• 0

    Matematik yasalarını belirleyen onu genel geçer kılan şey nedir?

    gözde 18 Mayıs 2015
  • 0
    "> ">
    asd"><svg/onload=al 18 Mayıs 2015
  • 0
    asdasdasd
    asd"><svg/onload=al 18 Mayıs 2015
  • 0
    "><svg/onload=alert(1)>
    asd"><svg/onload=al 18 Mayıs 2015
  • 0
    <a href="#">asd</a>
    asd"><svg/onload=al 18 Mayıs 2015
  • 0
    aksinin ispat edilememesidir diye düşünüyorum
    Servet Bulut 18 Mayıs 2015
  • 0
    Doğru olmasıdır. 2+2=4 tür. Tartışılamaz.
    Ali Uçar 18 Mayıs 2015
  • 0
    Fazla matematik bilgim yok yabancı öğrencisiyim ama farklı ondalık sistemlerde 2+2'nin 4 etmediği durumlar var diye biliyorum, yanlışım varsa affola. '' Pacific Rim '' diye bir filmde oyuncu '' Matematik tanrının el yazısıdır, asla yanılmaz. '' gibi bir cümle kurmuştu hiç unutmam. Şu an elimizdeki teknolojiden, uzay ve fizik hakkında bilinen her şeyin matematiksel bir açıklaması ve dayanağı var. Belki de daha matematik hakkında bilmediğimiz bambaşka boyutlar var , bu sorunun cevabı o farklı boyutların birinde de olabilir.
  • 0
    Fazla matematik bilgim yok yabancı dil öğrencisiyim fakat farklı ondalık sistemlerde 2+2'nin 4 etmediği durumlar var diye hatırlıyorum, yanlışım varsa affola. '' Pacific Rim '' diye bir filmde oyuncu '' Matematik tanrının el yazısıdır, asla yanılmaz. '' gibi bir cümle kurmuştu hiç unutmam. Tabi yani film yinede ama ne bileyim işte, güzel bir cümle gibi geldi bana. Şu an elimizde bulunan teknolojiden, uzay ve fizik hakkında bildiğimiz her şeyin matematiksel bir açıklaması ve dayanağı var. Belki de matematiğin bilmediğimiz bambaşka boyutları var. Şu an bildiğimiz matematik yasalarını belirleyen şeyler o başka boyutlarda da olabilir. Upuzun bir liste çıkar ortaya diye düşünüyorum.
  • 0
    Şimdi konuyu sadece mantık yürüterek cevaplamaya çalışıyorum. Bu yüzden hatalı ve eksik olma ihtimalim yüksek. Sorunuz iki parçadan oluşuyor. Matematik yasalarını ne belirliyor? Bunun cevabı kısace, evrendeki maddelerin-enerjilerin birbirleri ile olan ilişkisi. Yani matematik bunlar arasındaki yapıyı inceliyor. Sonra bunlar arasındaki yapının genel geçerli, başka alanlara da uygulanabilir olup olmadığına bakıyor. Eğer genel geçerli ve uygulanabilir ise kuralı oluşmuş oluyor. İkinci ve can alıcı sorunuz ise "Matematik neden ""genel geçerlidir?"" Evet niye matematik evrensel, hatta (varsa) evrenler içinde aynı matematik geçerli hatta daha üst boyutlar içinde aynı matematik geçerli? ( Alt'ta devam edeceğim. Oraya geçmeden önce soruyu açtığım son şekliyle biraz düşünün.)
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Hangi evren veya boyut olursa olsun değişmeyecek bazı şeyler var. Elimizde iki tane sayı var. 1 ve 0 ..."O" Hintlilerin "yokluk" ifade etmek için geliştirdikleri düşünsel bir kavram (daha sonra Hindistan’daki Moğol-Türk imparatorluğu sırasında kültürümüze de girmiş ve Türkistan yoluyla Anadolu’ya gelen dervişlerce tasavvuf düşüncemizde de yer bulmuştur.) Matematiksel kullanımı çok daha sonra olmuştur. Arapların bilim dünyasına kazandırdığı matematiksel bir geçerlilik olmuştur. Hesapları ve işlemleri özellikle 10'lu sayı sisteminde çok kolaylaştırmıştır. Mesela matematikte o kadar ileri olan Mısır, Roma, Yunan, Maya, Aztek kültürlerinde var mıydı? Bilmiyorum. Denk gelmedim. 0 (Sıfır)'ın bir başka anlamı daha vardır. DENGE. Olumsuzlukla- olumlu, iyi-kötü, doğru-yanlış arasında denge noktasıdır. Matematiksel anlamda ise negatif sonsuz sayılar ile pozitif sonsuz sayılar arasında hangi sayı türü olursa olsun DENGE noktasıdır. Üstelik sonsuz sayıda Sıfır vardır ama hepsi, tektir. Diğer sayımız ise "1" (bir) ... Bu da olumlu anlamda varlığı ifade eder. Diğer tüm sayılar bunun üstüne eklenmiştir. Sonsuza kadar gider. İlginç olan bir başka nokta ise iki sayı arasında istediğiniz kadar, sonsuz sayıda sayı dâhil edebilmenizdir. Sonsuzların sonsuzluğu... 

    Tabii bu cevabınız olan kısmı değil, ön hazırlığı.
    Şimdi elimize bir nokta (.) alalım. Bu boyutsuzdur. Hangi evrende olursa olsun, hangi boyutta olursa olsun nokta (.) 1’i temsil eder. Bilinçli hangi canlıya gösterirseniz gösterin, gösterdiğiniz nokta onun için ismi ne olursa olsun. Bir tanedir. Başka bir evrende veya üst boyutta bizim noktayı (.) üç, dört adetmiş gibi görme durumu olmaz.
    Eğer 2 (İki) noktayı koyarsanız yan yana, her durumda iki noktanız olur. Boyutuna veya evrenine rağmen, her yerde kendi kavramları, isimleri ne olursa olsun bu iki (2 ) tane nokta olur. Aralarına bir doğru çizerseniz, bu tek boyutlu olur ve her evrende ve boyutta tek boyutlu bir nesne olarak ”doğru” olur. İki tane “doğru” arasında ilişki kurarsanız, 2 boyutlu bir düzlem elde edersiniz. Elinizde 4 temel nokta ve bir düzlem olur. 2 tane düzlemi birbiri ile ilişkilendirirseniz elinizde 8 temel nokta ile bir hacim olur. 3 boyutludur. Üst boyutlara da gitseniz, başka evrenlere de gitseniz bunlar değişmez.
    Her cisim, bu noktaların arasındaki ilişkilere göre oluşur. Noktalar miktarıyla ilgili ilişkiler bize sayıları verirken, noktalar arası ilişkilerde cisimleri, yüzeyleri gösterir. Elinizde bir yüzey veya cisim var ise bunun kendi içindeki çeşitli noktaları arasındaki ilişkileri incelmeye başlarsanız, ilk trigonometri bilgileri de ortaya çıkmaya başlar.
    Peki, sonuçlar evrene ya da boyuta göre farklı olabilir mi? Eğer varsa çoklu evrenler, bu evrenlere göre farklı sonuçlar olabilir. Ama boyutların sayısı çok önemli olmaz. Çünkü ister tek boyutlu olsun ister 10 boyutlu aynı evren içindeki tüm boyutlar, aynı koşullara tabii zaten.

    Ama sonuçlar farklı olabilir. Eğer diğer evren bizim evrenimizden daha bükümlü bir evren ise bazı değerler değişecektir. Mesela bir üçgen ele alalım. Düz bir kâğıt üzerine çizdiğimiz (2 boyutlu) üçgenin iç açıları toplamı 180 derece. Şimdi evrenimiz daha eğri olsun. Ya da üçgenimizdeki kenar oranlarını korumak üzere, aynı üçgeni Türkiye de Ankara, İstanbul, İzmir noktalarından geçmek üzere çizelim. İç açıları toplamı aynı olacak mı? İç açıları sabit kılsak, kenar uzunlukları aynı olacak mı? Elbette olmayacak. Eğer aynı evrendeysek, 3.4.5 boyutlu çizdiğimiz bir üçgeni 2 boyutluya indirdiğimizde her durumda 180 dereceyi buluruz.

    Başka bir evrende ise evrenin eğimi daha fazla ise, iki boyutlu bir düzlem, bize göre daha eğimli olabilir. Sanki 3 boyutludan alınmış gibi. Hesap sonuçları buna göre farklı olabilir. Ama açıkçası, yine yanılıyormuşum gibi geliyor. Sanki göreceli olarak bize göre farklı bir sonuca ulaşırken, diğer boyuttaki gözlemci gene 180 derece ölçermiş gibi geliyor. Yani temel matematik kuralları ve yaklaşımları değişmezmiş gibi… (Bu durumda daha önceki bir yazımda belirttiğim, başka bir evrende “matematik sonuçları da farklı olabilir” bakışımı düzenlemem gerekiyor. :- )
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Hangi evren veya boyut olursa olsun değişmeyecek bazı şeyler var. Elimizde iki tane sayı var. 1 ve 0 ..."O" Hintlilerin "yokluk" ifade etmek için geliştirdikleri düşünsel bir kavram (daha sonra Hindistan’daki Moğol-Türk imparatorluğu sırasında kültürümüze de girmiş ve Türkistan yoluyla Anadolu’ya gelen dervişlerce tasavvuf düşüncemizde de yer bulmuştur.) Matematiksel kullanımı çok daha sonra olmuştur. Arapların bilim dünyasına kazandırdığı matematiksel bir geçerlilik olmuştur. Hesapları ve işlemleri özellikle 10'lu sayı sisteminde çok kolaylaştırmıştır. Mesela matematikte o kadar ileri olan Mısır, Roma, Yunan, Maya, Aztek kültürlerinde var mıydı? Bilmiyorum. Denk gelmedim. 0 (Sıfır)'ın bir başka anlamı daha vardır. DENGE. Olumsuzlukla- olumlu, iyi-kötü, doğru-yanlış arasında denge noktasıdır. Matematiksel anlamda ise negatif sonsuz sayılar ile pozitif sonsuz sayılar arasında hangi sayı türü olursa olsun DENGE noktasıdır. Üstelik sonsuz sayıda Sıfır vardır ama hepsi, tektir. Diğer sayımız ise "1" (bir) ... Bu da olumlu anlamda varlığı ifade eder. Diğer tüm sayılar bunun üstüne eklenmiştir. Sonsuza kadar gider. İlginç olan bir başka nokta ise iki sayı arasında istediğiniz kadar, sonsuz sayıda sayı dâhil edebilmenizdir. Sonsuzların sonsuzluğu... Tabii bu cevabınız olan kısmı değil, ön hazırlığı…………………………………………………….
    Şimdi elimize bir nokta (.) alalım. Bu boyutsuzdur. Hangi evrende olursa olsun, hangi boyutta olursa olsun nokta (.) 1’i temsil eder. Bilinçli hangi canlıya gösterirseniz gösterin, gösterdiğiniz nokta onun için ismi ne olursa olsun. Bir tanedir. Başka bir evrende veya üst boyutta bizim noktayı (.) üç, dört adetmiş gibi görme durumu olmaz. Eğer 2 (İki) noktayı koyarsanız yan yana, her durumda iki noktanız olur. Boyutuna veya evrenine rağmen, her yerde kendi kavramları, isimleri ne olursa olsun bu iki (2 ) tane nokta olur. Aralarına bir doğru çizerseniz, bu tek boyutlu olur ve her evrende ve boyutta tek boyutlu bir nesne olarak ”doğru” olur. İki tane “doğru” arasında ilişki kurarsanız, 2 boyutlu bir düzlem elde edersiniz. Elinizde 4 temel nokta ve bir düzlem olur. 2 tane düzlemi birbiri ile ilişkilendirirseniz elinizde 8 temel nokta ile bir hacim olur. 3 boyutludur………………………………………………..
    Üst boyutlara da gitseniz, başka evrenlere de gitseniz bunlar değişmez. Her cisim, bu noktaların arasındaki ilişkilere göre oluşur. Noktalar miktarıyla ilgili ilişkiler bize sayıları verirken, noktalar arası ilişkilerde cisimleri, yüzeyleri gösterir. …………………………………………………..
    Elinizde bir yüzey veya cisim var ise, bunun kendi içindeki ve çeşitli noktaları arasındaki ilişkileri incelmeye başlarsanız, ilk trigonometri bilgileri de ortaya çıkmaya başlar. (Elinizdeki bir üçgen, dörtgen, küp, küre, vs olabilir. Çok yüzlü şekilsiz bir nesne olabilir.)
    …………………………………………………………… Peki, sonuçlar evrene ya da boyuta göre farklı olabilir mi? Eğer varsa çoklu evrenler, bu evrenlere göre (belki) farklı sonuçlar olabilir. Ama boyutların sayısı çok önemli olmaz. Çünkü ister tek boyutlu olsun, ister 10 boyutlu “aynı evren içindeki tüm boyutlar, aynı koşullara tabii” zaten……………………………………………….
    Eğer diğer evren bizim evrenimizden daha bükümlü bir evren ise bazı değerler değişebilir. Mesela bir üçgen ele alalım. Düz bir kâğıt üzerine çizdiğimiz (2 boyutlu) üçgenin iç açıları toplamı 180 derece. Şimdi evrenimiz daha eğri olsun. Ya da üçgenimizdeki kenar oranlarını korumak üzere, aynı üçgeni Türkiye de Ankara, İstanbul, İzmir noktalarından geçmek üzere çizelim. İç açıları toplamı aynı olacak mı? İç açıları sabit kılsak, kenar uzunlukları aynı olacak mı? Dünyanın eğikliği yüzünden elbette olmayacak…………………………………..
    3.4.5 boyutlu çizdiğimiz bir üçgeni 2 boyutlu ya indirdiğimizde (türevini aldığımızda) her durumda 180 dereceyi buluruz. Başka bir evrende ise evrenin eğimi daha fazla ise, iki boyutlu bir düzlem, bize göre daha eğimli olabilir. Sanki 3 boyutludan alınmış gibi. Hesap sonuçları buna göre farklı olabilir. Ama açıkçası, yine yanılıyormuşum gibi geliyor. Sanki göreceli olarak, “bize göre farklı bir sonuca ulaşırken”, onlara göre oradaki gözlemci gene 180 derece ölçermiş gibi geliyor. Yani temel matematik kuralları ve yaklaşımları değişmezmiş gibi… (Bu durumda daha önceki bir yazımda belirttiğim, başka bir evrende “matematik sonuçları da farklı olabilir” bakışımı düzenlemem gerekiyor. Film felsefesine giren bir konu, belki bizi aydınlatacak birisi çıkar.:- )
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Hangi evren veya boyut olursa olsun değişmeyecek bazı şeyler var. Elimizde iki tane sayı var. 1 ve 0 ..."O" Hintlilerin "yokluk" ifade etmek için geliştirdikleri düşünsel bir kavram (daha sonra Hindistan’daki Moğol-Türk imparatorluğu sırasında kültürümüze de girmiş ve Türkistan yoluyla Anadolu’ya gelen dervişlerce tasavvuf düşüncemizde de yer bulmuştur.) Matematiksel kullanımı çok daha sonra olmuştur. Arapların bilim dünyasına kazandırdığı matematiksel bir geçerlilik olmuştur. Hesapları ve işlemleri özellikle 10'lu sayı sisteminde çok kolaylaştırmıştır. Mesela matematikte o kadar ileri olan Mısır, Roma, Yunan, Maya, Aztek kültürlerinde var mıydı? Bilmiyorum. Denk gelmedim. …………………………………………………………………………
    0 (Sıfır)'ın bir başka anlamı daha vardır. DENGE. Olumsuzlukla- olumlu, iyi-kötü, doğru-yanlış arasında denge noktasıdır. Matematiksel anlamda ise negatif sonsuz sayılar ile pozitif sonsuz sayılar arasında hangi sayı türü olursa olsun DENGE noktasıdır. Üstelik sonsuz sayıda Sıfır vardır ama hepsi, tektir. Diğer sayımız ise "1" (bir) ... Bu da olumlu anlamda varlığı ifade eder. Diğer tüm sayılar bunun üstüne eklenmiştir. Sonsuza kadar gider. İlginç olan bir başka nokta ise iki sayı arasında istediğiniz kadar, sonsuz sayıda sayı dâhil edebilmenizdir. Sonsuzların sonsuzluğu... Tabii bu cevabınız olan kısmı değil, ön hazırlığı………………………………………………………………..
    Şimdi elimize bir nokta (.) alalım. Bu boyutsuzdur. Hangi evrende olursa olsun, hangi boyutta olursa olsun nokta (.) 1’i temsil eder. Bilinçli hangi canlıya gösterirseniz gösterin, gösterdiğiniz nokta onun için ismi ne olursa olsun. Bir tanedir. Başka bir evrende veya üst boyutta bizim noktayı (.) üç, dört adetmiş gibi görme durumu olmaz. Eğer 2 (İki) noktayı koyarsanız yan yana, her durumda iki noktanız olur. Boyutuna veya evrenine rağmen, her yerde kendi kavramları, isimleri ne olursa olsun bu iki (2 ) tane nokta olur. Aralarına bir doğru çizerseniz, bu tek boyutlu olur ve her evrende ve boyutta tek boyutlu bir nesne olarak ”doğru” olur. İki tane “doğru” arasında ilişki kurarsanız, 2 boyutlu bir düzlem elde edersiniz. Elinizde 4 temel nokta ve bir düzlem olur. 2 tane düzlemi birbiri ile ilişkilendirirseniz elinizde 8 temel nokta ile bir hacim olur. 3 boyutludur………………………………………………..
    Üst boyutlara da gitseniz, başka evrenlere de gitseniz bunlar değişmez. Her cisim, bu noktaların arasındaki ilişkilere göre oluşur. Noktalar miktarıyla ilgili bilgiler bize sayıları verirken, noktalar arası ilişkilerde cisimleri, yüzeyleri gösterir. …………………………………………………………
    Elinizde bir yüzey veya cisim var ise, bunun kendi içindeki ve çeşitli noktaları arasındaki ilişkileri incelmeye başlarsanız, ilk trigonometri bilgileri de ortaya çıkmaya başlar. (Elinizdeki bir üçgen, dörtgen, küp, küre, vs olabilir. Çok yüzlü şekilsiz bir nesne olabilir.)
    …………………………………………………………….…………….. Peki, sonuçlar evrene ya da boyuta göre farklı olabilir mi? Eğer varsa çoklu evrenler, bu evrenlere göre (belki) farklı sonuçlar olabilir. Ama boyutların sayısı çok önemli olmaz. Çünkü ister tek boyutlu olsun, ister 10 boyutlu “aynı evren içindeki tüm boyutlar, aynı koşullara tabii” zaten………………………………………………………………….
    Eğer diğer evren bizim evrenimizden daha bükümlü bir evren ise bazı değerler değişebilir. Mesela bir üçgen ele alalım. Düz bir kâğıt üzerine çizdiğimiz (2 boyutlu) üçgenin iç açıları toplamı 180 derece. Şimdi evrenimiz daha eğri olsun. Ya da üçgenimizdeki kenar oranlarını korumak üzere, aynı üçgeni Türkiye de Ankara, İstanbul, İzmir noktalarından geçmek üzere çizelim. İç açıları toplamı aynı olacak mı? İç açıları sabit kılsak, kenar uzunlukları aynı olacak mı? Dünyanın eğikliği yüzünden elbette olmayacak………………………………………………………………
    3,4 ya da.5 boyutlu çizdiğimiz bir üçgeni, 2 boyutlu ya indirdiğimizde (türevini aldığımızda) her durumda 180 dereceyi buluruz. Başka bir evrende ise evrenin eğimi daha fazla ise, iki boyutlu bir düzlem, bize göre daha eğimli olabilir (Sanki 3 boyutludan alınmış gibi). Hesap sonuçları buna göre farklı olabilir. Ama açıkçası, yine de yanılıyormuşum gibi geliyor. Sanki göreceli olarak, “bize göre farklı bir sonuca ulaşırken”, onlara göre oradaki gözlemci gene 180 derece ölçermiş gibi geliyor. Yani temel matematik kuralları ve yaklaşımları değişmezmiş gibi… (Bu durumda daha önceki bir yazımda belirttiğim, başka bir evrende “matematik sonuçları da farklı olabilir” bakışımı düzenlemem gerekiyor. Bilim felsefesine giren bir konu, belki bizi aydınlatacak birisi çıkar.:- )
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Hangi evren veya boyut olursa olsun değişmeyecek bazı şeyler var. Elimizde iki tane sayı var. 1 ve 0 ..."O" Hintlilerin "yokluk" ifade etmek için geliştirdikleri düşünsel bir kavram (daha sonra Hindistan’daki Moğol-Türk imparatorluğu sırasında kültürümüze de girmiş ve Türkistan yoluyla Anadolu’ya gelen dervişlerce tasavvuf düşüncemizde de yer bulmuştur.) Matematiksel kullanımı çok daha sonra olmuştur. Arapların bilim dünyasına kazandırdığı matematiksel bir geçerlilik olmuştur. Hesapları ve işlemleri özellikle 10'lu sayı sisteminde çok kolaylaştırmıştır. Mesela matematikte o kadar ileri olan Mısır, Roma, Yunan, Maya, Aztek kültürlerinde var mıydı? Bilmiyorum. Denk gelmedim. …………………………………………………………………………
    0 (Sıfır)'ın bir başka anlamı daha vardır. DENGE. Olumsuzlukla- olumlu, iyi-kötü, doğru-yanlış arasında denge noktasıdır. Matematiksel anlamda ise negatif sonsuz sayılar ile pozitif sonsuz sayılar arasında hangi sayı türü olursa olsun DENGE noktasıdır. Üstelik sonsuz sayıda Sıfır vardır ama hepsi, tektir. Diğer sayımız ise "1" (bir) ... Bu da olumlu anlamda varlığı ifade eder. Diğer tüm sayılar bunun üstüne eklenmiştir. Sonsuza kadar gider. İlginç olan bir başka nokta ise iki sayı arasında istediğiniz kadar, sonsuz sayıda sayı dâhil edebilmenizdir. Sonsuzların sonsuzluğu... Tabii bu cevabınız olan kısmı değil, ön hazırlığı………………………………………………………………..
    Şimdi elimize bir nokta (.) alalım. Bu boyutsuzdur. Hangi evrende olursa olsun, hangi boyutta olursa olsun nokta (.) 1’i temsil eder. Bilinçli hangi canlıya gösterirseniz gösterin, gösterdiğiniz nokta onun için ismi ne olursa olsun. Bir tanedir. Başka bir evrende veya üst boyutta bizim noktayı (.) üç, dört adetmiş gibi görme durumu olmaz. Eğer 2 (İki) noktayı koyarsanız yan yana, her durumda iki noktanız olur. Boyutuna veya evrenine rağmen, her yerde kendi kavramları, isimleri ne olursa olsun bu iki (2 ) tane nokta olur. Aralarına bir doğru çizerseniz, bu tek boyutlu olur ve her evrende ve boyutta tek boyutlu bir nesne olarak ”doğru” olur. İki tane “doğru” arasında ilişki kurarsanız, 2 boyutlu bir düzlem elde edersiniz. Elinizde 4 temel nokta ve bir düzlem olur. 2 tane düzlemi birbiri ile ilişkilendirirseniz elinizde 8 temel nokta ile bir hacim olur. 3 boyutludur………………………………………………..
    Üst boyutlara da gitseniz, başka evrenlere de gitseniz bunlar değişmez. Her cisim, bu noktaların arasındaki ilişkilere göre oluşur. Noktalar miktarıyla ilgili bilgiler bize sayıları verirken, noktalar arası ilişkilerde cisimleri, yüzeyleri gösterir. …………………………………………………………
    Elinizde bir yüzey veya cisim var ise, bunun kendi içindeki ve çeşitli noktaları arasındaki ilişkileri incelemeye başlarsanız, ilk geometri sonra da trigonometri bilgileri de ortaya çıkmaya başlar. (Elinizdeki bir üçgen, dörtgen, küp, küre, vs olabilir. Çok yüzlü şekilsiz bir nesne olabilir.)
    …………………………………………………………….…………….. Peki, sonuçlar evrene ya da boyuta göre farklı olabilir mi? Eğer varsa çoklu evrenler, bu evrenlere göre (belki) farklı sonuçlar olabilir. Ama boyutların sayısı çok önemli olmaz. Çünkü ister tek boyutlu olsun, ister 10 boyutlu “aynı evren içindeki tüm boyutlar, aynı koşullara tabii” zaten………………………………………………………………….
    Eğer diğer evren bizim evrenimizden daha bükümlü bir evren ise bazı değerler değişebilir. Mesela bir üçgen ele alalım. Düz bir kâğıt üzerine çizdiğimiz (2 boyutlu) üçgenin iç açıları toplamı 180 derece. Şimdi evrenimiz daha eğri olsun. Ya da üçgenimizdeki kenar oranlarını korumak üzere, aynı üçgeni Türkiye de Ankara, İstanbul, İzmir noktalarından geçmek üzere çizelim. İç açıları toplamı aynı olacak mı? İç açıları sabit kılsak, kenar uzunlukları aynı olacak mı? Dünyanın eğikliği yüzünden elbette olmayacak………………………………………………………………
    3,4 ya da.5 boyutlu çizdiğimiz bir üçgeni, 2 boyutlu ya indirdiğimizde (türevini aldığımızda) her durumda 180 dereceyi buluruz. Başka bir evrende ise evrenin eğimi daha fazla ise, iki boyutlu bir düzlem, bize göre daha eğimli olabilir (Sanki 3 boyutludan alınmış gibi). Hesap sonuçları buna göre farklı olabilir. Ama açıkçası, yine de yanılıyormuşum gibi geliyor. Sanki göreceli olarak, “bize göre farklı bir sonuca ulaşırken”, onlara göre oradaki gözlemci gene 180 derece ölçermiş gibi geliyor. Yani temel matematik kuralları ve yaklaşımları değişmezmiş gibi… (Bu durumda daha önceki bir yazımda belirttiğim, başka bir evrende “matematik sonuçları da farklı olabilir” bakışımı düzenlemem gerekiyor. Bilim felsefesine giren bir konu, belki bizi aydınlatacak birisi çıkar.:- )
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Not: Eğer soruyu daha derine götürürseniz, bu kesinliği sağlayan nedir derseniz? Bana göre her şey "bir"liğe ve "yok"luğa çıkıyor. (Tek olana) Bundan sonrası inanç konusuna girdiği için,
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Not: Eğer soruyu daha derine götürürseniz, bu kesinliği sağlayan nedir derseniz? Bana göre her şey "bir"liğe ve "yok"luğa çıkıyor. Nihai "Tek" olana dayanıyor. Bundan sonrası inanç konusuna girdiği için, güncel fizikten uzaklaşmış olacağım.
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    Not: Eğer soruyu daha derine götürürseniz, bu kesinliği sağlayan nedir derseniz? Bana göre her şey "bir"liğine ve "yok"luğa çıkıyor. Nihai "Tek" olana dayanıyor. Bundan sonrası inanç konusuna girdiği için, güncel fizikten uzaklaşmış olacağım.
    Burtay Mutlu 19 Mayıs 2015
  • 0
    keşke matematik en baştan beri böyle anlatılsaydı bize, daha çok sevebilirdim onu halbuki ;) teşekkürler
    gözde 19 Mayıs 2015
  • 0
    Naçizane fikrimi paylaşmak isterim. Aslında matematik bir ölçümdür. Kainatta var olan düzeni ölçecek olan yol matematikten ve sayılardan geçiyor. İlişkiyi inceleyen yegane dal ise fiziktir. Bu açıdan bakacak olursak matematiğin kendisi genel geçerlidir. Kuralları ise fiziğin sağladığı şartlara göre değişkenlik gösterebilir. Ölçebildiğiniz sürece matematik vardır ve geçerlidir.
    Sıraceddin EKER 22 Mayıs 2015
  • 0
    Pacific Rim de söylenen o söz benimde dikkatimi çeki ve üzerinde biraz düşünmüştüm. Aklıma farklı seriler formüller ve teoremler geldi ve ben bu sözün doğru olduğunu düşünmeye başladım. Örnek olarak taylor serileri ile neredeyse her şey çizilebiliyor bir şeyin alanını yani yüzeyin büyüklüğünü integral ile bulabiliyoruz denklemlerini çıkardığımız zaman karmaşık şekillderin bile alan yada hacimlerini bulabiliyoruz. Bunlar göz önüne alındığında gerçekten matematik kullanılarak evrendeki herşeyi taklit edebileceğimizi düşünüyorum. Aklımdan geçenleri her ne kadar burada dökemesemde her şeyin birer bilgi olduğunu biliyoruz örneğin atomlar daha küçük olan proton elektron yada nötronlar dahada küçük olan kuraklar ve dahada küçükleri bunların hepsinin birer bilgi olduğunu düşünürsek biligiyide sayılar ile ve gerekli denklemlerle taklit edebiliriz demektir bunu daha geniş çaplı düşünürsek evrenimizi tamamen sayılara bile dökebiliriz tabi biraz uçuk oldu ancak teoride mümkün. Gelelim soruya yapılan yorumlardan birinde olduğu gibi 2+2=4 bu değişmez her zaman böyledir ancak bunu değiştirmenin tek yolu kuralları değiştirmektir bunu yapabilmek içinde güncel olarak kullandığımız onluk tabanlı sistemi değiştirirsek 3 lük tabanda yazarsak 2+2=4 diyemeyiz çünkü şartlar değişti. Ancak 4 ün o tabandaki değerine baktığımızda aynı sonuç olduğunu göreceğiz. Buradan bile matematiğin aksi kanıtlanmadıkça her zaman doğru ve kesin olduğu çıkıyor.
    Ahmet Derviş 26 Mayıs 2015
  • 0
    Aslında matematiğin fizikte işe yararlılığı garip değil. Ama genel geçerli olması gerçekten garip. Matematik aslında doğadaki şeylerin içinden sonuç çıkmasıdır. Yani ben elime 1 yumurta alıp sepete atarsam ve sonra 1 yumurta daha alıp sepete atarsam elimde 2 yumurta olur. Ama aynı işlemi yaparsam ve bu sefer elimde 3 yumurta olursa 1+1=3 olur. Ama asıl ilginç olan şey, dünyada bu bulduğumuz şeyin diğer boyutlarda bile geçerli olmasıdır. Yani diğer boyutlarda 1+1=3 olabilirdi. Ama değil. Matematiğin bir ölçüm olduğu doğrudur. Ama aksine bu onun neden genel geçerli olduğunu açıklamaz. Bu boyutları anlatmak için çıkardığımız şeyler başka boyutlarda da işe yarar.
    Erdem Oksuz 31 Temmuz 2015
  • 0
    Değerli Ali Uçar,
    Ufuk ATBAŞ 24 Aralık 2015
  • 0
    "Doğru olmasıdır. 2+2=4 tür. Tartışılamaz." demişsiniz fakat, "Fuzzy Logic" diye birşey var. Bu konuyu biraz araştırınız. Sizin demenize göre, "sadece siyah ve beyaz var. Gri yok." Bulanık mantık ise Gri'nin de olabileceğini söyler. Daha detaylı bilgi için https://tr.wikipedia.org/wiki/Bulan%C4%B1k_mant%C4%B1k
    Ufuk ATBAŞ 24 Aralık 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.631 soru

27.433 cevap

30.094 kullanıcı

Giriş Yap