• 0

    Tek bir doğru var ise insanlar nasıl ayrışabiliyorlar bilimsel konularda bile!?

    Özge Yelek 05 Nisan 2015
  • 0
    Max Planck aynen şöyle der: “Yeni bir bilimsel gerçek, muhaliflerini ikna edip doğruyu görmelerini sağlayarak değil, bu muhaliflerin eninde sonunda ölüp, o gerçeğe alışık olan yeni bir neslin gelmesiyle kabul edilir.” İnsanların bir şekilde kabul ettikleri doğruları kırmak oldukça zordur. Hatırlayalım, Einstein onca kanıta rağmen ölünceye dek kuantum mekaniği fikrine karşı çıkmayı sürdürmüştü.
    Levent Özkarayel 05 Nisan 2015
  • 0
    bazı aynalar vardır ışığı kırma özelliğine sahiptir hileli ayna denilir.bakarsın kendini daha şişman ya da daha zayıf görürsün.fakat gördüğün şey yine gerçek sensindir.aynı sayıda gözün kulağın el ve parmakların vardır.
    Enes Kaçak 05 Nisan 2015
  • 0

    ve fikirlerde aynı mantıkla ayrışır tek bir gerçeğe bakarlar fakat kabullenebildikleri kadar kabullenir ya da içten içe kabul ederek inkar ederler.. fakat gerçek hala tek ve oradadır.
    Enes Kaçak 05 Nisan 2015
  • 0
    Peki gerçek doğru ve gerçek yanlışı nasıl bulabiliriz. Ulaşabildiğimiz sınırlı imkanlar karşısında ve her şeyi orijinal kaynaklardan okumak bir ütopya sayılır sonuç olarak... Ya aslında bilinen ve kabul edilen bazı şeyler gerçekte öyle değilse?
    Özge Yelek 05 Nisan 2015
  • 0
    bulamazsın. yani şuan. o kadar uzağız ki mutlak doğruya. ömrün boyunca belki bir adım atabilirsin belki o attığın adımda yanlıştır. ulaşmadıkça her şey tüm taşlar yerine oturmadıkca bilemezsin doğruyu yanlışı.
    Aleynapolatoglu 06 Nisan 2015
  • 0
    Tek bir gerçek var. Oysa herkesin kendine göre doğru olan fikirleri var. Hal bu olunca gerçeğe ulaşmak için herkes kendi yolunu takip ediyor. Kimileri gerçeğe ulaşıyor kimileri ise ulaştığını sanıyor.
    TC Mehmet Metelik 06 Nisan 2015
  • 0
    Herkes doğruyu kendi bilgi ve bakış açıları ile ele alır. Bu da bakış açısı ve bilgi farklılığı demektir.
    Burtay Mutlu 06 Nisan 2015
  • 0

    Herkes doğruyu kendi bilgi ve bakış açıları ile ele alır. Bu da bakış açısı ve bilgi farklılığı demektir.
    Eğer metamız asılı bir elma olsaydı, daha önce hiç elma görmemiş her gözlemci elmayı kendi bulunduğu konumdan elmayı tanımlacaktır. Ancak her bakış açısı doğrunun sadece bir parçasını yani elmanın sadece bir kısmını tanımlayacaktır. Oysa elma tektir. Yeterince bilgi birikimi olup, tüm açılardan elmanın boyutu ve şekli ile renkleri tanımlandığı zaman ancak "elma" doğrusuna ulaşabilirsiniz. Gözlemcilerin her biri doğruyu söyleyecektir ama hiç biri tek başına "tam doğru" olamayacak. Ancak birbirlerini doğrulayıp, tüm bağlantıları kurdukları zaman doğru bir elma tanımını oluşturacaklardır. BU bilimdir. Bir doğruyu farklı açılardan ele alıp, metanın özelliklerini tanımlayıp, aralarındaki bağlantıları kurduğunuzda tek doğruya ulaşmaktır. Japonca bu kavrama "şibumi" de denir.
    Burtay Mutlu 06 Nisan 2015
  • 0
    Cunku o tek dogrunun ne oldugunu bilmiyoruz. Onu ararken de herkes akil yurutuyor. Kimse mukemmel olmadigi icin herkes farkli bir sonuca variyor.
    Ersan Yolcu 06 Nisan 2015
  • 0
    Gözler aynı görür fakat herkes farklı yorumlar
    Emin Kartcı 07 Nisan 2015
  • 0
    Göz , aklın bildiğini görür..Konfüçyus
    cuma tüylü 08 Ekim 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.644 soru

27.470 cevap

30.156 kullanıcı

Giriş Yap