• +1

    Merhaba.Yerçekiminin kütleyi önemsemediğini düşünürsek, her bir atom seviyesinde birbirinden bağımsız olarak etki uyguladığı sonucunu çıkartabilirmiyiz? Ya da bunun teorik de olsa açıklamaları nedir?

    serdarrah 05 Ağustos 2017
  • 0
    Soruyu anlamadım biraz daha açıklayıcı olur musunuz ?
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 05 Ağustos 2017
  • 0
    Kısıtlama olduğu için seçerek yazdım biraz. Demek istediğim yer çekimi kuvvetinin aslında maddenin kütlesini hiç tanımadığı, kütleye özel hiç bir aksiyon gerçekleşmediği, sadece atomların kütleleriyle etkileşim halinde olduğu. Bunun sonucunda yerçekimi kuvvetine maruz kalan bir nesnenin kütlesi ne olursa olsun bir atom ağırlığında olduğu sonucunu çıkartabilirmiyiz?
    serdarrah 06 Ağustos 2017
  • +1
    Diyemezsiniz çünkü bir nesnenin kütlesini bir hidrojen atomu kütlesi kabul etseniz bile bu nesnenin ağırlığı demek bulunduğu uzay-zaman koordinatlarının yer çekimi ( G ) ile çarpılması demektir. Bu yüzden bir atom ağırlığı sonucunu çıkaramazsınız sanırsam. İkincisi kütleçekimini oluşturan şey kütlenin kendisidir.
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 06 Ağustos 2017
  • 0
    Peki, kütlenin yer çekiminde bir önemi varsa, yer çekimine maruz kalan farklı kütlelerdeki nesnelerin aynı hızda ilerlemesinin açıklaması nedir?
    "İkincisi kütleçekimini oluşturan şey kütlenin kendisidir." Bunun aksini iddia etmiyorum zaten (: Neden oluyor diye de sormadım.
    serdarrah 06 Ağustos 2017
  • 0
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 06 Ağustos 2017
  • 0
    @Serdah Attığım link yardımcı olabildiğini düşündüğüm içindi. Eğer sorunuzu yanlış algılamış isem bu tamamen benim hatam.
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 06 Ağustos 2017
  • -3
    Soru ve kurgusu çok kötü...
    Soran kişinin ne demek istediği anlaşılmıyor. Cevaplanmayı bile haketmiyor.
    Hiç Kimseyle Tartışmaz 06 Ağustos 2017
  • +1
    Atomların kütlesi zaten maddenin kütlesine eşittir. Ya da maddenin kütlesi atomlardan gelir. Bu yüzden kütlesi fazla olan cisimlerin eylemsizliği de fazladır. Vakum ortamda serbest düşmede olan cisimlerin hareketleri kütlelerinden bağımsızdır çünkü bu cisimlerin ivmeleri üzerlerine etki eden kuvvetin kütlelerine bölünmüş haldir. a=F/m İki cisim aynı ivmeye sahip ise farklı kütlelerde olmalarına rağmen aynı hızları paylaşacaklardır. Kütle bu noktada sadece o cismin 9.8 ivme ile hareket etmesi için ne kadar büyük bir kuvvete ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
    Vide supra 06 Ağustos 2017
  • +1
    Teşekkürler. Vakum ortamda iki farklı kütlenin aynı anda yere düşmesini ivmenin kütle ile ters orantıda olmasına bağlamışsınız yanılmıyorsam. Sanırım bu sonuç da kütlenin kendisine ait bir çekim kuvvetinin olmadığını ve yer çekimi sırasında olan şeyin bozulan uzay zaman dokusu sebebiyle bir serbest düşüş olduğunu kanıtlıyor. Çünkü çeken ya da iten bir kuvvet olsaydı, büyük kütleli madde bir süre sonra hızlanması gerekirdi.
    serdarrah 06 Ağustos 2017
  • +2
    @serdarrah, çok güzel ve cazip bir mantık çıkarımı yapmışsınız. Bu kısmı harika gerçekten...

    Ama Vide supra'nın ifadesini farklı algıladım. Kütleye uygulanan kuvvetinde kütle ile arttığını böylece, "ivme'nin oran olarak sabit" kaldığını gördüm.

    Böylece kütle artınca, üzerine düşen kuvvet de arttığı için, "oran" yani "ivme" korunuyor. Gibi..
    Burtay Mutlu (shibumi-tr) 06 Ağustos 2017
  • +1
    @serdarrah Burtay beye kayılıyorum, benim de eksik olduğum ya da daha önce hiç düşünmediğim bir konuya değindiğinizi farkettim.

    Genel kaynaklarda yazılanlardan başlarsak;

    Genel göreliliğe göre cisimler uzayda jeodezik yollarını takip ederken üzerlerinde net kuvvet yoktur ya da jeodezik eğriye serbest düşüş dersek eğer cisim üzerindeki net kuvvet tekrar sıfır olacaktır. Fakat buna rağmen bildiğimiz gibi net kuvvet olmadığı halde ivme varlığında hızlanabiliyor olmaları daha önce düşünmediğim bir konuydu.

    '' Sanırım bu sonuç da kütlenin kendisine ait bir çekim kuvvetinin olmadığını ve yer çekimi sırasında olan şeyin bozulan uzay zaman dokusu sebebiyle bir serbest düşüş olduğunu kanıtlıyor. Çünkü çeken ya da iten bir kuvvet olsaydı, büyük kütleli madde bir süre sonra hızlanması gerekirdi.''

    Kütleçekim alanı olmadan bir uzay gemisi içerisinde sabit ivmeyle hareket etseydik eğer kuvveti her zaman gözlemleyebilirdik. Araç içerisindeki tüm deneyler fazla ivmenin oluşturduğu kuvveti yerçekiminden farksız olarak gösterirdi. Hatta farklı kütlede bırakılan cisimler aynı sürede yere düşerdi çünkü geminin zemini cisimlere 9.8 lik ivme ile yaklaşıyor olurdu. Cisimlerin üzerine herhangi bir kuvvet de uygulanmazdı. Yani bu örnek zaten einstein'ın denklik ilkesinin kendisi aynı zamanda.

    Sadece son cümlenize ek olarak büyük kütleli cisim bir süre sonra diğer cisme göre hızlanmazdı. Çünkü büyük kütlenin sahip olduğu eylemsizlik de daha fazla olacağından bu oran ivme söz konusu olduğunda sürekli sabit kalmakta. Yani çeken ya da iten bir kuvvet olmasa bile bunu bu şekilde kanıtlamak doğru olmayabilir.
    Vide supra 06 Ağustos 2017
  • +1
    Çok teşekkürler bilgiler için.
    serdarrah 08 Ağustos 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap