• 0

    Sıcaklık ile gravitasyon ters orantılı mı?

    Türker Türksever 23 Nisan 2020
  • 0
    Birbirinden farklı ve bağımsız şeyler
    oktay eldem 23 Nisan 2020
  • -1
    Ama maddenin maddenin üç haline göre en sıcak hali gaz ve gazın da taneciklerinin kütleçekimi diğerlerine göre daha az oluyor. Ya da basınç sıcaklık ile tamamen ters orantılıyken ağırlıkla doğru orantılıdır dolayısıyla kütleçekimle de öyle olmuyor mu?
    Türker Türksever 23 Nisan 2020
  • -1
    "Isı" ortamdaki atomların, moleküllerin titreşimlerindeki genlik artışıdır. Yani parçacıklar çok daha güçlü titreşir ve makrodan> mikroya> birbirlerini bağlayan bağlardan kurtulmaya başlarlar.

    Daha doğrusu artan titreşimleri yüzünden, bağlar onları artık bir arada tutmaya yetmez.
    Bunu derece ile ölçtüğümüzde bulduğumuz sayısal değere de"sıcaklık" deriz.

    Basınç bu parçacıkları bir arada kalmaya zorlar. Bağları destekler kısmen.

    Bunların kütle çekimle nasıl bir bağı olduğunu düşünüyorsunuz?

    At boku ile kedi boku arasında bile daha çok ortak nokta var.
  • 0
    Sıcaklığın ters orantılı olduğu her şey işe kütle çekim doğru orantılı olduğu için arada bir ilişki vardır bence. Şöyle yani: Basınç ile sıcaklık ters orantılı, basınç ile ağırlık doğru orantılı...
    Türker Türksever 26 Nisan 2020
  • 0
    sıcaklıkla gravitasyon arasında tabii ki bağlantı var. soruyu biraz daha açabilir misin. mesela tam olarak sormak istediğin astronomik olaylardaki büyüklükte ne olduğu mu
    destroyer 26 Nisan 2020
  • 0
    @Türker Türksever , örnek göstererek,iddianı kanıtla... Madem geri adım atmak istemiyorsun.
    İllaki formüle gerek yok.
    (Sıcaklık ile gravitasyon ters orantılı) ?????????????????????????????
    (İpucu: O zaman güneşin hiç kütleçekimi olmaması lazım. Ya da aynı kütledeki soğuk-sönmüş bir yıldızdan çok daha az kütle çekimi)

    Bir örnek bulsanız yeter. (Hangi dil olduğu da önemli değil. gogle sağolsun)

  • 0
    Karadelikler mutlak sicaklikta olmalilar
    morgan 27 Nisan 2020
  • 0
    Karadeliklerin içi mutlak sıcaklık. O da tekilleşen enerjinin artık titreşmemesinden (teorik olarak).
    (Esasen ışık bile kaçamadığı için, içi cehennem kadar sıcak bile olsa, nasıl çıkacak ki?)
    Ama dışları?
  • 0
    Mutlak sifir degil ama yakin oldugunu dusunuyorum ama dedigin nedenden, yoksa zor tuttuklari bir olusum var orada.
    morgan 27 Nisan 2020
  • 0
    Öncelikle sakin olun lütfen :D ben bir fizik hocası falan değilim, liseye başlayacak olan bir öğrenciyim ve sadece merakımdan soruyorum bunları yani bilgimi kanıtlamak gibi bir amacım yok doğrusu. o yüzden bilgi dağarcığıyla ilgili konuşmak yerine amacımız doğrultusunda konuşsak daha iyi olur diye düşünüyorum. Şimdi daha net bir şekilde sorayım: Yer çekimi ile ağırlığın doğru orantılı olduğunu biliyoruz. Ağırlık ile de basınç doğru orantılıdır ve basınç ile de sıcaklık ters orantılıdır. O zaman aklıma “Az da olsa kütle çekim ile sıcaklık birbirini ters etkiler mi acaba?” Diye bir soru geliyor tabii ki.
    Türker Türksever 27 Nisan 2020
  • 0
    O zaman Türker Türksever. Senden özür dilerim. Fazla yüklendim. Haklısın.
    Basitleştirmeye çalışayım.
    Basınç ile sıcaklık doğru orantılıdır. Düdüklü tencereyi kapatın ve ısıtın. İçindeki gaz sonunda tencereyi patlatacaktır.
    Çünkü ısınma sonucu moleküllerin kinetik enerjileri artar ve tencere cidarlarına çarptıklarında daha fazla kinetik enerji aktarırlar. Yani basınç artar.

    Kütle çekimi ile bir nesnenin ağırlığı artığı içinde, ezdiği yüzey üzerindeki basıncı artar.

    Kütle çekim sıcaklığı sadece, nesnelerin parçacıklarına birbirine sıkıştırdığı için etkiler.
    Çünkü parçacıklar, olağan titreşimlerini bile yapamaz ve daralan ortamda bütünlüklerini korumak, yani titreşimlerini, fazla enerjiyi atmaya çalışırlar.
    Bunu da fotonlar vasıtasıyla ısı ve kısmen ışık olarak yaparlar.

    Temel ilke de basınç ve ısı arasındaki ilişki aynı olsa da, artan kütle çekimi ısıyı doğrudan etkilemez. Ara şartlara ihtiyacı var.
    Örneğin güneş: Benzetim anlatımla ( olayın nasıl gerçekleştiğini nükleer fizikten öğreneceksiniz, anlatımım sadece ana mantığını açıklamadır.)
    O kadar çok ve kütle çekimi vardır ki, hidrojen atomları bir arada kalmaya zorlanır.
    O kadar sıkışırlarki, olağan titreşimlerini yapamazlar. Daha az bir alanda titreşmeye çalışırlar. Bu sefer ve bu şartlara uyum için titreşim genliklerini düşürerek fazla enerjiyi atmaya çalışırlar. Bu ortamı ısıtır. Bu ortama aktarılan enerji, diğer sıkışık haldeki hidrojen atomlarını daha da zorlar.
    Bunun üzerine hidrojen atomları yapısal bütünlükleri bozulur ve kararlı daha büyük sistemler kurmaya yönelirler. Helyum atomunu oluştururlar.
    Bu arada Hidrojen temel parçacıklarını bir arada tutan bağ kuvvetler de kırılır ki, bu ortamda daha fazla enerji, daha fazla titreşim demektir.
    Bu kısır döngü. yıldızın merkezinde demir atomları üretene kadar sürer. Çok daha büyük yıldızlarda daha büyük atomlar da aynı döngü de üretilir.
    Emin değilim ama, radyoaktif elementlerde en son nötron yıldızları oluşumunda açığa çıkıyordu sanırım.

    Sonuç: Kütle çekim artıkça, titreşim alanı azalır. (ortam yoğunlaşır, titreşme arzusu arta: basınç) bundan kurtulmak için ışıyarak (foton ile) enerji atılır.


  • 0
    Teşekkürler @hiçkimseyletartışmaz
    Türker Türksever 29 Nisan 2020
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

5.117 soru

30.753 cevap

30.785 kullanıcı

Giriş Yap