• +4

    Canlıların organizmalardan oluştuğunu biliyoruz, organizmaların ise moleküllerden oluştuğunu bu durumda moleküller cansız iken nasıl bir etkileşim canlılık özelliği kazandırabilir?

    Mehmet Kaygusuz 19 Mayıs 2019
  • 0
    Aslında bu soru biraz etik bir soru canlılığın ne olduğunu bilmeliyiz canlı ile cansız arasındaki farkın olmadığını savunan görüşler var canlı dediğimiz şey cansız moleküllerin komplike hareketleridir cansız ise aktif olmayan veya pasif davranan molekül grubudur aslında canlı ile cansız arasında çok ince bir cizgi var bu da ölüm.kulaga mantıklı geliyor.
    Ismini unuttugum Bir deneyde bilim adamları birkaç organik molekülü bir araya getirerek ve bu molekullere elektrik akımı verilerek canlılığın temeli olan aminoasitleri oluşturduğunu okumuştum ve birde diğer baska organik molekulleri.
    bu etkileşimi açıklamaya çalışan teoriler var örneğin canlılığın sebebinin evrendeki ısıyı dağıtmak ve geri dönüşümlü hale getirmek için var olduğunu öne süren bir teori var acikcasi bu etkilesim bilinmiyor örneğin evrim kuramıda buna açıklama getirmeye çalışmış ama bu sorunun cevabı bilinmiyor belki canlılığın sebebi quantum mekaniğinin bilinmeyen bir yasasının sebebidir veya boyutlarla ilgili biseydir çoğaltabiliriz canlılık sıradan bir durum değil
    Rick Sanchez 19 Mayıs 2019
  • 0
    ENERJİ,BİLGİ,BİLİNÇ,CANLILIK İLİŞKİSİ
    …Bilgi: Enerjinin, maddenin düzen almış halimidir?
    Canlılar; Enerjinin, maddenin düzen almış halindenmi oluşuyor? Bu durumda bilgiyle ayırt edebilen canlılık evrimsel süreçte etkileşimleriyle bilgi oluşturmakta yani temelde enerji düzenliyor görünmektedir. Düzenlenen enerjinin bir kısmıda genetik bilgi olarak saklanmaktadır. Sinir sisteminde bilgilerse çoklu sinir ağlarının düzenleniş şekli ve işleyişi görünümündedir. Canlı bütün olarak bilgi yani düzen almış enerji izlenimi vermektedir.Beynimiz bilgiyle evrilip örülmüş bilgi düzenleyici gibidir. Ekosistemde bütün olarak enerji düzenlenmesi izlenimi vermektedir. Düşünmek, öğrenmek, konuşmak, parçalar halinde alınan duyusal bilgilerin birleştirilip, düzenlenip bilinç oluşturulması evreleri, hareket etmek, oyunlar oynamak vb gibi yapılan hemen her şey canlı açısından az yada çok enerji düzenlemesi görünümü vermektedir. Canlılar temelde entropiyi artırırken, enerji düzenleyip yani bilgi oluşturup varlıklarını sürdürebiliyor izlenimi vermektedir. Canlılıkta bilinçte bilgi enerjisiyle etkileşen enerji alanıdır.
    Bilinç: Genel anlamda duyuların duyusu birleşimi olduğu, farklı duyulardan alınan bilgilerin hafıza ile beden bilgisiyle ve tekrar çevreyle organize etkileşip birleşmesidir. Bilgilerin yani düzen oluşmuş enerjilerin düzenlenip etkileşmesi, bütünleşmesidir. Buna beden bilgileri etkileşimi dahil olmalıdır. Nihayetinde beden ve beynimizde evrimsel süreçte bilgiyle örülmüştür. Ve örülme devam etmektedir. Evrimin halkasıyız.Beyindeki etkileşim elektrokimyasal,elektriksel ileti hızında ve olası elektromanyetik alanda olması bilinç oluşumunda zaman bakımından çok önemli gözükmektedir.Canlılar evrimsel yaşantıları süresince enerji düzenleyip, bilgi oluşturup saklamaktalar. Bilgilerin beynin elektromanyetik alanında çevre ve beden bilgileriyle organize yoğun etkileşip bu etkileşimin sistem üzerindeki etkilerinin tekrar algılanıp birleştirilmesi bilinç sürecini oluşturmakta, bunu iyi düzenleyip organize edebilen insan beyni bilinç evriminde önde olmaktadır. Çoğu canlı türünün kendilerine has bilinçleri olmalı ve duyguları vardır.
    Canlılık: Organize olmuş, düzen oluşmuş etkileşimli enerji alanı görünümü vermekte, bilgiyle etkileşen enerji alanı. Canlılık çevresiyle ve kendini oluşturanlarıyla temelde o kadar yoğun elektriksel bir etkileşimdirki zamanda süreklilik oluşur.Ölüm: Organize yoğun etkileşimin, düzenin bozunmasıdır.Canlılıkta elektrik enerjisi çok önemli olduğu anlaşılıyor. Canlılık hız farklılığından oluşuyor görünümdedir. Yaşadığı ortamın ve kendisinin mekanik kısmının hızına göre iç elektrokimyasal, elektriksel yoğun etkileşim hızı önemli etken olarak gözüküyor. Mekanik bedenin iç elektrokimyasal, elektriksel işleyişi etkileşimi hızlandırmakta,canlılığın, bilincin oluşmasına neden oluyor görünmektedir.Canlılık, ruh ve bilinç çok yoğun etkileşimli enerji alanımızın etkileri ve zamanda oluşturduğu sürekliliktir. Canlı olmak,ruh ve bilinç arasında fark olarak, gelişmişlik düzeyleri olup ruh diye bir ayrım yapmak doğru gözükmemektedir.
    Bilgiyle organize etkileşen hücredeki kimyasal işleyiş elektrikseldirde. Hücreyi oluşturanlar kimyasal esasen elektrik,elektromanyetik olarak bağlanmıştır.Bioenerji, biofoton denilense zaten foton etkileşiminin olduğu enerji alanı olduğumuzdur. Organize yoğun işleyen hücre ve hücrede bütünden elektriksel etkilerle canlılık hareketleniyor, hücredeki canlılık oluşuyor görünümdedir. Evrimsel süreçte hücreleri çoğalıp gelişen canlının kendi yapısını ve çevre ile etkileşimini organize edip hızlandırırken sinir sistemi ağları evrilmiştir. Hücre içi etkileşimler yanında sistemin sinir sistemi ağıyla elektrokimyasal, elektriksel ileti hızında çevresiyle ve kendi bütünlüğüyle çok yoğun organize etkileşimi 4 boyutlu yoğun iletide süreklilik oluşturup canlılık durumunu oluşturuyor izlenimi vermektedir. Sinir sistemi ağı çoklu bağlantısallıkla elektrik hızda oluştuğu için, 4 boyutlu yoğun bağlantısallık olduğu için kesintisizlik durumu oluşuyor görünümdedir.Canlılarda sanılan halde ruh anlamlı gözükmemektedir. Ruhu ilkel benlik,duygusal bilinç, ilkel bilinç olarak hatta canlılığın enerjisi olan elektrik enerjimiz, elektromanyetik alanımız olarak düşünebiliriz.Sonuç olarak canlılıkta, ruh dediğimizde, bilinçte aslında ışıklı yapımızdırlar, elektromanyetik alandırlar.Canlılık, ruh ve bilinç birbirinin bütünleridirler. Evrimsel zamanda gelişerek organize etkileşen canlı ruh dediğimiz daha gelişmişlik durumuna ulaşmıştır. Ruh dediğimiz durum gündelik hayatın bilgisinden çok bedenin daha evrimsel olarak arkaik yapılarının, duyguları oluşturan beynin alt yapı ağları olan limbik sistem bağlantılarının enerji akışını daha yoğun olarak oluşturuyordur. Bilinç ruh ve canlılığı kapsıyor. Son halin, bütünün ifadesi olarak görünüyor.
    Bilinç canlılığın koşulu olarak gözükmüyor. Bilinç nerde başlar cevabı zor ama canlılarda gelişmişlik düzeyine göre daha gelişmiş olduğu anlaşılıyor. Çoğu canlı türlerinde kendilerine has bilinç olmalıdır. Duyguları vardır. Canlılarda bilincin en geliştiği yön kendini koruma,sağ kalma olabilir. Bilinç ile zaman algısı paralellik gösterebilir. Zamanın örülmesi nöronal örülmeye, bağlantısallığa paralel gözüküyor. Aynı durum bilinç içeriği içinde geçerli görünürken zaman algımız doğal zaman içinde oluşmuş zamanlama görünümündedir. Ve değişkendir. Acaba minimum içerikli bilinç oluşabilmesi için ne kadar zamanda ve ne kadar yoğunlukta bilgi, nöron etkileşimi gerekiyordur?Bilinç oluşabilmesi için çevresel etkileşimlede alınan bilgilerin birleştirilip, düzenlenip, organize etkileşip etkileşimin sistemide etkilemesi ve tekrar algılanması gerekli görünmektedir. Tabii canlılar için bu doğal ve etkileşim sonrası aynı kalması olası deyil zaten. Enazından sürdürülebilir evrimi için yapay zekadada böyle olmalı belkide. Bilinç: Duyuların duyusu, yeni bir duyudur denebilir.Şöyleki; Beş duyu organımız evet, ancak tüm bedenimizi duyu organlarından oluşan bir sistem olarak alırsak yanlış olmaz. (Bir örnek, cinsel organlardanda taşınan, sadece derinin yeterli olmadığı cinsel duyular)Çünkü beynimiz bedenimizin yaklaştırılıp haberleşmesi kolaylaştırılmış temsilinide içermektedir. Tek bir duyu yoluyla ulaşamadığımız doğanın bilgisine farklı duyu yollarıyla ulaşabiliyoruz. Işık, ses ve farklı kimyaların taşıdığı sinyaller. İşte farklı duyulardan alınan bir olayın bilgilerini tekrar birleştirip olayı oluşturuyoruz. Buna örnek olarak iki gözümüzle aldığımız görüntünün tek görüntü olarak birleştirilmesi ve farkına bile varılmamasıdır. Aldığı bilgileri elektrokimyasal hızda iletip olası elektromanyetik alanda birleştirmektedir. Sistem evrimsel sürecin çok erken evrelerinde çok hücreli hale geçişin sonraları kendi yapısından haberdarlığı ve cevap oluşturmada hücreler arası daha basit etkileşim sinir ağlarına dönüşmüş olmalıdır. Gelişimin ileri evrelerinde duyular artmış, düzenlenip gelişmiş, sinir ağları organizasyonu artarak canlının çevre ile etkileşimi belirginleşmiş görünmektedir. Duyulardan alıp zamanla hafızamızda biriktirdiğimiz bilgileri farklı şekillerde düzenleyip, deneyimlerimizle birleştirip yeni şeyler düşünürüz. Aslında bişey öğrenirkende böyledir. Çünkü sistem birleştirip anlam çıkarmaya, tanımlamaya evrilmiştir. Bilgi yani enerji düzenliyor görünmekteyiz. Tabi bu sadece düşünsel anlamda deyil. Her şey çevresiyle etkileşmekte olduğu anlaşılmaktadır. Canlılıkta çevreyle etkileşiminde evrilip var olabilmiştir. Bilinçte canlının çevreyle ve kendisiyle çoklu bağlantısallıkla çok yoğun organize etkileşiminin sonucudur. Öyleki etkileşim vücuda yayılıp etkileri duyularla tekrar algılanmalıdır. Beyin cortex’inde yani beynin en üst 6 katmandan oluşan kabuğu ve beynin alt kısımlarındaki nöron gölcüklerinde izolasyon maddesi olan myelin kılıfı yoktur. Bilincimizin temelde elektromanyetik alanda oluştuğunu düşündürüyor. Bilincin duyuların duyusu olduğunu içeriğinden anlayabiliriz. Canlılık çok ilginç belkide evrenin en ileri evrensel enerji alanıdır.Duygular ne olabilir?Beş duyu organımızla birlikte vücudumuzu duyu organları birleşimi olarak görürsek. Duygular kaynaklarını duyu organlarından, duyulardan mesela göz, kulak,deri, dil, burun, cinsel organlardan ve beyne ulaşan bütün duyulardan (enerji kaynaklarından) alırlar.Duygular: evrimsel süreçte bilgi düzenleyip oluşturma yeteneğimizin az olduğu dönemlerdeki davranış modellerimiz, bizi bütünleyen, zamanımızı sürdüren, düşüncelere moral ve motivasyon verebilen bügünki neocortex'in köken aldığı limbik sistem nöronal yapı oluşumlarıdırlar. Ve bu oluşumların sistemik etkileridirler.İnançta bir duygudur ve düşünceyi uzun zamanda motive eden, zamanda sürdüren nöron ağlarının bağlantısallığını ve enerjisini veren önemli duygulardandır. Duyguları eğer olumsuz yönlendirilirse o zamanda zihni böler enerjisini düşürürler.

    …Bilgi: Enerjinin, maddenin düzen almış halimidir?
    Canlılar; Enerjinin, maddenin düzen almış halindenmi oluşuyor? Bu durumda bilgiyle ayırt edebilen canlılık evrimsel süreçte etkileşimleriyle bilgi oluşturmakta yani temelde enerji düzenliyor görünmektedir. Düzenlenen enerjinin bir kısmıda genetik bilgi olarak saklanmaktadır. Sinir sisteminde bilgilerse çoklu sinir ağlarının düzenleniş şekli ve işleyişi görünümündedir. Canlı bütün olarak bilgi yani düzen almış enerji izlenimi vermektedir.Beynimiz bilgiyle evrilip örülmüş bilgi düzenleyici gibidir. Ekosistemde bütün olarak enerji düzenlenmesi izlenimi vermektedir. Düşünmek, öğrenmek, konuşmak, parçalar halinde alınan duyusal bilgilerin birleştirilip, düzenlenip bilinç oluşturulması evreleri, hareket etmek, oyunlar oynamak vb gibi yapılan hemen her şey canlı açısından az yada çok enerji düzenlemesi görünümü vermektedir. Canlılar temelde entropiyi artırırken, enerji düzenleyip yani bilgi oluşturup varlıklarını sürdürebiliyor izlenimi vermektedir. Canlılıkta bilinçte bilgiyle etkileşen enerji alanıdır.
    Bilinç: Genel anlamda duyuların duyusu birleşimi olduğu, farklı duyulardan alınan bilgilerin hafıza ile beden bilgisiyle ve tekrar çevreyle organize etkileşip birleştiği elektromanyetik alan görünümündedir. Bilgilerin yani düzen oluşmuş enerjilerin düzenlenip etkileşmesi, bütünleşmesidir. Buna beden bilgileri etkileşimi dahil olmalıdır. Nihayetinde beden ve beynimizde evrimsel süreçte bilgiyle işleyişinde örülmüştür. Ve örülme devam etmektedir. Evrimin halkasıyız.Beyindeki etkileşim elektrokimyasal,elektriksel ileti hızında ve olası elektromanyetik alanda olması bilinç oluşumunda zaman bakımından çok önemli gözükmektedir.Canlılar evrimsel yaşantıları süresince enerji düzenleyip, bilgi oluşturup saklamaktalar. Bilgilerin beynin elektromanyetik alanında çevre ve beden bilgileriyle organize yoğun etkileşip bu etkileşimin sistem üzerindeki etkilerinin tekrar algılanıp birleştirilmesi bilinç sürecini oluşturmakta, bunu iyi düzenleyip organize edebilen insan beyni bilinç evriminde önde olmaktadır. Çoğu canlı türünün kendilerine has bilinçleri ve duyguları olmalıdır.
    Canlılık: Organize olmuş, düzen oluşmuş etkileşimli enerji alanı, bilgiyle etkileşen, işleyen enerji alanı görünümü vermektedir. Canlılık çevresiyle ve kendini oluşturanlarıyla temelde o kadar yoğun elektriksel bir etkileşimdirki zamanda süreklilik oluşur.Ölüm: Organize yoğun etkileşimin, düzenin bozunmasıdır.Canlılıkta elektrik enerjisi çok önemli olduğu anlaşılıyor. Canlılık hız farklılığından oluşuyor görünümdedir. Yaşadığı ortamın ve kendisinin mekanik kısmının hızına göre iç elektrokimyasal, elektriksel yoğun etkileşim hızı önemli etken olarak gözüküyor. Mekanik bedenin iç elektrokimyasal, elektriksel işleyişi etkileşimi hızlandırmakta,canlılığın, bilincin oluşmasına neden oluyor görünmektedir.Canlılık, ruh ve bilinç çok yoğun etkileşimli enerji alanımızın etkileri ve zamanda oluşturduğu sürekliliktir. Canlılıkta bilinçte enerjinin bilgiyle organize etkileşimidir. Canlı olmak,ruh ve bilinç arasında fark olarak, gelişmişlik düzeyleri, organize etkileşim halleri, bilgi yoğunluğu vs.. olup ruh diye bir ayrım yapmak doğru gözükmemektedir.
    Bilgiyle organize etkileşen hücredeki kimyasal işleyiş elektrikseldirde. Hücreyi oluşturanlar kimyasal esasen elektrik,elektromanyetik olarak bağlanmıştır.Bioenerji, biofoton denilense zaten atomsal, moleküler olarak foton etkileşiminde olduğumuz, zaten enerji alanı olduğumuzdur. Organize yoğun işleyen hücre ve hücrede bütünden elektriksel etkilerle canlılık hareketleniyor, hücredeki canlılık oluşuyor görünümdedir. Evrimsel süreçte hücreleri çoğalıp gelişen canlının çevresinden ve kendisinden haberdarlığı, çevreyle uyumu ve hızlı olabilmesi vs…için gelişen hücreleri yani sinir sistemi ağları evrilmiştir. Hücredeki kimyasal ama temelde elektriksel etkileşimlerle beraber sistemin sinir sistemi ağıyla elektrokimyasal, elektriksel ileti hızında çevresiyle ve kendi bütünlüğüyle çok yoğun organize etkileşimi 4 boyutlu yoğun iletide süreklilik oluşturup çok hücreliliğin organizasyonunda canlılık durumunu oluşturuyor izlenimi vermektedir. Tek hücresi ile hücrelerinden oluşan yapının canlılığı oluşturmadaki yönü, bilgi ile organize enerji etkileşimi, elektriksel etkileşimi temelde aynı gözükmektedir. Sinir sistemi ağı çoklu bağlantısallıkla elektrik hızda oluştuğu için, 4 boyutlu yoğun bağlantısallık olduğu için kesintisizlik durumu oluşuyor görünümdedir.Canlılarda sanılan halde ruh anlamlı gözükmemektedir. Ruhu ilkel benlik,duygusal bilinç, ilkel bilinç olarak hatta canlılığın enerjisi olan elektrik enerjimiz, elektromanyetik alanımız olarak düşünebiliriz.Sonuç olarak canlılıkta, ruh dediğimizde, bilinçte aslında ışıklı yapımızdırlar, elektromanyetik alandırlar.Canlılık, ruh ve bilinç birbirinin bütünleridirler. Evrimsel zamanda gelişerek organize etkileşen canlı ruh dediğimiz daha gelişmişlik durumuna ulaşmıştır. Ruh dediğimiz durum gündelik hayatın bilgisinden çok bedenin daha evrimsel olarak arkaik yapılarının, duyguları oluşturan beynin alt yapı ağları olan limbik sistem bağlantılarının enerji akışını daha yoğun olarak oluşturuyordur. Bilinç ruh ve canlılığı kapsıyor. Son halin, bütünün ifadesi olarak görünüyor.
    Bilinç canlılığın koşulu olarak gözükmüyor. Bilinç nerde başlar cevabı zor ama canlılarda gelişmişlik düzeyine göre daha gelişmiş olduğu anlaşılıyor. Çoğu canlı türlerinde kendilerine has bilinç olmalıdır. Duyguları vardır. Canlılarda bilincin en geliştiği yön kendini koruma,sağ kalma olabilir. Bilinç ile zaman algısı paralellik gösterebilir. Zamanın örülmesi nöronal örülmeye, bağlantısallığa paralel gözüküyor. Aynı durum bilinç içeriği içinde geçerli görünürken zaman algımız doğal zaman içinde oluşmuş zamanlama görünümündedir. Ve değişkendir. Acaba minimum içerikli bilinç oluşabilmesi için ne kadar zamanda ve ne kadar yoğunlukta bilgi, nöron etkileşimi gerekiyordur?Bilinç oluşabilmesi için çevresel etkileşimlede alınan bilgilerin birleştirilip, düzenlenip, organize etkileşip etkileşimin sistemide etkilemesi ve tekrar algılanması gerekli görünmektedir. Tabii canlılar için bu doğal ve etkileşim sonrası aynı kalması olası deyil zaten. Enazından sürdürülebilir evrimi için yapay zekadada böyle olmalı belkide. Bilinç: Duyuların duyusu, yeni bir duyudur denebilir.Şöyleki; Beş duyu organımız evet, ancak tüm bedenimizi duyu organlarından oluşan bir sistem olarak alırsak yanlış olmaz. (Bir örnek, cinsel organlardanda taşınan, sadece derinin yeterli olmadığı cinsel duyular)Çünkü beynimiz bedenimizin yaklaştırılıp haberleşmesi kolaylaştırılmış temsilinide içermektedir. Tek bir duyu yoluyla ulaşamadığımız doğanın bilgisine farklı duyu yollarıyla ulaşabiliyoruz. Işık, ses ve farklı kimyaların taşıdığı sinyaller. İşte farklı duyulardan alınan bir olayın bilgilerini tekrar birleştirip olayı oluşturuyoruz. Buna örnek olarak iki gözümüzle aldığımız görüntünün tek görüntü olarak birleştirilmesi ve farkına bile varılmamasıdır. Aldığı bilgileri elektrokimyasal hızda iletip olası elektromanyetik alanda birleştirmektedir. Sistem evrimsel sürecin çok erken evrelerinde çok hücreli hale geçişin sonraları kendi yapısından haberdarlığı ve cevap oluşturmada hücreler arası daha basit etkileşim sinir ağlarına, haberleşme hücrelerine dönüşmüş olmalıdır. Gelişimin ileri evrelerinde duyular artmış, düzenlenip gelişmiş, sinir ağları(Haberleşme ağları) organizasyonu artarak canlının çevre ile etkileşimi belirginleşmiş görünmektedir.Çevreden ve kendimizden haberdarlığımız ve hızlanmamız için vs… gelişen sinir sistemi ve duyu organları tek duyu yoluyla alamadığımız bilgileri, doğanın bilgisini farklı duyularla alıp birleştirip yeniden oluşturması durumu yani bilgilerin birleştirilmesi evrimsel süreçte düşüncenin, bilincin yolunu açmış gözükmektedir. Duyulardan alıp zamanla hafızamızda biriktirdiğimiz bilgileri farklı şekillerde düzenleyip, deneyimlerimizle birleştirip yeni şeyler düşünürüz. Aslında bişey öğrenirkende böyledir. Çünkü sistem birleştirip anlam çıkarmaya, tanımlamaya evrilmiştir. Bilgi yani enerji düzenliyor görünmekteyiz. Tabi bu sadece düşünsel anlamda deyil. Her şey çevresiyle etkileşmekte olduğu anlaşılmaktadır. Canlılıkta çevreyle etkileşiminde evrilip var olabilmiştir. Bilinçte canlının çevreyle ve kendisiyle çoklu bağlantısallıkla çok yoğun organize etkileşiminin sonucudur. Öyleki etkileşim vücuda yayılıp etkileri duyularla tekrar algılanmalıdır. Beyin cortex’inde yani beynin en üst 6 katmandan oluşan kabuğu ve beynin alt kısımlarındaki nöron gölcüklerinde izolasyon maddesi olan myelin kılıfı yoktur. Bilincimizin temelde elektromanyetik alanda oluştuğunu düşündürüyor. Bilincin duyuların duyusu olduğunu içeriğinden anlayabiliriz. Canlılık çok ilginç belkide evrenin en ileri evrensel enerji alanıdır.Duygular ne olabilir?Beş duyu organımızla birlikte vücudumuzu duyu organları birleşimi olarak görürsek. Duygular kaynaklarını duyu organlarından, duyulardan mesela göz, kulak,deri, dil, burun, cinsel organlardan ve beyne ulaşan bütün duyulardan (enerji kaynaklarından) alırlar.Duygular: evrimsel süreçte bilgi düzenleyip oluşturma yeteneğimizin az olduğu dönemlerdeki davranış modellerimiz, bizi bütünleyen, zamanımızı sürdüren, düşüncelere moral ve motivasyon verebilen bugünki neocortex'in köken aldığı limbik sistem nöronal yapı oluşumlarıdırlar. Ve bu oluşumların sistemik etkileridirler.İnançta bir duygudur ve düşünceyi uzun zamanda motive eden, zamanda sürdüren nöron ağlarının bağlantısallığını ve enerjisini veren önemli duygulardandır. Duyguları eğer olumsuz yönlendirilirse o zamanda zihni böler enerjisini düşürürler.

    … Maddede enerjidir. Bilgi: enerjinin, maddenin düzen almış halimidir? Uzay alanının yoğunlaşarak düzen alıp enerji haline dönüşmesi, yoğuşup düzen almış enerjinin farklı atom parçacıklarını, onların düzen alıp atomları oluşturması ve atomların birleşip düzenlenerek mölekülleri, canlılığı… oluşturması enerjinin farklılığı oluşturan düzenlenişi görünümünde olup bilgimidir? Canlılarda etkileşebildiği kadarıyla bilgi olarak bu farklılıklarımı algılamaktadır? Düzen oluşumunun belki bir nedeni oluşacak yeni durumun dengelenmesiyle ilgili olabilir.Bilgide yine enerjiyle etkileşip enerjiyle yayılmakta, taşınmaktadır. Hemen her şey kendini oluşturanların bileşiminden meydana gelmekte ve çevresiyle etkileşiyor olduğu anlaşılmaktadır. Atomaltını, kuantum dünyasınıda içeren enerji alanları, mikrodan makroya çokluğun etkileşimleriyle ortaya çıkan farklılaşmış enerji halleri, enerji seviyeleri, yoğunlukları, madde…sonuç olarak enerji düzenlenmeleri doğanın bilgisinimi oluşturmaktadır? Farklılaşmış hallerde, yoğunluklarda, enerji seviyelerinde düzen almış enerjilerimi bilgi olarak algılamaktayız? Öyleyse her şey enerjidir ve bilgide içeriyordur. Işıktaki enerji seviyelerinin dar bir aralığı renklide görmemize neden oluyor. Canlılar olarak bilgiyle doğadaki farklılığı ayırt ediyoruz. Beynimiz bilgiyle evrimleşip şekillenen bilgi düzenleyicidir. Eski düzenlenmiş, bağlantısı kurulmuş bilgilerle yeniler düzenleniyor görünümdedir.Eski bilgiler evrimsel bağlantılarda içeriyor olmalıdır. Atomaltı oluşumlar, atomlar,möleküller, canlılar, ışık yani fotonunda iç bileşenlerinin düzenlenmesi olmalı, kendine göre bilgi içermelidir. Düzen almış ışık demetleri, elektromanyetik dalgalarda bilgi taşımaktadırlar.Maddenin, ortamın düzenli titreşimleri ses olarak bilgi içerir. Belkide ışık doğanın en önemli bilgi taşıyıcılarındandır.Canlılar olarak bilgi ve etkileşimimizi maddenin en üst katmanında yapıyoruz. Evrensel alanız ancak temel etkileşimimizin olacağı maddenin en üst katmanı, elektronlar ve atomla oluşturduğu elektromanyetik alan olmalıdır. Sonuç olarak her şey bütünlük etkileşimindedir. Ama bilgimizi temelde atomaltı alandan almıyor gibiyiz.

    Yunus İlik
    Yunus Ilik 20 Mayıs 2019
  • 0
    Biraz uzunca oldu ama
    Yunus Ilik 20 Mayıs 2019
  • 0
    Bu soru için teşekkür ederim
    ahmet 20 Mayıs 2019
  • 0
    Canlılık; Madde yapısıyla ve bilgiyle organize işleyişinden oluşan enerji alanı görünümündedir.Bütün parçalarından fazlası olmaktadır. Bizi oluşturan madde yapımızın bütünle olan organize etkileşimi bilgi yönlenmesinde elektrik enerjisiyle oluyor görünmektedir. Madde yapımız ve arasındaki enerjisel iletişimden, etkileşimden oluşuyoruz izlenimi doğuyor. Canlılığın önemli etkenleri (Enerji için zaten her şey enerji esasen onu yazarsam başka bişey yazmamak gerekli ki ne yazılsada aslen enerji olup birbirini içeriyor. Mesela atomlar) atomlar, elektrik,etkileşim, bilgi olup haliyle hepside enerjidir. Canlılık; Dünyamızın doğal ortamında, içinde bulunduğumuz ortamın mekanik hızına ve zamanına göre elektrokimyasal, elektriksel hızda hareket edebilen hızlı iç iletişimiyle zaman kazanımıdır.Sistemin yoğun etkileşimidir. Bu durumun yaşantıdaki en uç örneği de bilinçtir. Tek hücreli canlılarda bilgi ile möleküler etkileşim ve elektrik yayılımı vardır. Hücre içi temeldeki yoğun elektriksel etkileşimle, hücrelerden oluşan bedenin kendi bütünlüğü için, kendinden ve çevresinden haberdarlığı için organize işleyişi, yoğun sinirsel, elektriksel bağlantısallığı canlılığı oluşturuyor görünmektedir. Organize yoğun ve temelde elektriksel etkileşim canlılığı oluşturuyor izlenimi vermektedir. Bütün parçaların toplamından fazlası olmaktadır. Bütününü oluşturan hücreler arası etkileşim onu oluşturanlarından fazlası yapıyor görünmektedir. Bilgiyle işleyen yoğun elektrokimyasal, elektriksel etkileşim hücrenin canlılığını oluştururken, hücrelerden oluşan bedenin hızlı haberleşme ağı olan sinir sistemiyle organize işleyişi, bilgi ile yoğun organize etkileşiminin elektrokimyasal, elektriksel hızda olması sistemik olarak canlıyı birleştirip bütünleştiriyor görünmektedir.Canlılığı veren: Canlıyı oluşturanlar arasında bilgi enerjisiyle yoğun organize etkileşim ve bu etkileşimin elektriksel, elektrokimyasal hızda olması görünüyor.
    Yunus Ilik 23 Mayıs 2019
  • 0
    canlilik nedir ki? hala bi tanimi yok. belki oyle bisey yoktur
    destroyer 28 Mayıs 2019
  • 0
    Kazandıramaz. Ya canlılık ve cansızlık arasındaki bağ sandığımızdan çok daha farklı. Ya da zaten bu tarz soyut konularda düşünmek için henüz yeterince gelişmemiş beyinlerimiz ile gördüğümüz sınırlı şeyleri canlı ve cansız olarak zoraki şekilde tanımlıyoruz. Yani tuzlu olduğunu bildiğimiz yemeğin yapı taşlarını incelemeye başladığımızda tuzluluk veren bir şey bulamamamız tam olarak buna verilebilecek güzel bir örnek gibi. Ya da beyni oluşturan nöronların tek başına bilinci oluşturacak karışık bilgileri tutmasının mümkün olmaması, ama milyonlarcasının etkileişimi sonucu bir anda bilinç dediğimiz şeyin ortaya çıkması gibi. Çok fazla örnek var buna benzer.

    Canlılığı da bu tarz bir anlık ortaya çıkan özellik sınıfına sokabilmek için yeterli kanıtımız var gibi. O da bütün canlılığın tek bir amaç uğruna özelleşmiş entropi üretim makineleri olduğunu gösteriyor bize. Bir ağaç, virüs ya da insan olsun fark etmiyor, hepsi de üremek, doymak ya da sanat yapmak için işe yarar enerjiyi kullanıp işe yaramayan enerji sınıflarına dönüştürüyorlar. Belki de tuzluluğun ya da bilincin ortaya çıkışı gibi belirli özel koşullarda ortaya çıkan canlılık evrendeki enerjinin daha hızlı yayılması için özelleşmiş bir sistemden farksızdır. Yani insanlığa özgü olarak tanımladığımız tüm şeylerin aslında evren tarafından verildiğini düşünürseniz bir taştan farklı olduğumuzu sanmamız çok da akıllıca gelmiyor bana. Kendi irademiz ile verdiğimiz bütün kararların da sonucunun aslında sadece artan entropiden ibaret olması bence göz ardı edilemeyecek derecede bir benzerliğe işaret ediyor bütün canlılar arasında.
    Vide supra 29 Mayıs 2019
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.631 soru

27.433 cevap

30.090 kullanıcı

Giriş Yap