• -4

    herşeye gücü yeten bir varlık 'kaldıramayacağı taşı' yaratabilir mi ?

    sevim 21 Temmuz 2016
  • -2
    bu bir felsefi paradokstur eski dünya filozoflarınca saatlerce üzerinde fikirler konuşulmuş. paylaşmak istedim
    sevim 21 Temmuz 2016
  • +1
    Aslında bu tam olarak '' herşeye gücü yetiyorsa iyi değildir , eğer iyiysede herşeye gücü yetmez '' paradoksundan türetilmiştir . Öte yandan her insanın kendi potansiyeli vardır , bu potansiyeli insan geçemez . O yüzden bir insan , bir varlığın kendi potansiyelini aşıp aşamayacağı sorusuna spontane cevaplar vermeye mahkumdur .
  • +3
    Taşı yaratmak ile taşı kaldırmak arasındaki fark kanımca sorunun cevabını içermektedir. İkisi çok ayrı kavramlar olarak algılandığında benim açımdan soru anlamını yitirmektedir
    Vide supra 21 Temmuz 2016
  • 0
    cemaleddln karakaş : sanırım iyi tanımlanamadı şöylee açıklayım paradoksu;herşeye gücü yeten bir varlıktan gücünün yetmeyeceği bir eylem bekleniyor. aslında herşeye gücü yettiği için kaldıramayacağı bir taşı bile yaratabilmeli.. ki bir taş yaratırsa ve bunu kaldıramazsa bu kez de herşeye gcü yetmiş olmuyor . aslında taşı yaratmak ve kaldırmak arasındaki farkın bu konuyla pek bir ilgisi yok.. teşekkrler
    sevim 21 Temmuz 2016
  • 0
    Mr.Nobody : aslında burda sınırları zorlamak gerekiyor yani spontane cevap vermekten fazlası lazım.bunun için önce konunun anlaşılması lazım :)
    sevim 21 Temmuz 2016
  • 0
    Cevap verilirde burası uygun bir platform değil bence yani ondan .
  • 0
    Herşeye gücü yettiği için o taşı yaratamaz. Eğer yaratabseydi herseye gücü yetmemiş olurdu. Diyelim ki yarattı, bu durumda herşeye gücü yettiği için o taşı kaldırma bilimini veya gücünüde yaratma potansiyeli vardır ve bir süre önce kaldıramadığı taşı yaratmış sonrada onu artık kaldırabilir olmuştur.
    Hakan Düzenli 22 Temmuz 2016
  • 0
    Ağırlık kavramı mekana ve zamana Gore değişkenlik gösteren bir kavramdır. Yani kütle çekim kuvveti farklılık gösterebilir. Sadece Newton fiziğini dusunmeyin
    can apaydin 22 Temmuz 2016
  • 0
    Herşeye gücü yeten bir varlık?
  • 0
    hakan düzenli : farklı bir bakış açısı ama güzel
    sevim 22 Temmuz 2016
  • 0
    pedalist ilker güvenir : antik yunan medeniyetinden günümüze ulaşmış felsefi bir paradoks kendisi. o yüzden o kısmı çok sorgulamıyorum
    sevim 22 Temmuz 2016
  • 0
    hakan düzenli : ama eğer kaldıramayacağı taşı kaldırılabilir hale getirirse bu kez ilk maddeyi çiğnemiş olmaz mı? yani asla kaldıramayacağı bir taş yaratamaz denilebilir mi?
    sevim 22 Temmuz 2016
  • 0
    can apaydın : o zaman olaya şöyle bakın bir taş olmasın ve eylemde kaldırmak olmasın herşeyi ama herşeyi yaratabilen bir varlık, yapmaya gücünün yetmeyeceği birşeyi de yaratabilir mi? sizin için soruyu modifiye edellim
    sevim 22 Temmuz 2016
  • 0
    Mr. Nobody : konuyu teolojik açıdan ele almıyorum aslında.
    sevim 22 Temmuz 2016
  • 0
    Bu soruyu fiziksel yada metafiziksel ele alamazsın zaten . Geriye sadece tanrı bilimi ile felsefe kalıyor .
  • 0
    Ki burası da her halükarda bu sorunun platformu değil ama buda cevap vermeyeceğimiz anlamına gelmez . (:
  • 0
    Olmaz bence. Çünkü 100 kg kaldırabilen sporcunun aynı zamanda döküm ustası olduğunu varsayarsak. 120 kg lik bir ağırlık imal edip sonra bir süre antrenman yapıp onu kaldırması olasıdır. Ama eğer bir kesinlik arıyorsan bu zaten felsefe dışı bir konu olmuş olur.
    hakan 22 Temmuz 2016
  • 0
    hepimiz zaman kavramıyla düşünüyoruz ama herşeye gücü yeten bir varlık zaman kavramından yoksun olacaktır aynı anda hem kaldırabilir hem kaldıramaz hem yaratabilir hem de yaratamaz kuantum fiziği gibi
    Kaan Çelik 23 Temmuz 2016
  • +1
    Pekte fazla zeki olaman ateistlerin haftada 9 kere sorduğu bir soru bu. Artık alıştık. Büyük bir şahsiyete bir gün avamdan birisi gelip sormuş: "Allah bir deveyi bir iğnenin deliğinden geçirebilir mi?". Büyük zat evet demiş. Cühela, nasıl olur diye sormuş. Alim de, "Kocaman yıldızları nasıl gözbebeğine sığdırdıysa, develeri de öyle vızır vızır geçirir.". Bu kıssadan benim hissem, kendimizi kandırmamalıyız. Bir anlam ifade etmeyen sorulara mantıklı cevaplar arayarak zaman harcamamalıyız.
  • -3
    Pekte fazla zeki olmayan ateistlerin haftada 9 kere sorduğu bir soru bu. Artık alıştık. Büyük bir şahsiyete bir gün avamdan birisi gelip sormuş: "Allah bir deveyi bir iğnenin deliğinden geçirebilir mi?". Büyük zat evet demiş. Cühela, nasıl olur diye sormuş. Alim de, "Kocaman yıldızları nasıl gözbebeğine sığdırdıysa, develeri de öyle vızır vızır geçirir.". Bu kıssadan benim hissem, kendimizi kandırmamalıyız. Bir anlam ifade etmeyen sorulara mantıklı cevaplar arayarak zaman harcamamalıyız.
  • 0
    Bu soruyu soranlar, her şeye gücü yeten bir varlığın, her şeye gücü yetebildiğine kesin kanaat getirseydi kaldıramayacağı taş gibi bir düşüncesi olmazdı. Böyle sorulması her şeye gücü yeten sıfatının hala bir sınırlama içerisinde olması demek oluyor. Yani soru kendi içinde kavranamamış gibi. Bu yaratıcıyı kavrayamayıp sorgulamaya çalışmaktır bence.
    Arda Tara 24 Temmuz 2016
  • 0
    @mistır nobadi, kaç tane ateistle tanıştın bilemiyorum, onlarla ilgili bir şey bilmediğin çok açık. O kıssada ki hisseyi ateist zekasında açıkladım, argo açıklama. Neticeyi söyledim. "Bu işlerle kafanızı yormayın siz" modunda ki bir açıklamaydı, dalga geçtiğimi anlayamamışsın. Neyse bu hatanı göz ardı edip cevap vereyim sana. Oradaki hisse şudur: Farklı bir evrende "yıldızları küçük gözlerle görebildiğimizi" söylememiz komik olabilirdi. Fakat bu evrende mantıklı. Neyin mantıklı olacağına karar veren mekanizmada mantıksız bir eylem görebilir misin? Yada şöyle söyleyelim: Yaratıcı bu evrenin içinde bir eleman değilken sen fiziksel paradokslar üretip cevaplar arıyorsun. Bu yaklaşım dar bir bakış açısının ürünüdür. Tamda sen ateistlerin bakış açısına normalden büyük derken.
  • 0
    @Arda , hayır değildir . Bir insan mental evrimi gereği , X'in herşeye gücünün yeteceğini düşünse , inansa , bilse bile bunu SORGULAR çünkü insan beyni buna zemin hazırlar . İnsan gerçekliği her saniye değiştirir . Bunun yaratıcıyı nasıl kavradığınla ilgisi yok .
  • 0
    @bana kalıcı bir şey söyle , bir saniyeliğine kıssadan hissende ki mantık hatasını göz ardı edelim ve zekadan bahsedelim , tabi ki benim kabul edilebilir bir zekam olamaz fakat şunu demek isterim ki evren bir denklemdir ve ateistler gibi düşünce sistemine sahip insanların '' ipleri '' ve '' bakış açılarını sınırlayan metafiziksel '' öğeleri olmadığı için birçok denklemi diğer düşünce sistemlerine oranla daha fazla bakış açısı ile irdeleyebilirler ve bunun sonucunda da gerçeğe daha fazla yaklaşırlar . Yani ateistler , gerçek ateistler zeki olmasalarda evrene baktıkları delik birçok insanın baktığı delikten kat ve kat daha büyük .
  • 0
    @mistır nobadi, kaç ateistle tanıştın bilmiyorum ama onlarla ilgili pek bilgi sahibi olmadığın belli. O kıssada ki hisseyide ateist zekasında açıkladım, argo bir açıklamaydı. Neticeyi söyledim. "Siz bu işlere kafanızı yormayın" modundaydı, kinayeliydi. Senin bu hatanı, üzerine kuramadığın cümleleri göz ardı edelim ve zeka konusunu kapatalım. O kıssadaki hisse şudur: Başka bir evrende yıldızların küçük gözlerle görülebilmesi komik olabilirdi. Bizim evrenimizde mantıklı. Bunun mantıklı olduğunu belirleyen mekanizmada mantıksız bir şey bulabilir misin? Yada şöyle söyleyeyim: Yaratıcı bizim evrenimizde bir eleman değilken neden fiziksel paradokslar üretip cevap arıyoruz? Bu dar bir bakış açısının ürünüdür. Tamda ateistlerin bakış açısı daha büyük derken.
  • 0
    @mistır nobadi, kaç tane ateistle tanıştın bilemiyorum, onlarla ilgili bir şey bilmediğin çok açık. O kıssada ki hisseyi ateist zekasında açıkladım, argo açıklama. Neticeyi söyledim. "Bu işlerle kafanızı yormayın siz" modunda ki bir açıklamaydı, dalga geçtiğimi anlayamamışsın. Neyse bu hatanı göz ardı edip cevap vereyim sana. Oradaki hisse şudur: Farklı bir evrende "yıldızları küçük gözlerle görebildiğimizi" söylememiz komik olabilirdi. Fakat bu evrende mantıklı. Neyin mantıklı olacağına karar veren mekanizmada mantıksız bir eylem görebilir misin? Yada şöyle söyleyelim: Yaratıcı bu evrenin içinde bir eleman değilken sen fiziksel paradokslar üretip cevaplar arıyorsun. Bu yaklaşım dar bir bakış açısının ürünüdür. Tamda sen ateistlerin bakış açısına normalden büyük derken.
  • 0
    @mistır nobadi, kaç tane ateistle tanıştın bilemiyorum, onlarla ilgili bir şey bilmediğin çok açık. O kıssada ki hisseyi ateist zekasında açıkladım, argo açıklama. Neticeyi söyledim. "Bu işlerle kafanızı yormayın siz" modunda ki bir açıklamaydı, dalga geçtiğimi anlayamamışsın. Neyse, bu hatanı ve anlatım bozukluğu yaptığın cümleleri göz ardı edip zeka konusunu kapatayım. Oradaki hisse şudur: Farklı bir evrende "yıldızları küçük gözlerle görebildiğimizi" söylememiz komik olabilirdi. Fakat bu evrende mantıklı. Neyin mantıklı olacağına karar veren mekanizmada mantıksız bir eylem görebilir misin? Yada şöyle söyleyelim: Yaratıcı bu evrenin içinde bir eleman değilken sen fiziksel paradokslar üretip cevaplar arıyorsun. Bu yaklaşım dar bir bakış açısının ürünüdür. Tamda sen ateistlerin bakış açısına normalden büyük derken.
  • 0
    @bana kalıcı , nobadi ( nobody ) Şuan kuramının hala kabul gördüğü yüzlerce binlerce ateist bilim insanı var , ve tanıştığım insanlarda bilimsel çalışmalarını sürdüren insanlar . Sizin bilimsel başarılarınızı bilemiyorum yani ateist bakış açısını küçümsediğinize göre baya büyük başarılarınız olmalı , araştırmalarınıza bakmak isterim yada kuramlarınıza. ( link olarak atarsanız bakmak isterim ) İkincisi yazdıklarınızın dalga olduğunu fark ettim fakat ben bu önemli bilim insanları ve daha birçok önemli ateisti referans alarak yazdım .
  • 0
    Ve evet anlatım bozukluğu olmuş ama anlam değişmemiş fakat mantıksız bir kıssadan hisseyi referans gösterip '' mantıklı cevaplar arayalım '' demek işte bu hem anlam hemde anlatım bozukluğudur .
  • 0
    Heyecanla bekliyorum çalışmalarınızı ve makalelerinizi . (:
  • 0
    Sen soruyla değil benimle ilgileniyorsun. Bana üstünlüğünü kanıtlamaktan başka bir gayen yok. Tamam beni de ez ama asıl konudan sapmamalısın. Tarafsız yada taraflı tartışmaya devam etmelisin. Etmelisin ki sende bende bir şeyler öğrenelim, zihinlerimizi büyütelim. Ben sana da, soruya da gerekli cevap verdiğimi düşünüyorum. Senin cevaplarını da yetersiz buldum. Aslında bir cevap bile sayılmaz, alakasız bir meydan okuma. Sonuç olarak tartışmayı kazandığımı düşünüyorum. Buradan sonrada kendimi ispata gitmeye gerek görmüyorum. Yinede açıklayayım; çünkü tartışmadan çekildiğinde ateist kafa hep kazandığını düşünür, belki burada da bir ateist kafa vardır. Bu konuya hayatını adamış ateistlerin sadece azmine de olsa saygım var. Fakat çok seviyesiz, açıkça ahmak, inatçı ve cahil ateisti de gördüm ben. Bu binlerce insanın hoca dediği bir kimse olabiliyor. Dolayısıyla benim ateistleri küçümsemek için "bilimsel başarı"lara ihtiyacım yok. Kaldı ki ben ateistleri küçümsemedim: "Pekte fazla zeki olmayan ateistleri" küçümsedim. Açıklamamın en başında belirtmiştim. Zaten bu seviyesiz ateistlerin dalga geçmeden tartışmaya girdiğini göremezsin. Benim yaptığımda kısasa kısas durumu.
  • +1
    @ Bana , Açıkcası kazanan siz olun , bilimsel ve metafiziksel konular dışında pekte iyi bir tartışmacı değilim zaten (: . Sonuç olarak sorun yok böyle saçma bir konu için bir beyinle tartışmak istemem . Cevaplarınıza göz attım , değerli düşünceleriniz var ondan dolayı cevap verdim zaten , sadece genelleme yapmanın yanlış olduğunu görmeniz yeter .
  • +1
    Ben de dinsizim ama soru çok saçma. Yani, soru kendi içinde çelişkili zaten. Her şeye gücünün yettiğini kabul ettiğin an, sorunun gerisi anlamsız oluyor. Zira, yaratanı böyle kabul edip yarattığı şeylere gücünün yetip yetmemesi, kendi içinde paradoksal bir soruya neden oluyor.
    Kaldıramayacağı taşı yaratması, onun güçsüzlüğüne değil, gücünün her şeye yettiğine kanıt olabilir.
    Ama Tanrının, Beka ve Kudret sıfatları arasında bir çelişki olabilir.Zira, bunlar Tanrının sıfatları. Yani, hem her şeye gücünün yetmesi hem de ebedi olması arasında bir çelişki olabilir. Çünkü böyle bir varlığın kendini yok edebilme gücünün olup olmaması, her şeye gücü yetmesi ile ebediyeti arasındaki nihai sonucu belirler.
    Devrimci Hareket 25 Temmuz 2016
  • +1
    Simdi siz böyle seyleri sorarken kendinize göre düsünüyosunuz yaratıcı icin zaman mekan ağırlık gibi seyler tanımlı değildir bunları düsünerek haraket ederseniz eğer zaten anlarsınız sorunun sacmalıgını
    Mustafa Demir 25 Temmuz 2016
  • 0
    Mr Nobody, benim zaten söylediğimi başına "hayır" ekleyerek bana söylemişsiniz. Ben zaten yaratıcıyı sorgulamak için sorulmuş derken SORGULAR demişsiniz. Ama bende yükün kaldırılıp kaldırılamaması, yaratıcıya denk gelecek bir düşünce değildir diyorum. Bizim çok güvendiğimiz zekamız, bilincimiz bize 5 duyumuzun algıladığından fazlasını veremez. Bu sorunun, evrene ve bu kadar fizik kurallarına bakıp "bu balıklar nasıl suda boğulmuyor" demek kadar sınırlı bir soru olduğunu düşünüyorum.
    Arda Tara 28 Temmuz 2016
  • 0
    Herşey derken göreceliyse ilginç bir soru. Bir çizgiroman karakteri için herşey ikiboyutlu bir düzlemdeki herşeydir. Çizer ise o düzleme sembolik olarak elini ve kaldıramayacağı taşı çizer ve böylece kaldıramayacağı bir taş yaratmış ama aynı zamanda o kağıttaki herşeye gücü yetmiş olur.
  • 0
    Bu kadar eksi almış olması, sorunun kendisinden daha önemli soruların varlığına işaret eden sorudur.
    Vide supra 02 Ağustos 2016
  • 0
    Sorunun eksi almasının sebebi anlaşılamasıdır. Soru Aslında fizikle alakasız gelse de Fizikte böyle sorunlara paradoks deniyor.
    B.E.C 03 Ağustos 2016
  • +1
    altan yıldırım ; çok farklı bir bakış açısı geliştirmişsiniz cevabınızı çok beğendim . boyutu sınırlandırırsanız böyle bir durumdan pekala söz edilebilir diyorsunuz .
    sevim 03 Ağustos 2016
  • +1
    Sencer sorulan bir soruya ateizim propagandası demek ne senin ne de buradaki başka birinin haddine değildir. Yaşının küçük olduğuna verip daha öğreneceğin şeylerin olduğunu göz ardı etmiyorum. Kendinde, varolmanın getirdiği heyecan ve merak duygusunu bulduğun anda başka insanların fikirlerinin daha anlaşılabilir açık ve düşünülesi geleceğine eminim. Bu kadar boş ve çok yazan bir yazar ilk defa görüyorum!
    Vide supra 09 Ağustos 2016
  • 0
    Ayrıca yorumlarınızı okumak zorunda kaldım. Tüm fikirlerini bir yaratıcıya bağlayan siz, burda gelip başka fikirlere de ateist propagandası diyerek kafanıza göre karalama yapmaya çalışıyorsunuz. Üstelik bunu dediğiniz soru antik yunan zamanında sorulmaya başlanmış mö bilmem kaç senesinin sorusu. Dikkatinizi çekerim o zamanlar daha sizin dininiz dünya üzerinde yoktu!! Tüm varlığınız bir çelişkiden ibaret anlayacağınız. Bir polemik değil amacım sadece burada yapılan bir hakaret ve densizlik için elimden geldiğince had bildirmektir.
    Vide supra 09 Ağustos 2016
  • 0
    @Cemalledin , katılıyorum . Galiba henüz zihinsel olarak bir çocuğun zekasını barındırıyor fazla uzatmayalım boşver . (:
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 10 Ağustos 2016
  • 0
    Ey insanlar! Yüzyıllar önce insanlar oturup bunlara kafa yormuş ve bunları aşmışlardır. Siz hâlâ burada bu salak saçma mevzuyu tartışıyor, yerinizde sayıyorsunuz.
    Eli-kolu olan, sonsuz gücü olan tanrı diye bir şey yok. Ama biz (homo sapiens) evrendeki sonsuz bilinmeyeni çözmeye çalışarak gittikçe tanrılaşıyoruz. Size çok basit bir şekilde anlatayım: Hani denklemler var ya x'li y'li. İşte, bu evrenin denkleminde de sonsuz tane bilinmeyen olduğunu düşünün. Ve bu sonsuz bilinmeyenli denklemi çözmek için de sonsuz tane ayrı denkleme ihtiyacınız var. (Tıpkı iki bilinmeyenli denklemi çözmek için en az iki ayrı denkleme ihtiyacınız olduğu gibi). Sapiens, (ileride bu başka bir canlı da olabilir) binlerce yıldır bu sonsuz bilinmeyenli denklemin bilinmeyenlerini tek tek çözüyor ve böylece gittikçe tanrılaşıyor. Yani sen, ben tanrılaşıyoruz kardeşim. (Kafasını salak saçma şeylerle dolduranlar ve buna mecbur bırakılanlar hariç.)
    girlschool 11 Ağustos 2016
  • 0
    Tanru Görünümlü İnsanlar adlı blogum geldi aklıma (: @girlschool .
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 11 Ağustos 2016
  • 0
    Açıkçası böyle bir konuda direkt olarak soruyu "saçma" olarak nitelendirip atan arkadaşlara şaşıyorum.  Sanıyorum yıllardır din ve bilim çatışmasının bir sonucu bu. Yani eğer din ile ters düşen bir düşünce varsa bunu sorgulamak, cevap aramak yerine  itibarsızlaştırmaya çalışılıyor. Bunun tarihte binlerce örneği de bulunuyor zaten. 

    Soruya dönersek;

    Öncelikle basit düşünmeyi yeğliyorum. Biz insanlar da bir şeyler yaratabiliyoruz. Elbette bu yoktan var etmek değil ama sonuç olarak yaratabiliyoruz. Tüm tarih boyunca da bu konuda gelişme kaydettik. Önceleri çok basit anlamda şeyler yaratabilirken şu an çok daha ciddi nesneler yaratabiliyoruz. Aynı zamanda temel fizik prensiplerini kullanarak çeşitli fiziksel ortamlar da oluşturabiliyoruz ve daima yeni şeyler öğrenip gelişiyoruz. Fakat biliyoruz ki biz her şeye gücü yeten bireyler değiliz hatta kendi elimizde olmayan bir çok durum söz konusu. Bu binlerce yıl önce de böyleydi, biz yıllar sonra yaratma konusunda kabiliyetlerimizi artırdığımızda da böyle olmaya devam ediyor. Gelecek nesillerde de bu durum böyle devam edecek. Şu an klonlama yapabiliyoruz, organ üretebiliyoruz. İleri de belki insan da yaratacağız ya da yapay zekanın gelişimiyle ismine robot dediğimiz insanımsı varlıklar üreteceğiz. Fakat bu durum bizim acizliğimizi değiştirmeyecek. 

    Tüm bunlarla anlatmak istediğim şey ise şu. Bizi yaratan varlık elbette bize göre farklı koşullara ve çok daha büyük bir kapasiteye sahip.  Fakat yaratma kabiliyetinin artması her şeye gücünün yetmesini gerektirecek bir durum değil. Yani yaratıcı, esasında her şeye gücü muktedir olan bir varlık olmak zorunda değil. Dolayısıyla da sorunun temelini oluşturan varsayımın doğruluğu şüpheli olduğundan ortaya bir paradoks çıkmaktadır.  Bana göre bu sorunun net bir cevaba kavuşabilmesi adına sorunun temelinin tartışılması gerekir ki bu da dinin doğrularını sınamak olacağından burada tartışılması pek mümkün olmayacaktır.
    Veritas 15 Ağustos 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap