• 0

    kütleçekim kuveti aslında hayali ve gerçek olmayan bir kuvvet ise parçacık fizikçileri neden gravition ları arıyor ?

    Yiğit Ertan 24 Ağustos 2015
  • 0
    çünkü sorunun kendisi biraz yanlış.kütle çekimi hayali değil sadece şu an açıklanamıyor tam anlamıyla bunun yapılabilmesi için de bilim insanlarının öngürdüğü gravitonun bulunabilmesi yahut başka bir teorinin oluşturulup kanıtlanması gerekiyor.
    Nihat Kayın 24 Ağustos 2015
  • 0
    Başka bir teori (m) var. Ama teknik bilgisizlik ve yetersizlik nedeniyle kanıtlayamam. :-) Bence şu anki fizik dünyasının sorunu, bakış açısının hep aynı yönden oluşu. Parçacıklar, katı,elle tutulur parçacıklar aranıyor. Arada başka yakşaımlar oluyor ama, genel kabul görmediğinden yeşeremiyorlar. Bir bakıma büyüklerimizden böyle gördük, bunlar doğru; işte kanıtları yaklaşımı sorunu yaşanıyor. Yanlışlar mı? Elbette değiller. Ama kendi koşullarında ve bakış açısı altında. Hala Einstein'ın stabil sonsuz evrene dayalı bakışı altında devam ediyoruz yola. Onun bakışı devrimseldi. Ama çok akıllıca olduğu için, sonraki bir çok soruyu bile unutturuyor. Farkedilmiyorlar... Oysa o günden bu yana gerek fizik, gerek evren konusunda çok daha fazla bilgi elde ettik ve sınıflandırdık. Çok zengin fikirlerle ve bakış açıları ile karşılaştık.
    Burtay Mutlu 24 Ağustos 2015
  • 0
    Graviton'u parçacık olarak aradıkları sürece, çapıştırıclarda çıkan sonuçlara baktıkları sürece bu süreç uzayacak. Graviton enerjiyi taşıyan, aktaran bir parçacıkı olarak aranıyor. Oysa çarpıştırıcılardan çıkan parçacıkların çoğu, normal-uzay zamanda varlığını sürdüremeyen parçacıklar ki, dağılıp yok oluyorlar. Oysa gravitonlar sürekli varlar ki, kütle çekimi sürekliliği var. Ne kadar küçük olursa olsun, bu kuvveti temsil eden bazı rakamlar olmalı... İşte bu rakamları parçacıklarda değil, dalga dökümleri şeklindeki enerji izlerine baktıkları zaman görülebileceğini düşünüyorum. Çünkü kütle çekimini taşıyan şey bir parçacık değil, alan bence...
    Burtay Mutlu 24 Ağustos 2015
  • 0
    Kütle çekimi hakkındaki teorilere baktığımızda ilk kütlenin alana, alanında öteki kütleye etki ettiği düşünülüyordu. Kuantum mekaniğinden sonra ise graviton tezi ortaya atıldı. İki alanı da inceleyecek olursak, klasik mekaniğin önerdiği ilk görüş olaya tepeden bakış gibi, kuantum da iyice yakınlaşıp da yetinmeyip mercekle bakmak gibi; o nedenle kuantum denklemleri sistem büyüdükçe zorlaşıyor ya. Alan içi örnek: termodinamikte gaz moleküllerini tümden inceledğimizde sıcaklığı bir nitelik olarak alırız, bu klasik bakış; ancak molekülleri teker teker incelediğimizde hepsinin ayrı enerjileri olduğu ama dışarıdan bakınca ortalamasını sıcaklık olarak gözlemlediğimiz anlaşılıyor, bu da istatiksel bakış, ki kuantum mekaniğinin bakışı da benzer boyutta. Toplamak gerekirse, iki bakış (graviton||alan) da doğru ve yeterli olabilir (olmayabilir de).
    Kamil Kuzu 24 Ağustos 2015
  • 0
    Parçacıkların hemen dağılması konusunda ise, dalga paketinin olasılık yoğunluğu (dalga paketi dekleminin mutlak değerinin karesi) kök(1+4t^2) ters orantılı yanındada üstsel bir fonksiyon var. Bu demek oluyor ki parçacık zaman geçtikçe uzayda dağılır, veya genişler. Benim düşüncem çarpıştırıcılardaki parçacıklar elekto-manyetik etki ile yüksek enerji düzeylerinde oluşturuluyor. Bu nedenle enerji olmayan ortamda hızlı dağılıyor, çünkü ilk olasılık yoğunluğuna göre çabuk azalıyor. Ancak kütle çekim daha düşük enerjide olduğundan aynı sürede dağılma katsayısı diğer parçacıklarla aynı dahi olsa başlangıç enerjisi zaten düşük olduğundan dağılmanın oranı daha az olacak. Bu da kütle çekiminin etki aralığının daha geniş olmasının nedeni olabilir.
    Kamil Kuzu 24 Ağustos 2015
  • 0
    Çok güzel bir bakış. Teşekkür ederim.
    Burtay Mutlu 25 Ağustos 2015
  • 0
    ( Varsayımsaldır. Bilimsel değeri yoktur) Bunu bir bakıma atmosfer olayları sonucu oluşan türbülanslara ya da girdaplara benzetiyorum. Girdap'ı besleyen kuvvetler ortadan kalkınca, girdapta dağılıyor. Temel parçacıklarda da durum benzer bence... Sadece uzayın niteliğini ölçümleyemediğimiz için, girdap'ın (parçacığın) nasıl varolup - yok olduğunu tam anlayamıyoruz. Bir de dağılmanın bir tutam köğüğün dalga sıraları ile yayılmasına benzediğini düşünüyorum. Dalga sıraları arasında planct boyutu genişlik var ve dalgların hızları da C... ( Uzay-zaman'ın ölçüleri plankt ölçeklerinde olduğunu , bir bakıma bu sabitlerin bundan doğduğunu düşünüyorum.) Parçacıkları dağıtan kuvvetin, hatta entropinin temel nedeni olarak da bu dalgalar olabilir diye düşünüyorum. Dalgaların eğimleri, uzay-zamandaki eğimin nedeni de olabilir. ( ?)
    Burtay Mutlu 25 Ağustos 2015
  • 0
    cevaplarınız için teşekkürler hepinize
    Yiğit Ertan 25 Ağustos 2015
  • 0
    gravition araştırmalarında veya herhangi temel parçacık araştırmalarında elde edilen verilerde elle tutulur parçacık aramıyorlar ki. böyle yuvarlak belli bir kütlesi olan şeyler değil, o kadar basit değil. parçacık değil alan denilmiş ama kuvvetler bir de onların taşıyıcıları vardır. örneğin yeğin etkileşimin taşıyıcısı gluonlardır veya elektromanyetik etkileşim kuvvetinin taşıyıcıları fotonlardır. kütleçekim kuvvetinin taşıyıcıları da parçacık olarak aranmalıdır. ama net bir parçacık olarak değil. öngörülen enerji seviyesi olur, dalga boyu olur. dedektörlerde yuvarlak parçacık görmüyorlar yani enerji seviyelerinden, dalga boylarından diyorlar ki bu benim öngördüğüm parçacık. yani öyle kolay değil işte bu yuvarlak parçacığımız, bu gravitiondur gibi düşünülmemeli.
    Hatice Hatipoğlu 26 Ağustos 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

5.026 soru

30.072 cevap

30.540 kullanıcı

Giriş Yap