• 0

    Öldükten sonra bilincimizin evrende kuantum dolanıklığa girerek bir bilgi şeklinde saklanabileceği teorisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

  • 0
    teoriden biraz bahseder misin
    sehmus 03 Haziran 2015
  • 0
    teori hakkinda pek bilgim yok ama bilincimizin saklanamayacagini düşünüyorum çünkü bilinci oluşturan yapılar ön beyin ve beyin kabuğudur insan öldüğü zaman doğal olarak beynide ölür ve bilgilerin hepsi uçup gider.
    oguzhan kanat 03 Haziran 2015
  • 0
    Bu videoda gördüm bakabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=W5I6jUjNRGc klasik fizik açısından dediğin doğru olabilir ama modern fizikte kuantum dolanıklığın ve bir parçacığıın eş zamanlı olarak farklı bir yerde bulunabilmesi durumu söz konusu. ve biliç elbette beyinden bağımsız olarak düşünülemez ama bir şekilde evrenin bir yerinde bu bilginin saklanabilmesi imkansız gelmiyor. tabi ki bir ruh ya da spritual bi varlıktan söz etmiyorum.
  • 0
    Ek bir bakış açısı açısından işinize yarayablir. http://www.fizikist.com/beyin-firtinasi/2969/
    Burtay Mutlu 04 Haziran 2015
  • 0
    Ruh kavramına inanmıyorum her şeyin fiziksel bir gerçekliğinin olması gerektiğini düşünüyorum o yüzden bana pek mümkün gelmedi maalesef
  • 0
    Bilinc biz yasarken de madde otesi bir yerde olabilir. Zaten beyinde, madde bazinda olduguna dair hicbir kanit yok.
    Murat Badur 04 Haziran 2015
  • 0
    Kanıt yok derken?
  • 0
    O kadar çok somut kavramla içiçeyiz ki, aslında bu konu anlamsızlaşıyor... Enerji nedir? Boyut nedir? Kuvvet nedir? Görelilik nedir? Düşünce nedir? Kütleçekimi nedir? Manyetizma nedir? Ruh nedir? Bilinç nedir? vs.vs... Bunların hemen hemen hepsi günlük hayatımızda olan bildiğimiz kullandığımız ama elle tutamadığımız, gözle göremediğimiz, etkileri ve sonuçları ile hükme varıp tanımladığımız şeyler... Enerji nedir? İş yapma kapasitesi deniyor. Yani bir tanım sadece daha ötesi değil. Boyut nedir? Hareket edilebilinen alan...Soyut bir şeyi ifade ediyor aslında... ________________Sonuçlarını ölçümleyebildiklerimizi pozitif sınıfa, ölçümleyemediklerimizi negatif sınıfa alıyoruz. Aralarında ne kadar yapısal -(zihinsel algılamada) fark var ki aslında? Çok yok... Düşünce hızı ile gidebilmeyi, zamanı atlayarak üst boytlar üzerinden seyahat etmeyi düşlüyoruz ama beynimize yerleşmiş ve gelişen bir biçimli enerji topağını kabul edemiyoruz... ... Bana göre her şey mümkün... Bazı şeyleri ispat etmek mümkün olmadığı gibi, aksini de ispat etmek mümkün değildir. O zaman bu koularda sorgulamayı bırakırım. Çünkü bana bir kazancı yok. Getirisi yok. Zaten ne olması gerekiyorsa o olacak...Bunu değiştiremeyeceğime göre, çok da kafaya takmaya değmez...
    Burtay Mutlu 04 Haziran 2015
  • 0
    Enerjiyi somut olarak gözlemleyemesen bile enerji dalgalarının olduğunu dolayısıyla enerjinin olduğunu ispat edebilirsin. Ama öyle bir şey ki, ruh dediğin zaman herkesin kafasında canlanan farklı bir şey, enerjide ise kalıplaşmış ve bilinen enerji türleri var aksini iddia edemezsin. Enerjiyi bilimsel araştırmalar sayesinde biliyoruz ayrıca örneğin bir sesin bize iletimi nasıl oluyor sorusunda karşımıza enerji kavramı çıkıyor. Ancak ruh kahvramı için bir ispatı bırak bir ipucu bile yok, varlığına dair. Bana göre yalnızca insanların ölüm sonrasını aydınlatmak için uydurdukları bir kavram. Tabi ki bana göre diyorum kesin konuşamam. Ama şöyle bir durum var ki, altı duyu organımla da algılayamadığım, dolaylı olarak bile ölçümünü yapamadığım, yalnızca insanlar diyor ve bir kitapta yazıyor diye var olduğu düşünülen bir kavramın yokluğunu benim ispatlamam mümkün değil çünkü bana göre olmayan birşeyi zaten ispatlayamazsın. Bu varlığın olduğunu düşünenlerin asıl ispatlaması lazım ve ispatlanmadığı bir durumda da belki vardır, bence şöyledir, hiçbir şey imkansız değil gibi altı boş kavramlarla bir varlığın varlığına inanmasını doğru bulmuyorum. Tabi ki şahsi görüşlerim var diyene de saygı duyarız orası ayrı :)
  • 0
    Enerjiyi somut olarak gözlemleyemesen bile enerji dalgalarının olduğunu dolayısıyla enerjinin olduğunu ispat edebilirsin. Ama öyle bir şey ki, ruh dediğin zaman herkesin kafasında canlanan farklı bir şey, enerjide ise kalıplaşmış ve bilinen enerji türleri var aksini iddia edemezsin. Enerjiyi bilimsel araştırmalar sayesinde biliyoruz ayrıca örneğin bir sesin bize iletimi nasıl oluyor sorusunda karşımıza enerji kavramı çıkıyor. Ancak ruh kahvramı için bir ispatı bırak bir ipucu bile yok, varlığına dair. Bana göre yalnızca insanların ölüm sonrasını aydınlatmak için uydurdukları bir kavram. Tabi ki bana göre diyorum kesin konuşamam. Ama şöyle bir durum var ki, beş duyu organımla da algılayamadığım, dolaylı olarak bile ölçümünü yapamadığım, yalnızca insanlar diyor ve bir kitapta yazıyor diye var olduğu düşünülen bir kavramın yokluğunu benim ispatlamam mümkün değil çünkü bana göre olmayan birşeyi zaten ispatlayamazsın. Bu varlığın olduğunu düşünenlerin asıl ispatlaması lazım ve ispatlanmadığı bir durumda da belki vardır, bence şöyledir, hiçbir şey imkansız değil gibi altı boş kavramlarla bir varlığın varlığına inanmasını doğru bulmuyorum. Tabi ki şahsi görüşlerim var diyene de saygı duyarız orası ayrı :)
  • 0
    Merhaba... Sn Büyükakıncı; size sorum var...? Cevabını bilmediğim bir soru bu ; Enerji nedir? Neyden oluşmuştur ? Yapısı nasılduır ki? Bölünebiliyor, depolanabiliyor? Bu konudaki fikriniz benim için aydınlatıcı olabilir... Enerji nedir? İnternette depolanma, paylaşılma , dönüştürülme imkanlarından, potansiyel, kinetik enerji olarak hesaplama yöntemleriyle ilgili çok kaynak var. Ama enerjinin kendisi için yok... Radyo dalgalarını bile tanımlıyobilitoruz. Kabaca belli bir frekansta titreşen enerji alanı diyoruz. Ama enerji nedir? Enerjiyi ispat edebiliyoruz. Ama ne olduğu hakkında fikrim yok...
    Burtay Mutlu 05 Haziran 2015
  • 0
    ben bir fizikçi değilim hatta okuduğum bölüm bile sözel yalnızca bu tür konulara ilgim var o yüzden ben burda enerjinin tanımını yapamam. Ancak ben sana maddenin tanımını yapmanı istesem nasıl bi cevap verirsin? Ya da bir melodinin, ışığın ya da koşan bir insanın varlığını görebiliyorum ve enerji bunların kaynağının enerji olduğunu biliyorum. Sözlük anlamı olarak ise, maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç şeklinde anlatılmış. Bir şeyin var olup olmadığını ya da ne olduğunu bilmek için elle tutulabilir olmasına gerek yok bilimsel olarak gözlemleyemediğimiz şeylerin de tanımını yapabiliriz. Örneğin şu ana dek karadelikler gözlemlenemedi ama evrende yarattıkları dolaylı etkilerin ölçümleri yapılarak &99 var oldukları söyleniyor. Dediğim gibi, bana maddenin ne olduğunu söyle, susacağım.
  • 0
    ben bir fizikçi değilim hatta okuduğum bölüm bile sözel yalnızca bu tür konulara ilgim var o yüzden ben burda enerjinin tanımını yapamam. Ancak ben sana maddenin tanımını yapmanı istesem nasıl bi cevap verirsin? Ya da bir melodinin, ışığın ya da koşan bir insanın varlığını görebiliyorum ve bunların kaynağının enerji olduğunu biliyorum. Sözlük anlamı olarak ise, maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç şeklinde anlatılmış. Bir şeyin var olup olmadığını ya da ne olduğunu bilmek için elle tutulabilir olmasına gerek yok bilimsel olarak gözlemleyemediğimiz şeylerin de tanımını yapabiliriz. Örneğin şu ana dek karadelikler gözlemlenemedi ama evrende yarattıkları dolaylı etkilerin ölçümleri yapılarak &99 var oldukları söyleniyor. Dediğim gibi, bana maddenin ne olduğunu söyle, susacağım.
  • 0
    ben bir fizikçi değilim hatta okuduğum bölüm bile sözel yalnızca bu tür konulara ilgim var o yüzden ben burda enerjinin tanımını yapamam. Ancak ben sana maddenin tanımını yapmanı istesem nasıl bi cevap verirsin? Ya da bir melodinin, ışığın ya da koşan bir insanın varlığını görebiliyorum ve bunların kaynağının enerji olduğunu biliyorum. Sözlük anlamı olarak ise, maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç şeklinde anlatılmış. Bir şeyin var olup olmadığını ya da ne olduğunu bilmek için elle tutulabilir olmasına gerek yok bilimsel olarak varlığı kanıtlanan şeylerin de tanımını yapabiliriz. Örneğin şu ana dek karadelikler gözlemlenemedi ama evrende yarattıkları dolaylı etkilerin ölçümleri yapılarak &99 var oldukları söyleniyor. Dediğim gibi, bana maddenin ne olduğunu söyle, susacağım.
  • 0
    ben bir fizikçi değilim hatta okuduğum bölüm bile sözel yalnızca bu tür konulara ilgim var o yüzden ben burda enerjinin tanımını yapamam. Ancak ben sana maddenin tanımını yapmanı istesem nasıl bi cevap verirsin? Ayrıca, bir melodinin, ışığın ya da koşan bir insanın varlığını görebiliyorum ve bunların kaynağının enerji olduğunu biliyorum. Sözlük anlamı olarak ise, maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç şeklinde anlatılmış. Bir şeyin var olup olmadığını ya da ne olduğunu bilmek için elle tutulabilir olmasına gerek yok bilimsel olarak varlığı kanıtlanan şeylerin de tanımını yapabiliriz. Örneğin şu ana dek karadelikler gözlemlenemedi ama evrende yarattıkları dolaylı etkilerin ölçümleri yapılarak &99 var oldukları söyleniyor. Dediğim gibi, bana maddenin ne olduğunu söyle, susacağım.
  • 0
    Bilim, bilginin asla kaybolmayacağını kabul ediyor.
    Ali Uçar 05 Haziran 2015
  • 0
    Madde=Enerji=Hareket
    Ali Uçar 05 Haziran 2015
  • 0
    Ama bilgi kaybolmasa da onların iletilebileceği bir yer olmadığı için yalnızca evrende var olan bir şey olacaktır. Ses de aynı şekilde kaybolmaz ama ses dalgalarını daha sonra duyamaz hale geliriz. Bir işlevi ve ileticisi olmadıktan sonra çok da bi anlamı yok gibi.
  • 0
    Sayın Büyükakıncı... Öncelikle bende bilimci değilim... Sadece sizin gibi, bilimi seven ve yaşıtlarımın çoğunun aksine bu merakını koruyan birisiyim... Bu yüzden enerji'nin tanımını yapmanızı beklemiyorum. Zaten yapabilen birisi de yok bildiğim kadarıyla... Enerjiyle yapılacak her türlü şeyi hesaplıyoruz, ama ne ile uğraştığımızı bilmiyoruz.... Diğer yandan biz, burada bilim de yapmıyoruz. Bilimsel bir veri de üretmiyoruz. Ne yapıyoruz? derseniz... Bilimi üreten bilimcilerin elde ettikleri sonuçlar üzerinde yorum yapıyoruz. Yani onlar bilim yapıyor, biz onların çalışmalarını, ürünlerini ele alıyoruz. Bu şekilde bir miktar kendimize, bir miktar onlara katkı sağlıyoruz. Kendilerini pek belli etmeselerde, yazılanları okuyanlar arasında gerçekten ciddi bilimcilerimiz var. Bazen soruları bazen de verdikleri cevap şekillerinden anlaşılıyor._______________________...Bizler onlar için, hayalgücü ve bakış açısı üretiyoruz........ Çünkü hiç kimsenin tek başına bir olayı her yönü ile ele alacak bakışı sağlayacak hayalgücü, bakış açısı olamaz. Biz onlara "Acaba?" olabilir mi dedirtiyoruz. Onlarda kendilerine bu soruyu sorunca, belki yeni bir bakış ile bilimsel veri üretebiliyorlar. Bizim yaptığımız en azından bu sitenin tartışma sayfalarında bu... En azından ben, bu şekilde ele alıyorum durumu... Çünkü yapabileceğim-iz katkı bu ancak.... Bu kadar düşük bir bilim okuryazarlığı olan ve bilimciye hakettiği saygıyı ve desteği vermeyen bir ülkedeyiz. Eksiğiz ama .... ________________ Enerjiyi size sormamdaki maksat; aslında soyut bir kavramın, gündelik yaşamımıza nasıl girdiği ve ne kadar etkin olduğunu göstermek ve benzetme yapabilmeniz içindi. Çünkü benimde net bir cevabım yok ama bu şekilde bir benzetme ile idare ediyorum, bunu paylaştım..............
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2015
  • 0
    Şimdi diğer kısma geliyorum. Ali bey aslında çok net ve temiz belirtmiş. Ya büyük bir şans ile atmış ya da ciddi bir birikim ile lafı oturtmuş. ( Daha önceki soru ve cevaplarından 2nci ihtimal çok yüksek bence) Enerji=Madde=Hareket ...... Burada tamalayabileceğim şey, bilginin de n(nasıl olduğunu bilmesem de) bu yapının içinde ciddi bir rolü olduğu... ışığa bakıyorsunuz. Eğer fotonun durumu hakkında "bilgi"niz varsa parçacacık, bilginiz yok ise dalga oluyor. soyut bir kavram, durum , somut bir şekilde etki ediyor, biçimlendiriyor. Ve durum felsefecilerin ele alacağından çok daha somut, net... Etki gücü olan, durumu değiştiren bir şey "bilgi"... Bu nedenle bilginin kaybolmaması çok ilginç. Diğer yandan bir yere varmadığı düşüncenize katılmıyorum. Aynı soyut bakış ile; aslına, yerine, olması gereken yere ulaştığını ya da hep orada olduğunu ( bizim ödünç aldığımızı) düşünüyorum... _____________________
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2015
  • 0
    Madde için ise kendi tanımı yazacağım... Diğerlerini zaten bulmuşsunudur. Farklı bir iki noktası olabilir. Genel olarak maddeyi, onu oluşturan en küçük partiküllerin sistematik bir birleşimi toplamı olarak ele alıyorlar. Yani sistemlerin sinerjisi gibi bir şey.. Kimileri katı bir parçacık'a dayandırıyor, kimileri bir alana ...Kimileri de bir enerji dalgasına.... Bana göre ise, (belki bilgi diyebileceğimiz ?) somut tekillik düzeyindeki bir enerji kırıntısının (paketçiğinin) , evrenin genişlemesi esnasında yüklendiği enerji ile bazı boyutlarda titreşmesi ile oluşturduğu bir alanın, gene evrenin genişlemesinden kazanılan ivme ( =zaman) ile kazandığı momentumların toplamıdır. Örnekle açıklamaya çalışayım... boşuktaki bir su küresinin ekseni etrafında döndüğünü ve genişlediğini hayal edin. Bildiğimiz su'dan farklı olarak bu su sanki içinde bir musluk varmışçasına sürekli boşalan yerleri doldursun.. Suyun genişlemesi ve ekseninde dönmesi ile dokusunda bir hareket olacaktır. Dokusundaki moleküllerde bu dönmenin enerjisinden etkilenecektir ve dışa doğru ama özellikle ekvatoral çeperlere doğru savrulacaktır. Diğer yandan kapalı bir sistem olduğu için, sürekli bir döngü olacaktır. (bu nedenle küre yerine torus daha iyi bir seçim, daha dengeli ve simetrik) Bu döngü ensaında tüm su molekülleri değil ama küçük bir yüzdesi için çarpışmalar ve hareket sonucu diğerlerinden daha yoğrun enerji seviylerinde olacaktır. Bu ise suya göre onlara daha fazla bir kütle kazandıracaktır. Aynı şekilde bu kütle ile ivmeleneriken de bir dalgasal alan oluşturup kendilerine ait özel bir alan oluşturucaklardır. İşte maddenin temel parçacıkları dediğimiz şeyler, bu alan oluşturmuş halleri. Onlarda sonra tekrar kısmi olarak benzer ama aynı ilkelere bağlı olarak bir araya gelip maddeyi oluşturmaktadırlar. ..................... (Bu Ali bey'in verdiği cevabın, benim yorumumla açılımıdır. Diğer yandan bilimsel değerde bir veri değildir. Sadece bakış açısıdır.).......... Sonuç sizden ve diğer arkadaşlardan ne kadar çok katılım olursa, o kadr çok faydamız olacaktır. Kendimize belki az ama birilerine muhakkak... Bir tek kendimize olan saygımızında ifadesi olan "Siz" dilini kaybetmeyelim, yeter...
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2015
  • 0
    Haklısınız, burada gerçekten belirsizlikler üzerinden giderek bir sonuca varmaya ve fikir yürütmeye çalışıyoruz. Tabi ki her şey olabilir hepimizin düşünceleri bilimsel olarak bir kanıt olmadığı sürece kendimizce doğrudur. Ne demek istediğinizi anlıyorum. Enerji gibi ruh da soyut bir kavram ve elle tutulur gözle görülür bir şey değil. Ama gerçekten merak ettiğim için soruyorum ruh kavramı sizin için ne ifade ediyor, evrende biz öldükten sonra kalmaya devam eden bu bilgi size göre ne şekilde ortaya çıkıyor ve ruh ile enerjinin aslında aynı şey olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bilimsel olarak fikir yürütmeleriniz nelerdir bilmek isterim.
  • 0
    Siz, ya da sen çok önemli olduğunu sanmıyorum. Saygıyı ifade edecek terimler bunlar olmamalı bence. Her neyse madde kavramını güzel açıklamışsınız. Enerjinin de Ali Bey'in söylediği gibi maddenin bir dönüşümü olduğu biliniyor. Bu yüzden enerji için de aslında aynı cevabı vermiş oldunuz, teşekkür ederim :)
  • 0
    Siz dili önemli... Çünkü "sen" tekildir. Bireysel düzeyde dar bir alanda geçer. Üstelik kişinin karşısındakinin sınırlarını önemsemediğini gösterir. (basın çalışanı olarak, siyasi kavgaların çoğunun bu yaklaşımdan çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim :-)) Siz dili öncelikle şu mesajı verir. Sınırlarım var. Sizinde sınırlarınız var. Aramzıdaki iletişim bu çerçevede olmalı... Ve en önemlisi, "Siz" dili mesajdır. Bizim aramızda bir konuşma var ve başkalarınında konuya dahil olabileceği alanlar, boşluklar var. Gelin bize katılın... Yani kısaca Siz dili sadece saygıyı ifade etmez, herkesin belli alanlarda kalmak kaydıyla, aynı tarafta olduğunu arada rekabet değil, paylaşım, ortaklaşa bir çaba olduğunu belirtir. En azından bize öğretilen bu...
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2015
  • 0
    Diğer kısma gelince, bence ruh dediğimiz şey, evrenin başlangıcından beri var olan bir enerjinin saf halden dönüşerek benlik kazanması.... Yaşam da bunun (benlik kazanma sürecinin ) bir parçası... Dini açıdan bunu sınav gibi ele alanlar var. (Hele ülkemizdeki gibi çocuklarımızın, ilkokuldan itibaren at yarışlarına hazırlanan arap ve ingiliz tayları gibi olması, bu sınav yaklaşımının daha da gülendiriyor.) Bana göre ise sadece enerjinin bir parçası, ayrnıtılı bakışım ilk paylaştığım yazıdaki linkteki tartışmalarda izninizle tekrarlamayayım ... (?) ____________________ Düşünüyoruz, hissediyoruz ve sürekli aralıksız olarak etrfa beyin dalgaları yayıyoruz. Bunlar kaybolmuyor. Uzayda ışık hızı ile yayılıyor. Tabii yayılma da 3 boyutlu bakışımıza göre, belki 5-6 boyutlu bir cepheden bakınca, (kuantum) dolanıklık nedeniyle aslında hepsi bir topak-yığın bile olabilir. (?) Bilmiyorum. Acelem yok ama eninde sonunda öğreneceğime inanıyorum... :-)
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2015
  • 0
    Diğer kısma gelince, bence ruh dediğimiz şey, evrenin başlangıcından beri var olan bir enerjinin saf halden dönüşerek benlik kazanması.... Yaşam da bunun (benlik kazanma sürecinin ) bir parçası... ........Dini açıdan bunu sınav gibi ele alanlar var. (Hele ülkemizdeki gibi çocuklarımızın, ilkokuldan itibaren at yarışlarına hazırlanan arap ve ingiliz tayları gibi olması, bu sınav yaklaşımının daha da gülendiriyor.) Bana göre ise sadece enerjinin bir parçası, ayrnıtılı bakışım ilk paylaştığım yazıdaki linkteki tartışmalarda izninizle tekrarlamayayım ... (?) ____________________ Düşünüyoruz, hissediyoruz ve sürekli aralıksız olarak etrfa beyin dalgaları yayıyoruz. Bunlar kaybolmuyor. Uzayda ışık hızı ile yayılıyor. Tabii yayılma da 3 boyutlu bakışımıza göre, belki 5-6 boyutlu bir cepheden bakınca, (kuantum) dolanıklık nedeniyle aslında hepsi bir topak-yığın bile olabilir. (?) Bilmiyorum. Acelem yok ama eninde sonunda öğreneceğime inanıyorum... :-)
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2015
  • 0
    Diğer kısma gelince, bence ruh dediğimiz şey, evrenin başlangıcından beri var olan bir enerjinin saf halden dönüşerek benlik kazanması... ____________________
    Yaşam da bunun (benlik kazanma sürecinin ) bir parçası... Dini açıdan bunu sınav gibi ele alanlar var. (Hele ülkemizdeki gibi çocuklarımızın, ilkokuldan itibaren at yarışlarına hazırlanan Arap ve İngiliz tayları gibi olması, bu sınav yaklaşımının daha da güçlendiriyor.)__________________
    Bana göre ise sadece enerjinin bir parçası…. (Ayrıntılı bakışım ilk paylaştığım yazıdaki linkteki tartışmalarda var. İzninizle tekrarlamayayım, çok uzun... (?) ____________________ Düşünüyoruz, hissediyoruz ve sürekli aralıksız olarak etrafa beyin dalgaları yayıyoruz…. Bunlar kaybolmuyor. Uzayda ışık hızı ile yayılıyor. Tabii yayılma da 3 boyutlu bakışımıza göre, belki 5–6 boyutlu bir cepheden bakınca, (kuantum) dolanıklık nedeniyle aslında hepsi bir topak-yığın bile olabilir. (?) Bilmiyorum. Acelem yok ama eninde sonunda öğreneceğime inanıyorum... :-)
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2015
  • 0
    Kuantum alanını doldurduğu ileri sürülen. "sıfır noktası enerjisi" henüz çözümlenememiştir. Fakat, vatlığı kesindir ve vektörel değil, skaler bir enerjidir.
    Ali Uçar 06 Haziran 2015
  • 0
    Hafızanın, beyinde olmadığını, beynin sadece aracılık ettiğini gösteren deneyler var.
    Ali Uçar 06 Haziran 2015
  • 0
    Öyleyse bir insan neden başını çarptığında ya da beyninin bir bölümü alındığında hafızasını yitirebiliyor?
  • 0
    tek lastiği patlayan araçta sizi bir yerden bir yere götürebilir.
    Enes Evren 10 Haziran 2015
  • 0
    Severek el atayım Beyin ilgi alanımdır.Beyin %85 su olan Nesnedir Sinaps,Nöron,Sinaptik alan,Glia,Akson,Transmitter'den oluşmaktadır.Bir yere çarptığımzda doğuştan gelen 100Milyar Nöron'un çoğu ölmektedir.Ve bilgiler Korteks'te Nöronlarda toplanır hatırlamak Aksonların bir biri ile Sinaptik alan sayesinde taşınmasıyla başlar eğer aklınızda yoksa hatırlamadıysanız onu Nöronlara almamışsınız geçici hafızaya almışsınız demektir.Nöronların ölmesi ve insanların tembelliğe alışmasıyla,Yeme içme ve Oksijene dikkat etmeme gibi Uyku problemleri gibi Nöronlar doğru düzgün çalışamadıklarından ölürler veya geç bilgi akışı sağlanır.Hafıza ile ilgili söyleneler ''PALAVRA'' lakin Zihin beynin Korteksinin ortasında olunduğu soyut bir yer olunduğu söyleniyor bazılarıda Ruh ile alakalı diyor burası tartışılır.İnsan ölünce Nöronlar ölür yok olur o zaman Hafıza da yok olur.Zihinde baka insanlarla paylaşılamadığından o da kaybolur gider.Kuantum Fiziği insanın beynini kurutan bir fizik dalıdır amatör arkadaşlar derinlere inerlerse Akademik bilgileri olmadığından kafaları karışabilir.Hafıza ile ilgili Roman Oda Metodunu kullanmanızı öneririm.
    Tolgahan Bora 12 Haziran 2015
  • 0
    Teşekkür ederim çok açıklayıcı bir yazı olmuş yalnız zihin tam olarak ne oluyor onu anlamış değilim soyut bir alan demişsiniz onu pek anlayamadım.
  • 0
    Zihin beyin ile iç içe çalışır ki,sınırlarını çizmek zordur.En genel ifadeyle Zihin Beynin Soyut yanıdır.Beyin ise Zihnin Somut kabıdır.Zihin beynin içinde,Hayal kurma,Düşünme,hissetme gibi işlemlerin yapıldığı soyut kısımdır.Beynimizi Televizona benzetelim,Zihin Ekran ve ekranın içindekilerdir.Beyin ise kablolar diğer metal aksamdır.Beynin ağırlığı,rengi ve dokusu vardır.Zihin ise tartılamaz elle tutulamaz,işlevleri sayesinde varlığını biliriz.Cerrahlar beynin bir kısmını aldıklarında bazı işevlerini yitirdiklerini gözlemlemişler bu da demektir ki Zihin beynin içinde dağılmış halde bulunmaktadır.Beyin Zihin ile çalışarak soyutu somuta,somutu soyuta,Ruhsal olanı maddesel forma,Maddesel olanı Ruhsal Forma çevirebilmektedir.Bu açıdan Beynimiz Evrenin Dekoderi'dir.Umarım açıklayıcı olmuştur.
    Tolgahan Bora 13 Haziran 2015
  • 0
    Yeterince açıklayıcı oldu, eline sağlık.
  • 0
    Öncelikle; her türlü görüşe saygı duyuyor olmanız çok güzel fakat kanıtlanmadığı halde bir kavramın varlığına inanmakla onu reddetmek arasında hiç bir fark yoktur. Yani ortada birinin kanıtlaması gereken bir şey yok ki kanıtlanmak istense bu dini çerçeveye yine uydurulabilir. Soruya gelince; her şeyin (düşünceler dahil) enerji olarak ışık hızında yayıldığı ve enerji dahi olsa maddenin bir daha asla yok olmadığı bilinen bir şey. Ben bilincin evrende enerji olarak saklandığını ve bunun dekode edilerek tekrar 5 duyu ile gözlemlenebilir hale getirilebileceğini düşünüyorum.
    Emin Akben 29 Ekim 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap