• 0

    Geleceğe bir zaman makinesi olmaksızın gidebilmek için; en yakın geçmiş zaman ve en uzak geçmiş zaman arasındaki zaman periyodunun süper yapay zekalar tarafından modellenerek öngörülmesi mümkün müdür?

  • 0
    fiziğin ve zihnin tüm bilinmezleri de çözülebilirse neden olmasın?
    Bengü Onat 28 Şubat 2018
  • 0
    Paul Kennedy'nin "Büyük Güçlerin Yükselişi ve Çöküşü" adlı kitabına dayanarak AB tarihini, Çalışma hayatına ve Sendikalara etkisi açısından incelemiştim yıllar evvel... (Başka kaynaklarda kullanmıştım ama 20 küsur yıl geçti.)
    Olayları MÖ 200'li yıllar dan sonra ele aldım. Asimov'un bir kitabından esinlenerek (Romanın adını unuttum. Hari Seldon'lu olanlardandı. Matematikçiler, geçmişe ve olaylara bakıp geleceği tahmin ediyorlardı...)

    Çok ayrıntıya giremeyeceğim için ana olayları numaralandırdıydım.
    Mesela, İmparator August (aylardan birine adı verilen Jül Sezar) Mısır'ı fethedince, şahsi mülkü sayılıyor. Tüm Roma'nın tahıl ambarı. Gelirleri Sezar'ın hesabına yazılıyor.
    Ve tahıl üretimi azalmasın, gelir kaybı olmasın diye, köylüler toprağa bağlanıyor.
    Yani, "Serf" sistemi doğuyor.
    Roma'nın genişlemesi, ardından Hunlar, Germen kavimleri göçü sonrasında Roma-Germen İmparatorluğunda tüm Avrupa'ya yerleşiyor, Avrupa kabile yapısından, yerleşik hayatın gereklerine geçince de oligarşinin bir parçası oluyor. En son Rusya'da kalkıyor. 1800'lü yılların 2nci çeyreğinde (1840'lar diye hatırlıyorum ama emin değilim. Deli Petro zamanı)... Rusya'nın sanayileşme hamlesinde, ucuz işgücü sağlamak için...
    Sonra kapitalizm, liberalizm, demokratik haklar sendikalaşma filan devam ediyor.
    Günümüze kadar ilerletmiştim.

    Tabii sorduğunuz soruyla ilgili olan kısmı bu değildi. Dönüm noktası olan her olayın paragrafının yanına bir sayı koymuştum.
    Amacım, 1 - 2 ve "3"ün sebebidir. 4 ve 2, "5" in sebebidir. 3 ve 7 ve 4 , "8" in sebebidir, gibi bir neden-sonuç üzerine ilişkiler ağı kurmaya çalıştım. Değişkenleri çok sınırlı tutmaya çalışsam da, beşinci, altıncı aşamalardan sonra matris çok karmaşıklaştı.
    Mesela 3ncü sebep, 20nci paragrafla (değişkenle), 25nci sonuca etki edebiliyordu.
    Sonunda karmaşıklaşınca iş, içinden çıkamadım. İnsan beynine basit gelen ilişkiler zincirini ve değişkenleri kağıda dökmek çok zordu.

    Ama sorunuza gelirsek, eğer ama eğer tüm değişkenleri doğru yere koyabilirsek, neden sonuç ilişkisi bakımından gelecek hakkındaki tahminlerde "kesinliği yükseltebiliriz".

    Gene bir olasılık olarak kalacak ama ihtimali yükselecek.
    Ancak geçmişin tüm verileri her zaman elimizde olmayacak. Bazı veriler dönemlik olarak var olup, etki edip, sonradan iz bırakmadan kayboluyor.

    Sanki yörüngesinde giden bir meteora çarpan bir kum tanesinin kelebek etkisi gibi.

    Teoride olabilir. Pratikte ise "olasılık kesinliğini artırmak" mümkün sadece bence...
    Süper zeka da olsa yapılan model sadece, eldeki verilere göre hazırlanmış olacak... Ya elde olmayan veriler? Unutulmuş, kaybolmuş olanlar?

    Su an gelecek öngörüsünde bulunmak için çalışıyorum. Çocuklarımıza nasıl bir gelecek bırakıyoruz? diye... (Bunu ayrı bir sayfa sorusu yapacağım şimdi, başkaları nasıl bir gelecek öngörüyor acaba?)


  • 0
    3 gün sonra, belirttiğim soruyu silmenin daha iyi olacağını hissettim. Sanırım ciddi toplumsal bir soruna parmak bastı ki, nezaketen boş kalmasın diye yazan katılımcılar dışında, katılım olmadı.
    Oysa , 28 bin kullanıcı var.
    "An'ı yaşamaya" devam.
  • 0
    Burtay Bey haklısınız o konuda. Siz daha eski kullanıcılardansınız bu yüzden neden 28 bin kullanıcının sizin, benim ya da diğer değerli arkadaşların sorularına neden cevap vermediğini hatta neden görmediğini daha iyi bilirsiniz. Eğitim sistemi merak duygusunu bir zorunluluk olarak aşıladğı için zihinlere, gençler buraya çoğu zaman öğrenmek için değil cevap için geliyor. Bu yüzdendir de bir defa sorusuna cevap alıp giden sanırsam geri dönmüyor. Ya da ben mi dar bakıyorum ? Sizce başka bir sebebi var mı ?
  • 0
    Bakış açınızı "katı ya da sert" bulabilirim ama "dar" asla... Başka sebep aklıma gelmiyor.

    İnsanın hele günümüzdeki gibi, topluluk içinde teknolojiden dolayı yalnızlaşan bireyin bu tür iletişim platformlarına daha çok ihtiyacı olmalı diye umuyorum.
    Düşünceleri açıklamaktan daha doğrusu yanlışlanmaktan korka korka büyümüş bireylerden oluşuyor toplumumuz. Oysa kim hatasız bir düşünce üretebilir ki?
    Bu yüzden sanırım, libidosunu fazla abartıp kendisini yücelten bireylere dönüştürüyoruz çocukları.
  • 0
    bu 28.000 kişinin 27.886 kişisi anlık olarak açıp tek soru sorarak pasif kalan üyelerden sanırım :)
    site yönetimi hesapları kontrol edip uzun bir süre girmeyen hesapları silmesi lazım :)
  • 0
    Ya onların soruları, yorumları?

    Bu öneri zor uygulanabilir gibi...
  • 0
    Bu en basit filmlerde de böyledir ; ( BİLİM KURGU ) gerçek zaman yalnızca saat adını verdiğimiz zaman türüdür . Biz her bir noktada faz uzayda kırılan sanal zamanlar üzerinde yaşamaktayız . Eğer doğrusal ( lineer ) bir zaman diliminde ilerleyip istediğimiz yerde dursaydık zaman ne yavaş ne hızlı , kütleçekim ne var ne yok , varacağınız nokta , yorulacağınız nokta belirlenmemiş olacaktı ve kuantum süpersicim süperpozisyon , dolanıklılık ilkelerinden daha zorlu noktalara varacaktık . Biz her geçen zaman için ( YAVAŞ VEYA HIZLI ) nedenden sonuca olan sanal zaman kırılmalarının üzerinde yaşıyoruz . Yani evrendeki maddeler eğer durağan termik ise bunlara hiç bir türlü ulaşamazdık . Ulaşsaydık bile sabit kalacağı için ulaşma sebebimizde sonucunda ele alacağımız fikirde olmayacaktı , doğru değil mi ? . Sonuçta evren genişlemeye , genleşmeye devam ediyor ki buna kara enerji deniyor . Daha bunu bile karalık yani bilmediğimiz tam tanımlayamadığımız şey ile söze getiriyor isek daha yolun başındayız . Teşekkür ederim.
    Batıkan Muratgül 08 Mart 2018
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap