0

Düzen ve düzensizlik tanımları tam olarak evrensel bir nesnelliğe sahip olmadıklarından dolayı kişi ancak basit durumları düzen ve düzensiz olmalarını düşünerek anlamlandırabiliyor. Daha sonra düzenli yapıların tüm bu düzensizliğe olan eğilime rağmen nasıl ortaya çıkabildiği sorusu da doğal olarak havada kalıyor. Bu nedenle zaten yavaş yavaş kullanılmamaya başlandı bile. Sorun düzensizliğin ölçüsü tanımı değil, bu tanımın kişiye yeterli gelip gelmediği aslında. Kapsamlı bir kavrayış arıyorsanız buhar motorlarının veriminden başlayarak günümüz modern bilgi kuramına kadar tarama yapmanız gerekir. Çünkü bütün tanımlar bir bütün olarak entropiyi anlaşılır kılıyor. Fakat entropi tanımının temelinde sadece olasılık yatar. Gizemli bir gücün enerjiyi dağıttığını, günlük olaylara yön verdiğini hatta zamanın yönünü belirlediğini düşünmek yerine sadece olasılığı düşünmek gerekir. Entropi sistemdeki enerji dağılımının olası mikroskopik durumlar içerisinde hangi olasılığa doğru dağılacağının bir ölçüsüdür. S=k log w güzensizliği ilk örnek veren boltzmann'ın formülündeki w aslında basit olarak "ways" olarak yorumlanabiliyor. (S entropi, k ise boyutsuz birimi 19.yüzyıl sonralarındaki termodinamik açıklamasına ithafen J/T birimine çeviren bir katsayıdan ibaret.) Yani sistem içerisindeki yapıların düzenlenebileceği ya da dağılabileceği olasılık miktarı ne kadar fazla ise sonuç olarak o kadar yüksek entropi değerine ulaşıyorsun. Kızgın metal suya sokulduğunda enerji için yeni olasılık dağılımları yaratılıyor ve istatistiksel olarak baktığında ise enerjinin bu en yüksek dağılmış durumu tercih ettiğini görülüyor. Büyük patlamaya geri dönüldüğünde aşırı sıcak parçacıkların oluşturduğu kaotik çorba çok yüksek entropiye sahip gibi görünse de tüm bu enerjinin dağılacak bir evrene sahip olmadığını, çok düşük olasılığa sahip bir pozisyonda düzenlendiğini görüyorsun. Neticede evrende bu yeni olasılıklar tükenmedikçe entropi artmaya devam edecek. Bu olasılıklar tükendiğinde ise artık hareketten muaf, ısıl ölümü gerçekleşmiş bir evren olacak. Ek olarak bilgi entropisini incelemeni öneririm. https://www.youtube.com/watch?v=YM-uykVfq_E https://www.youtube.com/watch?v=2s3aJfRr9gE

Vide supra 6 yıl önce 0
-3

Teşekkür ederim

E.A 6 yıl önce 0
-3

Sayın Vide Supra, hileli bir yaklaşım değil. "Güzel bir soru" olarak değerlendirmeniz daha hoş olur benim için... Gerçi güzel bir soru olarak değil de fizikte karşımıza çok çıkan sonsuzluk kavramının, genel de bir döngünün sürekliliği gibi olmasından dolayı düşündüm. Matematikte, eğer limit yok ise, döngüde olmuyor. Fonksiyon-işlem, sayı, bölüm sonsuza aynı yönde devam ediyor. Ama fizikte limitler karşımıza hep, evrensel sabitler olarak karşımıza çıkıyor: Işık hızı, en kısa mesafe ölçeği, en küçük zaman birimi, mutlak sıcaklık, en üst sıcaklık (?, Böyle bir limit duymadım ama bence o da vardır), ve şu an aklıma gelmeyen kimi fiziksel limitler... Sizin entropi tanımınızda, en üst limiti anlatıyordu. Tüm olasılıkların tükenmiş olması ve tüm içeriğin homojenleşmesi sonucu, enerji artık çok yoğundan az yoğuna da akamıyor. Hareket de duruyor. Böyle homojen bir yapının ancak düzenli içeriğe sahip olması gerekir. (Yoksa homojen olamaz. Homojen olamaz ise, hala olasılık vardır. Hareket vardır. Entropi ise daha sürüyordur.) Diğer yandan, özellikle evrenin büyük patlama öncesi tahminlerde çok kullanmak üzere, en düşük entropiyi de aynı kavramlarla ifade ediyoruz. Homojen, özdeş, düzenli, durağan... İkisi de benzer niteliklerde olduğunu göre, bunun bir döngü olup olmayacağı konusundaki düşüncenizi merak ettim... Şimdi aklıma gelen ek soru: Böyle bir sisteme, dıştan bir etki gelse, sistemin tepkisi nasıl olurdu acaba?

Burtay Mutlu (shibumi_tr) 6 yıl önce 0