• 0

    Yer çekiminin fazla olduğu bir gezegende zaman daha yavaş akıyor, peki o gezegende ışık hızı veya ses hızını dünya ya göre kıyaslarsak bi fark olur mu?

    Sefa ÖzTürk 26 Eylül 2017
  • +1
    Sorunun içinde cevap vermişsin zaten:) zaman yavaş aktığına göre ışık, ses ve diğer her şey de dünyaya göre daha yavaş hareket edecektir.
    Mehmet Ali 26 Eylül 2017
  • 0
    Gözlemi nereden yapıyorsunuz?
  • +1
    Bu gezegen bir karadelik ya da tekillik olsa idi evet olurdu fakat ışığı bu kadar kuvvetli bükemeyecek uzay-zaman koordinatlarında görelilik yasalarının getirdiği " ışık hızının tüm gözlemciler tarafından aynı ölçüleceği " postulatı geçerli olacaktır.
  • 0
    Mehmet ali ve Sefa öztürk yanlış düşünüyorsunuz ışık hızı vakum ortamında deneysel olarak kanıtlanmış ve ölçülmüş bir nicelik ve Aynştayn da ışık hızı değerini sabit olarak ( ortamsal değişmeler hariç) belirtmiştir. Kütle çekim dalgaları ile fotonların aşırı kütlede kırınıma uğramak dışında yavaşlamak gibi bir etkileşimde bulunduğuna dair henüz birşeyler çıkmadı. Ses dalgaları içinde kırınım hariç aynısı geçerli yani kemal beye katılıyorum
    onur cem dağ 26 Eylül 2017
  • 0
    aslında bu soru düşününce çok farklı yerlere kapı açabiliyor çok farklı cevaplarda verilebilir benim verdiğim cevabımı görmezden gelin ama soru sağlam ve çok kapsamlı araştırması yapılıyordur bence :D
    onur cem dağ 26 Eylül 2017
  • 0
    belki kütle çekim dalgaları ışığı kırıyor ve oranın zamanına göre sabit ışık hızı değerinde hareket etmesini sağlıyor olabilir çünkü dünyamıza göre 2 kat hızlı akan bir yerde ışık hızı da sabit kalırsa insanları ışık hızına bizden daha yakın bir hızda hareket ediyor diyemeyiz çok ağır kütle çekimde ışık hızında yaşayan biyolojik canlılar saçma geliyor ama evren buna bir çözüm bulmuştur kütle çekim dalgaları dediğimiz ne olduğu hakkında hiçbir net bilgiye sahip olamadığımız konu aslında her parçacıkla ilişkide bulunup yönetim görevi görüyor olabilir ...
    onur cem dağ 26 Eylül 2017
  • +2
    Işığın hızı, nerede olursak olalım "sabit".
    Bunun anlamı, diğer tüm hızlar; bu sabit hız'a yani C sabitine göre değerlendirilecektir.
    Ses, gene 1 atmosfer basınç altında, açık havada saniye de yaklaşık 340 metre hızla yol alacaktır,
    Hangi gezegende olursak olalım.

    Örnek gezegenin kütlesi büyük olduğu için, atmosferi de kalın olacaktır. Bu nedenle açık hava basıncı daha yüksek olacaktır. Bu da ses hızını artıracak şekilde etkiler. (Kaç atmosferde ne kadar olduğunu bilmiyorum ama araştırılabilinir. )

    Hız ölçerken kullandığımız değerler; "birim zamanda" (saniyede), "alınan mesafe" olduğuna göre, bu gezegendeki gözlemcinin bulacağı değerleri fizik kuralları ile hesaplayabiliriz.

    Burada iki gezegen arasındaki tek farklı değişken: "Zaman ya da daha doğru tabirle Zaman'ın akış hızı". Kıyaslamalı bütün sonuçların farklı olmasına da bu "zaman'ın akış hızındaki" farklılık neden oluyor.

    İki gezegen arasındaki hız farklarını, "Zaman akış hızı -farkı- oranına" göre hızları da değerlendirebilirsiniz.

    Sonuç olarak, 3ncü bir gözlem noktasından (ne dünya da, ne de o gezegende) bakan gözlemciye göre, bu "gezegenlerde eş zamanlı bırakılan" elektromanyetik dalga veya ses dalgasının kıyaslamasında, dünya'daki ses ve ışığın, ağır kütleli gezegene oranla daha hızlı olduğunu görürüz.
    Yani Mehmet Ali ve Kemal'in cevaplarına katılıyorum.

    Einstein'ın belirttiği, "ışık hızı tüm gözlemciler için sabittir- aynıdır" kısmı gördüğüm kadarıyla tam anlaşılmıyor.
    Gözlemcinin, ışığı gözlenmesi için, onunla aynı mekanda olması gerekiyor. Farklı bir mekandaki gözlemci, diğer mekanı gözlemleyemez. Gözlemlediği her zaman, kendi mekanının şartlarına uygun olandır.
    (Işık o ağır kütleleli gezegenden çıkıp gözüne geldiğinde, yani "ilk gördüğünde" ışık artık kendi koşullarına uymuş haldedir. Kaynaklandığı gezegendeki zaman genişlemesi etkisinde değildir. İlk görüldüğü anda, o kütleli gezegendeki zaman genişleme etkisi çoktan sona ermiştir zaten...)

    Bunun nedeni, en küçük zaman biriminin - 1 Planck Zamanı'nın- gözlemciler için sabit olmasındandır.

    Yani aslında, özel görelilik için büyük bir yanılsama kuralı da diyebilirim.

    Yaklaşımım; Işığın 1 Planck mesafesini aldığı sürenin, 1 Planck zamanı olmasına dayanıyor.
    1 Planck mesafesi altında fiziksel bir mesafe yok. Eğer bu mesafe, fiziksel olarak on kat küçülse ya da on kat büyüse bile göreceli olarak bizim için hep bir Planck mesafesi olacak. Işığın aldığı bu mesafe süresi de hep bir Planck zamanı olacak.

    (Bunu farazi EGD :-) dalgalarına bağlayınca ve bu dalgaların hızını da ortamın enerji yoğunluğuna bağımlı tutunca, -Cem Dağ'ın da değindiği "kırılma olgusu" ile zaten "özel görelilik otomatikman kavranabilir" oluyor.)
  • +1
    arkadaş şu yazısında görece bükülmüş uzayın ışık hızını dolaylıda olsa nasıl etkileyeceğini resimle bilale anlatır gibi anlatmıştı tavsiye ederim. merceklenme olayınıda inceleyebilirsin.

    https://www.fizikist.com/beyin-firtinasi/32567/
    venividi 28 Eylül 2017
  • 0
    Bu durumda ışığın yavaşlamasına neden olarak 2 farklı tez ileri sürülmüş oldu.

    Bir tanesi Veni Vidi'nin hatırlattığı, Origin'in cevabı: Uzay'ın bükülmesinden dolayı ışığın aldığı yolun uzamasının ve hedefe daha geç ulaşmasını açıklayan yaklaşım. Ki bu güncel ve genel kabul görmüş bir açıklama...

    Diğeri ise, bu gecikmenin uzay-zaman dokusunun bükülmesinden dolayı DEĞİL, ortamın enerji yoğunluğundan dolayı KIRILMAYA maruz kaldığını ele alan yaklaşım.

    Yeni bir soru sayfasında bu durumu tartışmamız faydalı olur gibi...
  • 0
    5 bira içip, depo aşırı dolu iken, karlı arazide, yurt kapısına zamanında kapanmadan yetişmek için koşarken; yol nasıl uzarsa, zaman da öyle uzar.
    Her şey göreceli.
    Kutsal Bilge 28 Eylül 2017
  • 0
    uzay-zaman dokusunun ne kadar büküleceğini belirleyen şey zaten ortamın enerji yoğunluğu değilmi? birde ışık kırıldığına oranla kırmızıya kayar eklemekte fayda var
    venividi 28 Eylül 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap