmek için çok iyi. Bu nedenle yazışmak hoşuma gider. .................................................................................................... En başta bu varlıkları saptayabilmemiz için, bir kütleleri olmalı. Oysa 2 boyutlu cisimlerin kütlesi sanırım yok. Bu yüzden daha çok "alan" şeklinde var olabilirler. Eğer uzayda böyle bağımsız hareket eden alanlar var ise ve saptanırsa bana göre mümkün.... (Saf enerjiden oluşmuş varlıklar :-) Bu konuda tartışma açmaya müsait ama açmayın... Fizikle pek alakası kalmaz sonra :-) Üst boyutlardaki yapıyı tahayyül etmem çok zor. Hiperküp videolarını gördüm. Ama kendi 4ncü boyut tanımımla bağdaştıramadım. Çünkü 4ncü boyut , zaman olarak evrenimize etki ediyor ama biçimlendiriyor ama zaman bile şartlara göre değişken. Bağlı olduğu gereklilikler ve kurallar çok fazla.... Bir çok değişken etkileyebiliyor. Bence boyut tanımı işlevi gibi çok daha basit ve saf olmalı. Bu nedenle "hız" daha baskın bir kavram. hızlanırsanız, hareket yönündeki boyut sıkışır, zaman yavaşlar. Enerji verirseniz hızlanırsınız, vermezseniz hızlanmazsınız. Bu kadar. Hız , zaman ile de değişiyor,enerjiye göre değişikliği yok. Oysa zaman, hıza göre muhakkak değişiklik gösteriyor. Algılayıp algılayamamak ayrı bir konu.
    Burtay Mutlu 21 Mayıs 2015
  • 0
    Elbette devam edebiliriz. Belki başka görüşlerde dahil olur. Daha iyi olur. Sadece iş arasında, hemen dönemiyorum. Akşamları ise ekran bile görmek istemiyorum. 2 boyutlu varlıklar olabilir mi? Teorik olarak Flatland'daki gibi mümkün olsa da, pratikte bilemiyorum. Varsayımlarda bulunurken mümkün olduğunca bilimsel verilere ve en azından kendi varsayımlarıma dayalı cevaplamaya çalışıyorum. Bağlı olunan bir bakış açısı, bakış açısını daraltsa da , kendi iç zenginliğini kazanmasında önemi yüksek. Kendi içindeki eksiklikleri ve hataları görmek için çok iyi. Bu nedenle yazışmak hoşuma gider. .................................................................................................... En başta bu varlıkları saptayabilmemiz için, bir kütleleri olmalı. Oysa 2 boyutlu cisimlerin kütlesi sanırım yok. Bu yüzden daha çok "alan" şeklinde var olabilirler. Eğer uzayda böyle bağımsız hareket eden alanlar var ise ve saptanırsa bana göre mümkün.... (Saf enerjiden oluşmuş varlıklar :-) Bu konuda tartışma açmaya müsait ama açmayın... Fizikle pek alakası kalmaz sonra :-) Üst boyutlardaki yapıyı tahayyül etmem çok zor. Hiperküp videolarını gördüm. Ama kendi 4ncü boyut tanımımla bağdaştıramadım. Çünkü 4ncü boyut , zaman olarak evrenimize etki ediyor ama biçimlendiriyor ama zaman bile şartlara göre değişken. Bağlı olduğu gereklilikler ve kurallar çok fazla.... Bir çok değişken etkileyebiliyor. Bence boyut tanımı işlevi gibi çok daha basit ve saf olmalı. Bu nedenle "hız" daha baskın bir kavram. hızlanırsanız, hareket yönündeki boyut sıkışır, zaman yavaşlar. Enerji verirseniz hızlanırsınız, vermezseniz hızlanmazsınız. Bu kadar...................................... Hız enerjiye göre değişiyor ve bu zaman'ı doğrudan etkiliyor. Zaman artınca değişen "yol" oluyor, hız üzerinde doğrudan etkisi yok. Ayrıca "zaman" tek yönlü ve sürekli... Buradan farklı zamanlar olabileceğini üretebiliyoruz. İlki genel, evrensel zaman. Evrenin genişlemesinden kaynaklanan ivmelenmenin sonucu. Evrenin genişlerken, cisimlerin genişlemeyle konum değiştirmesinin yansıması. Tek yönlü, sürekli ve sabit. İkinci zaman ise bunun bir alt türü. Hıza bağımlı bir değişken. Gene hız ile bağlanıyor. Genişleyen evrende bu nedenle hareketsiz cisimler için genel evrensel zaman geçerliyken, hareketli olduğu zaman, o cisme özel, göreceli bir zaman durumu oluşuyor. Şimdi bu bakış altında, 5nci boyut için bile zamanın iki yönlü olacağını sanmıyorum. Oradaki varlıklar zamandan muaf olabilirler ama bu zaman yolculuğu yapabilecekleri anlamına gelmiyor. Daha çok hızlanmış hatta kendileri için zamanın durmuş olduğu 3 boyutlu cisimlerin durumu söz konusu olabilir. Yani bizim tespitlerimize ışık olarak yansıyabilirler. Bu yüzden bir yerden bir yere kendilerine göre sıfır zamanda gidebilirler (görecelilik) ama bizim algılamamız onları, ışık yılı, ayı, günü olabilir.
    Burtay Mutlu 21 Mayıs 2015
  • 0
    Biraz üzerinde düşününce şöyle bir sonuç çıkıyor. Boyut dediğimiz olayın bize olan tek etkisi farklı hareket yönleri bakış açıları olabilir 2. temel olarak ileri, geri, sağ, sol yönlerini kattı bize 2 tane 2. boyutun dik kesişiminden temel olarak yukarı ve aşağı kavramları kazandık. Zaman bize boyut gibi gelmiyor ama bence evrendeki herşey 4 boyutlu çünkü evrenimizin heryerinde bir işleyiş oluyor 1 daika hatta birkaç saniye öncesinin olması bize zamanın varlığını gösteriyor yani o varlık orda ve görüyoruz gördüğümüze göre o da bizimle aynı zamanı kullanıyor 5. boyuttaki varlıkların hareket yönleri içeri ve dışarıya doğru demiştik bunda hemfikiriz diyebilirim ama 5. boyutun oluşması için 2 tane 4. boyutun birleşmesi gerekiyorsa bu diğer 4. boyutlar nereden geliyor bu sanırım biraz karmaşık ve bulunması birazda imkansız birşey çünkü göremediğimiz birşeyi kanıtlamaya çalışıyor gibiyiz duygular gibi orda birşey var evet bize etki de ediyor ama göremiyoruz
    Sefa Selçuk 21 Mayıs 2015
  • 0
    Bu konudaki bilgi eksiğimiz çok fazla. Fazladan boyutlar matematiksel olarak hesaplara katılsa da, günlük yaşamımızda karşılıkları yok. Ya da farkında değiliz. Yorucu ve kesinleşmeyecek bir konu... Ayrıca kesinleştirsek bile, pratikte bize ne tür bir faydası olacak? Yani konuyu bu noktaya getirdik diyelim, amacımız ne? Eğer bir amaç var ise, alternatiflerde düşünülebilir.
    Burtay Mutlu 21 Mayıs 2015
  • 0
    Bende şimdi farkettim söylediklerim birbirleri ile çelişiyormuş :( Önce bigbang dediğimiz şey aslında akdelik olabilir evrenimize herşey akdelikten gelmiş olabilir dedim sonradan ise iki 4 boyutlu evren arasında geçiş 5. boyuttan bir yol ile mümkündür bu yolun kapıları ise karadelik ve akdeliktir dedim sonradan 5. boyutta sadece 5. boyut canlıları olabilir dedim. Söylediklerimi biraz daha düşünmem gerekiyormuş :D
    Sefa Selçuk 21 Mayıs 2015
  • 0
    Hangimizin kendi içinde çelişen ve düşünmesi gereken konular yok ki ??? :-) Burada yazmamızın faydası da bu çelişkilerimizi ve eksiklerimizi görebilmek. Tabii insanın kendisnin görebilmesi ve bunu kabul edebilmesi çok ciddi bir avantaj. Ben açıkçası çelişki olarak algılamamıştım. Karışık geldi ama farklı açılardan ele alındığı için diye düşündüm. Bu nedenle bir tartışmaya girdiğimizde tutunacağımız belli bir bakış açısı ve ilke oması faydalı oluyor. Bu şekilde konuları ele aldığnız sürece, size olmasa bile başkalarına faydalı ürünler koyacağınıza eminim... Diğer sayfalarda görüşme dileğiyle İyi günler... :-)
    Burtay Mutlu 22 Mayıs 2015
  • 0
    Bu düşünceleriniz beni evreni insan bedeni olarak algılamamı sağladı. Biz gezegenler saman yolu galaksiler güneş sistemi ve daha bir çok şey... Evreni insan bedeni olarak algılarsak ve bizlerde evrenin içinde yani insan bedeninin içinde yaşıyan sisteme ayak uyduran sistemi geliştiren hücrelersek. ( buna insanlık ve gezegenler galaksiler vb. dahil )O esniyen bükülen dediğimiz yağlar ya da deri ise
    Kabuto 23 Mayıs 2015
  • 0
    Benim fikrim ve bilgim ölçüsünde akdelikler gözlemlenememiştir. Yani şuanki bilgiler ışığında olmadığı biliniyor.
    Ahmet Derviş 25 Mayıs 2015
  • 0
    Benim fikrim ve bilgim ölçüsünde akdelikler gözlemlenememiştir. Yani şuanki bilgiler ışığında olmadığı biliniyor. Ancak şöyle de bir şey varki karadelikler içine çektiği maddeyi kendi
    Ahmet Derviş 25 Mayıs 2015
  • 0
    Benim fikrim ve bilgim ölçüsünde akdelikler gözlemlenememiştir. Yani şuanki bilgiler ışığında olmadığı biliniyor. Ancak şöylede bir şey varki karadelikler içine çektiği maddeyi kendi bünyesine katar ve büyümeye devam eder. Farklı boyutlara açılan bir kapıdır aldığını başka bir yerden çıkarıyor gibi düşünceleri pek kabul etmiyorum. Çünkü düşünüldüğünde herşeyi içine çekerek eziyor ve enerjisini kullanıyor. Üstündeki çekim çok çok büyük olduğundan dolayıda yoğunluğu çok fazla artıyor. O kadar yüksek bir çekime maruz kalıyorki normalde bir atomun içindeki boşluk %99,999 gibi bir sayıyla ifade ediliyor
    Ahmet Derviş 25 Mayıs 2015
  • 0
    Benim fikrim ve bilgim ölçüsünde akdelikler gözlemlenememiştir. Yani şuanki bilgiler ışığında olmadığı biliniyor. Ancak şöylede bir şey varki karadelikler içine çektiği maddeyi kendi bünyesine katar ve büyümeye devam eder. Farklı boyutlara açılan bir kapıdır aldığını başka bir yerden çıkarıyor gibi düşünceleri pek kabul etmiyorum. Çünkü düşünüldüğünde herşeyi içine çekerek eziyor ve enerjisini kullanıyor. Üstündeki çekim çok çok büyük olduğundan dolayıda yoğunluğu çok fazla artıyor. O kadar yüksek bir çekime maruz kalıyorki normalde bir atomun içindeki boşluk %99,999 gibi bir sayıyla ifade ediliyor
    Ahmet Derviş 25 Mayıs 2015
  • 0
    Benim fikrim ve bilgim ölçüsünde akdelikler gözlemlenememiştir. Yani şuanki bilgiler ışığında olmadığı biliniyor. Ancak şöylede bir şey varki karadelikler içine çektiği maddeyi kendi bünyesine katar ve büyümeye devam eder. Farklı boyutlara açılan bir kapıdır aldığını başka bir yerden çıkarıyor gibi düşünceleri pek kabul etmiyorum. Çünkü düşünüldüğünde herşeyi içine çekerek eziyor ve enerjisini kullanıyor. Üstündeki çekim çok çok büyük olduğundan dolayıda yoğunluğu çok fazla artıyor. Normalde bir atomun içindeki boşluk %99,999 gibi bir sayıyla ifade edilmesine karşın o kadar yüksek bir çekime maruz kalıyorki bu sayının küçüldüğünü düşünüyorum. Zaten bazı teorilere göre (ki ben gayet amntıklı buluyorum ve öyle olduğunu düşünüyorum) kütlesi o kadar büyükki zaman dokusu burada bükülüyor ve zaman daha yavaş geçiyor. Sonuç olarak burada bahsettikerim göz önüne alınırsa ben akdeliklerin olmadığını en azından düşünüldüğü şekilde olmadıklarını düşünüyorum çünkü karadeliğin kütlesi yuttuğu madde ile büyümeye devam ediyor eğer yuttuğunu başka yerden çıkarabiliyor olsaydı güneşin binlerce hatta milyonlarca katı kütleye sahip karadeliklerin olması bana mantıksız geliyor.
    Ahmet Derviş 25 Mayıs 2015
  • 0
    Güneş'ten milyonlarca kat daha ağır olmaları gayet doğal çünkü zaten yıldızken bile Güneşt'en milyonlarca kat ağır fakat hacmide büyük olduğu için birbirini dengeliyor. Bir sandal ve bir vapuru ele alırsak biri diğerinden kat kat daha ağır suda batması gerek ama su ile temas eden yüzey de büyük olduğu için batmayacaktır. Ama aynı kütle daha küçük bir alan üzerinde olması artık suyun yüzeyinde kalamayacağı anlamına gelir. Aynı örnek koltuğun üzerine ağır bir taş koyarsanız koltuk sadece çöker çünkü ağırlığı ve temas eden yüzey yine birbirini dengeliyor fakat o taşın altına bir iğne koyarsanız o koltuğu deler. Bu olay aynı kütle daha küçük bir yüzey ile temas etmesinden kaynaklanıyor. Aynı şekilde gerçekten büyük yıldızların ağırlığı ve hacmi birbirini dengeliyor. Merkeze doğru çökünce kütle aynı kalıyor fakat uzay ile temas eden yüzey küçüldüğü için uzayda delik açacağını düşünüyorum.
    Sefa Selçuk 26 Mayıs 2015
  • 0
    Eğer uzunca bahsetmeyip sizin araştıracağınız bilgiler vermek gerekirse: Çoğu bilim insanı Kara Delik ve Ak Delik arasında bir bağ olduğunu(bazıları bunun solucan deliği olduğunu söyler) Kara Deliğe giren ve bir umut tüm o çekim emilim ve benzeri her şeyden sıyrılmış madde, örneğin bir insan, solucan deliği yardımıyla başka bir boyuta, galaksiye, yıldız sistemine, her hangi bir boşluğa veya bir paralel evrene Ak Delik yardımıyla geçebilir. Bazılarına göre teori budur ve evrende çok çok nadir olsa da Ak Delikler vardır. Başka teorilerde bulunur bununla alakalı. Gerekli araştırmaları yapabileceğin siteleri kolaylıkla bulabilirsin.
    Sezer Özel 02 Haziran 2015
  • 0
    Bazilarinizdan cevaplarini okudum ve son ne zaman bukadar guldugumu hatirlamiyorum.. ak dalik vardir arkadaslar.. ve biz de sacdece birini biliyoruz adi da bingbeng.. karadelik herseyi icine ceker ak delik ise herseyi(mekani bile) yayar
    Ismail Yahya 26 Temmuz 2015
  • 0
    evreni ve boyutları anlamak konusunda bu videoyu izleyebilirsiniz http://evreningizemleri.blogspot.com.tr/2012/05/4-boyut-nedir-hyper-cube.html
    Meltemnur Ayaşlı 28 Temmuz 2015
  • 0
    Parti propogandası gibi olmuş :D
    erkan kahraman 03 Ekim 2015
  • 0
    Var ama ismi akdelik değil beyazdelik...
    agsadan 26 Ekim 2015
  • 0
    agsadan 26 Ekim 2015
  • 0
    ( X kare = 4 ) denkleminin matematiğin doğası gereği iki çözümü var; x= -2 veya 2. Paul Dİrac'ın ortaya attığı bu fikre göre var olan herşeyin bir zıttının var olması zorunludur. Yani bir karadelik varsa bunun zıttı da olmalı. Tabii bu akdeliklerin var olduğunun bir kanıtı değildir çünkü karadeliğin zıttının nasıl tezahür ettiğini bilemeyiz.
    Emin Akben 03 Kasım 2015
  • 0
    Aslında teoride olması gerek gibi duruyo ama zaten karedelik içine çekti
    Mustafa Demir 05 Kasım 2015
  • 0
    Aslında teoride olması gerek gibi duruyo ancak karadelik zaten içine cektigi maddelerle büyür ve güçlenir yani buda bir çıkısın olmadıgını gösterir ve bilim adamlarının coguda akdeliğin olmadığını düsünüyu
    Mustafa Demir 05 Kasım 2015
  • 0
    Evrenin genişlediğini düşünüyoruz, peki kara delik her şeyi içine çekiyorsa evrenin küçülmesi gerekmez mi ?
    Serkan Uyanık 06 Kasım 2015
  • 0
    stephan hawking bu teorisini daha sonra karadelikler sadece yutuyor bir süre sonra püskürterek dışarı salıyor demiştir
    Kıvanç 30 Kasım 2015
  • 0
    Benim bildiğim kadarıyla stephen hawking bu teoriyi kapul etmemişti
    Yağız Ünlüoğlu 27 Aralık 2015
  • 0
    Olamaz diyemeyiz. Olabilir. Karadelik yuttuğu nesneyi evrenin başka bir yerine ya da farklı evrenlere yolluyor olabilir. Püskürtme mantıksız hatta olasılıksız geliyor bana
    Ahmet Tunç 05 Temmuz 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.632 soru

27.424 cevap

30.083 kullanıcı

Giriş Yap