• -2

    Zıplama yüksekliği ile yerçekimi ivmesi arasında nasıl bir ilişki vardır? bir formülü var mıdır? bu ikisinden başka değişkenlere sabitlere bağlı mıdır?

    dağnar yokburuk 17 Aralık 2018
  • 0
    soru olarak; 80 kg bir insan g'nin 9.8 kabul edildiği dünyamızda 80 cm yüksekliğe zıplayabiliyorsa, g'nin 3.7 olduğu marsta kaç cm yükseğe zıplayabilir?
    dağnar yokburuk 17 Aralık 2018
  • -1
    (80x (9.8/3.7)) cm
  • 0
    Cevabınıza göre marsta 2 metre ayda 4 metre yükseğe zıplaması lazım.
    dağnar yokburuk 18 Aralık 2018
  • -3
    ivmenin olduğu yerde oran orantı kullanmak doğru mudur?
    dağnar yokburuk 18 Aralık 2018
  • 0
    Fark ne? Başka ne kullanmayı umuyordunuz?
  • +3
    Bahsedilen durumda zıplama hızının karesi, ivmenin maksimum yükseklikle çarpımının iki katına eşittir. Yani zıplama hızı sabit tutulduğunda ivme 2 katına çıkarsa maksimum yükseklik yarıya düşer.
    Efe Güleroğlu 25 Aralık 2018
  • +3
    Sorunun cevabına gelirsek de kütlenin maksimum yükseliğe bir etksisi yoktur.
    Dünyada: V^2=2*9,8*h Marsta: V^2=2*3,7*(37/98)h. Yani maksimum yükseklik Mars'ta, Dünya'dakinin 37/98 katıdır.
    Efe Güleroğlu 25 Aralık 2018
  • +3
    Yani cevap: 30,2040816327cm.
    Efe Güleroğlu 25 Aralık 2018
  • +3
    Bravo Efe,
    Mükemmel cevap,
    Dünyada 80 santim zıplayan adam, Mars'ta 30,2040816327 zıplıyor demek...
    Seni de fizik hocanı da tebrik ederim.
    Böyle hocalar ve öğrenciler tam istenilen kalite zaten...
    Bir +'da benden...
  • +1
    @Hiç kimseyle tartışmaz, Efe'nin yanlış cevabını takdir etmediğini, Anlayamamışlar... :-)

    Akıl ve mantık, kütle çekim kuvvetinin daha düşük olduğu bir yerde, aynı kuvvetle daha az zıplanmasını nasıl açıklar bilmiyorum.

    Demek ki eğitimcilerimiz de kelimelerdeki niteliğe değil niceliğe öncelik veriyorlar.
    Kutsal Bilge 30 Aralık 2018
  • -1
    Belki de Efe yanlış cevap vermiş olsa dahi beğenmişlerdir değişiklik olsun diye:) Ben gibi. Hepimiz bu eğitim sisteminin içinden çıktık, bu yüzden muhakeme yeteneğimizin eğitim ile değil kendi merakımız ile geliştiğini göz önünde bulundurarak böyle küçük hatalara eksi vermenin de bir anlamı olmasa gerek. 10 basamak hassaslığında bir cevap vermiş olması da takdire şayan tabi.
    Vide supra 31 Aralık 2018
  • 0
    @Vide supra Değişik bir teselli. Senin de hatasını eğitim sistemine vuran kitleden olduğunu pas geçerek hesap makinesinden copypaste yapmanın kolaylığına çağırıyorum.
    Esma Ç. 05 Ocak 2019
  • 0
    Çocuklarımıza kitap okutamıyoruz. Kitap okumak, genelde bir zulüm onlar için.
    Oysa kitap okumak sadece bir şeyler öğrenmek değildir. Okurken okuduğunu beyinde hayal etmek, canlandırmak, seslendirmektir.
    Bilgisayardan, mr google'den her konuda bilgi bulabilirsiniz ama hayal etmeyi öğrenemezsiniz.
    Oysa hayal gücümle, incelediğim bir sistemin parçalarını defalarca söküp, takıp, değişiklikler deneyebiliyorum.
    Hayal gücü, en çok başvurduğum laboratuvar. Bir çok deneyi tekrar tekrar gözden geçirebiliyorum. Farklı olgular, nesneler arasındaki bağlantıları karşılaiştırabiliyorum.
    İnsan hayal edebildiği sürece, yeni şeyler üretebilir.

    Şimdiki neslin genelde hayal gücü o kadar kıt ki... Çoğu bilgi ve olgu arasındaki bağlantıları göremiyorlar bile...
    Bir çok kavramı anlamaları için, resimler ve videolar gerekiyor. Gene de yetmiyor.
    TV izler gibi, kavramlara ve konulara bakıyorlar. Anlayamıyorlar.
    Bu sadece eğitim sisteminin değil, çocuklarına ayırması gereken zamanı ayırmayıp, çocukları elektronik medyanın eline bırakan bir ebeveynlerin de hatası...

    Ne mi yapmalı bunu değiştirmek için?
    Bırakın çocukları sokağa çıksınlar ve oyun oynasınlar.
    Her istediklerini ellerine vermeyin, elde etmek için kendi imkanlarını ve yaratıcılıklarını kullansınlar. Her oyuncağı satın alırsanız, kendisi ne üretecek?
    (Eğer ağlayıp, zırlayıp isteklerini sizin üzerinizden ele geçirmeye çalışırlarsa, çoğu yaşıtımın iyi tanıdığı "kutsal terlik ve süpürge" acil durumlarda çözüm olabilirdi :-) ama çağ değişmiş. Şimdi ki zamanlarda, "istediğini kesinlikle yapmayın ve zevk-haz alanını kısıtlayıcı başka uygulamalar yapın." diyorlar...)
    Daha az ders saati, ödev yükü olan okullarda okusunlar. Onların ödevlerini yapmayın. Sorunlarını kendileri çözsünler.
  • 0
    Not: Efe Bey;
    Bölmeyi tersten yapın.
  • +1
    @esma Ç. Tam olarak ne demek istediğinizi anlayamadım. Takdir ediyorum derken ise biraz ironi yapmıştım sadece.

    Ezbere dayalı ve salt formül üzerine kurulmuş bu yanlış yaklaşım bence özellikle küçük yaşlarda kazanılarak yetişkinlik zamanlarına kadar uygulanmasından dolayı artık temelli hale geliyor. Ezber de eğitimin elbette bir parçasıdır fakat önce çocuğun doğadaki fiziksel etkileşimleri kafasında bir simülasyona sokabilmesi yani bir nevi tasavvur edebilmesi gerekir. Gelecekte kişinin oturmuş bir muhakeme yeteneğine sahip olması için formül öğrenmesi kesinlikle gerekmiyor. Siz kafanızda o süreci ya da sistemi oturtup burtay beyin de dediği gibi etkileşimleri hayal edebiliyorsanız o konuya hakimsiniz demektir. Sonra zaten formülleri de unutmazsınız.

    Yoksa üniversitede fizik deneylerinde pinpon topunun masadan sekme hızını mach 5 lerde hesaplayan ya da bir distilasyon kolonunun boyunu dış atmosfere değdiren hesaplamalarla karşılaşabiliyor insan.
    Vide supra 07 Ocak 2019
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap