Kıyamet Saati’ne göre “Gece Yarısı”na 2.5 dakikadan daha az kaldı

Kıyamet Saati’ne göre “Gece Yarısı”na 2.5 dakikadan daha az kaldı

Haberler 08 Şubat 2017
Kıyamet Saati’ne göre “gece yarısı”na 3 dakika vardı fakat bu süre şimdi 2 dakika 30 saniyeye indi. Bu haber ile birlikte, 50 yılı aşkın süreden beri gece yarısına en çok yaklaştığımız zaman dilimine girmiş bulunmaktayız.

Kıyamet Saati’nden sorumlu otoritelerin yaptığı açıklamaya göre; “küresel bir felaket olasılığı çok yüksek ve bu felaket risklerini azaltacak önlemler en kısa süre içinde alınmalı.”

Peki “Kıyamet Saati” ve “Gece Yarısı” kavramları nedir?*

Kıyamet Saati (Doomsday Clock); Manhattan Projesi’nde çalışan bilim insanları tarafından ortaya atılan bir fikir olmakla birlikte, Chicago Üniversitesi’nde Bulletin of the Atomic Scientists dergisi editörleri tarafından tasarlanmıştır. Kıyamet Saati, 1947’den beri ayarlanan sembolik bir saattir. Saatin sembolize ettiği kavram, editörler tarafından “bizlerin ve daha geniş bilimsel toplulukların, dünya çapındaki politik liderlere ve halka anlatmaya çalıştığı önem arzeden nükleer bir tehlike” olarak açıklanıyor.

Gece Yarısı kavramı ise; dünyanın sonu ya da kıyamet anlamına geliyor.

Kıyamet Saati, ilk ortaya atıldığında gece yarısına 7 dakika olarak ayarlanmıştı. İki yıl sonra, modern Rusya merkezli SSCB tarafından yapılan nükleer silah testi haberleri nedeniyle, saat 11.57 olarak ayarlandı.

1953’te, Amerika’nın ilk kez hidrojen bombasını test etmesi ve ardından birkaç ay sonra SSCB’nin Amerika’yı takip etmesi üzerine bir uyarı yayınlanarak saat 11.58’e ayarlandı. Bu uyarı; “Moskova’dan Chicago’ya, Batı Medeniyeti için, atomik patlamalar gece yarısını vurabilir” şeklinde oldu. (hidrojen bombası; Hiroşima ve Nagasaki’yi yerle bir eden fizyon bombasından çok daha güçlü olan füzyon silahıdır.)

Sonrasında, alçak gönüllü bir ilerleme meydana geldi. Yeni silahların ne kadar güçlü olduğu gitgide daha iyi anlaşıldı. Bu silahları, yalnızca çılgın bir liderin aynı şekilde silahlanmış düşmanlara karşı intikam almanın kaçınılmaz olduğu durumlarda kullanabileceği düşünüldü.

1963’te, sürekli daha ölümcül silahları test etmeye devam eden Amerika ve SSCB, atmosferik testleri yasaklayan Partial Test Ban Treaty Anlaşmasını imzaladılar. Bu anlaşmadan sonra saat geriye alınarak 11.48 olarak ayarlandı.

Bu durum, şafak vakti gibi yeni bir günün doğumunu müjdeler nitelikte bir gelişme olsa da, yanlış alarmdı. Bu iki süper güç, yeni silah testlerinin yerini, yer altında kurdukları tesisler olarak değiştirirken, İngiltere, Fransa, Çin gibi diğer ülkeler de kendi nükleer silah depolarını geliştirdiler.

Saat, 1980’lerin ortalarına kadar gitgide gece yarısına daha çok yaklaştı ve 11.57’de durdu. Sonrasında, Mikhail Gorbachev, SSCB’nin liderliğini üstlendi, bununla birlikte, tansiyonu düşürmeye yönelik ve nükleer savaş riskini azaltmaya yönelik görüşmelerde bulundu.

1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması, komünizm ve kapitalizm arasındaki Soğuk Savaş’ın sona ermesi anlamına geldi. Ardından, SSCB’nin çöküşü ile birlikte nükleer silah depolarında ciddi azalmalar meydana geldi ve 1991 yılı ile birlikte saat 11.43’e geri çekildi.

Bir kez daha, nükleer silah tehdidinin son bulduğu ve iyimser umutların yeşerdiği barış dönemine girildi. Amerika’daki politik sistem, silah üretim ölçeğinin düşürülmesini imkansız kılmaktaydı.

Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (The Nuclear Non-Proliferation Treaty), bu silahları edinen 5 ülke dışında diğerleri arasında yayılmasının önlenmesi amacıyla, 1970 yılında imzalandı.

Fakat bu ülkeler silahsızlanma sözlerini tutmadılar, bu yüzden Hindistan, Pakistan, İsrail gibi diğer ülkeler, kaçınılmaz olarak, daha güvenli olmak amacıyla nükleer silah edinmeye karar verdiler. Kıyamet saati yıldan yıla daha da ilerleyerek, 2002 yılında 11.53 oldu.

Yeni Tehditler

O zamandan beri, Kıyamet Saati yöneticileri, bu projenin orijinalindeki nükleer savaş korkusuna yeni tehditler eklediler. 2007 yılında yaptıkları açıklamada; iklim değişikliğinin de insanlık için büyük bir tehdit olduğunu belirterek, saati 11.55 olarak ayarladılar.

Yıllık raporlar hazırlanarak, bir uyarı düzenlendi. Bu uyarı; “Uluslararası liderler, en önemli görevleri olan insanlığın sağlığını ve hayatını korumak ve güvence altına almak hususunda başarısız oluyorlar” şeklindeydi.

“Değişim iyi karşılanmalıdır. Nükleer silahlar hiç var olmamış olsaydılar bile, iklim değişikliği ve biyoçeşitliliğin hızlı bir biçimde azalması insanlık için oldukça ciddi tehditler.

Ekosistemde oluşan zararlar zaten bir süredir devam etmekte, iklim değişikliği, doğal sistemleri etkilemenin yanı sıra, can kaybına ve para kaybına da neden olmakta” şeklindeki açıklamalarını sürdürdüler.  

Aynı zamanda, nükleer silahları elinde bulunduran ülkeler, yeni cihazlar üzerinde testlerini devam ettirmekle birlikte, daha gelişmiş sistemler üzerinde de çalışmalarını sürdürüyorlar.

Silah sayısı, 60.000 civarında iken, bu sayı 10.000’lere düşmüş durumdadır, fakat bu sayı bile tüm insanlığı birkaç kez yok edebilecek bir askeri güç anlamına gelmektedir.

2017 raporuna göre; Kuzey Kore ve belki İran’ın da içinde bulunduğu yeni oyuncular bu duruma dahil oldular.

2017 raporunda; “Gece yarısına 2.5 dakika kaldı ve zaman azalıyor, küresel tehlike yaklaşıyor. Mantık sahibi yetkililer, biran önce harekete geçmeli ve insanlığı felaketin eşiğinden uzaklaştırmalılar. Eğer yetkililer bu görevi yerine getirmezse, vatandaşlar, kendileri bu felaketten kurtuluş yollarını bulmalılar” çağrısı yer alıyor.

Ayrıca yetkililer, bunun nükleer silahlanmaya karşı bir çağrı niteliğinde olduğunu ve medyanın daha büyük ilgisini hak ettiğini söylüyorlar (1).

Ocak ayının son haftasında yayınlanan yeni bildiriye göre ise; Kıyamet Saati 30 saniye daha ileri alındı. Yöneticilerin açıklamalarına göre; Amerika’daki başkanlık seçimleri, küresel milliyetçilik, insanlık kavramının çöküşe uğraması, nükleer silahlar ve iklim değişiklikleri nedeniyle Kıyamet Saati 30 saniye daha ileri alınmış durumdadır (2) (3).

Kaynaklar
*http://thebulletin.org/timeline
(1) http://www.sciencealert.com/the-doomsday-clock-is-now-2-5-minutes-to-midnight-but-what-does-that-really-mean
(2) http://www.sciencemag.org/news/2017/01/doomsday-clock-ticks-30-seconds-closer-midnight-thanks-trump
(3) http://thebulletin.org/it-30-seconds-closer-midnight10431

Kapak görseli
http://www.telegraph.co.uk/science/2017/01/25/doomsdayclock-expected-move-closer-midnight-threat-global-annihilation/

Etiketler:
#kıyamet saati

  FACEBOOK YORUMLARI

  YORUM YAP

Bu içeriğe yorum yapabilmek için lütfen

Giriş Yap

Arkadaşına Gönder