• 0

    Madem ışık fotonlardan oluşuyor; niçin camdan geçiyor da diğer maddelerden geçemiyor? Fiziksel nedenini açıklarsanız sevinirim…

    OU 16 Haziran 2015
  • +1
    Fotonlar bir maddeye çarptığında o maddedeki elektronları bir üst enerji seviyesine geçirirler. Yani elektronlar fotonun enerjisini emer ve foton yok olur. Ama cam gibi saydam maddelerde fotonlar o maddedeki elektronları bir üst enerji seviyesine kadar taşıyamazlar çünkü enerji seviyeleri arasında geçiş için daha yüksek enerjiye ihtiyaç vardır. Bu durumda fotonun enerjisi elektronu bir üst enerji seviyesine çıkarmakta yeterli olmaz ve foton yoluna devam ederek maddenin içinden geçer. Fakat daha yüksek enerjili Ultraviole ışınları bazı tür camlardan geçemez. UV filtreli gözlüklerin görevi budur. Gözlerimizi bu yüksek enerjili ışınlardan korurlar. Şöyle ki, görebildiğimiz ışınlar o camlardan çok rahat geçebilirken, UV ışınları için o camlar bir tahtadan farksızdır ve içinden geçemezler.
    Mehmet Ali 16 Haziran 2015
  • 0
    Tam da merak ettiğim şeyi sormuşsunuz :) Fakat eğer elektronlar bir üst seviyeye geçiyorsa asıl bulunduğu enerji düzeyi boş kalmaz mı? Fotonun elektrona etkisi bitince direk yerine mi dönüyor? Bu noktayı anlayamıyorum.
    Dilan 16 Haziran 2015
  • +1
    Elektronlar bir üst enerji seviyesine geçip anında geri dönerler. Elektron bir alt enerji seviyesini geri dönerken de fotondan aldığı enerjiyi geri verir ve böylece ışık cisimden yansımış olur ve biz de o cismi görürüz. İstisnai bir durum olarak şunu söyleyebiliriz: Evinizdeki elektirk düğmeleri gibi fosforlu cisimler gece parlarlar. Bunun sebebi üst enerji seviyesine geçen elektronun anında geri dönmemesidir. Fosforlu tabir ettiğimiz cisimlerdeki atomların elektronları (kalsiyum, çinko, sülfür atomları gibi) anında eski enerji seviyelerine dönmezler. Dönmeleri belli bir zaman alır ve bu süre boyunca fotonlardan aldıkları enerjiyi geri verdikleri için parlamaya devam ederler.
    Mehmet Ali 16 Haziran 2015
  • 0
    Bu soruyu bütün elektromanyetik spektruma genelleştirmek gerekir. Çünkü ışık olarak algıladığımız şey aslında elektromanyetik dalgaların çok küçük bir kısmı. Çok uzun dalga boylu radyo dalgalarından, dalga boyu atomun çapından çok küçük gama ışınlarına kadar olan bu spektrumun, dalga boyu 0.4 mikronla 0.7 mikronarasında kalan kısmını gözlerimiz algılayabiliyor. Bu nedenle bir fizikçiye “ışık” dediğinizde çoğunlukla tüm elektromanyetik spektrumu anlayacaktır, sadece “görünür ışık” dediğimiz sınırlı kısmı değil. Tüm canlıların gözlerinin neden bu geniş spektrumun sadece küçük bir kısmını algıladığıysa daha değişik bir soru.
    Öyleyse, tüm elektromanyetik spektrumu düşünürsek, soruyu “neden belli bir dalga boyuna sahip ışığı bazı maddeler geçirir de bazıları geçirmez?” şeklinde sorabiliriz. Bunu yanıtlamaya kalktığımızda maddelerin birbirlerinden farklı olmadığını görürüz. Yani her maddenin saydam olduğu bazı dalga boyları ve saydam olmadığı bazı başka dalga boyları vardır.
    OU 17 Haziran 2015
  • 0
    Örneğin bildiğimiz bütün metaller görünür ışığa karşı saydam değildir. Bu kızıl ötesindeki bütün düşük dalga boyları için de geçerli. Fakat morötesi ışıklar kullandığımızda her metal, dalga boyu belli bir değerden küçük ışıklar için saydamlaşır. Morötesi saydamlaşması denilen bu olay sadece metallere özgü değil. Bütün maddeler düşük dalga boylu mor ötesi ışınlar, X ışınları ve gama ışınları için saydamdırlar. Zaten X ışınlarını kullanan Röntgen filmleri bu olay sayesinde kullanılabiliyor.
    En ilginç örnekse herkesin bildiği en saydam madde olan su. Görünür ışığın hepsini geçirmesine rağmen, bu pencerenin dışındaki bizim göremediğimiz ışınların çoğuna karşı saydamlığını kaybeder. Su, morötesinden başlayarak bir kaç Angströmlük dalga boylarına kadar ve kızılötesinden başlayarak radyo dalgalarına kadar bütün elektromanyetik dalgaları güçlü bir şekilde soğurur. Bu oldukça garip bir durum.Eğer bir gün, gözlerini bizim gördüğümüz ışık yerine, elektromanyetik spektrumun başka bir kısmını görmek için kullanan bir “uzaylıyla” karşılaşırsak, ve onlardan suyu tarif etmelerini istersek yanıt “simsiyah bir sıvı”olacaktır! Peki neden sadece suyun geçirgen olduğu dalga boylarını görebiliyoruz? Bu bir rastlantı mı, yoksa suyun atmosferde ve hayatın başladığı denizlerdebol miktarda bulunmasının gerektirdiği bir zorunluluk mu? Bunun yanıtını sizverin.
    Peki maddelerin hangi dalga boyunda saydam olacağı nasıl belirleniyor? Elektromanyetik dalgalar maddedeki elektronlarla etkileşirler. Yani ışık maddeden geçerken,elektronlar tepki vererek hareketlerini değiştirirler. Bu etkileşimin sonuçlarını kuantum kavramlarıyla açıklamak daha kolay. Kuantum kuramına göre maddedeki elektronlar sadece belli enerji seviyelerinde bulunabilirler ve bu seviyeye özgü bir hareket yaparlar. Burada önemli olan elektronların enerjilerinin sadece belli değerler alabilmesi. (Doğal olarak bu seviyeler maddeden maddeye değişiyor.)
    Eğer bir elektron bir seviyeden daha yüksek bir başka seviyeye geçmek isterse, çevreden bir şekilde iki seviyenin enerji farkı kadar enerji almak zorunda kalır. Benzer şekilde, elektron daha düşük bir seviyeye geçmek istiyorsa, fark kadar enerjiyi çevreye bir şekilde vermek zorunda.
    Elektromanyetik dalgalar da foton olarak adlandırdığımız paketlerle enerji taşırlar. Örneğin 0.4 mikron dalga boylu mor ışık 3.1 eV’luk enerji taşıyan paketlerden oluşmuştur. (1 eV bir elektronun 1 voltluk bir gerilim altında hızlanmasıyla kazandığı enerji). Bu bizim için oldukça küçük, ama elektronlar için tipik bir enerji. Fotonlar elektronlarla etkileştiklerinde iki farklı durum söz konusu: Ya fotonun enerjisi, elektronu bulunduğu seviyeden başka bir seviyeye çıkarmak için gereken enerjiye eşittir, ya da değildir.
    OU 17 Haziran 2015
  • +1
    Başka sitelerde gördüğünüz soruları ve cevaplarını kopyalayarak buraya yapıştırmanızın nedeni nedir anlamış değilim?:)) http://www.balkanlar.net/forum/index.php?topic=3431.40;wap2
    Mehmet Ali 17 Haziran 2015
  • +1
    Ayrıca kopyalamış olduğunuz cevap, sormuş olduğunuz soru için yeterli bir cevap değil, hatta soruyu cevaplamıyor desek daha doğru olur.
    Mehmet Ali 17 Haziran 2015
  • 0
    Mehmet Ali Bey, kızgınlığınızı anlıyor ve hak veriyorum ama; "Belki bu soruları veya cevapları da aynı kişi yazmıştır?." Hüsnü Zân'da bulunmak (iyi niyetle yaklaşmak) daha iyi... Sui Zân (art niyet aramak) doğru olmaz bence... Sonuçta sorular güzel ve temiz bir dille yazılmış. Üstelik şık sorular... Cevapları da biz kendimize göre veriyoruz. Daha önce verilmiş cevapla aynı olmamız gerekmiyor. Tek hayal kırıklığım, yazdıklarımı anlayabileceğinden şüpheliyim artık :-) (?)
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    Burada Mehmet Ali'bey'e bir sorum var. " Yani elektronlar fotonun enerjisini emer ve foton yok olur. " yazmıştınız. Ben ise fotonun enerjisini kaybettikten sonra, daha düşük enerji taşıyan (kızılötesi) bir frekansta yansıyor diye biliyordum. Ancak emin değilim. Sizin bilginizin net kaynaklarını paylaşmanız mümkün mü?
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    Fotonların frekanslarına ve taşıdıkları enerjiye göre maddelerin içinden geçme veya durdurulmalarını Ogün Bey zaten yazısında tanımlamış.
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    Burtay Bey, fotonların elektronlara çarptıktan sonra başka bir frekansta yansıdığıyla ilgili herhangi bir şey okumadım. Konuyla ilgili olarak okuduğum tüm kaynaklar fotonun atom tarafından yutulduğunu belirtiyor. Foton atom tarafından yutulur ve bu fotonun enerjisini atom geri verir yani yeni bir foton gönderir. Yansıma bu şekilde oluşur. Yani cisimlerden yansıyan ışık aslında cismin üzerine düşen ışık değil, cisimden gelen yeni bir ışıktır. Bu arada kimseye herhangi bir kızgınlığım yok. Başka sitelerden buraya soru-cevap kopyalanıyorsa kaynak belirtilmesi gerekir diye düşünüyorum.
    Mehmet Ali 18 Haziran 2015
  • 0
    Mehmet Ali Bey'e; Başka sitelerden buraya kopyalanarak yapışıtırılması bana eğitimim sistemimizdeki "copy-paste" alışkanlığının bir devamı gibi geldi. Salt soru olsa iyi karşılaştırma yapma açısından faydalı bile. Cevapta kaynak belirtilseydi, bu kadar sıkıntı da olmadı. Tahminim kaynak bildirme unutuldu. Ya da önemi anlaşılmadı. Çünkü amacımız daha bilgili olduğumuzu göstermek değil, bilgi üretecek birilerine destek olmak.
    Burtay Mutlu 18 Haziran 2015
  • 0
    Fotonun madde ile etkişeiminden halen emin değilim. Hatırladığım kadarıyla (yanlış/eksik olabilir) 1) Foton madde elektronları ile hiç veya çok az etkileşime girmez yoluna devam eder. 2) Elektronlarla etkileşime girer bir kısmı yoluna devam eder, bir kısmı yansır (enerji kaybetmiş halde) 3) Tüm enerjisini atoma aktarır, atomlar bu fazla enerjiyi foton yoluyla ışıyarak geri verir....
    Burtay Mutlu 18 Haziran 2015
  • 0
    Fotonun madde ile etkişeiminden halen emin değilim. Hatırladığım kadarıyla (yanlış/eksik olabilir) 1) Foton madde elektronları ile hiç veya çok az etkileşime girmez yoluna devam eder. 2) Elektronlarla etkileşime girer bir kısmı yoluna devam eder, bir kısmı yansır (enerji kaybetmiş halde) 3) Tüm enerjisini atoma aktarır, atomlar bu fazla enerjiyi foton yoluyla ışıyarak geri verir....-----------Örneklemeleri _1) Cam, Su gibi (bu arada duyduğum bir iddiaya göre, Cam 'da bir sıvıdır, ama içinde bulunduğu kabın şeklini alma süresi yüzbinyıllar) Moleküller arası boşluk bulunan ya da kristalize yapıları nedeniyle fotonlara düzenli geçiş yolları açan cisimler
    2) İçin en güzel örnek Ayan'dır. Güneş ışığı Aynadan yansır. Ayna yüzeyine çarpan fotonlar bir miktar enerji kaybeder ve yansırlar. Bu uüzden güneş ışığının ısısını da taşımazlar. Ancak ayna yüzeyi yeterince ısınınca artık absorbe edebileceği kapasitesi kalmayınca, gelen güneş ışığına oranla yansıyan ışıkta ısı kaybı daha az oluyor diye biliyorum. 3) Lazer, lüminesans özellikli maddeler ve kimyasallar buna örnek diye biliyorum. Ortamdaki farklı dalga boyu fotonlardaki tüm enerji atomca absorbe edilir (bu lazer için geçerli) Absorbe edilen enerji miktarı tüm atomlara eşit ve homojen bir şekilde yayılıp, homojen titreşim seviyesine ulaştırıldığında atomlar foton yayarlarlar. Bu atomlar belli bir sıra, düzen içine girdiğinden dolayı çıkan fotonlarda benzer şekilde sıra sıra düzenli -paralel olurlar, buna lazer ışığı diyoruz. Lüminesans daha düzensiz ve daha düşük enerji seviyesinde gerçekleşen bir durum diye hatırlıyorum. Gelen tüm fotonlar değil, sadece belli frekanstakiler soğruluyor. Diğer frekansta kalanları yansıyor ya da geçiyor. ------------- diye biliyorum... Direk hedef kaynak gösteremiyorum çünkü birikim bir derleme...
    Burtay Mutlu 18 Haziran 2015
  • 0
    Fotonun madde ile etkileşimin sadece bu şekilde olduğundan halen emin değilim. Hatırladığım kadarıyla (yanlış/eksik olabilir) 1) Foton madde elektronları ile hiç veya çok az etkileşime girmez yoluna devam eder. 2) Elektronlarla etkileşime girer bir kısmı yoluna devam eder, bir kısmı yansır (enerji kaybetmiş halde) 3) Tüm enerjisini atoma aktarır, atomlar bu fazla enerjiyi foton yoluyla ışıyarak geri verir.---------- Örneklemeleri _1) Cam, Su gibi (bu arada duyduğum bir iddiaya göre, Cam 'da bir sıvıdır, ama içinde bulunduğu kabın şeklini alma süresi yüz binyıllar) Moleküller arası boşluk bulunan ya da kristalize yapıları nedeniyle fotonlara düzenli geçiş yolları açan cisimler 2) İçin en güzel örnek Ayna'dır: Güneş ışığı Aynadan yansır. Ayna yüzeyine çarpan fotonlar bir miktar enerji kaybeder ve yansırlar. Bu yüzden güneş ışığının ısısını da taşımazlar. Ancak ayna yüzeyi yeterince ısınınca artık absorbe edebileceği kapasitesi kalmayınca, gelen güneş ışığına oranla yansıyan ışıkta ısı kaybı daha az oluyor diye biliyorum. 3) Lazer, lüminesans özellikli maddeler ve kimyasallar buna örnek diye biliyorum. Ortamdaki farklı dalga boyu fotonlardaki tüm enerji atomca absorbe edilir (bu lazer için geçerli) Absorbe edilen enerji miktarı tüm atomlara eşit ve homojen bir şekilde yayılıp, homojen titreşim seviyesine ulaştırıldığında atomlar foton yayarlar. Bu atomlar belli bir sıra, düzen içine girdiğinden dolayı çıkan fotonlarda benzer şekilde sıra sıra düzenli -paralel olurlar, buna lazer ışığı diyoruz. Lüminesans daha düzensiz ve daha düşük enerji seviyesinde gerçekleşen bir durum diye hatırlıyorum. Gelen tüm fotonlar değil, sadece belli frekanstakiler soğruluyor. Diğer frekansta kalanları yansıyor ya da geçiyor. -- Diye biliyorum... Direk hedef kaynak gösteremiyorum çünkü birikim bir derleme....... Su'yun özellikle yüksek absorbe özelliği yüksek enerjili (kısa) dalgalar içindir. Bu da moleküllerin hareketli olmasından ve aldıkları -absorbe ettikleri enerjiyi çok hızlı olarak idğer moleküllerle paylaşabilmelerinden kaynaklanıyor, diye biliyorum... Ama yanlış veya eksik olabilir. Ek bilgiler de iyi olur.
    Burtay Mutlu 18 Haziran 2015
  • 0
    Burtay Bey Cam ile ilgili olarak, içinde kristalize boşluklar olduğu ve fotonların buralardan geçtiği bilgisi kesinlikle yanlış bir bilgidir. İnternet ortamında bu tarz bilgiler dolaşıyor fakat bunlar maalesef doğru değil. Aynada meydana gelen yansıma yine yukarıda açıkladığım şekilde gerçekleşir. Aynanın arka yüzeyinde ince metalik bir tabaka bulunur. Metallerde bulunan elektronlar daha serbest hareket ederler, enerji seviyeleri arasında gezmeleri daha kolay olduğu için yansıtma özelliği çok daha yüksektir.
    Mehmet Ali 18 Haziran 2015
  • 0
    Yukarıda belirtmiş olduğunuz 1,2 ve3. maddelere bakarsak. 1. madde cam gibi saydam maddeler için geçerlidir. Fotonlar elektronların enerji seviyesini değiştirecek yeterli enerjiye sahip olmadığı için atom ile etkileşime girmeden maddenin içinden geçerler. 2.madde konusunda emin değilim. 3. madde ise yanısma için, yani ayna dahil tüm cisimlerden yansıyan ışık için geçerlidir.
    Mehmet Ali 18 Haziran 2015
  • 0
    Ayna yansıması konusunda hala emin değilim. Bana bir kısmı dalgaboylarının enerjisi emliliyor, emilmeyenler yansıtılıyormuş gibi geliyor... Ağırlıklı olarak görünen ışık dalga boylarının ki... Bu nedenle, 3ncü madde konusunda farklılıklarımız var... Yani lazere ya da luminesans bir yansıma ürünü değildir. Direk etkileşimin bir sonucudur. Camdaki kristal boşlukları için teşekkür ederim. Haklısınız.
    Burtay Mutlu 18 Haziran 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap