• +2

    schrödinger'in kedisini bir sözelcinin anlayacağı şekilde nasıl açıklarsınız?

    Muhammet YİĞİTOĞLU 27 Aralık 2015
  • +1
    Kuantum mekaniğinde ne kadar süperpozisyon olduğu ve ne zaman hapsolduklarını anlatmaya çalışan düşünce deneyidir :) kısaca Schrödinger’in kedisi: bir kedi, bir küçük şişe zehir ve radyoaktif bir kaynakla kapalı bir kutuya bırakılıyor eğer içerideki izleme aygıtı radyoaktifliği algılarsa küçük şişe kırılır, zehir kediyi öldürür bir süre sonra kuantum mekaniğin Copenhagen anlamdırması kedinin bir dalga fonksiyonu olduğunu anlık olarak hayatta veya ölü olma ihtimalini vurgular. Kutuya bir kez bakıldığında kedi canlı veya ölü olabilir, ikisi birden olamaz
    zihni ates 28 Aralık 2015
  • -1
    Yani paradokstur hehehehe
    zihni ates 28 Aralık 2015
  • 0
    Biz atom ve atom altı parçacıkların, sadece baktığımızda ortaya çıktıklarını, bakmadığımızda ise bir olasılık bulutu halinde olduklarını biliyoruz. Schrödinger şöyle bir deney düşünüyor: Bir kutunun içine atom altı bir parçacığın tetikleyeceği bir zehir düzeneği konuluyor. Parçacığın zehir düzeneğini tetikleme ihtimali ise %50 olacak şekildedir. Bu kutunun içine bir kedi konuyor ve kapağı kapatılıyor. Parçacık %50 ihtimalle zehri tetikleyecek ve kedi ölecek ya da tetiklemeyecek ve kedi yaşayacaktır. Tetikleyici unsur bir parçacık, ve parçacıklar da biz bakmadığımızda sadece olasılık bulutu halinde olduklarından dolayı kutunun içindeki kedinin durumu belirsizdir. Kedi süperpozisyon durumundadır yani hem ölü hem de diridir. Bir gözlemci kutunun kapağını açtığında bu iki olasılıktan birinin sonucu gerçekleşmiş olacaktır yani süperpozisyon bu iki durumdan birine çöker ve gözlemci kediyi ölü veya diri şekilde görür.
    Mehmet Ali 28 Aralık 2015
  • 0
    Durumun ne olduğunu kesin olarak bilmediğin sürece her olasılık mümkündür.
    清水 F u l y a 29 Aralık 2015
  • 0
    zihni "kedinin bir dalga fonksiyonu olduğunu" mu yoksa "ışığın bir dalga fonksiyonu olduğunu" mu ki?
    Nigar Kırış 29 Aralık 2015
  • 0
    Durumun ne olduğunu kesin olarak bilmediğin sürece her olasılık mümkündür. Sonuç, gözleme bağlı olarak değiştiğinden dolayı bu ölçümleme yapılmadığı sürece 'sonuç' da oluşmuyor. Yani kutudaki kedi hem ölü, hem de yaşıyor.
    清水 F u l y a 29 Aralık 2015
  • 0
    Coherence adlı filmi öneririm.
    Ceylan Arslan 29 Aralık 2015
  • 0
    kader kavramını anlamak için bir yol olabilir :) ışık hem parçacık hem dalga olarak ilerlediği için, hangi karakterinin etki edeceği henüz keşfedilebilmiş bir durum değil. her zaman 2 yol var, 2 ihtimal var.
    Nigar Kırış 29 Aralık 2015
  • +2
    kutunun içinde bir kedi vardır. ama o kedi sana ait değildir. kutuyu açıp kedinin gerçek olduğu görmek, yaşayıp yaşamadığını bilmek gibi bir. hakkın yoktur. yinede kutuyu açacaksan, göreceklerin tamamen kuantumdur.
    Fatih Döner 29 Aralık 2015
  • 0
    ne içindeyim kutunun ne de büsbütün dışında
    yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında.
    -kedi
    neki Oneki 29 Aralık 2015
  • 0
    ne içindeyim kutunun ne de büsbütün dışında..
    yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında.
    -kedi
    neki Oneki 29 Aralık 2015
  • 0
    Ne içindeyim kutunun ne de büsbütün dışında..
    Yekpare,geniş bir anın parçalanmaz akışında..
    -kedi
    neki Oneki 29 Aralık 2015
  • +1
    Sözelci panpalarıma açıklayayım basitçe bir kutuya bir kedi koy ve yanına bir şişe zehirli gaz ekle gaz bir radyoaktif atomunun çözünmesi ile harekete geçiyor olsun ve kutuyu kapat her hangi bir anda kedi aynı anda hem ölü hem diri olabilir idi tamamen Quantum fiziği ile alakalı ileri fiziktir kısacası " bir atomun durumu bir gözlemci tarafından ölçülene kadar belirsizdir "
    Yusuf Taştekin 29 Aralık 2015
  • 0
    Atom altı parçacıkların bilinci varmışcasına gözlemci varlığında seçim yaptıkları kanaatidir. 1 ve 0 durumlarının gözlemci gözlemleğene kadar aynı anda var olup; gözlemci gözleneni gözlediği anda hangi durumda olduğuna karar vermesi olarak açıklanabilir
    Caner ÇELİK 29 Aralık 2015
  • 0
    atom altiparçaciklarinin gôzlemciyi kediydi insandi aletti gibi ayirim etme ôzellikleri var mi,kediyi gôzlemci sayamazlarmi, bence deneyin sonucu degismez hep ayni kalir
    Daghan Gozler 29 Aralık 2015
  • 0
    Nobel goes to Daghan Gozler
    Süleyman Özer 29 Aralık 2015
  • 0
    Bak şimdi kardeş bak anlatıyorum ; Bir tane kutu var . Kutunun içinde kedinin var olduğunu düşün. Hah düşündün mü ? Bak şimdi içinde bide bunun çalışma ihtimali %50 olan bir silah var. Şimdi kirve silahın çalışma şansı ne ? Yarı yarıya değil mi ? Hah şimdi bizim bu Schrödinger diyor ki her durum bir evrendir. Eğer sen kutuyu bakıp neyi görürsen , sen o olasılığın evrenindesin demek oluyor. Kuantumu felan boşver şimdi. Olay bu yani okey ?
    mrknowitall 29 Aralık 2015
  • -1
    Bak şimdi kardeş bak anlatıyorum ; Bir tane kutu var . Kutunun içinde kedinin var olduğunu düşün. Hah düşündün mü ? Bak şimdi içinde bir de bunun çalışma ihtimali %50 olan bir silah var. Şimdi kirve silahın çalışma şansı ne ? Yarı yarıya değil mi ? Hah şimdi bizim bu Schrödinger diyor ki her durum bir evrendir. Eğer sen kutunun içine bakıp neyi görürsen , sen o olasılığın evrenindesin demek oluyor. Kuantumu felan boşver şimdi. Olay bu yani okey ?
    mrknowitall 29 Aralık 2015
  • 0
    kafa sen yan. gözlemci olan kediyse dışarıdakinin de var olma şansı % kaçtır peki? ölçülebilir mi?
    Birce Çağlar 29 Aralık 2015
  • 0
    bir sözelci açıklamamı okumadığı sürece, anlayacağı biçimde anlatmış da olabilirim anlatamamış da :D
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    zaten süperpozisyon da yalan :) eksik veriyle kafa yürütmeye çalışmaktan başka bir şey değil. anlaşılmak da zorluk çekilmesinin de sebebi bu zaten. occam'ın usturası diyorum; doğru cevap en basit olandır. bugüne kadar ortaya konmuş tüm kuralları bir kenara atmayın. sizi plot-dalga teorisine davet ediyorum.
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    süperpozisyon yalan :) eksik veriyle kafa yürütmeye çalışmak sadece. anlaşılmak da zorluk çekilmesinin de sebebi bu zaten. occam'ın usturası; kısaca doğru cevap en basit olandır. bugüne kadar ortaya konmuş tüm kuralları bir kenara atmak anlamsızç sizi plot-dalga teorisine davet ediyorum.
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    süperpozisyon yalan :) eksik veriyle kafa yürütmeye çalışmak sadece. anlaşılmak da zorluk çekilmesinin de sebebi bu zaten. occam'ın usturası; kısaca doğru cevap en basit olandır. bugüne kadar ortaya konmuş tüm kuralları bir kenara atmak anlamsız sizi plot-dalga teorisine davet ediyorum. (bkz: bohmian mekaniği)
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    kafa sen yan. gözlemci olan kediyse dışarıdakinin de var olma şansı % kaçtır peki? ölçülebilir mi?
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    Açıklamaya çalışırsak ise durum şöyle; birebir aynı şartlar altında 2 eş parçacığın durumları ölçülmek istendiğinde aynı enerji seviyesinde olmadıkları görülüyor. biri daha yüksek bir seviyedeyken diğeri daha düşük bir seviyede oluyor. tüm şartlar aynı olmasına rağmen farklı seviyelerde olmasından kaynaklanan duruma superpozisyon deniyor. Bu farklı enerji seviyelerindeki parçacıklar ise bozunuma uğramış ve uğramamış diye nitelendiriliyor diyebiliriz. haliyle bozunuma uğramış parçacık radyoaktiviteye sahip oluyor. shrödingerin kedisi deneyinde de parçacıkların superpozisyona sahip olması durumu kedinin ölmesi ya da yaşıyor oluşu gibi makro düzeyde açıklanmaya çalışılmıştır. peki superpozisyon fikrine nereden geldik. çift yarık deneyini açıklamaya çalışırsam her şeyin temelini anlatmış olacağım. tek bir kapıdan geçen parçacık bize ölçüm sonucunda belirli bir patern oluşturuyor. yani parçacığın kapıdan geçip de odanın karşı duvarına çarptığında nerelere çarpacağını biliyoruz diyelim. bu parçacıklar aynı bir su dalgası gibi hareket ediyorlar bunu unutmayın. çünkü eğer doğrusal hareket etselerdi karşısına 100 tane de kapı koysanız hep aynı kapıdan gececeklerdi. şimdi parçacıkların karşısına yanyana 2 kapı koyalım. bu durumda yine beklenen bir patern elde etmeliyiz değil mi. yani tek kapıda elde ettiğimz paterni 2 kapı için elde edecektir. aynı paternden 2 tane olacaktı. ancak durum beklenen gibi olmuyor. saçma sapan bir sonuç ortaya çıkıyor. işte fizikçiler yalnızca ölçüm sonucunu görebildiklerinden bunu şöyle açıklıyor. biz bakmadığımız esnada parçacıklar random hareket ediyorlar ve birden fazla durumda bulunabiliyorlar. bu da yukarıda bahsettiğim farklı enerji seviyeleri durumudur. Şimdi schrödingere dönersek. durumu makro düzeyde anlatarak aslında durumun ne kadar saçma olacağını bize göstermek istemiştir. bir kutuda bir kedi var ve bir de parçacık olduğunu düşünelim. bu parçacık bozunuma uğrayabilir de uğramayabilir de. eğer bozunuma uğrarsa radyoaktiviteyi algılayacak bir sistem kutudaki zehirli şişeyi kıracak ve kedi zehirlenip ölecektir. ancak uğramazsa kedi yaşayacaktır. biz ise sadece çift yarık deneyinde olduğu gibi sonucu görebileceğiz. yani ölçümü ancak kutuyu açtığımızda yapabileceğiz. kutu kapalı kaldığı sürece parçacıkların hareketi hakkında bir bilgimiz yok yani her şey olabilir. ancak quantum mekaniğinin eksik noktalarından biri de budur yani biz kutuyu açmadığımız sürece kedinin hem ölü hem de canlı olabileceğini söyler. tabi ki de böyle bir şey konu kedi gibi makro bir şey olduğunda oldukça saçma geliyor. schrödingerin de temel amacı teorinin makro boyutlara uygulandığında ne kadar absurd olduğunu göstermek. benim içinse durumu gülünç kılan şey bu kadar determinist bilim adamının sırf parçacıkların hareketini açıklayacak veriye sahip olamadıkları ya da daha gözlemleyecek kadar fizik kurallarını geliştirmediklerini kabul etmek yerine biz bakmazken her şey tesadüfi demek ki demesi. en azından bohmian çıkıp biz göremesek de bu parçacıkları dalgasal hareket edecek biçimde dürten bir şeyler olmalı diye düşünmesi iç açıcı. buna da plot-dalga teorisi deniyor. yani parçacıkların birden fazla durumda bulunmasının parçacıkların saçmalamasından ziyade başka bir dış etkene bağlı olduğunu düşünebilirsiniz.
    Banu Edizsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    Abi adam kısaca şunu söylüyor " Bakarsan Bağ olur, bakmazsan Dalga" :)
    BeDoMooN 29 Aralık 2015
  • 0
    Bir diğer açıdan inceleyecek olursakda şöyle diyor: Kutunun içinde bi kedi var açıp bakarsan bu kedi ya ölüdür ya diri. Eğer açıp bakmazsan zaten nereden bileceksin ki ölüde olabilir diride :D
    BeDoMooN 29 Aralık 2015
  • 0
    Sözelci ya anlar ya anlamaz. Anlatmadığımız sürece kuantum dalga fonksiyonu çökmeyeceği için bilemeyiz. Buradan yola çıkabiliriz.
    Mustafa Karcıoğlu 29 Aralık 2015
  • 0
    Sözelci ya anlar ya anlamaz. Anlatmadığımız sürece kuantum dalga fonksiyonu çökmeyeceği için bilemeyiz. Buradan yola çıkabiliriz.
    Mustafa Karcıoğlu 29 Aralık 2015
  • 0
    Sözelci ya anlar ya anlamaz. Anlatmadığımız sürece kuantum dalga fonksiyonu çökmeyeceği için bilemeyiz. Buradan yola çıkabiliriz.
    Mustafa Karcıoğlu 29 Aralık 2015
  • 0
    Sözelci ya anlar ya anlamaz. Anlatmadığımız sürece kuantum dalga fonksiyonu çökmeyeceği için bilemeyiz. Buradan yola çıkabiliriz.

    Sayısalcı +, Sözelci -

    + Sana bir şey anlatacağım ama anlatacağım şeyi anlayıp anlamayacağını anlatmadan bilemeyiz di mi?
    - Herhalde yani.
    + İşte Schrödinger'in kedisinin de ölü mü diri mi olduğunu, kutuyu açmadan bilemeyiz.
    - Anlamadım. Şimdi kedi ölü mü diri mi?
    + Bilmiyoruz. Bilemeyiz. Kutuyu açıncaya kadar da asla bilemeyeceğiz.
    - Nasıl yani ya. Bu kedi hiç mi miyavlamıyor?
    + &/%+/%&(&()(/ Geç oldu abi, yat istersen.
    Mustafa Karcıoğlu 29 Aralık 2015
  • 0
    Sözelci ya anlar ya anlamaz. Anlatmadığımız sürece kuantum dalga fonksiyonu çökmeyeceği için bilemeyiz. Ohalde buradan yola çıkabiliriz.

    Sayısalcı +, Sözelci -

    + Sana bir şey anlatacağım ama anlatacağım şeyi anlayıp anlamayacağını anlatmadan bilemeyiz di mi?
    - Herhalde yani.
    + İşte Schrödinger'in kedisinin de ölü mü diri mi olduğunu, kutuyu açmadan bilemeyiz.
    - Anlamadım. Şimdi kedi ölü mü diri mi?
    + Bilmiyoruz. Bilemeyiz. Kutuyu açıncaya kadar da asla bilemeyeceğiz.
    - Nasıl yani ya. Bu kedi hiç mi miyavlamıyor?
    + &/%+/%&(&()(/ Geç oldu abi, yat istersen.
    Mustafa Karcıoğlu 29 Aralık 2015
  • 0
    Sözelci ya anlar ya anlamaz. Anlatmadığımız sürece kuantum dalga fonksiyonu çökmeyeceği için bilemeyiz. O halde buradan yola çıkabiliriz.

    Sayısalcı +, Sözelci -

    + Sana bir şey anlatacağım ama anlatacağım şeyi anlayıp anlamayacağını anlatmadan bilemeyiz di mi?
    - Herhalde yani.
    + İşte Schrödinger'in kedisinin de ölü mü diri mi olduğunu, kutuyu açmadan bilemeyiz.
    - Anlamadım. Şimdi kedi ölü mü diri mi?
    + Bilmiyoruz. Bilemeyiz. Kutuyu açıncaya kadar da asla bilemeyeceğiz.
    - Nasıl yani ya. Bu kedi hiç mi miyavlamıyor?
    + &/%+/%&(&()(/ Geç oldu abi, yat istersen.
    Mustafa Karcıoğlu 29 Aralık 2015
  • 0
    schrödinger hayali bir kutunun içinde hayali bir kedi ve %50 ihtimalle onu öldürecek ya da %50 ihtimalle öldürmeyecek bir zehir mekanizması olduğunu varsayar. Sonra kutuyu kapatır. Kutu açılmadığı sürece kedinin hayatta olup olmadığı sonucuna varılamaz. yani paralel evrenlerin bazılarında yaşıyor bazılarında yaşamıyor olabilir.
    Uğur Kahraman 29 Aralık 2015
  • 0
    Nazım hikmeti bir odaya kapat yanınada kağıt kalem koy. Nazım hikmetin şiir yazma olasılığı ile yazmama olasılığı eşittir. Yani sen odaya girene kadar şiir hem vardır hem yoktur
    Barış Yiğitsoy 29 Aralık 2015
  • 0
    bir dilci olarak, konuya epey zaman önce uzun uğraşlar sonucu vakıf olup, anlatmak için şöyle bir yazı yazmıştım ;
    Mustafa Bilici 29 Aralık 2015
  • 0
    bir dilci olarak, konuya epey zaman önce uzun uğraşlar sonucu vakıf olup şöyle bir yazı yazmıştım; https://www.facebook.com/notes/mustafa-u%C4%9Fur-bilici/the-schrodingers-experiment-without-risking-an-innocent-cat-masum-bir-kediyi-teh/10151661619201104
    Mustafa Bilici 29 Aralık 2015
  • 0
    Bir sözü
    Banu Demirci 30 Aralık 2015
  • 0
    Bir dilci ok
    Banu Demirci 30 Aralık 2015
  • 0
    bu beyin yakan soru
    zihni ates 30 Aralık 2015
  • 0
    Kutudaki kedi gitti, gider!
    Ozlem Rodoplu 30 Aralık 2015
  • 0
    Ölmek ya da ölmemek! Ya da hem ölmek, hem de ölmemek! İşte bütün mesele bu! Yani canım kedi gitti, gider!
    Ozlem Rodoplu 30 Aralık 2015
  • 0
    bir kedi düşünürüm 9 canı olan .9 canı bittiğindede 9 canı olan.Ama ayrıca hiç canı olmayan.Ölmek için can ata ama ölemeyen bir kedi .Ölmek yada ölmemek işte bütün mesele bu değil bu daha başlangıç :):)
    Mesut Agc 30 Aralık 2015
  • 0
    Aslında konuyu en basit şeklinde, Sheldon'dan dinlemek isi baya kolaylaştıracaktır. https://youtu.be/pNTMYNj2Ulk
    Mehmet Emre Karademir 30 Aralık 2015
  • 0
    Burada deneyin yapılış şeklini açıklamaktan çok (yeteri kadar açıklama var) amacına değinmek gerek diye düşü
    Murat Yay 30 Aralık 2015
  • -1
    Burada deneyin yapılışından çok amacına değinilmesi gerektiğini düşünüyorum. Schrödinger'in kedisi olsun dolanıklılık yada çift yarık deneyi olsun varılmak istenen sonucun mikro (kuantum) aleme fiziksel bir etki olmadan müdahale edilebileceğini dolayısıyla insanın evrenin bir parçası olduğu (güç = akıl Örn. star wars vs.) ve belli bir olgunluktan sonra "düşünce gücü ile bir takım şeylere etki edilebileceği" inancına kapı açmak. Bu doğrultu da bakarsak kutuyu açan kişi kendince yaptığı olasılık hesaplarına göre kedinin ölü olduğuna inanıyorsa ölü çıkacağı, gözlemi yapan kişinin sahip olduğu bilgilerin kedinin yaşaması için yeterli şartların olabileceğine olan inancı (kader) yada bu kedi yaşamalı buna karar verdim yada kediyi yaşatmak benim elimde en azından makro aleme olmasa da mikro alemde ki bir kaç tırt radyoaktif parçayı kontrol edebilecek kadar zihin gücüm var (kaderimi ben çizerim) güç bende diye düşünürse sevgili kediciğin yaşayacağı ortaya çıkar. İşte bu ve benzeri deneyler bilim ve dogmatik inançları birbirine harmanlamaya çalışan bana göre bilimin felsefi bakış açısına hitap eden durumlar. O yüzden konu başlığı cuk oturmuş :)
    Murat Yay 30 Aralık 2015
  • +1
    Bazi seyler sizin etkiniz disinda olur, geri kalan hersey gibi :)
    Gorkem Kirabali 30 Aralık 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap