• 0

    Kuantum mekaniğindeki gözlemci etkisi ve Kopenhag yorumuna baktığımızda bu bizi klasik fiziğin materyalist bakış açısından Berkeley'in idealist bakış açısına yönlendirmez mi? Demek istediğim, klasik fizik ve modern fizik ayrımında şu soru tekrar gündeme gelmiştir: Evreni yaratan biz miyiz(gözlemlerimiz mi) yoksa evren mi bizi yarattı? Düşüncelerinizi merak ediyorum.

  • 0
    Özellikle çift yarık deneyi , gözlemin evren üzerindeki etkisini açıkça göstermektedir. Ancak bu durum gizemini hala korumakla birlikte , böylesi bir anlayış insana doğa üstü yetenekler sunmaktadır. Benim kişisel görüşüm bahsettiğim bu durumların henüz çözülememiş problemler olduğudur ve insanoğlu bu güne kadar çözemediği her problemin ardında doğa üstü güçlerin olduğu kanaatini geliştirmiştir. Sonuç olarak bizi evren yarattı ve yok edecek ve bizden sonra hiç eksikliğimizi hissetmeyecek
    Caner Yüksel 14 Kasım 2015
  • 0
    Çift yarık deneyini biliyorum. Heinserberg'in Belirsiz İlkesi'ni de. Ama modern fiziğin klasik fizikten çok daha farklı olduğunu görüyoruz. Bunun için bir M-teori oluşturulmaya çalışılıyor ancak yapılmaya çalışılan şey artık eskisi gibi modern fiziği klasik fiziğe uyarlamak değil tam tersine artık klasik fiziği modern fiziğe uyarlamaya çalışıyor fizikçiler. çünkü modern fizik atom altı parçacıkların fizik yasalarını inceler ve doğadaki, evrendeki her şey atomaltı parçacıklardan oluştuğuna göre esas fizik budur. Materyalist bakış açısına sahip biriyim ama artık kafamızı kaldırıp biraz daha geniş açılardan bakmamız gerektiğini düşünüyorum, açıkçası nasıl konum ve momentumu aynı anda bilmek imkansızsa sanırım evreni ve insanı-hangisinin hangisini yaratmış olduğunu- bilmek de imkansız.
  • 0
    tıpkı ışıgı gormemız ıcın onun bir yere carpması gibi eger bilgiyi işleyen ve somutlaştıran bir beyin yani gözlemci olmazsa evren diye bir şey yoktur. evrenin nasıl oluştugunu bilemeyebiliriz ancak fizik bilimi evreni gözlemlemeye dayanır ve bu bilimi insanlar oluşturmuştur eger insan diye birşey olmasaydı fizik bilimi ve kanunları da olmazdı
    Orhun Demirci 15 Kasım 2015
  • 0
    büyük patlamanın ardından geçen milyarlarca yılda evrende tabiki fizik kanunları geçerli olucaktı , şöyle bir düşünürseniz fizik kanunlarıda atom altı parçacıkların kararlı hareketlerinden tutunda normal reaksiyonel bütün doğa olaylarına kadar matematiksel tutarlı hareketlerin sebepleride, belkide şu an bile düşünce üretmeye ve merak etmeye yarayan biz insan yada tüm doğadaki canlı varlıkların oluşumundaki mutlak döngüsel ve evrim geçiren bütün canlıları oluşturan tüm meteryal ve hareketleri belkide bizim kaderimizin mihenk taşları mutlak olguları idi yada olsa gerek ... demem o ki şu an oturup düşünüyoruz yazıyoruz bu hale gelmemizde alt yapımızı oluşturan milyarlarca yılda maddenin değişimlerinden evriminden ve olması gereken herşeyin fizik kanunları bizi oluşturan kaderin olması gerekenleri gibi. bizim formatımız yada hammaddemiz büyük patlamada başladı biçimlenmeye ,ve şu an ben o maddeyi enerjiye , enerjiyide düşünceye salıyorum, sende karşıdan gözlerinle algılayıp beynindeki sinir uçlarını sinapsisleri nöronları harekete geçirip oradan sadece bir anlam çıkarabiliyorsun. burada enerjinin dönüşümü farklı bir formata bürünsede yok olur gibi diyemeyebiliriz ,sanki o düşünce ve anlam evrene salınıp gidip biryerlerde toplanabilir ..orhun arkadaşımızın dediği biz var isek fizik oluşur yada vardır düşüncesinden yola çıkarsak idrak edebilen her yaratılmış varlık için belkide fizik ve bu alem yaratılmış, ve idrak edebilen anlam çıkarabilen belkide yaşamı çözebilecek. evrimin biz insanları müdahale ve anlamlandırma yetisine ulaşmasına aracı olması bu hale gelmemiz, o halde tamamen yaradanın belkide orta metrajlı bir filmi olsa gerek.. nede olsa onun nazarında zaman ve mekan kıstas değil yanlızca onun oyuncakları ile biz hikayeler oluşturuyoruz ve kapasitemiz gereği o hikayelerin çok çok kenar mahallelerinde birçoklarımız misket oynuyor dizi seyrediyor çocuk büyütüyor çalışıyor ,aşık oluyoruz ,resmin büyüğünü yada şans eseri yada çaba gereği yukarlardan bakmak hepimize nasip de olmuyor , farkındalığın farkında olabilme ve onunda türev tezahürlerine girebilmek boyutları görebilmek fiziksel anlamda zorlayabilmek ne kadar sonuca götürür bilinmez ama, bir derviş kıvamına gelebilmeyi herşeyi içine yerleştirilebilmiş olma şansını kısmetini yakalamak inancını da hissedebilmeyi isteyebilmek,ummak , galiba bütün formüllerin bilinmeyenleri bir çırpıda sürküle etmek tek şans gibi....
    celal büyükkahraman 15 Kasım 2015
  • 0
    Evet bu aralar fizik dünyasında çeşitli dedikodular var ve bunun sebebininde çözülememiş büyük problemler olduğunu düşünüyorum. Bunları çözmek için dünyanın gelmiş geçmiş en büyük deneyine girişilmiş ve neredeyse arpa boyu kadar yol alınamamıştır , cern'de. Hazır cern demişken isterseniz onların yaptığı işi yapalım ve büyük patlamadan 1 saniye sonrasına dönelim ; sizce gözlem yeteneğine sahip bir canlı o şartlarda olgunlaşabilirmi , gözlem yoksa evren var olabilirmi o şartlarda . Söylemek istediğim şey ; tarihte büyük problemlerle karşılasan insanoğlu bu büyük problemin özündeki yüce mantığa ulaşamadığı zaman çeşitli ve akıl dışı çözümler öne sürmüşlerdir yeni türeyen bu akımlarında tarihin tekerrürlerinden biri olduğunu düşünüyorum.
    Caner Yüksel 17 Kasım 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap