• +1

    Schrödingerin kedisi ve heinsberg belirsizlik ilkesini açıklayabilir misiniz Teşekkürler...

    Esra Gül Anlar 01 Şubat 2018
  • 0
    Dalga fonksiyonu çökene kadar kedi hem ölü hem canlıdır kısmını anlayamadım daşga fonksiyonu çökene kadar kedinin ölü veya canlı olması bir olasılık kedi neden bu iki olasılığın ikisi de olmak zorunda
    Esra Gül Anlar 01 Şubat 2018
  • -1
    Necmi Hocam;
    Tatil örneğini verdiğinizde aklıma bir durum takıldı :)
    şimdi siz arkadaşınızı arayana kadar kıbrıs mı antalya mı olduğunu bilmiyorsunuz...lakin arayınca mesela kıbrıs çıksın...peki başka bir tatil yerini soran kişinin alacağı cevap antalya olabilir mi_?

  • -2
    @necmi hocam;

    aslında sorduğum biraz da felsefik bir durum.... siz @esra hanımı arayıp kıbrısta olduğunu doğruladınız...sizin için antalya olasılığı çökmüş oldu....bu sefer ben @esra hanımı aradığımda antalya cevabını aldım...yanlış da olsa benim için kıbrıs olasılığı çökmüş antalya olasılığı sabitlenmiştir... bu arada ikimizde birbirimizden haberi yok bu arada :)

    yani gözlemlediğimiz sistem, parçacık vs. kendisini gözlemleyenlere yalan söyleyebilir mi_?
  • +1
    Yani kedinin ölü ya da sağ olması aynı olasılıkta iki ihtimaldir peki bu düşünce deneyini paradoks yapan şey nedir
    Esra Gül Anlar 02 Şubat 2018
  • +1
    Schrödinger bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu’nun gerçek hayat denilen şeyle ne kadar tutarsız olduğunu vurgulamak için öne sürmüştür. Bu yorumla yola çıkılırsa kutuya bakıp sonucu görmediğimiz sürece içeride aynı olasılıkta iki ihtimalden ziyade, eşit miktarda hem ölü hem canlı kedi bulunmaktadır. Yani tartışmaya açık bir konu kimi için bir fizik kuralı kimi için paradoks.
    Origin 02 Şubat 2018
  • 0
    Tekrar okuyunca ''eşit miktarda hem ölü hem canlı kedi'' yanlış anlaşılabilir gibi geldi. Sonuca bakmadığımız sürece kutunun içinde aynı anda hem ölü hem diri kedi bulunduğunu söylemek daha doğru olacak. Bu tüm olasılıkların aynı anda yaşandığı bir süperpozisyon'dur.
    Origin 02 Şubat 2018
  • 0
    Cevaplarınız için teşekkür ederim
    Esra Gül Anlar 03 Şubat 2018
  • +1
    Peki kopenhag yorumunda bir parçacığın biz onu gözleyene kadar bütün durumları içeren bir süperpozisyon durumundadır çıkarımını nasıl yaptı neden böyle bir yorum getirdi yani bu fizikte belirsiz olan bir şeyi açıklıyor muydu yorumunu destekleyici neler vardı
    Esra Gül Anlar 04 Şubat 2018
  • +1
    Bir parçacığın konumunu ve hızını aynı anda bilemememizin sebebi tam olarak nedir parçacığın aynı anda bir kaç yerde olabilmesinden dolayımı
    Esra Gül Anlar 04 Şubat 2018
  • +1
    Süperpozisyon durumu çift yarık deneyinde ortaya çıkan girişim örüntüsü gibi durumları açıklamak amaçlı oluşturulmuş bir düşüncedir. Bu, kütlenin uzayı büktüğünü söylemeye benzer öylemidir bilemeyiz ama deney sonuçlarını doğru tahmin ettikleri sürece kabul edilebilir.

    Belirsizlik, parçacıkları gözleyebilme şeklimizle ilgilidir. Parçacığın gözlemlenebilmesi için ona ışık-foton yollanması gerekir. Foton tarafından vurulan parçacık bu fotonu önce soğurur sonra tekrar salar. Bu tekrar salınan foton detektörler tarafından yakalanarak ilk başta yolladığımız fotonla arasında kıyaslama yapılabilmesi sağlanır.

    Parçacığın konumunu yüksek doğrulukla bilmek istiyorsak ona dalga boyu düşük fotonlar yollamamız gerekir. Görseller bu konuda yararlı olabilir, dalga boyu ne kadar küçük olursa fotonun uzayı o kadar sık taradığını düşünebiliriz. Ancak yollanan fotonun dalga boyu küçüldükçe enerjisi ve çarpınca yapacağı iş aynı şekilde artacağından fotonun hızındaki belirsizliğin artmasına sebep olacak.

    Aynı şekilde ne kadar büyük dalga boyuna sahip foton yollanırsa parçacığın konumundaki belirsizlik o kadar artacak ve hızındaki belirsizlik azalacaktır.
    Origin 05 Şubat 2018
  • 0
    Anladım cevaplarınız için teşekkür ederim
    Esra Gül Anlar 05 Şubat 2018
  • 0
    Belirsizlik ilkesinin ölçüm yaptığımız cihazlarla çok alakası yoktur. Bir parçacığın hem hızını hem de konumunu bilmek mümkün değildir. Bunun sebebi parçacıkların hem dalga hem deparçacık özelliği göstermesidir. Bu doğanın kanunudur. Bir parçacığın yerini saptayabilmemiz için ona başka bir parçacık göndererek yerini belirlememiz gerekir. Parçacık başka bir parçacıkla temas ettirilerek gözlemlenmeye çalışıldığında dalga fonksiyonu çöker ve parçacık olarak davranır. Bu durumda konumunu tespit etsek de momentumunu belirleyemeyiz çünkü parçacığın o andan sonra nasıl davranacağını asla bilemeyiz. Dalga halindeyken parçacığın momentumunu hesaplayabiliriz. Parçacığın yerini belirlemek için bir fotonla çapıştırmaktan başka bir yöntem deneyelim: parçacığın bulunduğu alanı küçültmeye başlayalım. Düşününki bir odanın içinde devamlı hareket halinde, odanın her tarafına çarparak zıplayan bir top var. Biz bu topun uzaydaki koordinatlarını belirleyebilmek için odayı gittikçe küçültüyoruz. Amaç odayı topun boyutuna kadar küçülterek topu bir noktada kıstırmak ve yerini belirlemek. Kuantum dünyasında bir parçacık için bunu uygulamaya kalktığınızda parçacık bir şekilde, duvar ne kadar güçlü olursa olsun dışına çıkmayı başarıyor ve size yerini bulma imkanı vermiyor.
    Kısaca özetlemek gerekirse parçacığın hem dalga (momemtum) hem de parçacık (konum) özelliklerini bir arada belirleyebilmek imkansız. Doğa hiç bir şekilde buna izin vermiyor.

    Schrödinger'in Kedisine gelirsek; Bu bir düşünce deneyi. Böyle bir deney tabii ki yapılmıyor, yapılsa dahi olağanın dışında bir sonuç elde etmek mümkün değil.
    Kuantum fiziğine göre parçacıklar hem dalga hem de parçacık olarak davranıyor. Bir parçacığın gözlemlenmediği sürece bir gerçekliği yok, olasılık dalgasından başka bir şey değil. sen baktığında bir noktada beliriveriyor. Bakmadığında ise ortada parçacık yok. Bu felsefi bir konu değil. Bilimsel olarak kanıtlanmış bir konu. Schrödinger deneyinde kedi, kapalı bir kap içerisindeki zehirle birlikte bir kutunun içine konuyor. Bu zehirli kabın yanına bir de radyoaktif bir madde konuyor. Bu radyoaktif madde bozunursa kap otomatik olarak açılıyor ve zehir kediyi öldürüyor. bu radyoaktif maddenin bozunma ihtimali ise %50. Yani kedi %50 ihtimalle ya ölecek ya da bozunma olmazsa yaşayacak. Şimdi burada radyoaktif maddenin bozunması olayı bir kuantum olayıdır. Radyoaktif maddeden bir alfa parçacığı çıkacak, kaba ulaşacak ve kabın üzerindeki dedektör bu parçacığı algıladığı anda düzeneği açılmasını sağlayacak. şimdi biz biliyoruz ki bu parçacıklar biz bakmadığımız zaman sadece bir olasılıktan ibaretler. Yani gerçeklikleri yok. Peki bu parçacık, biz kutuyu açıp bakmadıkça gerçekliğin bir parçası değilse kutudaki kedinin durumu ne olacak? Kuantum fiziğine göre biliyoruz ki biz bu kutunun içine bakmadığımız sürece bu iki ihtimalin de gerçekleşmesi söz konusu değil. Yani burda kedi bir süperpozisyon durumunda. Ne ölü ne de diri. Biz kutuyu açıp baktığımızda ise bu iki durumdan birinin çoktan gerçekleşmiş olduğunu görüyoruz. Yani kutunun içindeki kediyi ya ölmüş olarak görüyoruz ya da yaşıyor olarak. Kutuya bakmadığımız sürece bu iki ihtimal de gerçekleşemez çünkü tetiklemeyi yapacak parçacık biz ona bakana kadar gerçekliğin bir parçası değil.
    Yani kedi gerçekten ne ölü ne de diridir, biz ona bakana kadar bir süper pozisyon durumunda beklemektedir. Bu konu da sanki felsefi bir şeymiş, hayali bir deneymiş gibi görünebilir ama gerçek hayatımızda da bu böyle olacaktır. Kediyle deney yapılmamış olsa bile bir çok deneyle parçacıkların süperpozisyon durumu kanıtlanmıştır. Hatta şu anda kuantum bilgisayarları bu mantıkla çalışmaktadır.
    Mehmet Ali 05 Şubat 2018
  • 0
    Yazılanları okuyunca, zihnimde şöyle bir düşünce belirdi.

    Kediyi yüzde yüz ölü bulma ihtimaliniz, sadece "zaman" meselesidir.
    Belli bir zaman periyodu (<t) altında kedi'nin canlı olma ihtimali yüksek iken, bu periyodun üzerinde (t>) ölü bulma ihtimali artıyor.
    Tüm hesaplamalar ve konuşmalar bu "<t>=0" an'ı için... Süperpozisyon denilen tüm olasılık dalgalarının üst üste çakıştığı an' da (<t>) aynı noktayı işaret ediyor.

    Hesaplar, olasılıklar hep statik-durgun- donmuş bir evren için sanki...

    Kuantum bilgisayarlarla ilgili denemeler sürüyor ancak ilk örneklerde hata payı umulandan çok daha yüksek diye biliyorum.
  • +2
    Kedi çok parçacıklı bir sistem olabilir ama burada önemli olan şey tetikleme işlemini yapacak olan parçacıktır. Bu parçacık biz gözlemlemedikçe hem bozunmuştur hem de bozunmamıştır. 2 olasılığı da barındıran bir süperpozisyon durumundadır. Durum böyle olunca zehiri açacak olan düzenek hem açılmış hem de açılmamış oluyor ve kedi hem ölü hem diri (ya da ne ölü ne de diri) oluyor. Yani burada sistemin işleyişi tek bir parçacığa bağlı olunca ve bu parçacık da biz bakmadıkça süperpozisyon durumunda olduğundan, tüm sistem de buna bağlı olarak süperpozisyon durumunda asılı kalıyor.

    Ayrıca bu durum zamana göre değişmez yani t arttıkça kediyi ölü bulma durumu artmaz. Kediyi ölü bulma oranı %50-50 dir.
    Mehmet Ali 06 Şubat 2018
  • +2
    Ayrıca kuantum bilgisayarlar uzun zamandır laboratuvarlarda çalıştırılmaktadır.
    Mehmet Ali 06 Şubat 2018
  • +2
    Mehmet Ali 06 Şubat 2018
  • 0
    @Mehmet Ali ve diğerleri
    Kedi ile parçacık aynı yerde ise parçacığın durumu artık belirsiz olmayacaktır, aralarında foton alışverişi olacaktır.
    Bana göre, "Bir parçacık biz gözlemlemedikçe hem bozunmuştur hem bozunmamıştır" ifadesi bir ifade ve/veya mantık hatası içermektedir.
    Doğrusu şöyle olmalıdır, "Bir parçacık bir foton ile etkileşmedikçe onun durumu hakkında bilgi elde edemeyiz"
    Bizim ölçüm yapmadan önce bilgisiz olma durumumuz parçacığın gerçekten de karasız/belirsiz /süperpoze olduğu anlamına gelmez,
    oktay eldem 20 Eylül 2019
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap