• 0

    Bugün musluktan damlayan bir suyun yere çarpışını izlerken aklıma Büyük Patlama (Big Bang) teorisi geldi. Büyük Patlama, evrenin 13,8 milyar yıl önce aşırı sıcak ve yoğun bir noktadan meydana geldiğini savunur. Hubble evrenin genişlemeye devam ettiğini kanıtlamış, bu da patlamanın etkisini hala yaşadığımızı gösterir. Bizim gezegenimiz patlamadan sonra birbirinden ayrılan milyarlarca parçadan sadece bir tanesi. Tıpkı musluktan yere düşen bir su damlasının parçalara ayrılıp etrafa saçılması gibi. (Aslında bu konuda da aklıma takılan noktalar var, dağılma bir noktadan etrafa doğru ise nasıl oluyor da yıldızların etrafında dönen gezegenler olabiliyor. Cevabı çekim kuvveti gibi görünse de tatmin etmiyor beni. ) Büyük Patlama nedeni olmayan unsur olarak görülür çünkü tetikleyenin (bilimsel açıdan) ne olduğu bilinmez. Şimdi soracağım soru fazlasıyla garip gelebilir ama Büyük Patlama denilen olayı tetikleyenin musluktan damlayan bir su damlasının yerle çarpışması olduğu düşünülemez mi? Bilmediğimiz bir boyuttan gelen ve yere çarpan sonrasında da parçalara ayrılan maddeden söz ediyorum. Bu fikrim biraz uçuk olabilir farkındayım ama böyle bir şeyin olup olmadığını kanıtlamanın yolunu biliyorum. Şimdi akla gelen sorulardan biri biz yere çarpıp parçalandıysak yer nerede? Bu konuyu hemen açıklayayım. Biz yere çarptıktan sonra parçalanıp iki boyutlu olarak dağılmamış, sekme hareketi ile (üç boyutlu düşünün) yerden belirli bir yüksekliğe çıkmış olabiliriz. Ayrıca bize göre milyarca yılı kapsayan bu olay başka bir boyutta saniyeler sürebilir ve biz de başka bir boyuta göre suyun içinde yaşayan ve onlara göre milyarca kat küçük canlılar olabiliriz. Neyse bu konu biraz daha farklı bir konu ve kafamı hep kurcalamıştır. Dağılma olayına gelecek olursak, bu hayali teorim, yıldızlar arasındaki dağılımın daha doğrusu uzaklaşmanın parabol şeklinde olduğu kanıtlanırsa, hayal olmaktan çıkar diye düşünüyorum.

    Ali İhsan Candemir 06 Ocak 2016
  • 0
    Bilginize ve muhakeme yetinize saygı duyuyorum ancak bu çok fantastik bir düşünce değil mi? Pek çok bilim insanının halen kabul etmediği "Her şeyin kuramı" bile bu tezi desteklemek için yeterli değil. Ayrıca bu varsayım üzerinden -her bilgiye şüpheyle yaklaşmak hariç- ne gibi bir araştırma yapılabilir ki?
    Kaan Cançoban 07 Ocak 2016
  • 0
    Bilginize ve muhakeme yetinize saygı duyuyorum ancak çok fantastik bir düşünce değil mi? Pek çok bilim insanının halen kabul etmediği "Her şeyin kuramı" bile tezinizi desteklemekte yeterli değil. Ayrıca bu varsayım üzerinden -her bilgiye şüpheyle yaklaşmak hariç- ne gibi bir sonuç çıkarılabilir?
    Kaan Cançoban 07 Ocak 2016
  • 0
    Böyle hayali teorilere girip çıkamamaktansa anlamanıza yardımcı olacak 1-2 kitap okumanızı tavsiye ederim.Evrenin oluşumuyla ilğili bir çok kitap var teoriler var bazılarıda mataematiksel olarak ispatlı.
    mustafa pakkan 08 Ocak 2016
  • 0
    Bence olayı bir su damlasına benzetmeniz düşüncenin temelinde sıkıntı oluşturuyor gibi. Bahsettiğiniz su damlasının hacmi sabittir. Çarptığında dağılır hacmi küçülür. Ve de moleküller(su) bizim evrenimizin alt bileşenlerinden biridir. Evrenimiz alt küme elamanlarının her birinin özelliğini içerir ve işleyişi ayrı ayrı bu parametrelere bağlıdır. Ancak evrenin alt kümeleri evrenin işleyiş şemasını taşımazlar çünkü alt kümedirler ve genel evren elemanlarını tümden içermezler. Bu değinmek istediğim ilk noktaydı. İkinci olarak bir su damlasını gözlemlemek yerine bir atomun yapısını hayal etmek daha faydalı olabilir. Çünkü atom içerisinde de evrende olduğu gibi boşluklar bulunur. Alt parçacıklardan oluşur bu parçacıklar da evrenin işleyişinde gözlemlediğimiz kütle çekim kuvveti etkisini göstererek yörüngede dönerler. Ayrıca yine evrenimizin bir anda yoktan var olduğunu iddia ettiğimiz gibi bir anda atom içerisinde neden ve nasıl oluştuğu belirlenemeyen şu anda adını hatırlayamadığım küçük kuantum sebepli patlamalar olduğu gözlemlenmiş. Bu da örnek model olarak atomların seçilmesini daha mantıklı kılıyor gibi. Umarım doğru bir dil ve mantıkla aklımdan geçenleri aktarabilmişimdir.
    Özgürazad Çelik 09 Ocak 2016
  • 0
    Su örneğini sadece örnek olması açısından söylemiştim tabi ki haklısınız su sadece evrenimizdeki iki elementin birleşimi. Değinmek istediğim konu aslında başlangıcın patlamayla değil, çarpışmayla olduğu ve dağılımının suyla yerin çarpışmasında olduğu gibi ya da benzeri bir şekilde olduğuydu. Atom içerisinde sebebini bilmediğimiz patlamaların olduğunu bilmiyordum. Gayet açıklayıcı bir cevap olmuş, verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Popular Science dergisinin son sayısındaki paralel evrenler konusunda büyük patlamaya bolca değinmişler bu konu hakkında merakı olan arkadaşlar olursa o yazıyı okumalarını tavsiye ederim.
    Ali İhsan Candemir 09 Ocak 2016
  • 0
    kafanı sevdim
    Bengü Onat 09 Ocak 2016
  • 0
    evrenin başlangıcı ile ilgili değişik teoriler var... benim acaba dediğim bir düşünce ise bu evrenden önce bir evren daha olduğu ve hayatının son dönemlerinde içe çökerek (bir kara delik gibi) artık çökecek başka bir alan kalmadığı, bütün parçacıklarının sıkıştığı zaman buna reaksiyon olarak yeniden patlamayla big bang e sebep olduğu ve evrenin bu doğum ve ölüm döngüsünün sonsuza kadar devam ettiği... tıpkı evrenin kendisinin sonsuz ya da kuantum da ihtimallerin sonsuz olduğu gibi.
    Bengü Onat 09 Ocak 2016
  • 0
    Bu da ilginç bir teori ve benimki gibi uçuk. Benim bir yanım bir başlangıcın olmasını arzuluyor sanki onu öğrenince bu konudaki hevesimi doyurcakmış gibiyim. Sonsuz olması tatmin etmeyecek beni. Kanıtlamanın bir yolunu bulurlar umarım.
    Ali İhsan Candemir 09 Ocak 2016
  • 0
    Bende sana şu uçuk teorimi söyeyeyim hatta benim teorime çok faydalı oldun dostum :) neyse teorim şu evrenin sonu var hatta evrenlerin multi olarak birbirine bağlı olabilirler ama bunlar hiç yokken tek bir şey halindeyken patlama meydana geldiği alda o ortam veya çevre neydi yani evren neyin içinde veya neyin üstünde yada neyin arasında bende buna çok kafayı taktım ve şu kanate vardım boyutsal bir iskelet var evrenlerin iskeleti ve bu iskelet 1D 2D 3D 4D 5D...9D ye kadar gidiyor ve bu boyutsal kavramlar evrenlerimizin yapı taşlarının iskeleti bunlar üzerinde var olmaya başlamış olabilir evrenler hatta bu yapıtaşları yani Boyutlar ayna görevi gibidir sonsuza gider ama birbirini tekrar eden diziler gibi sonsuza gider buda çoklu evrenlerin ve kendi evrenimizin oluşurken nasıl ve nerede hangi ortamda meydana geldi gibi soruların cevabı olabilir
    Kıvanç 19 Ocak 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap