Kozmolojinin karanlık yüzü
Tüm evreni sadece altı parametre ile tanımlayan “Kozmoloji’nin standart modeli” teorisi aslında son derece güzel bir teori. Ama aynı zamanda garip de...

Model kara madde ve kara enerji kavramlarını – henüz hiç gözlemlenememiş ve evrenin toplamda yüzde 95’ini oluşturan ve varlığımız için zorunlu olan sıradan maddeye yalnızca yüzde 5’i bırakan iki gizemli kavram önceden sezme yeteneğine sahiptir.

Evrenimizin bileşenleri... Kara enerji evrenin kütlece yoğunluğunun %69; kara madde %25 ve normal ‘atomik’ madde %5’ini oluşturuyor. 3 çeşit nötrino toplamda %0.01 ve kara delikler ise %0.0005’lik kısmını oluşturuyor. Kredi: Science/AAAS

Science, dergisinde bu hafta yayımlanan çalışmada,  Princeton’da görev yapan astrofizikçi David Spergel kozmologların bugün hiç bir bilgi sahibi olmadığımız kara madde ve enerji ikilisinin varlığı sonucuna vardığını tartışıyor. Evrenin ısısı, süpernova, galaksilerin gözlemiyle araştırmacılar yüksek bir yüzdeyle evrenin tekil ve düz olduğu kanısına varıyorlar. Ancak kafa karıştırıcı bir olay olan Kara Enerji yüzünden evren genişleyen bir yapıya sahip. Genişleme katsayısı zamanla artıyor, bu da yer çekim etkisini gittikçe azaltıyor. Yani sizden uzağa doğru bir top attığınızda hızlanarak uzaklaştığını düşünün.

Kara madde ve enerjiyi teşhis etmek için bir çok araştırma yapılacak, bazı araştırmacılar ise hali hazırda kara madde parçacıklarını bulduklarını iddia ediyor. İsviçre’deki Dünya’nın en güçlü çarpıştırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı tarafından yeni bulgular açıklanması da bekleniyor.  Süpersimetri teorisi konusunda yeni kanıtlar da buradan çıkabilir ki bu bütün kara madde ve enerji sorularını cevaplayabilir.

Ancak kara enerjiyi açıklamak ve evrenin neden hızlandığını bulmak çok daha zorlu bir problem. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde çok güçlü teleskoplar online olarak evrenin yapısını ve son 10 milyar yılda nasıl bir değişim izlediğini haritalamak için kullanılacak.Bu da kozmik ivmelenme için yeni bakış açıları yaratacaktır.

Gel gelelim ki gözlemler bunun için tek başlarına yeterli değil. Tamamlanmış bir algı için fizikte yeni yaklaşımlara ihtiyaç var, hatta belki yeni bir yer çekimi teorisi ve hatta hesaba katılan yeni boyutlar gerekebilir. Daha önce genel görelilik teorisinin yaptığı etkiye görmek için buna ihtiyaç olduğu kesin.

Bu gerçekleştiğinde, kozmolojinin karanlık yüzü ile ilgili algımız artık bizden uzaklaşamayacak...

Kaynak
*Bilimfili - "Kozmolojinin karanlık yüzü"
http://bilimfili.com/kozmolojinin-karanlik-yuzu/

Fizikist
Türkiye'nin Popüler Bilim Sitesi

0 yorum