• 0

    kara delik tekilliği 0 hacim sonsuz yoğunluk nasıl açıklanabilir ?

    mertali mutlu 24 Şubat 2014
  • 0
    Matematik öğretmenlerinle görüş, eğer onlar da onaylarsa tübitak matematik projeleri yarışmasına katılmanı tavsiye ederim.
    büşra yılmaz 27 Şubat 2014
  • 0
    Yogunluk sonsuz değil tabi boyutunun küçük ve kutlesinin fazla olmasindan kaynakli sonsuza goturebiliriz karadelikler yogunluklari ile degilde kutleleriyle adlandirilir genel olarak...
    Selçuk kıcırgan 28 Şubat 2014
  • 0
    ben karadelikler üzerine bayağı bir araştırma yaptım ve wolter lewin derslerinde de bunla karşılaştım hatta genel görelilik teorisinede baktım dediğin karadeliğin olay ufku içerisinde geçerli fakat karadeliğin tam ortasına gidince tekillik vardır ve işte burada yoğunluk sonsu hacim 0 dır bilgilerinizi ve önerilerşinizi sunduğunuz için teşekkür ederim . bu arada kuantum mekaniğinden anlıyor musunuz ? ,
    mertali mutlu 01 Mart 2014
  • 0
    Pek anladigimi soyleyemem bu yil alamadim kuantum dersini:) yinede sorun varsa bilgim dahilinde cevap verebilirim tabiki. Karadelikler zaten ucu acik bir konu internettede edinebilecegin bilgi kısıtlı. Karadelikler icin bircok teori var tabi en iyi aciklayabilen gorelilik soyledigin olay ufku icerisinde olan kismida sadece bi teori belkide hic bilemeyecegimiz bisey :)
    Selçuk kıcırgan 01 Mart 2014
  • 0
    Bnm alanım kuantum mekaniği tezimde sanal parçacıklar içeriyor ve izafiyet
    mertali mutlu 01 Mart 2014
  • 0
    Ben fizikçi değilim:) astronomi okuyorum
    Selçuk kıcırgan 01 Mart 2014
  • 0
    Güzelmiş bn daha lise okuyacağım 3 sne çok sıkıcı :(
    mertali mutlu 02 Mart 2014
  • 0
    Karadeliklerin sıradan maddeyi, en küçük parçalarıa kadar ayırarak, karanlık madde dediğimiz parçacıklara dönüştürdüğünü düşünüyorum
    Burtay Mutlu 10 Mart 2014
  • 0
    evet bazı bilimcilerin çalışmaları da bunu gösteriyor fakat karanlık madde olması mümkün değil bence de madde sonsuz yoğunluğa dayanamayıp atomlar parçalanıp ardından proton nötron ve ardından kuarklar ayrılıyor ve ardından enerjiye dönüşüp genel görelilik teorisinde bulunan ak delikten başka paralel bir evrene , ve ak delikten çıkarak madde formuna geri dönüyorlar ... düşüncem bu .
    mertali mutlu 12 Mart 2014
  • 0
    O zaman büyük kütleli olan karadelikler bir yana (onların vakti gelmedi) küçük hatta mikroskopik karadelikler ne olacak, Her an var olup, yok oluyorlar. Bunların kütleleri nerede?

    Kara madde dediğimiz şey (daha önce tartışmaya açtığım ikinci konu içinde tanımlamaya çalıştığım gibi) higgs parçacığı zaten.
    Aslında madde bile değil. Gözünde şöyle canlandırabilirsin. Bir cam küre, içinde bir enerji topağı, bunun içinde titreşiyor, cam kürenin sınırları içinde sonsuz boyutta titreşiyor.
    O tezimde tüm evrenin bunlarla dolu homojen bir yapıda olduğunu, her bir kürenin diğer bir küre alanı sınırlandığını düşündüm.
    Sonra bir şekilde, nedenle bir kürenin yapısın bozulması ile serbsest kalan bu sicim, etrafındaki küreleri itti. Tepki aldı, itilen küreler tekrar birleşti ama bu sefer ortalarında dengeyi kuracak güç alanındaki bir sicim olmadığı için ve toplam enerjileride daha yüksek olduğu için bunlarında yapıları bozuldu. Bu bizim saptadığımız büyük patlama işte. Bu patlama ile bir çok kürenin yapısı bozulurken, daha çoğu yapısını bozmadan genleşen evrene yayıldı.
    Kütleleri de bundan kaynaklanıyor zaten.
    Ak delikler teorik olarak var ama daha hiç gözlemlenmediler. Oysa enerji formuna geçmiş bir maddenin, enerji formundan maddeye dönüşmesi için önce en küçük parçacıkları oluşturması ve bunları hızlandırarak kütleli parçacıklara dönüştürmesi lazım. Ki gözlemleyebilelim. Böylece evrende bir yerlerde hiç yoktan var olup maddeye dönüşen kütleleri bir şekilde saptardık.

    Oysa saptayamıyoruz. Bu durumda ya saptanamayacak kadar küçükler, ya da böyle bir şey yok. Hangisi doğru bilemiyorum. İkisinide yanlış kabul etmek daha doğru hatta. Ama acaba diyerek.
    Burtay Mutlu 14 Mart 2014
  • 0
    mikro kara delikler laboratuar koşullarında oluşuyor ve higgs e karanlık madde demek de pek doğru değil gibi görünmüyor mu ? higgs , higgs parçacıklarının yoğunlaşarak oluşturduğu bir alandır ve maddeye kütle verir . ve büyük patlama dediğin şey evrende ki kara enerjinin aniden deşarj olup patlaması ve sonucunda aynen dediğin gibi enerjinin parçacıkları yaratıp maddeye dönüşmesinden ibaret. fakat tekilliği (kara delik ortasındaki şeyi) higgsle açıklamayı bende denedim ve başarısızlık yaşadım.
    mertali mutlu 14 Mart 2014
  • 0
    Şimdi serbest bırakalım aklımızı. 9ncu sınıf olarak beyninde sinir bağlantıların benimkinden 1,5 kat daha fazla ve %30 daha hızlı düşünüyorsun. Bundan faydalanalım.
    Yazacaklarımın doğruluğunu idda etmiyorum ama bir olasılık olarak ele alıyorum.

    Aslında her yöne ve boyuta olsada canlandırabilmek için bunu 2 boyuta indireceğiz. Bir çarşaf düşün, esnek, balon zarı gibi. Bunun ekseninde genişlemesini canlandır. Üzerindeki parçacıklar, hiç hareket etmeselerde aslında ilk bulundukları noktadan daha farklı bir noktaya gidiyorlar. Ancak hesaplayabileceğimiz bir merkez nokta olmadığı için (her yer merkez aslında), diğer gökcisimlerine göre kerteriz alsak bile açılar değişmediği için, göreceli olarak konumu sabit algılıyoruz.
    Bir tek tayf farklılaşmasından dolayı, ışık kayarken diğer gözk cisimlerinin bizde uaktalştığını görebiliriz. Hele çok uzaktakiler neredeyse ışık hızına yakın ve hatta daha sonra daha da hızlı uzaklaşıyor olarak algılarız.
    Bu esnek çarşafın (atıyorum) basit sinuozidal olarak dalgalanığını düşün. Ancak dalga frekansı çok yoğun ki, tepe ve dip noktalarını algılayamayacağımız kadar hızlı geçiyoruz.

    Şimdi bu zemin üzerine bir parçacık koyalım. Parçacık dalgaların üzerinde hareket ederken, aynı zamanda esnek dokusunda kütlesine göre bir çukurluk yaratacaktır. Yarattığı çukur nedenyile de, dalganın hızına göre bir genleşen tüm dokuya oranla daha yavaş hareket edecektir. (Çünkü enerjisinin bir kısmını dokuda yaptığı çökmeye (=uzay+zamanda bükülme) harcıyor.)
    Eğer parçacık kütlesi foton gibi sıfır ise, bir çökmeye neden olmayacağı için, dalganın hızı ile aynı hızda yoluna devam edebilecektir.
    (Zaman boyutununda bu genleşmedeki hızdan oluştuğunu iddia ediyorum.vs.vs.)
    Bu yüzden (bu teorime yüzde yüz inanıyorum), uzay dalgasal şekilde genleştiği için, ışıkta hem dalga hem de parçacık şeklinde ölçümlerde saptanıyor. (Yapılan deneyin niteliğine göre)

    Şimdi esas konuya dönelim. Karadelikler.
    Karadeliğin kütlesi artıkça, yapacağı çökme de (uzay zamanda bükülme) artacaktır. Sanırım burada hem fikiriz.
    Çarşafımızın dokusu esnek olduğu için, çökme artıkça, göreceli koordinatı sabit kalırken (olay ufku), gerçek koordinatı bizim tanımlayamadığımız bir noktaya ulaşacaktır.

    Burada iki olasılık düşünüyorum. İlki eğer çok fazla kütle birikimi olursa, kütle yığını tavandan damlayan bir su damlası gibi, bağlı bulunduğu dokudan kopup, bağımsız yeni bir evren oluşturacaktır.
    Eğer böyle ise, başlangıçta içindeki tüm kütlenin enerji formunda ve tüm yapısınında homojen olması gerekecektir. Çünkü tüm maddeyi tekillğe dönüştürmüştür zaten. Kopma esnasında dokudaki yırtılma kapana kadar, biz kaybolan karadelik alanından sızan bir miktar ışıma ve enerji saptayabiliriz diye düşünüyorum.

    İkinci ihtimal ise, böyle bir kopmanın olmadığı durumu için: Bu sefer karadelik tekilliğe indirgediği tüm parçacıkları sonsuza kadar toplamaya devam edecek, hatta karadelikler diğer karadelikleri yiyecek .. Sadece evrende tek bir mega karadelik kalan kadar.
    Tabii karadelik bu çarşafın dokusundan da içeri çekmektedir. Ancak kendi hızından dolayı bu çektiği çarşaf dokusunun zaman ve uzay kavramları, fizik yasaları tamamen farklı olacaktır. Zaten bu yüzden de burada 100.00 yıl geçerken, içinde 10 yıl geçmiş olabilecektir.

    Eğer madde yutmasına rağmen bir karadeliğin kütlesi sabit kalıyorsa, o zaman tekilleştirdiği madde ve enerjiyi bir şakilde dışarı atıyor olması lazım. Bu enerji çıkışı olsa ya da madde püskürtmesi, evrendeki yaşlı karadeliklerden çeşitli emareler saptardık diye düşünüyorum.
    Ancak karanlık madde dediğimiz hacim ve kütlede olursa henüz gözlemeleyemiyor alabiliriz. (Bu benzerlik nedeniyle Higgs ile karanlık maddenin benzer olduğu varsaydım)

    Belki iki olasılık birden gerçekleşiyorda olabilir. Bu durumda, toplam kütle miktarı anahtar rol oynuyordur sanırım.

    Ama bu kütleyi karadeliğin içindeki maddenin kütlesi olarak algılama, orada zaman 8genleşme hızı) farklı olduğu için bir noktadan sonra maddenin kütlesi sonsuz olarak ( bize, dışındaki bir gözlemciye göre, teoritik olarak ) ölçülecektir.

    Bir karadeliğin kütlesi olarak, bizim evrenimize göreceli olarak en iyi sonucu, bu karadeiğin kütleçekim gücü verecektir.

    (işin kötüsü ben sadece meraklısıyım bu işin, ne iş alanımla, ne uğraşılarımla alakası yok. Bu nedenle terminoloji eksikliğim ve kavram yetersizliğim var. Kafamdaki evreni anlatmada bu yüzden genede yetersiz kalıyorum.)



    Eğer bir gün
    Burtay Mutlu 19 Mart 2014
  • 0
    fikirlerin çok iyi fakat gelen ghörelilik kuramı zaten kara deliklerin açıldığı bir kapı olduğunu söylüyor. bu kapı ak delikler fakat tamammen teorik hiç saptanamadı. su damlası örneğin benim ilk tezim di doğru anladım mı bilmiyorum fakat senin söylediğin şey kara deliklerin bir evren yaratabileceği ben bunu biraz tutarsız buldum. dediğin uzay zaman bükülmesinde sana katılıyorum fakast ben ışığında çok az miktarda da olsa uzayı eğridiğini biliyorum. bana sorarasan kara deliklerde işleyen tek fizik kuralı var o da kütle enerji. aynı zamanda ben işk tezimde düşünürken şu sonuca vardım bunun ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu bilmiyorum ama kara delikler uzay zamanı içine çekemezler onu sadece sonsuz derecede bükebilirler.
    mertali mutlu 23 Mart 2014
  • 0
    Bir kıyasalama gerekirse, yazdıklarımın doğruluğunu ya da yanlışlığını ispatlayamayacağım için bilimsel bir değerleri yok.
    Uzay ve zamanı kendi gözümden göstermeye çalıştım ama kısmen yapabilmişim.
    Uzayı, zamanla içiçe bir doku olarak biliyoruz. Belki aynı şey'in iki farklı görüntüsü ( maxvell sayesinde öğrendiğimiz gibi; ışık, elektromanyetik alan ve elektrik'in aynı şeyin farklı görünen parçaları olmaları gibi)

    Şimdi şunu bir düşün, iki mıknatısın manyetik alanı niye vardır ? Sürekli birbirini itme veya şekme kapasitesinin kaynağı nedir? (Atomların belli bir yapıda dizilmesi bu alanın açığa çıkmasını sağlıyor. ) Açığa çıkan itme ya da çekme kuvvetininin sürekliliğini sağlayan şey ne olabilir?
    (Keşke yazışmamıza daha çok kişi hatta gerçek fizikçiler dahil olup, daha çok paylaşım sağlayabilseydik.)

    Uzman olmanın en büyük sıkıntısı; artık kesinliğine ve doğruluğuna inanılan şeyleri hiç sorgulamadan basmakalıp olarak kabul etme alışkanlığı. Yeni basamaklara çıkarken, bunlara zaman ayıramıyorlar.
    Diğer yandan her şeyin teorisini de bulamıyorlar. Çünkü kendi alanlarında o kadar uzmanlaşmışlarki, tepeden genel bir bakış yapamıyorlar.
    Amatörlerin avantajı, daha genel bakabilmeleri. Üstelik yazdıklarımızn doğruluğunu ispatlama yükümlülüğümüzde yok. :-)
    Di mi?
    Burtay Mutlu 24 Mart 2014
  • 0
    Bu haber çok önemli : http://www.fizikist.com/haber-zamanin-basladigi-ana-ait-izlere-ulasildi-1619.html

    Uzayın ve zamanın dalgasal hareketle genişlemesinin nedenini açıklaması açısından önemli bence..
    Burtay Mutlu 24 Mart 2014
  • 0
    teşekkür ederim link için . fizikçiler hakkında haklısın .. tamamen katılıyorum fakat ben uzman olmaya çalışıyorum benim asıl alanım kuantum mekaniği.. ve 3 kendime ait tezim var fakat birinin düşüncelerimi cook ciddiye alması gerek ciddiye alıyolar fakat yeteri kadar değil o yüzden bir an önce uzman olmalıyım ..
    mertali mutlu 24 Mart 2014
  • 0
    Öncelikle zevk aldığın bir iş ise bu konu sakın bırakma. Parasınagöre, gelirine göre iş bakma, seçme.
    İkincisi, Verdiğim bir link var. Brian Greene eğitimi hakkında ona dahil ol. Kırık dökük ingilizcen olsa dahi elinden geleni yap. Ve hızla ingilizceni geliştir.
    Üçüncüsü, Var olan fikir ve düşüncelerini ne kadar şaçma olursa olsun, yayınla. Bir blogspot olabilir. kimsenin görmesi önemli değil. Senin aşama aşama aldığın gelişmenin, fikirlerinin olgunlaşmasının da kaydı olacaktır.
    Dördüncüsü, aynı fikirleri ingilizce olarakta yazmaya çalış.
    Beşincisi, fikirlerini özellikle yurt dışındakilerle paylaşmaktan çekinme.
    Bizim fizikçeilerimizin çoğunun cevabı bir ezbere dayalı, bir fizikçinin fikrini, varsayımını kendi fikirleriymişçesine benimseyip, savunmayla fizik yaptıklarını sanıyorlar.
    Bence bir tür papağanlık bu. Onların fikirleri ve keşifleri elbette önemli. Özellikle doğruluğu ya da bu ihtimali artmış verilerin gğüncelliği ve kullanımı..

    Ama esas soru şu; SEN BUNLARIN ÜSTÜNE NE EKLEDİN? Eklediğin bakış açısı, farklılık nedir?
    Eğer varolan fikir ve düşüncelerden doğruluğundan şüphe edilmeyenleri ve kanıtları içeren, onlarla çelişmeyen ama daha yeni bir bakış açısı eklediysen, o zaman fizik yapıyorsundur.
    Ülkemizden kimsenin seni keşfetmesini bekleme, onlarda yıllardır bekliyorlar keşfedilmeyi.
    Sen çok keşfet.
    Fikrin yanlış olabilir. Hatalı olabilir. Ama yuanlışlığı ispatlanıyorsa, Karl Popper'a göre (muhakkak bu kişinin görüşlerini incele bence) bilimsel değerli bir veridir.

    Düşüncelerini en başta sen ciddiye al. Senin kendine güvenin, kişileri sorgulamaya iter. Ama esnek ol. Sabit bir kaleyi savunma yerine, okyanustaki bir kaç metrekip suyu savun. Kaybettiin su'yun yerine, yenisi aksın, doldursun.
    Sonuca ulaştığında başlangıçta savunduğun fikirlerden çok farklı bir fikri ispatlamış olabilirsin. Ama yine de senin eserindir.
    Benim esas eğitim alanı iş hukuku ve çalışma yaşamı ama basın sektöründe arşivcilik yapıyorum. Geçim dünyası.

    Çünkü birileri bana bu şekilde zamanında anlatmadı. Sana anlatıyorum.

    Ayrıca coursera.com programlarına katılmaya çalış.

    fizikist bence mükemmel bir site. Emeği geçenlere sonsuz teşekkür. Ama Fizikte kendine gelecek istiyorsan, Türkiye dışına çık. En azından şimdilik internet üzerinden.
    Çünkü bizde fizik, bir ders konusu, ezberlenecek formüller yığını.
    Hayatımızdaki yeri ve önemi anlaşılamıyor. Çünkü balık baştan kokuyor.
    Ayırca onun zevkinden de mahrumlar. Hiç tatmadıkları bir pasta...:-)
    Burtay Mutlu 28 Mart 2014
  • 0
    Şimdi esas konuya dönelim. Akdelikler güçlü bir teori değil, varsayım aşamasında sanırım. Karadeliklerin kendilerine ait bir evren oluşturması fikri ilkel bir önçıkarım sadece. Varsayım bile değil.
    Einstein hesaplarında bir kozmik sabit kullanmıştı ama sonra yanlış olduğunu düşünüp, hata yaptığını belirtti. Sonra haklı çıktı. Evrendeki uzay-zaman dokusunun bir sabiti var.
    Bu sabit uzay-zamanın genleşme hızını da sabitliyor. Yani ışık hızını.
    Ancak karadeliğin içine girdiğin zaman bu sabit değişiyor. Büyük ihtimalle bulunduğu bölgeye göre de farklılaşıyor. Sonunda bu sabir öyle bir orana geliyorki, madde sadece tekillik, boyutsuz bir kütleye dönüşmek zorunda kalıyor.
    Bu nedenle karadeliklerin içindeki uzay-zaman değerleri de farklı oluyor.

    Benim tüm yazılarımda anlatmaya çalıştığım ama başaramadığım şey şu; Zaman bir kavram değil. İzafi bir boyut metaforu değil. En, boy, yükseklik gibi direk ve doğrudan bir boyut. VE DİREK MADDENİN UZAYDAKİ GÖRECELİ HIZINDAN OLUŞUYOR.
    HIZIN KENDİSİ OLARAK, BİR BOYUT. BİZLER ONU GÖRECELİ OLARAK ÖLÇÜP ALGILIYORUZ. (O BİZE GÖRE GÖRECELİ DEĞİL)
    YANİ ASLINDA TRENDEKİ YOLCU BİZİZ, O DA RAYLAR...
    Burtay Mutlu 28 Mart 2014
  • 0
    öncelikle yazdıkalrın gerçekten acayip hoşuma gitti çok teşekkür ediyorum ve aynen dediğin gibi akdelikler varsayım. fakat ışık hızı dedin ve genişleme ben bununla bir bağlantı kurdum entropi düzensizliğin rolüde çok büyük . şimdi üzerinde çalışıyorum ve dediklerini uygulayacağım çok teşekkür ederim .
    mertali mutlu 30 Mart 2014
  • 0
    d=m/v olduğuna göre v sıfıra m sonsuza gider bu yüzden lopital uygulaman gerekir. bakınız apotemi turev ve uygulamalrı 52. sayfa
    Orhun Demirci 02 Haziran 2014
  • 0
    ben limit kuralını einstein in özel görelilik formüllerini sanallıkla düzenlenmiş şekilleriyle kullandım
    mertali mutlu 15 Ağustos 2014
  • 0
    Bir şey merakettim acaba anti-maddeden bir yıldız yaparsak ve bu yıldız patlarsa karadelik mi olur akdelik mi ?
    Erdem GAZELOĞLU 28 Nisan 2015
  • -1
    Arkadaşlar bir sorum olacak.Kara delikte zaman kavramı yok diyorlar teorilerde de kara deliğe girdikten sonra ordaki zaman baya yavaşlıyor hatta duruyormuş benim şöyle bir söylesem kara delikte ki zamanla dünyada geçen zaman aynıdır doğrumudur
    mahmut aslan 01 Mart 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

5.026 soru

30.075 cevap

30.545 kullanıcı

Giriş Yap