• 0

    sizce de ülkece asteroit madenciliğine büyük yatırım yapsak ve buna yönelik teknolojik devrimlerde bulunsak ülkeyi kalkındırma adına büyük kozumuz olmaz mıydı?

    kardelen yılmaz 22 Ağustos 2015
  • 0
    Zar zor uydu "attırabilen" bir ülkeyken böyle bir girişimde bulunmaları imkansız :P, ve böyle bir sektörden ülkeyi kalkındırma umudu çok anlamsız =), biraz yıkıcı oldu ama gerçekler acı :(
    Mehmet Bir 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence olası bir ihtimal. eğer diyanet işlerine aktarılan kaynak bilime aktarılırsa kesinlikle gerçekleşir. fakat ülkemizde insanları bilimle kandıramazsın dinle kandırabilirsin. tübitak ve nükleer enerji müdürlüğüne atananlara bakacak olursak bu ülkede bilim adına bişey beklemeyin.
    Ekrem Abdullahoğlu 22 Ağustos 2015
  • 0
    bence de imkansız değil imkansız olduğunu beynimize kazımış olmaları çok üzücü. Ülkece sayın Abdullahoğlu nun dediği gibi getirisi olmayan şeylere yatırım yapıyoruz.Şimdiye kadar zar zor uydu attırabilmemizin de sebebi bu bence.
    kardelen yılmaz 22 Ağustos 2015
  • 0
    Açıkçası ülkenin kalkınmasının en güzel yoludur bilim, haklısınız aklımıza kazındı imkansız diye çünkü devlette bilim adına olan her oluşuma girmenin yolu torpil ve bu torpilden yararlanan insanlar bilimi zerre kadar sevmeyen insanlar umarım ilerde değişir tabi =)
    Mehmet Bir 22 Ağustos 2015
  • 0
    Böyle bir iş için en az 15 yıllık bilgi birikimi ve diyanet işleri bütçesi kadar yıllık bütçe lazım . Bir de 15 yil boyunca , unutulun temel bilimler desteklenmeli.
    Burtay Mutlu 23 Ağustos 2015
  • 0
    evet işte benim de tam olarak demek istediğim bu 15yıl bana çok gelmiyor 2023 için de uzun bir süre gerekli...artık bırakalım avrupa birliğine girmeyi Cumhuriyet in ilk yıllarındaki gibi atağa geçelim istiyorum
    kardelen yılmaz 23 Ağustos 2015
  • 0
    Açık net olarak, bunun için siyasetçilerden başlayarak, tüm toplumda zihinsel değişim şart ilk önce... Türkiye gibi yapay gündemlerle salağa çevrilmiş, gerçek gündemle acıya ve sıkıntılara boğulmuş bir toplumda zor. Benim kuşağım işe yaramaz. İşe yarayanlarımız yurt dışıdan kapışıldı. 1990 ve sonrası kuşakların değiştirceği bir durum bu. Bizler gençlere miras olarak sorunlarımızı ve çıkar kavgalarımızı sırakıyoruz. Salak olan gençler, büyüklerini memnun etme, onay alma için bu sürece dahil oluyorlar. Akıllı olanlar ise, Ne yapabiliriz? diye sorguluyorlar. Bu atak için gençlerin ileriye bakması ve siyaseti dışlayan, bir bakıma mevcut tüm siyasi görüşleri dışlayan yeni bir bakış altında ortak akıl yürütmeleri lazım. Liderlere değil, hedefe göre değişken ekiplere öncelik veren bir yapı olmalı. 15 yıl bunları aştıktan sonra başlayacak. Çünkü yönetime geçen kuşaklar ancak, olaylara taraf olmadan objektif bakmayı benimseyebilecek. Bu nedenle güzel ama ulaşılabilirliği çok zor gibi geliyor bana...
    Burtay Mutlu 23 Ağustos 2015
  • 0
    Açık net olarak, bunun için siyasetçilerden başlayarak, tüm toplumda zihinsel değişim şart ilk önce... Türkiye gibi yapay gündemlerle salağa çevrilmiş, gerçek gündemle acıya ve sıkıntılara boğulmuş bir toplumda zor. Benim kuşağım işe yaramaz. İşe yarayanlarımız yurt dışıdan kapışıldı. 1990 ve sonrası kuşakların değiştirceği bir durum bu. Bizler gençlere miras olarak sorunlarımızı ve çıkar kavgalarımızı bırakıyoruz. Salak olan gençler, büyüklerini memnun etme, onay alma için bu sürece dahil oluyorlar. Akıllı olanlar ise, Ne yapabiliriz? diye sorguluyorlar. Bu atak için gençlerin ileriye bakması ve siyaseti dışlayan, bir bakıma mevcut tüm siyasi görüşleri dışlayan yeni bir bakış altında ortak akıl yürütmeleri lazım. Liderlere değil, hedefe göre değişken ekiplere öncelik veren bir yapı olmalı. 15 yıl bunları aştıktan sonra başlayacak. Çünkü yönetime geçen kuşaklar ancak, olaylara taraf olmadan objektif bakmayı benimseyebilecek. Bu nedenle güzel ama ulaşılabilirliği çok zor gibi geliyor bana...
    Burtay Mutlu 23 Ağustos 2015
  • 0
    Gençlerin organizasyonlarını da hep onlardan faydalanmak isteyen orta yaş ve üstleri oluşturuyor. Bilgi önemlidir ama insan üzerine olan bilgi daha önemlidir. Tecrübelere dayanan bilgi,binlerce yıllık aktarımla gençlerin tecrübesizliğinden de çok iyi faydalanıyor. Bu nedenle kuralları kesin ve belirleyenin bile aşamayacağı yapılar çerçevesinde oluşturulmalı. 2023 siyasi bir hedeftir. Toplumsal bir hedef değil. Aksi halde toplumumuz şu anki kaotik durumda olmazdı. Bu durum, siyasi bir hedefin bikiminin sonucu. Belkide öngörülen bir parçası ...???
    Burtay Mutlu 23 Ağustos 2015
  • 0
    şöyle bir sorun var ki ne yapabiliriz diye düşünen gençler toplumdan dışlanıyor.Ailelerin tek isteği çocuklarının devlete bağlı bir işte çalışmaları böyle gittiği sürece de dediğiniz yeni bir siyasi görüş ortaya çıkamaz.
    kardelen yılmaz 23 Ağustos 2015
  • 0
    Sorun eski kuşağa göre var. Çünkü böyle düşünenlerin sayısı çoğalıyor... Ortaya siyasi bir görüş değil, hepsini kapsayan ama bağımsız dünya görüşü lazım. çağa, şartlara göre gençlerden üretilmiş.
    Burtay Mutlu 23 Ağustos 2015
  • 0
    Sorunlar eski kuşağa göre var. Zaman değişiyor ve istedikleri şartları oluşturamıyorlar. Yeni düşünceler ve bakış açıları ve böyle düşünenlerin sayısı çoğalıyor... Yeni kuşakların bizim çağın ideoloji ve dünya görüşünün yaptığı yıkımı ve zararı görüyor. Üstelik bu zararlarla bizler değil, mirasçılarımız boğuşacak. Ortaya yeni siyasi bir görüş değil, hepsini kapsayan ama bağımsız yeni bir dünya görüşü lazım. Bu çağda yaşayacak ve uğraşacak olan gençlerden üretilmiş yeni bir bakış. İnsanı insan olarak ele alan, büyümeye değil, sürdürülebilirliğe dayalı , geri dönüşüm kültürünün güçlendiği ve benmsendiği, tüketimde maksimum faydanın amaçlandığı bir dünya görüşü lazım.... Bu konuda goggle şirketinin yatırımları beni etkiliyor.
    Burtay Mutlu 24 Ağustos 2015
  • 0
    Aileler, çocuklarından ayakta dursun, kendilerini güvenceye alsınlar istiyoruz. Bu amaçla da en çok geliri sağlayabilecekleri işlere yerleşsinler istiyoruz. ama bilgilerimiz ve alışkanlıklarımız kulaktan dolma üstelik eski... Babamlar zamanında insanlar bir iş yerinde 30 yıl çalışır, emekli olurdu. Benim çağımda 10-15 yıl olmak üzere 3-4 iş yerinden geçiyor süreç. Bu süre gittikçe de azalıyor. Çalışma ve yaşam koşulları değişiyor. Büyük ihtimalle sizle veya çocuklarınız, belki de günlük ya da proje bazında değişken işlerle geçim sağlayacaksınız. Şu an ki sosyal güvenlik sistemi ve örgütlenme yapısı, sanayi devrimine göre ve onun çalışma koşullarına göre bu yüzden zayıf ve verimsiz. Etkin değil. Ama yine de çalışıyor. Bunun yerine de yeni bir sistem gerekiyor. Devletler toplumdan güç alan ve onu temsil eden, toplumların cismanileşmiş yansımalarıdır. Günümüzde milleyetçi devlet sistemlerinin kalmasının tek ana nedeni, ticari kurumların arada çıkan anlaşmazlıklarda ve çatışmalarda devlet yerine düzen ve barış sağlayıcı bir gücün oluşmamış olması. Büyük ihtimalle ortak ticaret kanunlarının dünya çapında etkinleşmesi ile bu devlet kurumları da güç kaybedecek. Bu şartları düşünerek bir dünya görüşü ve felsefesi ile hareket edecek genç oluşumlar ancak toplumları ileriye taşıyabilecektir.
    Burtay Mutlu 24 Ağustos 2015
  • 0
    Aileler olarak, çocuklarımızdan ayakta dursun, kendilerini güvenceye alsınlar istiyoruz. Bu amaçla da en çok geliri veya güvenceyi sağlayabilecekleri işlere yerleşsinler istiyoruz. Ama bilgilerimiz ve alışkanlıklarımız kulaktan dolma üstelik eski... ..( Babamlar zamanında insanlar bir iş yerinde 30 yıl çalışır, emekli olurdu. Benim çağımda 10-15 yıl en fazla olmak üzere 3-4 iş yerinden geçiyor süreç. Bu süre gittikçe de azalıyor.) .. Çalışma ve yaşam koşulları değişiyor. Büyük ihtimalle siz veya çocuklarınız, belki de günlük ya da proje bazında değişken işlerle geçim sağlayacaksınız...... Şu an ki sosyal güvenlik sistemi ve örgütlenme yapısı, sanayi devrimine göre ve onun çalışma koşullarına göre bu yüzden zayıf ve verimsiz. Etkin değil. (Ama yine de şimdilik çalışıyor.) Bunun yerine de yeni bir sistem gerekiyor. ama bu sistem oluşana kadar sosyal güvenlik ihtiyacınızıda kendiniz düşünemk ve güvence altına almak zorunda kalacaksınız. .... Devletler toplumdan güç alan ve onu temsil eden, toplumların cismanileşmiş yansımalarıdır. Günümüzde millet tabanlı devlet sistemlerinin kalmasının tek ana nedeni, ticari kurumların arada çıkan anlaşmazlıklarda ve çatışmalarda devlet yerine düzen ve barış sağlayıcı bir gücün henüz oluşmamış olması. Büyük ihtimalle ortak ticaret kanunlarının dünya çapında etkinleşmesi ile bu devlet kurumları da güç kaybedecek. Bu sefer dünya vatandaşlığı ön plana çıkacak. Bu şartları düşünerek bir dünya görüşü ve felsefesi ile hareket edecek genç oluşumlar ancak toplumlarını ileriye taşıyabilecek.

    Burtay Mutlu 24 Ağustos 2015
  • 0
    İşe nereden başlayalım derseniz, önerim , ailenizin önerdiği değil, sevdiğiniz ve başarılı olacağınıza inandığınız mesleğe girin... En az 2 dil öğrenin, fen bilimlerine önem ve değer verin.Yapabilirseniz, yüksek lisansınızı ana mesleğinizden farklı bir dalda yaparak bakış açınızı genişletin. Hiç bir siyasi oluşuma ve ideolojiye prim vermeyin. Hepsini dışlayın. Sadece kendi doğrularınıza göre olan etkinliklere destek verin. Benimsemediğiniz hiç bir şeye destek vermeyin. Çevrenizdekilerin içinde mor inek olmaya hazır ve razı olun. O zaman sizin gibi düşünen arkdaşlarınızla, bu sistemin dışından bakıp bizlerin göremediği çözümleri görebileksinizdir.
    Burtay Mutlu 24 Ağustos 2015
  • 0
    Kendi uydu rampamızı bile yapamadan bu işe atılmak hayalden de öte bir şey. 2023 te Muğla'ya rampa yapmayı planlıyorlar. 8 yıl sonra biz olaya yeni el atarken, teknolojinin alabileceği konumu düşünebiliyor musunuz? Bu hareketin diğer devletler arasındaki konumuzu değiştirebileceğini zannetmiyorum. İlk önce devletin Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümüne ilgiyi arttırması ve bu alanda çalışacak yeni mezunlara istihdam sağlaması lazım. Ar-Ge projeleriyle bile bu bölüme iş alanı sağlayarak bu bölümün 250.000 sıralamalarından yukarı çekilmesi gerekmektedir. İnsanlar iş bulamama korkusundan bu bölümleri tercih edemiyorlar, siz asteroit madenciliğinden bahsediyorsunuz. İlk önce devletin bu bilinci kazanması lazım. Kişisel olarak yapabileceğimiz bir şey göremiyorum ben.
    Onur Sarıkaya 24 Ağustos 2015
  • 0
    http://www.fizikist.com/yoksul-ama-uzaya-gidiyor/ İşte tam olarak bu bilinçten bahsediyorum. Yeterli imkan olmayabilir ama en azından devlet yönetiminde bu bilinç var.
    Onur Sarıkaya 24 Ağustos 2015
  • 0
    Bu ülkede çok zor buradaki bütün yorumlar tam yerinde tespitler kaldı ki zihniyetinde değişmesi gerek örneğin benim çevremdeki çoğu insan hep ya sen kimsin be bunu nasıl yapıcaksın, bu ne ya, boş işler bunlar, saçma sapan işlerle uğraşma, gibi kelimelerle hep aptalca yontulmuşlar köle gibiler artık nasıl değişiriz bilemiyorum çok zor
    Kıvanç 25 Ağustos 2015
  • 0
    Başımıza taş yağar :)) şaka bi yana ülke kaynakları çok yetersiz öyle bi proje için. Önce bi milli arabamızla uçağımız bitsin bir gün sıra ona da gelir.
    Görkem Seven 28 Ağustos 2015
  • 0
    uzaya bir taş atmışlığımız yok kendi petrolümüzü işletebilecek bir teknolojimiz yok evet asteroitlere yatırım yapacağız.
    Orhan Karazeybek 22 Ocak 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.644 soru

27.468 cevap

30.153 kullanıcı

Giriş Yap