• +4

    Nükleer füzyon tepkimelerinde kütlenin korunmamasının nedeni üzerine ( 2 ).

  • +2
    Devam yerine ayrı bir başlık açmış olmak daha iyi olmuş... :-) "Sapyoseksüel sosyopat" bir konu gibi bu ... :-)
    1) Güneşteki hidrojen miktarı azaldığında, onun görevini helyum devralacak.
    Gerçi birleşen helyum atomlarından, daha büyük atomlar oluşuyor ama ağırlık şu an hidrojende...
    Ama görevi güneşe daha sonra yakıt olmaktan ziyade, ara mamul olmak gibi bir şey sanırım.
    (Yanlış hatırlamıyor isem; kırmızı dev aşamasında kütle çekim kuvveti, iç basınçtan güçsüzleştiğinde, helyum aktifleşmeye başlıyor. Gene hidrojen yüzdesi yüksek ama iç basınç meselesi nedeniyle sanırım helyuma geçiyor öncelik. (Basınçla, üretilen parçacığın atom büyüklüğü arasında ilişki var mı?)

    2) Yakıtı enerjiye çevirerek kütlesinden kaybeder. Pratikte ikisi de aynı şey...
    Ancak bu noktada, önceki konuda belirttiğim gibi; "salt parçacık kütles"i olarak değil, "parçacık kütlesinin bileşiminde algılanan, parçacık momentumunundan" da kaybettiğini düşünüyorum...

    Üçüncü bir nokta; güneşimiz ve çevresindeki gezegenler, 5,5-6 milyar yıl evvel patlamış daha büyük bir yıldızın kalıntılarından doğmuştur...

    Özellikle atom ağırlığı olarak "demir sonrası" atomlar, bu yıldızın fırınından çıkmadır.
    Bu yıldızın patlaması ile ortalığa saçılan hidrojen miktarını tekrar düşünürsek, güneşteki yakıt sürecinin, salt "biri bitince, diğer başlıyor" şeklinde değil, "ara geçişli" olduğuna hükmetmek daha mantıklı gibi.
  • 0
    Merhabalar sorularım olacak biraz arkadaşlar. Kafam karıştı ve bu konu hakkında bir şeyler öğrenmek istiyorum. Madde madde yazacağım soruları ki karışmasınlar.

    Öncelikle bu yazılanlarları okumadan önce şunları biliyordum;

    " NFİHEBDABEO" " -- Nükleer füzyon, iki hafif elementin birleşerek daha ağır bir element oluşturduğu tepkimeler denir. Bu tepkimelere genellikle yüksek sıcaklık ve basının olduğu yıldızlarda rastlarız. Güneş saniyede 564 milyon ton hidrojeni, 560 milyon ton helyuma dönüştürür. Her tepkime de ( her saniyede ) 4 milyon ton gibi büyük bir miktar-enerji-kütle- kaybı olur. Bu 4 milyon tonluk enerji-kütle ise enerjiye ( ısı ve ışınıma ) dönüşür. Bu tepkime Hidrojen-Döteryum-Trityum izotopları ile gerçekleşirken, ürün olarak helyum+ nötron ve 17.6 MeV'lik ( enerji ) ortaya çıktığını biliyordum. Fakat yazılanlar yanlış biliyor olacağımı ( necmi bey ), ( eksik biliyor olacağımı ( vide supra ) gösteriyor.

  • 0
    İlk sorum şu; Tamam diyelim ki; 4 milyon ton emc2'den dolayı enerjiye dönüştü ve enerji yok edilemez ya da yoktan var edilemez diyen termodinamik kuralını ihlal etmedik. Peki o zaman ürün olarak ortaya çıkan kütle olan 560 milyon ton helyumun işlevi nedir ? Güneşe yakıt sağlamak mı ?
  • 0
    İkinci sorum ise şu; Bu durum da güneş kütle mi kaybeder yoksa Güneş sadece yakıtını mı kaybeder? Yoksa ikisi aynı şey midir ?
  • 0
    1) Füzyon İle Helyuma Dönüştükten Sonra Bir İşlevi Kalmaz.
    Ortaya Çıkan Enerji Foton Olarak Çevreye Yayılır. Güneş Enerjisi Budur.

    2) İkisi Aynı Şey. Ama Eş Anlamlı Değiller.
    Hakan K 05 Temmuz 2017
  • 0
    Gerçi bilgimin kaynağı burası değil ama benzer...

    ..."Enerji üretemediği için çökmeye engelleyemeyen çekirdek bir süre sonra o kadar sıkışır ve sürtünmeden dolayı o kadar ısınır ki, 100 milyon dereceye ulaşmış olan çekirdeği çevreleyen helyum kabuk, tıpkı hidrojenin bir zamanlar yaptığı gibi enerji üretmeye başlar.

    Artık helyum atomları birleşerek Karbon oluşturuyordur. Bu sırada çökme süreci devam ederken ısınan yıldızın dış katmanları da genişlemeye, yıldız daha az yoğun ama daha büyük bir hale gelmeye başlamıştır. Bu yetmezmiş gibi, çekirdekteki helyum reaksiyonu, dış katmanların daha da ısınıp çok daha fazla genleşmesine neden olur.

    Artık ömrünün güzel günlerini geride bırakan yıldızımız eski boyutlarından neredeyse 100 kat daha büyüktür. Helyum reaksiyonunun ürettiği büyük miktarda enerjiyle çevresine gençlik günlerinde olduğundan çok daha fazla ısı yaymasına karşın, yüzey sıcaklığı çok geniş yüzey alanı nedeniyle gençlik günlerinin yarısına kadar düşmüştür. Bu da yıldızın artık daha kırmızı görünmesine neden olur. Sonrası ise bildik hikaye; helyumun yanması biter, karbon yakılmaya başlar, o biter oksijen yakılır; sırayla neon, silikon, kükürt vs diye sürer gider bu süreç. Ancak, Güneş’in kütlesi helyum ve karbondan sonra nükleer reaksiyonları sürdürecek kadar büyük değildir. Karbon süreci sonunda büyük ihtimalle dağılıp bir gezegenimsi bulutsu gösterisiyle, ömrünü beyaz bir cüce olarak tamamlayacak. "

    http://www.kozmikanafor.com/gunesin-bugunu-ve-yarini/
  • +1
    hidrojenden helyuma dönüşüm işleminde 2 hidrojen değil 4 hidrojen birleşir....2 hidrojenden 1 er proton ve elektron alır diğer 2 hidrojende ise elektronlar protona düşer ve nötron olur...
    zaten helyum hidrojenden 4 kat daha ağır bir element...ama 4 hidrojen toplam ağırlığı 1 helyumdan daha fazla....
    4 hidrojen → helyum-4 + 2 nötrino.

    Bu süreç sonunda oluşan ürünlerin kütlesi, tepkimeye giren dört hidrojen atomunun kütlesinden daha azdır. Kütledeki bu azalma E = mc2 formülüne göre enerjiye dönüşür. Güneş'te meydana gelen çekirdek tepkimeleri ile her saniye yaklaşık dört milyon ton kütle enerjiye dönüşüyor. Toplam kütlesi yaklaşık 2 x 1030 kilogram olan Güneş'in yaklaşık 5 milyar yıl daha bu şekilde enerji üretmeye devam edeceği düşünülüyor.
    kynk: http://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/gunes-enerjisinin-kaynagi-nedir
  • +1
    Karanlık Profil!in verdiği linkte sayılar daha belirgin. Bu sitede, yazılmasına imkan olmaığı için mesela "10 üzeri 30" , (1030 ) olarak yansıyor.
    Ayrıca bu birleşmenin aşamaları da kademe kademe konmuş...
    Tübitak kökenli olduğu için (olumsuz şahsi düşüncelerime rağmen) hakem heyetinden geçtiğini düşünüp, verilere güveniyorum.

    İşin kötü yanı; sayılarda, verilerde, kaç hidrojenin kaç helyum'a dönüştüğünde, çıkanların; Ne? ve Ne kadar? olduğunda genel olarak site takipçileri olarak "çuvalladık".... :-(

    Arada doğru rakamlar veren oldu ama... Yazdıkları eridi gitti aralarda...
    Sanırım salt kendi yazdıklarımızı gözden geçirme ve bilmsel açıklamalarla kıyaslama zamanı...
  • 0
    Değerli arkadaşlar ;
    Yukarıda sözü edilen , tüm hesaplar ve bu hesaplara altlık olan verilerin GÜNEŞ ten nasıl elde edildiğini de belirtir ve belgelerseniz memnun olurum.
    Saygılarımla.
    Muzaffer Erdem
    muzaffer erdem 05 Temmuz 2017
  • +3
    Muzaffer bey; Size artık gerçeği açıklama vakti geldi.

    Güneşe ulaşan ilk ekip, geminin soğutma sistemindeki bir arızadan dolayı öldü. Bunu örtbas ettiler. Zaten başarılı olsaydı dünyaya duyuracaklardı.
    İkinci ekip ise kıyısına kadar yaklaştı ve ekvatorunu ölçtü. Güneş üzerindeki soğuk bölgeleri tespit edip, manyetik anaforların ve elektrik akımların en az olduğu yerleri tespit etti... Ayrıca güneşten kopan parçaları alıp; yoğunluğunu, içeriğini ve sonuçlarını gözlemlediler.
    Hatta bu parçalardan bir kısmını dönüşte yakıt olarak kullanmışlar, başka bir kısmını da dünya ya getirmişler ama düşman eline geçmesin diye indirmemişler. Ay 'daki gizli üs'de tutuyorlarmış. Bir sonraki gezinin yakıt maliyetini azalttığı için üçüncü geziyi olanaklı kılmış...

    Üçüncü gezide ise, güneş yüzeyine inmeden önce merkür üssünde üretilen ısıya dayanıklı platformları kullanmışlar.
    İlk iniş süresi 38 dakika sürmüş. Bu arada güneşin düşük yoğunluğu sayesinde içine yolladıkları sondadan uzun süre bilgi alabilmişler... Bu sayede içi sıcaklığını, basıncını, radyasyon miktarını, hidrojen helyum dönüşümünü saptamışlar.

    Ama en ilginç olanı güneşin kütle itim gücüne sahip olduğunun ve üzerine yaklaşan her şeye basınç uyguladığıı saptamışlar. Bu sayede ısı yüklenmiş fotonları da itiyormuş. O kadar güçlü ki, dünyaya ulaşıyorlar. Fakat dışında oluşan manyetik alanın, spiral auroadan nasıl dağıldığını tespit edememişler. Evet , efsanelerde anlatılan gibi bir şeyler varmış ama mekanizmayı çözememişler.

    Ekip, beklenmedik bir kaz ile çalışmayı 38nci dakikada yarıda kesmiş. 2 kişiyi kaybederek, yüzeyden ayrılmışlar.
    Sonuçlar gizli, çok gizli çünkü mevcut bilimsel verileri geçersiz kılıp, her şeye baştan başlamayı gerektiriyor. İnsanlık bunları öğrenmeye hazır değilmiş.
    Ben mi nasıl öğrendim? Eğer olsaydı 4ncü veya 5nci seferdeki ekipte olacaktım. Ama artık gerek yok diyorlar.

    Bu yüzden merak etmeyin belgeleyemeyecekler. Hiç bir belge, gözlem, araştırma yok ellerinde...


  • +1
    Cahille Tartisilmaz,
    Sundiver kitabi aklima geldi :)
    Morgan Frei 06 Temmuz 2017
  • 0
    :) gerçeklere bazan espri ile yaklaşmak da çok hoş oluyor.
    Teşekkürler.
    muzaffer erdem 07 Temmuz 2017
  • 0
    @necmi hocam;
    4 hidrojen atomu = 4 proton + 4 elektron
    1 helyum atomu = 2 proton + 2 elektron + 2 nötron
    nötron protondan 0.14 daha ağır...
    şimdi hidrojende proton kütlesini 10 elektron kütlesini 1 alırsak, 4 hidrojen 4 protondan 40, 4 elektrondan 4 kütle....4 adet hidrojenin kütlesi 44 eder...
    helyumda da aynı hesabı yaparsak 20 kütle protondan 0.14 daha ağır olan 2 nötron 11.4+11.4=22.8 ve 2 elektron kütlesi 2 toplamda olması gereken helyum kütlesi 44.8 olması gerekir ama öyle değil helyum atomu 4 hidrojen atomunun toplamından daha hafiftir...işte kaybedilen kütle farkı burada 4 hidrojen birleşip 4 hidrojenin toplamında daha hafif olan helyum...
  • 0
    hidrojen atomu= 1,008 g/mol
    4 hidrojen atomu= 1,008 * 4 =4,032 g/mol
    helyum = 4,002602 g/mol
    0,029398 g/mol kütlesi doğrudan enerjiye çeviriliyor...
  • 0
    Değerli arkadaşlar;
    Enerji hakkında görüşleriniz değiştiğinde , emin olun bilime bakışınız değişecek.
    Rica ediyorum bilgilerinizi tekrar gözden geçirin.
    Saygılarımla.
    Muzaffer Erdem
    muzaffer erdem 07 Temmuz 2017
  • 0
    @Necmi Bey, ben bu platform ile tanıştığımdan beri yazılarınızı en az 4-5 kez okurum. Çünkü geç anlıyorum fakat yazdıklarınızın mantıklı ve gerçekçi şeyler olduğunu farkedecek kadarda akıllı bir insanım. Şahsen buraya bir şeyler yazmam ve yazılanları okumamın tek sebebi kendi cehaletimi bir nebze olsa azaltmak. Evrene baktığım o küçük deliği sizin yazılarınız ile büyütüyorum bazen. Elbet yazdıklarınızı her zaman anlamıyorum, yalan söylemeyeceğim ama anlamadığım şeyleri araştırdıkça anlıyorum ve işte o zaman içimde anlamanın, çözmenin hazzı paha biçilemez oluyor.
    Size tavsiye verecek seviye de değilim ama bir şey söyleme gerekirse;
    Erdemli bir insansınız, o yüzden olduğunuzdan daha erdemli bir insan olun ve bilginizi, saygınızı hak etmeyen zihinleri " yoksayın " . Ve mümkünse de bilgilerinizi ve temeli bilime dayanan ya da dayanmayan özgün fikirlerinizi bizlere paylaşmaya devam edin.
  • -1
    "Bir teori geliştirebilirsiniz. Ama onu korumaya kalkmamalısınız. Aksine kusurunu aramalısınız. Çünkü her fiziksel teorinin bir kusuru olmak zorundadır." Mükemmel...
  • 0
    Necmi hocam zaman zaman yazilarinizi okuyorum ve yazdiklarinizdan faydalanmaya calisiyorum topluma fayda saglayacak bilgi birkimine sahip hic bir insan bu bilgiyi kendinde sakli tutma hakina sahip degil tabi insanligin faydasi icin ortaya cikip sonra yikim kan savas teklonijisi olarak felaketlere neden olan bilgiler haric.
    burda yada başka yerde yazmanizi isterim sizden necmi hocam saygilarimla iyi tatiller
    yasin yasin 08 Temmuz 2017
  • 0
    necmi hocam; yazdıklarım size karşı değil aksine yazılı düşünüyorum :)
    hidrojenden helyuma geçerken ki kütle kaybının sebebini anlamaya çalışıyorum...
    proton = 2 üst 1 alt kuark
    nötron = 1 üst 2 alt kuark
    sanırım bu kuark birleşimi(dönüşü)nde bir kayıp var gibi_?
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap