• 0

    Beyin nakli gibi şeyler ruh gerçeğine aykırı değildir.

    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Yazımda bir çok şeye cevap vermeyi umuyorum.Sadece beyin nakline odaklanmayacağım.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Yazımda bir çok şeye cevap vermeyi umuyorum.Sadece beyin nakline odaklanmayacağım.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Öncelikle ElhamdüLillah Müslümanım.Cevaplamak istediğim konular arasında beyin nakli ve hafızalarımızı bilgisayarlara aktarıp ölümsüz olma(!) gibi şeyler var.Ancak hepsinden önce bu yazıyı okumanızı istiyorum:https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Theseus%27un_gemisi . Theseus'un gemisi paradoksu bir çok şeye uyarlanabilir.Bütün eşyalara ve hatta bunu biraz ileri götürürsek canlılara bile...Artık zihinlerimizi makineye aktarma konusuna gelebiliriz:Elbette ruha inanmayan insanlar zihinlerini bir makineye aktararak orada da var olabileceklerini böylece ölümden kaçabileceklerini(!) düşünebilirler.Hatta bilim bile bunun üzerine biraz kafa yormuş yanlış hatırlamıyorsam.Ben bu örneği biraz daha genişletmek istiyorum.Bakış açımız da genişlemiş olsun böylece:6. Gün filminde olduğu gibi zihinlerimizi yapay vücutlara aktardığımızı düşünelim.Karşımızda bizden asla ayırt edilemeyecek ve sahip olduğumuz her şeye sahip olacak biri daha olacaktır.Benim anılarım onun anıları olacaktır.Bu örneğin şaşırtıcı yanı gerçek "ben"in kim olduğu bilinmiyor.Dolayısıyla eşit şartlarda mıyız.O da benim kadar ben mi acaba?Verdiğim paradoks burada devreye giriyor.Zihnime ve bedenimin tıpatıp aynısına sahip olması onu "ben" yapmaya yeter mi?Denklemde bir eksiklik olduğu çok açık.Denklemi kapatmak için "ruh"a ihtiyacımız var.Çünkü 2 tane benden olması elbette imkansız.Klon olanın ruhu olmamalı(Buradaki klon Dolly gibi bir klon değil.Doğup gelişen değil direk yapay olarak hazırlanan bir klon.).Nitekim dünya bedenlerimiz aynı olabilir ancak ikimiz de öldüğümüz de benim ruh bedenim ortaya çıkacaktır.Dolayısıyla zihinlerimizi makinelere enjekte etsek bile aslında orada olamayacağız.Sadece yerimize düşünen ve bizimle aynı zihne sahip bir yapay zeka uygulaması olacaktır.Ruhu kabul etmeden ise aynı zaman dilimi içerisinde iki tane "ben" olduğunu söylememiz gerekecektir.Ayırt edilemesek bile gerçekte birinin klon ve birinin gerçek olması gerekmektedir.Makinelerde de durum aynıdır.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Beyin nakli kısmına gelirsek: Ruh hakkında bize verilen bilgi çok kısıtlıdır.Bu duru Kur'an-ı Kerim 'de Şu Ayetle kesindir: "Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."(İsra Suresi , 85. Ayet)"(Müslümanlar Salavat getirirse sevinirim :)).
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Beyin nakli kısmına gelirsek: Ruh hakkında bize verilen bilgi çok kısıtlıdır.Bu duru Kur'an-ı Kerim 'de Şu Ayetle kesindir: "Ey Muhammed! Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."(İsra Suresi , 85. Ayet)"(Müslümanlar Salavat getirirse sevinirim :)).
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Dolayısıyla ruh hakkında bilgimiz gerçekten azdır.Şu söylenebilir ki şu andaki bedenimiz dünya bedenimizdir ve o olmadan yeryüzünde yaşayamazdık.Ancak ruh dünya bedenimiz değildir.Biz ölürken ruhunuz bedenimizden ayrılır.Ahiret 'te bedenimiz tekrardan diriltilecektir.Beyin nakli de ruha değil bedenimize yapılan bir müdehaledir.Yani benim aslımı astarımı değiştirmez.Dolayısıyla ruha karşı bkr tez de oluşturmaz.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Sorar~
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Soruları genişletebiliriz:İnsanı insan yapan nedir?DNA'larımız mı?DNA'larımız çok benzerdir ancak DNA tek başına insanı insan yapmaya yeter mi?Peki bir mutasyon sonucu DNA'sının benzer olan kısmı tahrip olan biri "insan" değil midir?İnsan tanımını genişletmek gerekir.Eğer insanı 2 gözlü,2 kollu vs bir canlı olarak tanımlarsak pekala tek kollu,tek gözlü insanlar da vardır.İnsanı insan yapan şey hakkında kafa yormuş e şu sonuca ulaşmıştım:Anne ve babası insan olan biri de insa d~
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    İnsandır dolayısıyla halkayı Hz.Adem(a.s.) ve Hz.Havva 'ya kadar götürebilirdim.Peki onları insan yapan neydi?Cevap çok da karmaşık çıkmadı:Onlardan önce insan diye bir şey yoktu.Onlar öyle yaratılmış ve onlara da "ruh" verilmişti.Kur'an-ı Kerim 'de Mealen şöyle buyrulmaktadır:"Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın."(Hicr Suresi , 29.Ayet)".Sonuç olarak bizi biz yapan ruh değil de neydi?Bu sebeple de beyin nakli vb örnekler ruha karşı tezler değildirler.Telefonda olduğum için bazı mesajları kazara parça parça yolladım.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Yazılarımda kendi düşüncelerimi paylaştığım için elbette hatalar olabilir.Kendi vardığım sonuçlar bunlar.Bu yüzden İslam 'a saldırmak için benim hatarımı kullanmayın lütfen.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Bilimsel araştırmalar için dini kaynakları baz almayız. En son belki bunu dine uyarlayabiliriz yani sonuca ulaştığımızda. Halen araştırma süreci içinde olan bir konu için bunu dinsel metinlere bağlamak gereksiz diye düşünüyorum. Çünkü bilimde herşey doğrudur mantığıyla yola girilmez. Oysa bir dini kitabı baz alarak bilimi ona uydurmaya çalışıyorsunuz.
    Murat İşleyen 25 Eylül 2015
  • 0
    Ruh insanın farkındalık bütünlüğüdür. Kişiliğidir. Birçok ruh üzerine olan felsefelerde ruhun bir enerjiden ibaret olduğu varsayılmakta. Ve vucud öldüğünde ruj enerji olarak evrende yaşamaya devam edeceğide varsayılmakta. Fakat bunlar ne kadar düşündürücü olsada. Ruhun ne kadar gelişebileceğini çevre,yaşam,duygular belirler. Yani kısaca beynin çevreyi okuma biçimine ruh diyebilirsiniz. Fakat bu tamamen ruhla değil insan beyninin özelliğiyle alakalıdır. O yüzden, ruh üzerine araştırma yapmak ıstersenız. Önce bunun beyin fonksiyonu mu yoksa tanrısal bir enerji mi olduğuna karar vermek gerekir.
    Murat İşleyen 25 Eylül 2015
  • 0
    Hayır çok yanlıs yorumluyorsunuz.Bir şeyi Kur'an-ı Kerim 'e sıkıştırmaya çalışmıyoruz.Zaten Kur'an-ı Kerim 'den ayetler paylaştım.Ayrıca yazımda mantıksal bir hata olduğunu da sanmıyorum.Ayrıca tanımınız tamamen hatalı.Beynin çevreyi okumasına falan ruh diyemeyiz.Siz kafanızdan bir ruh tanını oluşturup onun üzerinden tartışıyorsunuz.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Yani sizin tanımınız çok farklı.İslam 'da da böyle bir tanım yok.Üstelik bunların yazdıklarımla ilgisi de yok.
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Aslına bakarsanız arkadaşa dediğiniz şeylerin aynısı aslında sizin için geçerli. Yani kendi doğruluğunuzdan o kadar eminsiniz ki kendi yorumlarınıza "bu böyledir, şöyle olmaktadır, şudur." demişsiniz. Bu şekilde düşünüyorum diyerek belirtmemişsiniz. Ama ne yazıkki bu dedikleriniz aslında doğruluktan son derece uzak çünkü bilimsel olarak hiç bir geçerliliği olmayan (ne yazık ki) Kuran üzerinden yorumluyorsunuz olayı. Yani demek istiyorum ki açık olmayan bir ayeti doğru kabul edip onun üzerine kesin olarak konuşuyorsunuz. Ama en azından böyle bi sitede böyle bi konu hakkında konu açtığınız üzere araştırmacı bir kişilik olduğunuzu var sayıyorum ve mantık çerçevesinde objektif olarak bakarsanız doğru olanları (doğruya daha yakın olanları) bulabileceğine inanıyorum. Konu hakkında kendi fikirlerimi aşağıya yazacağım.
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Ruhu doğaüstü bir güç olarak değil de beynimizdeki fonksiyonlar ve bilinçaltımızda oluşan bilgi birikimine verilen tepkiler olarak düşünmek daha doğru olur. Farkında olacağın gibi herkesin hayatında belirli şeylere verdiği tepkiler farklıdır sebebi de yaşadığı gördüğü ve yorumladığı şeylerin farklı olması tabi ki. Ama bunlar ne olduğu bilinmeyen bir ruh tarafından kayda alınıp tutulan şeyler değil. Sinirbilimin son birkaç on yıldır ortaya koyduğu bulgular açıktır: canlılarda "beden" ve "ruh" diye bir ayrım olduğuna dair en ufak bir iz bulunmamaktadır. Tam tersine, yapılan her bir sinirbilim çalışması; bilinç, algı, düşünce, farkındalık, öz-farkındalık, vb. kavramları daha somut, daha maddeye indirgenmiş, daha net araştırılabilir kılmaktadır.
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Yani ruh diye doğaüstü şeye bağladığın olay senin beyninde oluşan algılar, hayatında yaşadığın tecrübelere verdiğin tepkiler ve bilinçaltın. Bunu bilim söylüyor ve ispatlanıp yorumlanabilir şeyler. Sen de yukarıda yazdıklarımı Allah(c.c) söylüyor diyebilirsin ama malesef ki günümüzde bilimsel geçerliliği olmayacaktır.
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Bu şekilde düşünürsek beyin nakli yaptığında aslında sen, sen olmaya devam edersin. Çünkü sen kolların ve bacakların değilsin onlar senin araçların. Başka bir vücuda aktarılma şansın olsa bile oradaki kollar ve bacakların amacı senin beyninden gelen emirlere uymak olacaktır. Evet dış görünüşte farklı olacaksın ama bunu paylaştığın Theseus'un Gemisi paradoksu ile bağdaştıramazsın çünkü bağdaştıramazsın çünkü gemi ile insan kıyaslaması son derece saçma olur. Şöyle ki bir geminin beyni ve düşüncesi yoktur kısacası onu o gemi yapan tek şey yapısı ve dış görünüşüdür. Ama insan bu kadar basite indirgenemez. Çünkü seni sen yapan tek şey dış görünüşün değildir. Bu, sadece seni ilk defa gören insanlar içindir.
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Klonlamaya gelecek olursak, evet eğer aynı beyni klonlayıp iki farklı bedene konacak olsa o da aslında sen olacaktır. Sadece senin verdiğin rastgele (ya da mantıklı olarak verdiğin) kararlar gibi başka kararlar verebilecektir ve hayatı değişik yönlere doğru yönelecek. Geçmişleriniz aynı olacağı için düşünce tarzı başlangıçta çok da farklı olmayacaktır.
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Tüm bu yazdıklarım sana saçma sapan bir bilim kurgu filmi gibi gelebilir, ki sanırsam şimdiden öyle geldi bile. Ama senden istediğim (ve eğer sen de anlamak istiyorsan) Kuran'ın doğruluğuna olan inancını bir kenara bırak ve şu yazılanlara dışarıdan birisi gibi bak. Daha sonra Kuran'da doğru olarak bildiklerin ile kıyaslarsın. Tabii ki bilimsel olarak ispatlanmışlığını da göz önünde bulundur çünkü yaşadığımız çağda ne güzeldir ki bilim sayesinde çoğu şeyi ispatlayıp öğrenebiliyoruz. Eğer vaktin ve ilgin olursa şu metni de okumanı isterim. http://www.evrimagaci.org/makale/96
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Aslına bakarsan aynı şeylerden bahsetmiş gibisin ancak sen klonlanan kişide ruh olmadığı için makine gibi çalışacağını söylüyorsun. Oysa ki biz de öyle işliyoruz :) Ama bunları kabullenmek için önce evrim teorisini anlamak gerekiyor. Bu, yukarıda yazdığın Hz.Adem ve Hz.Havva'dan önce insan yoktu, onlara ruh verildi ve çamurdan yaratıldılar inancına da açıklık getirecek. Ki bunları zaten duymuşsundur ve hala bunu savunduğuna göre yeterince ilgini çekmemiş olabilir. Kafanda ufak bir soru oluşturabilirsem belki meraklanıp araştırırsın diye umuyorum(kusura bakma yukarıda yazdıklarına ve mantıklı birisi olduğuna dayanarak evrim teorisinden bihaber olduğunu varsaydım). Diyeceğim şu ki Kuran'ın inmesinden sonra bir sürü yeni tür ortaya çıktı hatta çok yakın zamanda da bunlara şahit oluyoruz. Örneğin pug cinsi köpekler şuan eskiden oldukları gibi değildi. Sadece benzerlik gösteriyorlardı. Ve tüm köpek türleri de kurtlardan gelmiştir bilimsel olarak böyledir. Gördüğün tüm süs köpekleri, avcı köpekleri, evcil köpeklerinin de ataları kurtlardır. Yani Allah onları da bir şekle sokup öylece dünyaya indirmedi. Varlıklarını ve gelişimlerini sürdürdüler, hala da sürdürüyorlar ve değişiyorlar. Bizim de gelişimimiz buna benzetilebilir ki ben bunu burda anlatmaya kalkarsam ne yeterli olur, ne de buraya sığdırabilirim. Eğer gerçekten merak ediyorsan okuyabileceğin tonlarca kitap var. Ne güzel ki zaten Kuran'ı okumuşsun, karşılaştırma yapabileceksin ve kendi mantık çerçevende sana mantıklı geçenleri seçebilirsin. Ki yine de ben olsam ispatlanmış şeylere karşı "olsun bana bu mantıklı geldi" diyemezdim.
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Ünal Çelik, bastan yorumlarınıza yanlış başlamışsınız ve mesajlarınız bir çok hata içeriyor.İlk olarak ben kesin konuşmadım.Eğer tüm yorumlarımı dikkatli okusaydınız "yazılarımda kendi düşüncelerimi paylaştığım için..." kısmını kaçırmazdınız :).İkinci olarak zaten bilim ruh ve beden diye ayrım yapmaz.Bunu nasıl düşündünüz hâla anlayamıyorum çünkü ruh fiziksel bir olgu olmadığı için bilimsel olarak incelenemez.Bu yüzden bilim böyle bir ayrım yapmaz.Bunu yazman da bir diğer hatandı.3. hatan ise Thesues'in gemisinin canlılara uygulanamayacağını söylemendir.Çünkü bu paradoks tıp için şu şekilde genişletilmiştir:"Bir insanın tüm organları değiştirilse hâla aynı kişi midir?".Dolayısıyla canlılar icin de kullanılabilir ve kullanılıyor da.Ayrıca evet dedigin gibi insanların zihni de vardır.Ve klon örnegini verirken zihinlelerimizin de aktarılacagını söyledim.Yani paradoksa dahiller orayı da atlamışsın :).Klonlama konusuna gelirsek demişsinizHayır çok yanlıs yorumluyorsunuz.Bir şeyi Kur'an-ı Kerim 'e sıkıştırmaya çalışmıyoruz.Zaten Kur'an-ı Kerim 'den ayetler paylaştım.Ayrıca yazımda mantıksal bir hata olduğunu da sanmıyorum.Ayrıca tanımınız tamamen hatalı.Beynin çevreyi okumasına falan ruh diyemeyiz.Siz kafanızdan bir ruh tanını oluşturup onun üzerinden tartışıyorsunuz. ve üzgünüm yanlış yorumluyorsunuz.Her sonucta bir klon ve bir gercek ben var cünkü :).Dolayısıyla iki tane ben olamaz.Evrim(!) konusuna gelince inan bana daha önce bir çok evrim(!)ciyle tartıstım ve verdiğin site de çok yetersiz.Köpek örnegini vermissin.Peki bana sergilenen en eski ara grciş formlarının(!) ne zaman bulundugunu söyleyebilir misin?Daha önce böyle ortaya atılan formların coğunun yanlis olduğu ortaya cikti.Günümüzdekilerin coğu da gelecek yarım yüzyıl ve yüzyılda yalanlanacak tahminimce.Ayrıyeten "ispatlanmış(!)" kelimesini ne kadar da abartıyorsunuz öyle :).Bilimde her an her şey değişebilir bunu asla unutmayın.darwinden itibaren bir cok sey yalanlandi.Temeller sabit tutulmaya calısarak bor çok sey değiştirildi.Müsait bir zamanda tek tek örneklerini verebilirim.Yani saglam bir dalı tutmuyorsun.Senin tuttukların da gelecek nesiller tarafından büyük ihtimalle yanlışyalanacak.Ayrıca en büyük hatalarından biri de olayları Kur'an-ı Kerim 'e göre yazdığımı söylemen.Oysa ben sadece 2 ayet verdim ve yazılarımı mantık kurallarına göre yazdım.Ruh tanımınız kesinlikle yanlış zaten.Cünkü bilim ruh tanımı asla yapmaz.Cünkü ruh gözlemlenebilir bir sey değildir.Ben senden mantık yürütmeni bekliyorum :).
    Enfalx 25 Eylül 2015
  • 0
    Birinci hatam benim yazınızı yanlış yorumlamamdan dolayı olmuş olabilir. Kusura bakma. 2. hatama (?) gelirsek..
    ünal çelik 25 Eylül 2015
  • 0
    Birinci hatam benim yazınızı yanlış yorumlamamdan kaynaklanmış olabilir, kusura bakma. 2. hatama (?) gelirsek... Benim demek istediğimde aslında tamamen oydu. Yukarıdaki yazılarımda anlayacağınız gibi ruh diye bir şeye inanmadığım ortada. Yani senin ruh diye tanımladığın şeyin aslında ne olduğundan bahsettiğim için ben de ona ruh dedim. Yoksa fiziksel olarak ele alınamayan ve doğaüstü olan bişeyden bahsetmen zaten başlı başına bilimle ters düşüyor. 3. hatama gelirsek... Ben Thesues'in gemisinin insanlara uyarlamanın saçma olduğunu söyledim evet. Senin de yazdığın gibi paradoksun kendisi de bir soru :"Bir insanın tüm organları değiştirilse hâla aynı kişi midir?". Ve biz de burada sorular üzerinde tartıştığımız için bunları yazdım. Bu soruda bence önemli olan beyin de bu değiştirilecek organlara dahil midir? Çünkü insanda benlik algısını yaratan şey beyindir. Ne kolumuz, ne bacaklarımız ne de böbreklerimiz değildir. Şöyle örnek verecek olursak sen de değişimler bütününden ibaretsin. Öyle ki senin de kolun kopabilir, karaciğerin iflas edebilir, kalp nakli yapabilirsin. Bunlardan hiçbiri olmasa bile zaten yaşlandığın sürece senin vücudunda milyarlarca hücre ölüyor, yerine yenisi geliyor. Yani değişiyorsun ve buna rağmen sen hala sen isen, beynini bir robota monte edebildikleri gün de sen sen olacaksın. Çünkü önceki yorumumda bahsettiğim gibi bunların hepsi senin için birer araç. Klonlama konusuna gelirsek. Klonunun sahte olduğu yargısı sende şu sebepten dolayı oluşuyor. Aslında sende de olmayan ama olduğunu düşündüğün bir ruhun onda olmayacağını düşünüyorsun. Çünkü o Allah tarafından anne karnında büyümedi. Şuanda bunları henüz bilemesek de eğer bahsettiğin gibi mükemmel bir klonlanma gerçekleşirse klonunda tıpkı senin gibi düşünebilmesi, hareket etmesi çok çok normal zaten klon demek bu demek zaten. Yani klonunda aynı beyne ve hafızaya sahip olduğu için birbirinizi ilk gördüğünüzde onun da sana "sahte" demesi olağan gözüküyor. Çünkü onun da hafızasında yer edinen bir operasyon(atıyorum klonlama işlemi için gereken ameliyat) var. Evet ilk önce olan ve "gerçek" olan sen olacaksın ama klonun ile hiç bir farkın olmayacak. Tabi bu dediklerim şuan bilimkurguya giriyor ama burası da zaten beyin fırtınası yorumları ve sen de böyle bir şeyi merak ettiğin için yazmışsınç
    ünal çelik 26 Eylül 2015
  • 0
    Evrim konusuna gelirsek... Sen tersini ispatlayamadığın bir şeyi kabullenmek ya da araştırmak yerine "peki bana bunu bunu söyle o zaman?" demişsin. Evet tek bir doğrudan yola çıkarak tümü ile bir teoriyi kabullenmek pek mantıklı değil. Ama şuanda en mantıklı ve gerçekliğe en yakın olan şey bu. Aslına bakarsan bir çok yönden kesine yakın :) Kuran'ın ne yazık ki ne bilimle ne de mantıkla pek bir alakası olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu başlı başına çok derin bir konu zaten. Dediğin gibi bilimin değişen ve gelişen bir şey olduğunun farkındayım. Bahsettiğin gibi evrim teorisinin 100 yıl sonra yanlış olduğu ispatlanabilir. Eğer böyle bişey olursa ben "ee peki bunun doğrusu neymiş, hayatımızın ve insanlığın kaynağı nedir?" gibi sorularla doğruyu aramaya devam edeceğim. Yani senin yaptığın gibi "ben bilmem kaç tane evrim çürütücü (!) gördüm.. sizin yeni teoriniz çok saçma bana bunu bunu söyleyebilir misin?" diyerek daha mantıklı ve ispatlanabilir bir şeyi inkar edip hala evrimi savunmayacağım. 200 sene öncenin doğrusunu savunmaktansa bugünde olmak daha iyidir diye düşünüyorum. Ki yine de evrim teorisinin doğruluğundan neredeyse eminim. Ama senin Kuran'dan emin olduğun kadar değil :) Fazla emin olmak bazı görüş açılarını köreltir diye düşünüyorum. Biraz kuşkucu yaklaşmak dileği ile..
    ünal çelik 26 Eylül 2015
  • 0
    Evrim konusuna gelirsek... Sen tersini ispatlayamadığın bir şeyi kabullenmek ya da araştırmak yerine "peki bana bunu bunu söyle o zaman?" demişsin. Evet tek bir doğrudan yola çıkarak tümü ile bir teoriyi kabullenmek pek mantıklı değil. Ama şuanda en mantıklı ve gerçekliğe en yakın olan şey bu. Aslına bakarsan bir çok yönden kesine yakın :) Kuran'ın ne yazık ki ne bilimle ne de mantıkla pek bir alakası olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu başlı başına çok derin bir konu zaten. Dediğin gibi bilimin değişen ve gelişen bir şey olduğunun farkındayım. Bahsettiğin gibi evrim teorisinin 100 yıl sonra yanlış olduğu ispatlanabilir. Eğer böyle bişey olursa ben "ee peki bunun doğrusu neymiş, hayatımızın ve insanlığın kaynağı nedir?" gibi sorularla doğruyu aramaya devam edeceğim. Yani senin yaptığın gibi "ben bilmem kaç tane evrim çürütücü (!) gördüm.. sizin yeni teoriniz çok saçma bana bunu bunu söyleyebilir misin?" diyerek daha mantıklı ve ispatlanabilir bir şeyi inkar edip hala evrimi savunmayacağım. 200 sene öncenin doğrusunu savunmaktansa bugünde olmak daha iyidir diye düşünüyorum. Ki yine de evrim teorisinin doğruluğundan neredeyse eminim. Ama senin Kuran'dan emin olduğun kadar değil :) Fazla emin olmak bazı görüş açılarını köreltir diye düşünüyorum. Biraz kuşkucu yaklaşman dileği ile..
    ünal çelik 26 Eylül 2015
  • 0
    Sanırım bazı şeyleri anlatamıylrum.Cünkü yazdiklarinizin hala beni. Konumla bir ilgisi yok.İkincinin hata olmadigını söylemişsiniz.Oysa bana göre hâla öyle.Çünkü bilime ters bir ruh tanımı değil bu.Verdigin linkteki gibi yanlış düşünüyorsun.Bilimin bunu kanıtlayamaması aksi oldugunu göstermez.Cünkü bir seyin olmadığı ispatlanabilir :).Mesela eterin var olmadigini ya da rutherford atom modelinin yanlis olmasi gibi...Bu yüzden bilim bazi seylerin aksini kanitlamak icin de kullanabilir.Aynı sey ruh için de geçerli.Bilimin ruhu kanıtlayamaması ruhun olmadığına(!) bir delil değildir.Mantık kurallarını biliyorsan 3.halin olası olmayışını da biliryorsundur.Yine de Schrödinger'in kedisi gibi özel durumlar da var :).Kısaca bir seyin var oldugunun kanitlanmamis olmasi var olmadigi anlamina gelmez.Bu yüzden ruh tanimi da bilimle celişmez.
    Paradoksa gelirsek.Evet beyin de bu organlara dahildir.Cünkü gemi olayinda bile "bütün parcaların" değişmesinden bahsediliyor :).Bu yüzden beyin de değişmelidir.Klon olayına gelirsek.Aynı anda iki tane ben oldugunu iddia edebilir misin?Bunu 3.kez yazıyorum dikkatli oku:"sonuçta bir gerçek ve bir klon var."Dolayısıyla zihnimi makineye aktarınca da bir gercek ben ve bir de sahte ben olacaktır.Yani karsidaki kisi ben değil sadece benim bir "kopyam" olacaktir :).Şu açıdan bakmayı dene:Klonlandıktan sonra aynı anılara sahip olmayacağız.Sadece önceki anılarımız aynı.Bu da gösterir ki aynı bireyler değiliz."Sadece bir ben ve bir de benim kopyam var."Tırnak içindeki ifadenin tartisilacak bir kısmı yok.Evrim(!) konusuna gelirsek.Konumuzla ilgisi olmayan bor şey.Eğer tartismak istiyorsan bunu başka bir konu ya da platformda yapmamiz lazim.Kur'an-ı Kerim konusuna gelirsek bunu da baska bir platformda konusabiliriz.Eğer istersen ve ben müsait olursam İnşaAllah.
    Enfalx 26 Eylül 2015
  • 0
    "Bilimin ruhu kanıtlayamamış olması ruhun olmadığına delil değildir." Aslına bakarsan dışarıdan mantıklı görünen bi cümle. Ama bilim ruhu değil de senin ruh diye belirttiğin bilinçlilik duygusunun nereden kaynaklı olduğunu kanıtladı. Kısacası ruh ile zaten hiç uğraşmadı bile. Az önceki mantığın ile ben de perilerin olduğuna ya da Zeuss'un belirli bir dönemde yaşayıp insanlara göründüğüne daha sonra ruhani bir şekilde gezegenimizi terk edip ışık hızında uzaklaşmaya başladığını söyleyebilirim. Bilim bunun da aksini ispatlayamaz.. Kulağa ne kadar uçuk geldi değil mi ? :)) Klon konusunu daha fazla yazmayacağım gayet net ve açık.
    ünal çelik 26 Eylül 2015
  • 0
    Bilim benim bahsettiğim bilinç duygusunu açıkladı mı?Farkında mısın ben bilinçle ruhu bağdaştırmadım.Bilinç duygusundan da bahsetmedim.Hatta klon olayında klonun da benimle "aynı zihne" sahip olacağını belirttim :).Zeus örneğine gelirsek.Düşünce açını geliştirmen gerek bu konuda bana göre.Bilim tek başına verdiğin örneği çürütemez ancak "mantık" çürütebilir :).Oysa mantık veya felsefe ile ruhu çökertemezsin.Mantık olmadan bilim olmazdı.Mantık olmadan matematik olmazdı.Eğer istersen zeusun var olamayacağını mantık kuralları çevresinde konuşabiliriz :).Klon olayında ise gayet net ve açık değil maalesef.Makineye zihnimizi aktarınca makinenin "biz" olacağını yazmıştın.Benim verdiğim örnekte ise ben hala bu dünyada olduğuma göre 2 tane "gerçek ben" mi var yoksa "bir gerçek ben" bir de "sahte ben" mi var?Bu soru üzerinde kalmalısın.İkimizin de "aynı kişi" olduğunu söylemek aptallık olur.4. kez dediğim gibi sonuçta "birimiz klon,sadece zihinlerimizend dolayı kimse kendisinin klon olduğunu bilemiyor."Makineye aktardığında da "birimiz makine" olacaktır.Ayrıyeten "Russel'in çaydanlığı"nı da araştırmanı öneririm.
    Enfalx 27 Eylül 2015
  • 0
    Zeus'un var olamayacağını mantık kuralları çerçevesinde tartışabileceğini farketmen güzel olmuş :) Amacım da buydu zaten. Ben orada Zeus'a inandığım için değil de sarcazm yapmak için yazmıştım. Dini görüşlerle değil de objektif bakarsan ruh da sana aynı şekilde saçma gelecekti, ne yazık ki bakamıyorsun. Klon konusuna gelirsek onlarca satırdır aynı şeyi yazdığımızdan bahsediyorum ve tekrar anlatıyorum ama ısrarla anlamıyorsun. Evet gerçek sen, sen olacaksın ama dışarıdan sizi gören birisi için bunun hiç bir anlamı olmayacak. Sen olaya kendi gözünden bakıyorsun ben ise dışarıdan ikinizi de gören birisi olarak. Elbette ki klonunu görünce "ben burdayım. O nasıl olabilirim?" demen çok normal. Tabi ki sen o olmayacaksın ama dışarıdan ikinizi de gören birisi için bu hiç bir anlam ifade etmeyecek. Çünkü benim için ikiniz de aynısınız.
    ünal çelik 27 Eylül 2015
  • 0
    Russel'in Çaydanlığı'na gelirse... Bence russel'in çaydanlığını biraz daha iyi oku ve anla. Ben Zeus'u sarcasm yapmak için söylemiştim ama nasıl oltaya düştüysen adeta kendini kendine karşı savunmuşsun. :) Ruh ve Zeus örneğim birbiriyle tamamen uyuştuğu için "Russel'in Çaydanlığı" ve (vikipediden baktığını varsayıyorum) aşağısındaki "Cahilin Savı" çok güzel birer örnek olmuş. Russel'in Çaydanlığı'nı anlamadığın için bir daha okumanı öneririm. Cahilin Savından buraya birkaç örnek yazabilirim. Örnek 1: Allah’ın yokluğu kimse tarafından kanıtlanmamıştır. Öyleyse Allah vardır.
    Örnek 2: UFO’ların olamayacakları ispat edilemediğine göre, UFO’lar mevcuttur.
    Örnek 3: Hayaletlerin olmadığı kanıtlanamadığına göre, hayaletler vardır. (olduğu gibi yazdım). Senin ruh kavramın da ne yazık ki bununla tamamen uyuşuyor. Ve tekrar söylürum Zeus örneği saçma sapan bir uydurmaydı :))
    ünal çelik 27 Eylül 2015
  • 0
    Ünal Çelik beni bir kez daha hayal kırıklığına uğrattınız.Zeusun bir örnek olduğunu ben de biliyorum.Ve ben de size açıkca meydan okuyorum.Mantık kuralları ilr ruha karşı ne söyleyebilirsiniz?Farkında olmadan kendisine mesaj veren sizsiniz.Çünkü dediğim üzere mantık zeusu çürütür ancak ruhu ÇÜRÜTEMEZ ;).Dolayısıyla verdiğiniz örneğin hala bir geçerliliği yok.Yani benim örneğim hala geçerli :).Russelin Çaydanlığını anlamayan maalesef sizsiniz.Çünkü aynı örneğin ruh konusunda da uygulanabileceğini hala anlamamışsınız :).Sonda verdiğiniz örnekler konusunda da açıkca "saçmalamışsınız".Çünkü ben aksi kanıt yoksa o şey gerçektir vb. bir ifade kullanmadım.Sadece olumsuz yorum yapılamayacağını belirttim.Yani cahilin savı buna bir örnek değil :).Bana önce senin tanımın gibi bir ruh yok(!) diyorsunuz.Sonra zeus örneği verip bu sadece bir örnek diyerek geri adım atıyorsunuz.Ben size direk söylüyorum mantık kurallarıyla ruhu tartişalım :).Örnek falan da vermeyin mantık kuralları bellidir :).Klon örneği konusuna gelince hala anlayamadığınız şey şu:Olayın kim tarafi dan nasil gorundugunun bir önemi yok.3.şahıs falan deyip lafi dolandirmayin.3.şahsın bilememesi "bir sahte ve bir de klon olacaği" GERCEĞINI DEĞIŞTIRMEZ :).Bu sepeple isterseniz tüm dünya nüfusunu da şahıslar olarak kullanabilirsiniz ama gerçek değişmey3cektir."Klon asla ben olmayacak sadece ben olduğunu sanacaktır."(Tırnakta hata var mı :)?)Ayrıyeten evet zeus sacma sapan bir uydurmaydi.Ancak benim bilimin yorum yapamamasi olmadigi anlamina gelmez demem sacma sapan bir uydurma değil bir gercekti :).Russeli caydanligi ise buna en iyi ornek.Dolayisiyla anlamayan sizsiniz.Ve eğer hala istiyorsaniz zeus gibi sacma sapan örnekler uydurabilirsiniz.Ama bunlarin hic biri benim söylediklerimi çürütmez ;).Ve saçmaladığınız bir başka nokta ise ruh tanikin buna uyuşuyor demeniz.Ruhu savunan mantık ve felsefi görüşler vardır :).Dolayısıyla ruh taninim cahilin savi icin bir örnek değildir :).
    Enfalx 27 Eylül 2015
  • 0
    Ayrıyeten olataya düşme durumu yok.Ne kadar da dikkatsiz okuyorsunuz mesajlarımı.Mantık kurallari ile zeusu curutebiliriz ancak ruhu curuteneyiz dedim.Yani anlamadiginiz nokta bu.Ruhu curutmek icin mantik kurallarini kullanamazsiniz.Üstelik bazı argümanlara bakarsanız ruhu savunan iddialarıda görebilirsiniz.Son bir not:Okullarla beraber benim de meslek hayatim basliyor.Bu yüzden aktif olamayacagim.Yine uygun zamanlarda cevap vermeye calisirim İnşaAllah :).
    Enfalx 27 Eylül 2015
  • 0
    Birbirimize anlatamadığımız bir konu var ortada. Senden ricam biraz vaktini harcayıp bana mantık kuralları ile zeus örneğimin neden geçersiz olduğunu ve ruh inancının neden mantıkla çökertilemeyeceğini anlatabilir misin? Belki ben de bu sayede ruha olan inancımı geri kazabilirim. Tekrar söylüyorum neden zeus örneğim mantıksız ve neden ruh mantık ile çürütülemez? Biraz sonra buraya tekrar tekrar "ruhu mantık ile çürütemezsin. Zeus örneği çok saçma" yazmanı değil de işin daha derinlerine inmeni umuyorum. Çünkü sorularıma ancak bu şekilde cevap alabilirim. Bir isteğim daha var bu soruların cevabını çokca güvendiğin mantık kuralları ile cevap vermeni istiyorum. Herhangi bir din ve inanışa dayanarak değil ki en önemli kısım bu. Açıkcası ne tarz bir savunma olacak merak içerisindeyim. Meslek hayatında başarılar...
    ünal çelik 27 Eylül 2015
  • 0
    Birbirimize anlatamadığımız bir konu var ortada. Senden ricam biraz vaktini harcayıp bana mantık kuralları ile zeus örneğimin neden geçersiz olduğunu ve ruh inancının neden mantıkla çökertilemeyeceğini anlatabilir misin? Belki ben de bu sayede ruha olan inancımı geri kazabilirim. Tekrar söylüyorum neden zeus örneğim mantıksız ve neden ruh mantık ile çürütülemez? Biraz sonra buraya tekrar tekrar "ruhu mantık ile çürütemezsin. Zeus örneği çok saçma" yazmanı değil de işin daha derinlerine inmeni umuyorum. Çünkü sorularıma ancak bu şekilde cevap alabilirim. Bir isteğim daha var bu soruların cevabını çokca güvendiğin mantık kuralları ile cevaplamanı istiyorum. Herhangi bir din ve inanışa dayanarak değil ki en önemli kısım bu. Açıkcası ne tarz bir savunma olacak merak içerisindeyim. Meslek hayatında başarılar..
    ünal çelik 27 Eylül 2015
  • 0
    Öncelikle bu kadar geç kaldığım için özür dilerim.Sana mantık kuralları ile zeus örneğinin neden geçersiz olduğunu açıklamamalı ve ruhu da neden çürütemeyeceğimizi açıklamamı istemişsiniz.İşin derinlerine inmemi söylemişsiniz.Gerek felsefi gerek de mantık biliminin kuralları ile bu konuya giriş yapalım o zaman:
    İlk olarak zeus ile başlayalım.Zeus yunan mitolojisine göre tanrı(!)dır.Ancak bir yaratıcı vasıflarına sahip bile değildir.O zamanlar mantık ve felsefe bu kadar gelişmiş değildi.İnsanlar kafalarından bir şeyler uyduruyor(tabii ki bunlar zamanla oluyordu.) ve o şeylere tapmaya başlıyorlardı.Zeusu bir yatarıcı olarak kabul edersek(hâşa) zeusun bu evrenden bağımsız olması gerektiği sonucuna varırız.Çünkü evreni yaratan evrenden önce de var olmalıdır ki evreni yaratabilsin.Mekanı yarattığına göre mekandan da bağımsız olmalıdır.Zamanı yarattığına göre de zamandan bağımsız olmalıdır...Oysa zeus gibi yunan mitolojisindeki tanrılar(!) evrenden bağımsız değil tam aksine evrene bağımlı bireylerdir.Dolayısıyla bu mantık önermesi yanlıştır.Ayrıca gelişen bilim ile ortaya çıkan "büyük patlama" teorisi de bize evrenin ezeli olmadığını, bir başlangıcı olduğunu göstermiştir.Durum böyle ise zeusun da bir başlangıcı olacaktır.Zaten yunan mitolojisini incelediğimiz zaman tanrılar(!) arasındaki mücadele vb. olaylarda dikkatten kaçmaz.Ayrıca zeusun bir çapkın olması da yaratıcı olmadığının göstergelerinden biridir.Çünkü yunanlılar insana ait özellikleri zeusa da yüklemişlerdir.Ayrıyeten diğer efsanelere de bakarsan zeusun ezeli olmadığını da çıkarabilirsin(zeusun doğuşu).Dolayısıyla verilen zeus tanımı tamamen mantık kurallarına aykırıdır.Eğer mantık kurallarını biliyorsan "özeşlik ilkesini" de bilmen lazım.Zeus hâşa yaratıcı ise yaratıcıyla özdeş olması lazımdır oysa yukarıda anlattığım gibi yaratıcı vasıflarını bile taşımamaktadır.Yani zeusun insanlara görünmesi ve sonradan uzaklaşması tamamen saçma bir uydurmadır.Ayrıyeten zeusun da sıfatları vardır ancak bu sıfatlar ile kendisi çelişmektedir dolaysıyla zeus tamamen özdeşlik ilkesine ve çelişmezlik ilkesine aykırıdır.Yani mantıken "yanlış bir önermedir."
    Anlatamadığım veya anlamadığın bir yer olursa sorabilirsin.

    Ruh konusuna gelirsek:
    1.Temel mantık kurallarını "özdeşlik ilkesi","çelişmezlilik ilkesi" ve "3. halin olanıksızlığı" diye yazabiliriz.
    2.Ruh varsa ve bu ilkeler doğruysa bu ilkelere uyması lazımdır.
    (3.Din konusuna girmememi istemişsin ancak ruh bilimin değil Din 'in tanımındadır.Bu yüzden arada sırada Din 'i bilgiler vermem gerektiğini belirtmiş olayım.)
    4.Bahsettiğim ruh tanımı bu ilkelerle çelişmez.
    Açarsak:
    Ruhun özdeşlik ilkesine uygun olması lazımdır.Nitekim öyledir de.Bahsettiğim ruh tanımına göre zaten ruhu gözlemleyemeyeceğiz.Dolayısıyla sadece mantık ve felsefi kurallar vb. ile yorum yapabileceğiz.Bahsettiğim ruh (yani İslâm 'daki ruh) tanımı hiç bir çelişki içermemektedir.Yukarıda bana bilinçten bahsettiğin zaman ilk mesajlarımdaki "dünya bedeni" kısmına dikkat etmemiş olduğunu görüyorum.Dünya bedenimiz şu anda kullandığımız bedenimizdir ve bu dünyayı kavramamızı sağlar.5 duyuyla çevremizle etkileşir ve bunları anlamaya çalışırız.Oysa öldükten sonra bu bedenimizi bırakırız.Yani "ruh" kavramı ortaya girer.
    Bahsettiğim ruh tanımı çelişmezlik ilkesine de uymaktadır.Ruhun sıfatları zeus örneğinde olduğu gibi kendisiyle çelişmez.Dolayısıyla ruha karşı ruhun argümanları kullanılamaz(Buna örnek olarak statik evreni verebiliriz.Statik evren tanımı evrenin ezeli olduğunu öne sürer kısaca.Buna göre termodinamiğin yasalarına göre evren ezelde kendini yok etmiş olmalıydı.Dolayısıyla statik evren tanımı kendi önergisiyle kendisini çürütmektedir.).Ruhun tanımında ise böyle bir şey yoktur.
    3.halin imkansızlığına göre de bir önermeye ya "doğru" ya da "yanlış" şeklinde cevap verilebilir(Kuantum dünyasının acayiplikleri bu ilkenin dışında tutulabilir bana göre.).Ruhun varlığı da bir önerme olarak görülebilir ve hem doğru hem de yanlış denmesi mümkün değildir.Dolayısıyla üzerinde düşünülmeli-tartışılmalı ve bir sorunca varılmalıdır.Yeterince araştırdıysan "bilgi kuramı" diye bir şey duymuş olmalısın.Kısaca bilgi kuramı bilgiyi araştıran ve inceleyen bir alt dal olarak görülebilir.Ayrıyeten bilgi kuramı "Platon" a kadar eskilere götürülebilir.Bilgi kuramı bize göstermiştirdir ki maddenin tek başına "bilgi" üretmesi imkansızdır.Bilgi, maddeden ayrı bir şekilde incelenmelidir.Bu da bilgi ve maddeyi ayıran bir özelliktir.Felsefeye de meraklıysan suje olmadan bilginin çıkamayacağını da bilmiş olman lazım.Suje burada "biz" oluyoruz.Yani maddeden bilgi çıkaran da bizlerizdir.Bize bir akıl verilmiştir.Dolayısıyla madde aklı, dolayısıyla bilgiyi oluşturmamış.Akıl sayesinde suje bilgiyi kavrayabilmiştir.Bu da "ruhu" destekler niteliğinde bir önermedir.Ve mantık kuralları ile de sınanabilir.Kuramlar da zaman içerisinde geliştirilmiş, genişletmeler,daraltmalar,ekleme ve çıkarmalar yapılarak geliştirilmiştir.Örneğin Newton'ın yer çekimi yasalarının çok büyük kütlelerde hatalı sonuçlar verildiği görülmüş ve görelilik ile bu eksiklikler tamamlanmaya çalışılmıştır.Aynı şekilde bu yasa kuantum dünyasında da iflas etmiştir ve günümüzde bilim insanları kütle çekimini kuantum dünyasına uygulamaya çalışmaktadırlar.Standart model de buna örnek olarak verilebilir.Standart model çoğu şeyi tanımlar.Standart model ile sonunda kuram deneyin önüne geçmiştir.Mesela standart modelden önce elektronlar gözlem yoluyla bulunurken standart model sayesinde karşıt parçacıklar kuramsal olarak keşfedilip sonradan yapılan deneylerle ispatlanmışlardır.Ancak standart model de her şeyi açıklayamamaktadır.Bu yüzden "süpersimetri" vb. teoriler ortaya atılmış ve daha çok şey açıklanmaya çalışılmıştır.Bahsettiğim şey de böyledir.Buna örnek olarak Descartes'in çalışmalarını verebilirim.
    Enfalx 19 Ekim 2015
  • 0
    Bu mesajı yazdıktan bir hafta sonra(biraz daha fazla) gönderebildim.
    Enfalx 19 Ekim 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.632 soru

27.430 cevap

30.087 kullanıcı

Giriş Yap