• 0

    Gelecek ve Geçmişe Yolculuk

    İhsan Karataylı 27 Ağustos 2014
  • 0
    evet karadeliklerdeki buyük yerçekimi(aslında doğru olan kütleçekimi ama neyse) bizi parçaladı atomlarımıza ayrıldık bu atomlar karadeliğe girdiler bunlar karadeliğin içinde zamanda geri giderler ama bence karadeliğin ilk saniyesine giderler ve süper nova için fazladan bir enerji oluştururlar, ikinci bir olasılıkta bu atomların sanallaşarak kendi evrenlerindeki akdelikten çıkmaları....
    porofsercan porofser 27 Ağustos 2014
  • 0
    Peki neden geçmişe gidiorlar karadeligin son buldugu ana yani gelecege gitmior eger karadelikler son buluyorsa tabi. Yada herşeyi geçelim neden geçmiş dediniz gelecek demediniz gelecek olamazmı ?
    İhsan Karataylı 28 Ağustos 2014
  • 0
    durduğun yerde geleceğe gittiğimiz için sıkıntıyok ama karadeliğe girene kadar evet zamanda ilerlememiz hızlanır yada ışık hızına çıkana kadar....
    porofsercan porofser 28 Ağustos 2014
  • 0
    Evt şuan zaman normal seyrinde ileriye dogru akıyor haklısınız fakat zamanı hızlandırıp gelecege gtmek ben geçmişten daha önemli olabilir sonuçta geçmişti ne olup bittiyse şuanki halimize gelmişiz ama ne olacagız sorusu ne olduk sorusundan daha önemli bence
    İhsan Karataylı 31 Ağustos 2014
  • 0
    Frederik Pohl'un Hiçi üçlemesi var. Bilim-Kurgu kitaplarında. (Aslında 7 kitap, ülkemizde 3 tanesi basıldı). Bu konu üzerinde epey bir bilgi var. Kendisinden üstün bir uygarlıktan korkup, o gidene kadar karadeliğe saklanan bir uygarlık ve bunların çöplerini toplayan insanları ele alıyor.
    (Yabancı yazarlar bizimkiler gibi değiller. Yazmadan önce ciddi bilimsel araştırmaları ve görüşleri ele alıp, kitaplarına yansıtıyorlar. Mesela; Kızıl Mars-Kim Stanley Robinson Mars üçlemesi, -Kızıl Mars- “dünyalaştırma” konusunda muhteşem. Arthur C.Clarke'ın Rama Serisi de biyoloji, biyolojik yapıya bağlı kültürel formlar, iletişim ve inanç konusu )

    Kütle, zaman, hız arasında bir ilişki olduğunu biliyoruz. Hız artıkça kütle artıyor, zaman yavaşlıyor
    (Neye göre?). Göreceli olarak, hızlanan cisimdeki kişi için ne kütlesi artmıştır ne de ışık hızı yavaşlamıştır. Ama dış gözlemci ise durumu farklı algılamaktadır.
    Hatta ışık hızına çıkıldığı durumda, zaman duruyor. Kütle ise ölçülemeyecek duruma, sonsuza ulaşıyor.

    Karadelikler, yüksek kütlelerin uzay-zamanda yaptığı çökme noktalarıdır.
    Karadelik içinde, içine inildikçe zamanın yavaşladığını bir noktadan sonra ise durduğunu tahmin ediyoruz.
    Yine karadelik içindeki bir kütlenin en temel parçacıklarına kadar çözüldüğünü düşünüyoruz. Bunu korkunç bir çekim gücünün yaptığı tahrifat (bir şeyin aslını yapısını bozma) olarak niteliyoruz.
    Karadeliğin Schwarzschild yarıçapını geçen bir cisimin artık geriye dönüşü olmayacağını varsayıyoruz.
    Bunlar elimizdeki temel veriler.

    İlk başta karadeliklerin içindeki fizik kuralları yaşadığımız evrenden farklıdır. Parçacıkların normal uzaya göre çok daha hızlı oldukları için kütlelerinde, dış gözlemciye göre bir artış söz konusu olabilir. Çünkü hızla beraber zaman da yavaşlamaktadır. Bu şekilde karadelikten çıkma imkânına sahip ve Schwarzschild yarıçapını geçmemiş bir gemide iseniz zaman sizin için yavaşlar.
    Bunu bir zaman makinesi olarak (tek yönlü) ele alırsanız. İçine girip 10–15 yıl beklediğinizde, bildiğimiz evrende yüz binlerce yıl geçmiş olabilir.
    Ama bu tek yönlüdür. Yani geriye dönüş yoktur.

    Görüşüme göre zamanda geriye gitmek diye bir şey söz konusu değil. Belki çok yüksek bir teknoloji ile sadece geçmişin izlerini yakalamak ve görüntülemek mümkün olabilir ama izleyicilik dışında bir ihtimal olamaz.
    Oysa esas istediğimiz geçmişe dönüp, hataları düzeltmek…

    En azından kendi evrenimiz için mümkün değilsede, daha gerideki (varsa) paralel bir evren için mümkün olabilir.
    Burtay Mutlu 10 Eylül 2014
  • 0
    Burtay bey aslında dediginiz bir bakıma gerçek gibi duruyor fakat sizinde dediginiz gibi karadeliklerdeki evrenler bizim evrenimize göre farklı oldukları için tam net olarak bilemeyiz.

    Aslında yazınızı okurken aklıma şu soru takıldı yeniden sordugum soruya cevap olarak soru soracagım ama yazmadan edemedim.

    Şimdi bizler enazından ben ışık hızını hep ileri yön olarak düşündüm yani 300bin Km hız ile ileri dogru gidiyor . Peki ya bu yön degiştirip başladıgı yönün tam tersine gidebilseydi anlatmak istedigim yön degiştirebilsede asıl gittigi yerin tersine gitseydi

    Yeniden eski haldeki gibi ileriye dogru 300binkm hızla gitmek zamanı yavaşlatıyorsa veya hızlandırıyorsa yön degiştirip geriye dogru 300binkm hız ile gittigimizdede zamanda geriye dogru gitme şansımız olabilir.

    Yön kavramının burda geçmişe veya gelecege bir etkisi olurmu bilmem sadece bir teori ama biraz saçma gibi geldi.Sizlerle paylaşmak istedim. Yada şu şekilde -300binkm hız ile gidilirse zamandada geriye gidelebilir fakat hız "-" olursa.

    Biryerde sesin "-" desibellere düşebildigini okumuştum. Belki biz henüz bilmioyruz ama hız kavramıda düşüyor olabilir.
    İhsan Karataylı 11 Eylül 2014
  • 0
    Aslında foton duruyor. Sadece ışık hızında bir dalga onu önünde sürüklüyor. Bu sürükleyen dalga'ya zaman diyorum... (Bu benim tüM tezlerimin kökeninde olan varsayım)

    Yani zamanın tek yönlü olmasının nedeni bir hız oluşundan kaynaklanıyor.

    Zamanı geriye çevirmek bana, ileri gidiş yönünde ivme verilmiş bir arabanın, gidiş esnasında geriye gitmesine benzetiyorum.
    Pratikte mümkün değil.
    Matematiksel olarak belki mümkün. Pozitif yük verdiğin bir şeyden negatif sonuç istemek gibi bir şey.

    Diğer yandan ışığın hızı düşürülebiliyor. Mesela cam ortamında, su da, hatta saniyede bir kaç yüz kilometreye kadar bile düşürülebilir.
    Bu tamamen ortam yoğunluğu ile alakalı.
    Bu fotonun zamanı algılamasını değiştirmez. Bize göre belki 1 kaç yüz kilometre gitmiştir ama fotonunun kendisine hızı değişmemiştir.

    Evrenin genişlemesi her yöne olduğu için, ışığı hangi yöne tutarsanız tutun, hep ileriye olacaktır.

    Bir ihtimal belki evren daralmaya başlarsa, o zaman "zaman" da tersine bir akış olabilir. Ama çok ütopik düşünceler bunlar. Doğru bilgim yok. Sadece fikir.
    Yine de üzerinden düşündüğüm bir konu değil. Araştırmak lazım.
    Burtay Mutlu 13 Eylül 2014
  • 0
    Eger sizin dediginiz gibi evren küçüldügünde geçmişe bir yolculuk olsaydı evren sınırsız degilde belli bir sınırı olması gerekirdi bence. Resmi kendim çizdim o yüzden pek anlaşılır olmadı.
    Yuvarlak olan "evren" düz çizgi ise "ışık"

    <a href="http://hizliresim.com/DkEBRZ"><img src="http://i.hizliresim.com/DkEBRZ.png" /></a>
    İhsan Karataylı 15 Eylül 2014
  • 0
    Üstteki resimde pek belli olmamş orjinali bu şekilde
    Linkle tıklarsanız görebilirsiniz.
    http://i.hizliresim.com/028lNo.png
    İhsan Karataylı 15 Eylül 2014
  • 0
    "Küçülme" olayını bir ihtimal olarak ele aldım. (Üzerinde düşünmeye gerek görmediğim bir ihtimal.) Yani eğer evrenin sınırları var ise ve eğer kütle çekimi vs. başka bir ihtimalle küçülürse ancak geçerli olabilirdi.

    Ancak son veriler evrenin sırıları oladığı ya da en azından sınırlarına ulaşmadığı ve genişlemenin hızla sürdüğü yönünde...

    İşte bu nedenle de zaman da geriye dönüş mümkün değil. İleriye, hep ileriye ( genişlemeye, hep genişlemeye) doğru tek yön var sadece...
    Burtay Mutlu 17 Eylül 2014
  • 0
    Not: burada yayınladığın şekli küçült ve kenarındaki fazlalıkları cropla- kes çünkü sayfa yapısını bozuyor. :-)
    Yazılar eksik okunuyor.
    Burtay Mutlu 17 Eylül 2014
  • 0
    Yalnız uzay-zamanı bükerekte geçmişe ve geleceğe yolculuk yapılabilir
    Yaşar Göktaş 23 Ocak 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
HAFTANIN EN İYİLERİ
İSTATİSTİKLER

4.656 soru

27.500 cevap

30.196 kullanıcı

Giriş Yap