• 0

    Solucan delikleri, bilgiyi ışık hızından daha hızlı bir şekilde yollayabileceğinden Einstein'ın görelilik kuramını ihlal eder mi?

    Görkem Seven 11 Nisan 2018
  • +2
    solucan delikleri zaten görelilik kuramı üzerine olduğu tahmin edilen şeyler.
    solucan deliklerinde asıl olay hız değil 2 noktayı birbirine bağlayan kısa geçişler mesela kağıdın 2 farklı noktasına nokta koyarsan en hızlı yol düz bir çizgi çizmek değil ; kağıdı katlayıp 2 nokttayı üst üste getirmektir solucan deliklerinin de asıl prensibi budur yani ışıktan hızlı hareket diye bir şey söz konusu değil (en azından bildiklerimden yola çıkarak ulaştığım sonuç bu)
    Ve Einstein'ın genel göreliliği matematiksel olarak solucan deliklerinin olduğunu 'tahmin' ediyor şu ana kadar kesinleştirilmiş bir şey ortada yok
    Burhan KANAT 13 Nisan 2018
  • -7
    Solucan deliği, karadeliğin içi boş olanıdır. Bu da madde kullanmadan, salt kütlesiz enerjiyle oluşan bir karadelik anlamına gelir. Yani, fotonlar öylesine fazla enerji yüklü olacaklar ki, kütleçekim etkisi onları kendi üzerlerine bükülmek zorunda bırakacak. Böylece içi boş bir karadelik oluşacak. Bu boşluk çevresinde çok büyük bir çekim olduğu için tamamen vakum olacaktır. Vakum etkisi madde parçacıklarının ışıktan çok daha hızlı olmalarını sağlar.

    Labaratuvarlarda küçük alanlarda da olsa vakum yaratılır ve bu bölgeden geçirilen parçacıklar ışıktan daha hızlı olurlar. Prensip; evrenin doğal şartlarının dışında negatif (inflaton) basınç alanı yaratmaktır. Bu da evrenin hiç bir kuralını ihlal etmez çünkü evren dışı bir ortam gerektirir. Evrenin pozitif basıncı zaten hiç bir enerji türünün ışık hızını aşmasına izin vermez.

    Elbette solucan deliği oluşturmak çok zor bir iştir ve çok fazla enerji gerektirir. Üstelik bu enerjiyi denetleyebilmek de aynı oranda zordur. Çok küçük boyutta yapılabilir ama insan boyutunda bir solucan deliği için güneşin yüzlerce katı enerji gerekir. Belki de binlerce...O gücün bir an kontrol dışı kaldığını düşünmek bile tüm güneş sistemini buharlaştırmaya yeter.
    Necmi Tüfek 14 Nisan 2018
  • +3
    "Labaratuvarlarda küçük alanlarda da olsa vakum yaratılır ve bu bölgeden geçirilen parçacıklar ışıktan daha hızlı olurlar." ne deneyi diye geçiyorlar söyleyin de bakalım?
    mzgnccn 14 Nisan 2018
  • +2
    Solucan deliği bizzat Einstein tarafından ortaya atılmış bir teoridir. Görelilik teorisine göre uzay eğilip bükülebilir bir yapıya sahiptir. Solucan deliği, evrende uzak iki nokta arasındaki uzayın bükülerek birbirine yakın iki nokta haline gelmesini sağlamaktadır. Solucan deliğinden geçen bir nesne teorik olarak uzayda ışıktan daha hızlı hareket etmiş olmaz fakat iki nokta arasındaki mesafeyi ışığın alabileceği süreden daha hızlı kateder.
    Mehmet Ali 15 Nisan 2018
  • +2
    Necmi Tüfek ve türevleri konusunda ise maalesef yapılabilecek bir şey yok. Ben daha önce defalarca karşı karşıya geldim ama nafile. Burası açık bir platform. Herkes üye olup istediğini yazabiliyor. Dolayısıyla eksileyip geçmekten başka çaremiz yok.
    Mehmet Ali 15 Nisan 2018
  • +2
    Bazılarının mantığı sadece kendi işine yarar. Necmi beyin internette yazılan her şeyin doğru olmadığı gerçeğini farkında olmadan da olsa bize göstererek ne kadar büyük bir iyilik yaptığını anlamam biraz zaman aldı. Burada yeterince zaman geçirmiş kişilerin de az çok bu durumu anladıklarını düşünüyorum fakat yeni arkadaşlar için henüz daha yeni başlamış bir mücadele olabilir bu. Fakat hayat böyle.. Olması gerekenden daha fazla tepki vermemek gerek.
    Vide supra 15 Nisan 2018
  • -2
    Sizler internette ne görüyorsanız onu olduğu gibi alıp kabul ediyorsunuz. Oradaki bilgileri analiz edecek alt yapı ve bilgi olmadığı zaman ne anlatıldığını anlamamanız doğal. Egolarınızı bir kenara koyamıyorsunuz ve hiç gereği yokken bilim konuşacağınıza polemiğe başvuruyorsunuz.

    Benim bahsettiğim solucan deliği teorisinin Einstein'la bir ilgisi yok. Olayı düşünmeniz için size şöyle bir soru sorayım; "Eğer uzay bükülüp evrenin iki uzak noktasını bir araya getiriyorsa solucan deliğinden geçmeye ne gerek var? Uzay bükülmüşse zaten tüm mekan da birlikte bükülür. Normal gemiyle de gidebilirsiniz." Ama o zaman evrenin dengesini bozmuş olur galaksilerin birbirleriyle etkileşmelerine çarpışmalarına neden olmuş olursunuz.

    Ayrıca iki noktayı bir araya getirip uzayı bükmek için önce uzak noktaya gidip orada da karşılık olan bir delik oluşturup sonra birleştirmek gerekir. Bu yapıldığı zaman solucan deliğinin negatif basınç alanı sayesinde iki delik arasında ışıktan çok daha hızlı transfer yapılabilir. Uzay bükülmüş değildir ama seyahat çok kısalmış olur. Etki ise aynıdır. "Ha uzayı bükmüşsünüz ha ışınlanma gibi transfer yapmışsınız. İkisi de aynı şeydir. Anlatım biraz farklı olunca anlaşılması da biraz zor oluyor. Ya da benim kafam böyle çalışıyor.

    mzgnccn,
    Saçsızlık teorisine kafadan atma bir yorum yapmasaydınız bunların hiç biri olmayacaktı. Bir konudan bahsettiğinizde soru sorulacağını düşünüp ona göre yazmalısınız. Beni şikayet edecek bir yer yok ama bana yazmamı istemediğinizi söylemeniz yeterli. Kaba sözlerinize karşılık verecek değilim. Ben medeni bir şekilde tartışmaktan yanayım. Ama görüyorum ki sizin gibi bir kaç kişi daha rahatsız durumda. Ne diyeyim, madem öyle ben izninizi isteyeyim...
    (Biraz esnek olun bence. Çok sert olunca kırılmak kolay oluyor.)
    Necmi Tüfek 15 Nisan 2018
  • +2
    Benim altyapı ve bilgimin yetersiz olduğunu söyleyebilecek bir düzeyde değilsin. Seninle bilim konuşulmaz zaten bilimden konuşabilmemiz için öncelikle bilgi sahibi olman gerek. Sen bilgiden yoksun olduğun gibi algılamadan da mahrumsun bu yüzden kafan basmıyor.
    "Labaratuvarlarda küçük alanlarda da olsa vakum yaratılır ve bu bölgeden geçirilen parçacıklar ışıktan daha hızlı olurlar." ne deneyi diye geçiyorlar söyleyin de bakalım? Öncelikle bu sorunun cevabını ver. Burada fiziği katletmiş-sin
    Uzay zamanının bükülmesinden bahsediyorsun bunu Einste in in görelilik kuramı dışında açıklayan başka teoriler mi var? Neyden bahsettiğini bilmiyorsun daha…
    Newton’dan başla öğrenmeye sonra saçsızlık teoreminden konuşuruz…
    mzgnccn 15 Nisan 2018
  • +2
    Ben liseye gittğim halde hiçbir parçacığın ışık hızını geçemediğini biliyorum. Necmi Bey okul okudunuz mu?
    Esra Yılmaz 15 Nisan 2018
  • 0
    Şu ana kadar sahip olduğumuz bilgi ve gözlemlere göre, hiç bir kütlesiz nesnenin veya alanın ışık hızını geçtiğine dair kanıt ve hiç bir kütleli nesnenin de ışık hızına ulaştığı saptanmamştır.

    (Dolanıklık konusunu hemen gündeme getirecek olursanız. O konu da sorunlu. Bildiğim kadarına göre, bence yanlış açıdan ele alınıyor. Doğru açısını ise bilmiyorum. Yanlış, çünkü dolanıklık ile bilginin bir şekilde ışıktan hızlı gittiğini iddia ettiğimizde, evrenimizdeki neden- sonuç ilişkisini de bozmuş oluyoruz.)

    Konuya geri dönersek; solucan delikleri 3 boyutlu evrenimizin 2 boyutlu bir kağıt gibi bükülmesi ile aralarındaki köprü gibiymiş gibi anlatılsa da, bu durumu yorumlarken bence farklı ele almalıyız.
    Eğer evreni 2 boyuta (kağıda) indirgiyorsak, maddenin tüm bilgisi de bu iki boyut üzerinde demektir. O halde bilgi 3 boyutluymuş gibi açtığımız solucan deliğinin içindeki boşluktan değil, yüzey alanından aktarılmalı. Çünkü solucan deliğinin içindeki bu alan bizim evrenimize, uzay-zaman'a dahil değildir.
    Bilginin aktarıldığı o iç yüzey bizim evrenimizin dokusuyla "temas" ta olduğundan, o iç yüzey boyunca gerçekleşecek hareketinde ışık hızı sınırı kuralına uygun olması gerekir diye düşünüyorum.
    Bu, bilginin 1000 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegene solucan deliği ile bir kaç saat ya da dakika da gitmesi anlamına gelebilir. Çünkü solucan deliğinin iç yüzey (alanının) (baştan-uca) mesafesi ışık hızı sınırına göre bu kadardır.

    Varsayımsal Solucan deliklerinin iç yüzeyleri iki boyutlu yapısı gene varsayımsal karadeliklerin iç yapıları ile benzer özellikler taşıyor. Madde-bilgi katılışı ile hacmi değil, yüzey alanı genişliyor. (Hawking) (Hologram evren düşüncesi de bu fikirle güçleniyorya zaten. Ya evrenin yüzeyindeki iki boyutlu bilgiden ibaretsek ve tüm evren bunun bir hologramı ise... gibi...)

    Her ikisi de bizim evrenimizde 2 boyutlu. Yani hangi yön ve açıdan gelirseniz gelin, girişi hep karşınızda görüyorsunuz. Her ikisi de Einstein'ın aynı bakış açısı altında, aynı kurallar altında farklı koşullarda gerçekleşen farklı olaylar.
    Bu nedenle karadeliklerin başka evrenelere açılan solucan delikleri bile olabileceği gündeme gelmiş. (Ama bunun karşılığı bir akdelik olması lazım.Başka evrenlerin karadeliklerinden bizimkine açılan. Üstelik bu akdelikten gelen enerji nedeniyle bunların gözlemlenebilir olmaları gerekir. Oysa böyle bir gözlem hiç yok. Enerji yoğunluğu artan hiç bir bölge yok. )
    Karadelikler, başta varsayımsal olmalarına rağmen, çeşitli gözlemler de "görülmemelerine rağmen o bölgedeki uzay zamanın kütle çekim kuvvetlerine vermesi gereken tepkilerin gözlemlerinin, varsayımdaki hesaplamaları doğrulamaları ile gözlemlenmiştir. (Yani Samanyolu merkezinde bir süper karadelik olduğunu biliyoruz. Her şey buna uygun tepki veriyor çünkü. Ama bu bilgi aslında bilimsel anlamda doğrulanmış değil.)

    Solucan deliklerinin yüzey alanı arasında kalan ve evrenimize ait olmadığını düşündüğüm alanda, enerji yoğunluğu bizim evrenimizden farklı, muhtemelen daha düşük ve belki hiç düzeyinde olmalı. Bizim uzay zaman dokumuza ait olmadığından, bildiğimiz anlamda bir "zaman" kavramı da olmamalı bence...

    Not: Herman Bondi'nin K-Calculus'ü özel göreliliği Lorentz ile aynı sonuçları sağlayacak şekilde fakat daha basit bir yapıda hesaplayabiliyor. Bu hesaplama daha yeni sayılır (1960'lar civarı sanırım) ve Lorentz kadar yaygın değil, alternatif te değil. Farklı bir bakış açısı sadece.
    https://arxiv.org/ftp/physics/papers/0110/0110007.pdf (Yazıyı daha okumadım. Bir ara okurum diye linkini tutuyordum.)
    Örnekle açıklama: Dünyadan ayrılan uzay gemisine radar (radyo) sinyali yolluyorunuz. Geri aldığınız yankı ile relavistik hesaplamaları yapabiliyorsunuz. (Dünya da ve gemide eş zamanlı çalışmaya başlamış özdeş saatler olması koşuluyla... Sanırım @mzgnccn'in hoşuna gider.)
  • 0
    Esra Yılmaz,
    Liseye gidiyor olmakla yazılanı doğru anlamak aynı şey değil. İsterseniz profesör olun, anlatılanı anlamıyorsanız diplomanız at gözlüğü görevi yapmaktan öteye bir işe yaramaz. Yazdıklarımı en baştan dikkatlice ve anlamaya çalışarak okursanız belki liseye gidiyor olmanın faydasını görürsünüz.
    Necmi Tüfek 16 Nisan 2018
  • 0
    Vide supra,
    İnternetteki çeşitli kaynaklardan alınmış bilgiler çoğunlukla kelime anlamlarının dışında anlamları olan bilgiler içerirler. Fizikçiler bir konuda yeni bir buluş yaptıklarında ona isim verirken çoğunlukla mecazi anlamlı isimler verirler. İnternette yazılan her şey zaten doğru değil ama doğru olanları da anlamak için çoğunlukla alt yapı ve bilgi gerekir.
    Dürüstçe öz eleştiri yapmışsınız. Benim için ne anlama geldiğini anlatmam zor olur. Teşekkür etmek belki de ilk kez gerçek anlamını yansıtacak.
    Teşekkür ederim...
    Necmi Tüfek 16 Nisan 2018
  • 0
    Işık hızını aşmıyor aslında. Solucan delikleri yolun kestirmeye dönmesi gibi daha çok. Yol kısaldığından daha kısa sürmesi daha hızlı olduğu anlamına gelmiyor. Şu ana kadar ışık hızını geçebilen herhangi bir parçacık saptanamadı.
    Selen 16 Nisan 2018
  • 0
    Burtay atığın yazıyı incelemek biraz zamanımı alacak bir kaç saatlik iş değil, teşekkür ediyorum
    mzgnccn 16 Nisan 2018
  • 0
    1- kütle hiçbir zaman ışık hızını aşamaz... solucan deliğinde olay 100 km lik mesafe bulunan 2 nokta arasının 10 km ye düşmesi...burada madde 100 km yi 10 sn de değil 10 km yi 10 sn de yol alıyor... farkı anlayalım önce...

    2- karadelik ve solucan delikleri tamamen birbirlerinden farklı 2 şeydir...
    solucan delikleri teorik olarak varlıkları mümkün olsa reelde oluşabileceklerini düşünmüyorum..
    karadeliklerin içinde solucan delikleri düşüncesini de yanlış buluyorum... karadeliklerin çalışma prensibi ile solucan deliklerinin çalışma prensibi çok farklıdır... karadelik öğütücüdür... ve mevcut 3 boyutlu hiçbirşey olay ufkunu geçemez... solucan deliklerinde ise 3 boyut doğrudan içinden geçip tekrardan 3 boyut olarak diğer tarafta belirir...

    yani karadeliklerde madde-enerji, enerji-enerji bağıntısı var iken solucan deliklerinde madde-madde, enerji-enerji bağıntısı vardır....
  • 0
    Ömer Bey,
    Diyelim ki Andromeda galaksisinde yaşanabilir bir gezegen tespit ettik ve oraya gitmek istiyoruz. Aradaki mesafe yaklaşık 2.5 milyon ışık yılı. Şimdi bu mesafeyi nasıl kısaltacağız? Galaksileri birbirlerine yaklaştırmaktan söz ediyorsunuz. Aksi gibi Andromeda ve Samanyolu galaksileri zaten birbirlerine doğru hızla yaklaşıyorlar. Aradaki mesafeyi söylediğiniz gibi onda bir oranında kısaltsak daha 250.000 ışık yılı yolumuz kalacak. Hatta galaksileri birbirlerine değecek kadar yaklaştırsanız bile daha yüzlerce ışık yılı gidecek yolunuz olacak. Ama bu arada çevresel bir felakete yol açacağız. Yani iki büyük galaksi birbirlerine girecekler. Bu arada yerel galaksi kümesiyle olan kütle çekimsel bağları etkilenecek ve belki daha büyük felaketlere neden olacağız. Bence olayı bu şekilde izah etmek pek olası değil. Yani bilim adamları grafiklerle ve simülasyonlarla uzayın büküldüğünü gösteriyorlar ama aslında gerçekte olacak olan bu değil. Onu anlatmaya çalışıyorum. (Bir de evrenin en uzak diğer köşesiyle büküldüğü versiyonunu düşünmek çok korkunç çünkü milyarlarca galaksi çarpışmak, üst üste yığılmak zorunda kalacak.)

    Uzayı bükerseniz içindeki her şeyi de birlikte taşımış olursunuz. Galaksileri birbirlerine yaklaştıracak kadar güç ne anlama gelir? O galaksilerden daha büyük bir güç gerekir. Her birinde yaklaşık 300 milyar yıldız var. Yani bir karadeliğin kağıdı katlar gibi uzayı büktüğünü gösteren temsili resimler ne derecede gerçekçi olabilir? Gerçekte anlatılmak istenen bu mudur?

    Gerçekte olacak olan şudur;
    Karadelik kendi içine çöker. Bu çökme mesafeyle ölçülse "sonsuz" sonuç verir. Yani karadelik yerine solucan deliği olsa içi boş olduğu için çökme yerine bir tarafa yönlenecek ve ulaşacağı mesafe sonsuz anlamında olacaktır. Eğer bu delik bir başka bölgeye yönlendirilip, irtibatlandırılabilirse içinden geçecek olan şeyler belki de hiç zaman harcamadan karşıya ulaşacaklar anlamına gelir. Bu arada geçiş yapan maddenin enerji haline gelip diğer tarafta tekrar maddeleşmesi kuantum bilgisayarla belki başarılabilir. ( 3 D yazıcı gibi ) Ama geçiş hiç zaman gerektirmezse o zaman madde deforme olmadan atlayabilir. İnsan boyutunda bir solucan deliğinin meydana gelmesi milyar sayıda yıldızın enerjisini harcamayı gerektirir. Yani bu solucan deliği teorilerinin gerçekleşme oranı çok düşüktür. (Ama imkansız değil.)

    Ben böyle düşünebiliyorum şimdilik.
    Necmi Tüfek 17 Nisan 2018
  • 0
    @necmi hocam; koca galaksileri birbirlerine yaklaştırmaya gerek yok... onu yapan zaten karadelikler veya galaksilerin kütleçekimleri...

    solucan delikleri; diyelim dünya ile andromeda galaksisinde ki İsis gezegenini birbirine bağlayan bir solucan deliği var...bu solucan deliği tüm galaksiyi değil sadece isis gezegeni ile dünyayı birbirine yaklaştırıyor... samanyolu ve andromeda daki diğer gezegenler ve yıldızların konumlarında hiçbir değişiklik yok... eğer dediğiniz gibi olsaydı diyelim 16 metre çapındaki bir solucan deliğine 1 trilyon yıldızlık andromeda galaksisinin sığmış olması lazım çünkü sizin deyiminizle solucan deliği galaksileri birbirlerine yaklaştırıyor...

    daha önceki karadelik konularında sanırım hepimiz olay ufkundan içeriye 3 boyutluların giremeyeceği konusunda anlaşmıştık... çökme açıları (caº) hipotezimde karadelikler 90º nin üstünde çöküyor... zaten caº=90º olursa bu direk olay ufku oluyor.... caº=90º da mevcut 3 uzamsal boyut 2 boyuta düşüyor burada.... yani içeriye sadece 3 boyutun altındaki şeyler giriyor... eğer karadeliğin merkezinde solucan deliği var ise karşı tarafa çıkışta 1 veya 2 boyutun tekrardan 3 boyut olması lazım ki bu durum sadece BİG-BANG de oldu... boyutsuz enerji maddeleşti... bu yüzden karadelik merkezindeki solucan deliği fikri veya teorisi yanlış...
  • 0
    Ömer Bey,
    Bence biraz daha dikkatli düşünelim. Konumları değişmeden iki gezegen nasıl yaklaşabilir? Eğer bu iki gezegen arasındaki gerçek mesafe değişmiyorsa o zaman solucan deliğinden geçenin ışıktan daha hızlı olması gerekmiyor mu? Yani benim söylediğim gibi bir sonuç çıkmıyor mu?

    Solucan deliği hiç uzayı bükmeden İsis gezegenine bağlanabilir. Çökme olayı ışık hızını aştığı için gerçekleştiğine göre, sonsuz hız anlamına gelir. Karadelik yerine solucan deliği bu sonsuz çökme durumunu evrendeki başka bir noktaya bağlanmak için kullanabilir.

    Ama uzayın büküldüğü tezini kabul edersek uzayın çevreyi de birlikte bükmeden, kimseye zarar vermeden nasıl bükülebileceğini ben düşünemiyorum.

    Yukarıda bahsetmiştim. Karadeliğin içinde solucan deliği olmaz. Solucan deliği kütlesiz enerjiyle ancak yapılabilir ki içi boş olsun. Yani karadelik konusunda daha önceki yazışmalarımızda mutabıkız.
    Necmi Tüfek 17 Nisan 2018
  • +1
    Solucan deliği teorisi, "uzayın zaten bükümlü olduğunu" varsayarak üretilmiş...
    Yataktan kalktığınız zamanki battaniyenin toplanmış hali gibi.
    Battaniyenin bize düz gibi gözükmesinin nedeni, ışığın bu kıvrımları izleyerek gelebilmesi. (Fiber optik kablo içindeki gibi)

    Yoksa solucan deliği ile kütleler hareket ettirilmiyor. Ve bizim istediğimiz yerde, istediğimiz yere ulaşan bir solucan deliği de tasarlanamıyor. Hepsi sonradan diziler için uydurulmuş fizik efsaneleri...
    Başlangıçta sadece evrenin dokusundaki bükümden dolayı, bir olasılık olarak ele alınıyor.

    Daha bir tane bile solucan deliğinin ne girişi, ne çıkışı hem saptanmış değil. Hem de yapılan astronomi gözlemlerinde, bu konuda şüpheli olarak ele alınmış tek bir bölge bile bulunmuş değil . (İşte şurada madde çıkışı var, burası solucan deliği olabilir, diye)
  • 0
    Evet haklısınız. Tüm solucan deliği teorileri fantezi. Ama sadece bir tane teori yok. Pek çok teori var. Herkes gibi bizim yaptığımız da "acaba şöyle olsa ne olur?" gibisinden akıl yürütme çalışması. Yanlız benim düşündüğüm bazı şeyler yok değil.

    Evrenin ilk zamanlarında enerjinin çok küçük alanda ve çok yoğun olduğu zamanda bu çeşit solucan deliği türünden anomaliler oluşmuş olabilir. İşte o zamandan kalma buruşukluklar ya da solucan yolları evrenin bu günkü yapısında etkili olmuş olabilir.Belki de hiç ummadığımız bir bölgede tabii gelecekte, uzay gemilerinin artık normal karşılandığı zamanlarda geminin biri tesadüfen bu yollardan birini keşfedebilir. Yani çok fanteziler çıkar bu konudan.

    Ama yukarıda Ömer Bey'e bahsettiğim düşüncemi biraz daha derli toplu açayım isterim.
    Karadelik malum, madde çökmesidir ve içinden geçmek imkansızdır. Çünkü madde kendi ağırlığını taşıyamadığından kendi içine çökmüştür. Bu çökme ışık hızını aşan bir çökmedir ve kendi içine doğru sonsuz bir çökme enerjisi barındırmaktadır. Bu önemli çünkü solucan deliği karadeliğin bütün özelliklerini taşır. Ama içi boş olduğu için kendi içine çökemeyeceğinden (eğer oluşursa) anında her hangi bir tarafa yönlenecektir. Benim düşündüğüm; eğer karadelikte bu çökme ışıktan daha hızlı olduğuna göre, yönlendiğinde acaba yine ışıktan daha hızlı olacak mıdır? Bence olabilir. Elbette evrenin içinde ışık hızı aşılamaz ama düşünmeye de engel olmaz. Anlatmak istediğim buydu.
    Necmi Tüfek 18 Nisan 2018
  • 0
    Arkadaşlar hiç bir parçacığın ışık hızını geçemeyeceğini ve solucan deliğinin ne olduğunu çok iyi biliyorum boşa açıklama yapmışsınız. (necminin saçmalıklarını okumuyorum bile)

    Diyelim ki A B ve C roketleri uzayda arka arkaya gidiyor. Dışarıdaki bir gözlemciye göre hızları 0.9c
    B roketindeki gözlemciye göre diğer roketlerin saati kendisiyle aynı.

    Dış gözlemciye göre A roketinin saati Bden, B roketinin saati de C den daha ileridedir.

    Einstein'in rölativitesine göre 3 rokette bulunan kişiler hiç bir şekilde kendisinin hareketli olduğunu ölememesi gerekir. Örneğin A roketinin saatinin görüntüsü B ye gecikmeli gideceği için önde bile olsa B den, B ile aynı görünür.

    Fakat roketlerdeki kişiler diğer saatleri solucan deliği ile görürse, kendi saatinden farklı olduğunu anlayacak ve de hareketli olup olmadığını farkedebilecektir ki böyle bir deney Einsteinin temel görelilik kuramını ihmal eder.



    Görkem Seven 19 Nisan 2018
  • 0
    Yani rölativiteden çıkarılan solucan deliği yine rölativiteyi ihmal ettiği için yanlış bir önerme olduğu anlaşılmış oldu.
    Görkem Seven 19 Nisan 2018
  • 0
    Görkem Seven,
    Yazılanların ne anlattığını anlamamış olduğunuz anlaşılıyor. Biz burada hızlanarak ışık hızının aşılabileceğini söylemiyoruz ki. Yani A B roketleri örneklerinizin konuyla bir ilgisi yok. (Çok klasik)

    Saçma olarak nitelediğiniz benim düşüncem şu;
    Karadelik, çökme hızı ışık hızını aştığı için karadelik olmuyor mu?
    Daha açık söylersek; karadeliğin çökme enerjisi ışık hızından daha fazladır.

    Elbette saçma olabilir ama benim düşünceme göre, karadelik eşiti olan solucan deliği kendi içine çökemediği için başka bir yöne doğru çöktüğünde hangi hızla çöker?

    Ayrıca biz burada ders işlemiyoruz. Hepimizin kendi özgün düşünceleri ve fikirleri var. Saçma olması hiç önemli değil. Zamanında Einstein'a da saçma diyenler çoğunluktaydı.

    Not: Burada bir katılımcıdan söz edecekseniz logoyu tam olarak yazın. Yarısını yada bir kısmını yazmak centilmenliğe aykırı olur sanırım. ( Asker arkadaşı olduğumuzu hiç sanmıyorum.) Saygısızlık böyle bir sitede yazan aklı başında insanların yapmaması gereken bir davranış şekli olmalı.
    Necmi Tüfek 19 Nisan 2018
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

Facebook ile Bağlan