• 0

    Konu biraz derin içeri buyrun :) madem Herşey enerjiden oluşuyo o zaman İnsanda enerjiden oluştuğuna göre doğası gereği istediği zaman bir bütün istediği zaman şekil değiştirerek dalgalar halinde hareket edemez mi ve atomdaki elektronlar yörünge değiştirirken hiç arada olmadan değiştirebildiklerine göre bunu daha uzak mesafelerde uygulayarak insan ışınlanamaz mı ?

    Sefa Selçuk 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bence....Edemez. Işınlanamaz. :-) İnsanın maddesel olarak taşıdığı enerji çok fazla.... Hepsini dalga formuna çevirmenin çıkartacağı enerji çok fazla...
    Burtay Mutlu 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bence....Edemez. Işınlanamaz. :-) İnsanın maddesel olarak taşıdığı enerji çok fazla.... Hepsini dalga formuna çevirmenin çıkartacağı enerji çok fazla... Işınlanma ise daha zor, her maddenin, atomun ve atom altı parçacığın doğru konum ve enerji bilgilerini elde edip,

    Burtay Mutlu 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bence....Edemez. Işınlanamaz. :-) İnsanın maddesel olarak taşıdığı enerji çok fazla.... Hepsini dalga formuna çevirmenin çıkartacağı enerji çok fazla... Işınlanma ise daha zor, taşınmaı gereken bilgi çok fazla. Alternatif yollar bulunana kadar şu anki teknolojimizle ve izlediğimiz yol ile pek olası gözükmüyor.
    Burtay Mutlu 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bence bunları yapabilmenin tek yolu teknoloji değil beynimizin kaçta kaçını kullandığımızla alakalı. Etrafınıza bakın çoğu şey insan yapısı beynimizin çok azını kullanmamıza rağmen inanılmaz şeyler yaptık. Daha fazlasını kullanırsak neden bunları yapamayalım ?
    Sefa Selçuk 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bilemiyorum. İnsan beyninin gücüne inanırım ama soyut konular girdiğinde işin içine, fikir yürütme ötesinde bir şeyim yok. O yüzden bana göre, insanlar madde, enerji ve canlılık arasındaki ilişkiyi kavrayamadığı sürece böyle bir şey gerçekleşemez. İşin özünde hepsi tek bir kaynağın ürünleri, biz onları farklı algılayıp ona göre çözüm arıyoruz. İnsan beyninin gelişebileceğini kabul etsek bile, şu ana kadar bu işi yaptığı bilimsel olarak kayıtlara geçmiş tek bir kişi yok. Oysa tarih boyunca bizden çok daha iyi beyini çalışan, yaratılışı, doğayı kavrayan kişiler geldi geçti. Yani direk çözüm insan beyni değil bence.
    Burtay Mutlu 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bence bunu insan beyni yapamazsa hiçbirşey yapamaz. Çünkü tarih boyunca yaşamış ne kadar insan varsa hepsi beynini aynı oranda aynı yüzde ile kullandı ve bence bize birşey verildiyse süs olsun diyede verilmemiştir beynimiz var ama nokta kadar biryerini kullanıyoruz bence mantıksız geliştirilebilir olmalı beyin bi yolu olmalı bence herşeyden önce bunu bulmalıyız bunu yapmanın yolları araştırılmalı çünkü birşey yapmak için bu zeka kapasitesi ile 3 yıl uğraşıyorsan o 3 yılı beyine adarsan o işi ve ondan sonraki işleri daha kısa sürede yapabilirsin ki beynin sınırlarını tahmin bile edemiyoruz bence kullanıyoruz zaten ama kontrol edemiyoruz örneğin vücudumuzu, kemiklerimizi, organlarımızı birarada tutmak için bence beyinimizin bi çabası var bunu kontrol edebilirsek bu formda kalmak zorunda değiliz tabiki bence... :)
    Sefa Selçuk 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bence bunu insan beyni yapamazsa hiçbirşey yapamaz. Çünkü tarih boyunca yaşamış ne kadar insan varsa hepsi beynini aynı oranda aynı yüzde ile kullandı ve bence bize birşey verildiyse süs olsun diyede verilmemiştir beynimiz var ama nokta kadar biryerini kullanıyoruz bence mantıksız geliştirilebilir olmalı beyin bi yolu olmalı bence herşeyden önce bunu bulmalıyız bunu yapmanın yolları araştırılmalı çünkü birşey yapmak için bu zeka kapasitesi ile 3 yıl uğraşıyorsan o 3 yılı beyine adarsan o işi ve ondan sonraki işleri daha kısa sürede yapabilirsin ki beynin sınırlarını tahmin bile edemiyoruz bence kullanıyoruz zaten ama kontrol edemiyoruz örneğin vücudumuzu, kemiklerimizi, organlarımızı birarada tutmak için bence beyinimizin bi çabası var bunu kontrol edebilirsek bu formda kalmak zorunda değiliz tabiki bence... :)
    Sefa Selçuk 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bana göre evrensel bir kural olan "kritik durum-mükemmel denge" cansız sistemler kadar, canlı sistemler içinde geçerli. İnsan vücudu bir sistemler bileşkesi. Vücudumuz sürekli olarak değişen şartlara ve göre kendini en makul ve verimli olacak şekilde ayarlar. Tabi onun verimlilik anlayışı, en az enerji ile en çok işi yapabileceği nokta. O yüzden de habire kilo alıyoruz. :-) Yani zihin gücü ile formda kalmak makul gelmiyor bana. Maaelesef. Beynimizin kapasitesini tam kullanıyoruz. Bu konuda forumda çok güzel yazılar oldu. Sizin için basit bir iş olan, "bir bardak çayı kaşıkla karıştırp, şeker düzeyine bakacak ve çay bardağını bir noktaya götürüp, içindekini etrafa saçmdan bir delikten dökecek" bir robot kolu yazılımı deneyin. Bu işlem için yapacağı hesaplama, işlem gücü ve hızını ve bu iş için bunları yapmayı sağlayacak bilgi analizi ile olasılık hesaplaması yapacak programı düşünün. Çok yüksek veri ve işlem gücü istiyor. Beynimiz bunların yanında bilişsel bir çok faaliyeti yürütüyor. Aynı şekilde vücut içindeki fonsiyonları, dengeyi ve sistemi de sürekli gözetip, değişikliklere cevap veriyor. Yani beynimizin büyük bir kısmı kullanılıyor. Ancak beynin işlem yapma kapasitesi artarsa yani nöronlar arası ağ -bağlantı sayısı artarsa bilinçli işlem yapma gücü artar. Bunun içinde insanın çok yönlü konuları sürekli anlama, kavrama sürecine girmesi lazım. Farklı bakış açıları için farklı sinaptik yollar geliştirmeli. Bu da hiç kolay değil bence. Sadece zaman değil, tekrar meselesi... Ezber değil, anlama ve kavrayış konusu. Genetik olarak çocuklarımız makinlerle yaşama daha kolay adapte olacak şekilde değişecektir. bir çok bilgi yükünü beyinde taşıma yerine, makinelere bağımlı, bilgiyi makineye yükleyip taşıyan ama bilgi temel başlıklarını sadece öğrenen bir aşamaya geçebilir. Ancak bu tür bir soy yapay olduğu için, tüm avantajlarına rağmen ciddi bir krizde, (yazılım bozulması, virüs) tüm sistem bir anda çöker. Beynin bir süre çalıştığı işi daha hızlı yapabilmesinin nedeni , o konu ve düşünce şekli için kısa devre sayabileceğimiz daha kısa ve hızlı bağlantılar geliştirmiş olması. Aradaki aracı sinir hücrelerini devreden çıkartarak, direk bağlantı kurması ve bu yolu kalınlaştırması. Ama bu bireyin fiziksel anlamda beynininin geliştiğine değil, bireyin bir konuda düşünsel olarak geliştiğine delalettir. Şu anda üniversiteye hazırlanan çocuklara yüklediğimiz bilginin sınırı çok büyük. Çoğunu bilmiyorum bile. Ama bu onları ne başarılı ne de avantajlı kılıyor.
    Burtay Mutlu 14 Mayıs 2015
  • 0
    Psişik güçler (telekinezi... vb.) hakkında ne düşünüyorsunuz ?
    Sefa Selçuk 14 Mayıs 2015
  • 0
    Bende olmasını çok isterdim. :-) Şimdiye kadar kabul edebileceğim, tekrarlanabilir bir duruma ve kişiye denk gelmedim. Ancak yoktur diyemem. Bir olasılık olarak var. Güçlü bir olasılık değil ki, şimdiye kadar canlı olarak denk gelmedim. Üçüncü ağız ve kulaklarınkine de ne derece güvenebilirim? İllüzyonu sihirliymiş gibi algılayan (ben de dahil) çok kişi var. Bilgim düzeyinde değerlendirebiliyorum. Eğer var ise ve kanıtlanabiliyorsa psişik güçler, bunlarında bir şekilde madde dünyasıyla ortak noktaları ve uymak zorunda olduğu ortak kurallar olduğuna eminim.
    Burtay Mutlu 14 Mayıs 2015
  • 0
    Fikirleriniz çok anlamlı ve açıklayıcı oldu benim için çok teşekkür ederim :)
    Sefa Selçuk 14 Mayıs 2015
  • 0
    Gündelik yaşamdaki büyük şeyleriz (bizlerin) dalga boyları çok çok küçük olduğu için tam anlamıyla saptanmaları olası değildir. Bu nedenle yıkıcı veya yapıcı girişim içinde veya sokaklarda dairesel dalgalar halinde yayılan insanlar görmüyoruz :)
    Hatice Hatipoğlu 31 Mayıs 2015
  • 0
    ayrıca şunu söylemekte fayda var. cismin dalga boyu ile kütle ve hızının çarpımı olan momentumu ters orantılıdır.
    Hatice Hatipoğlu 31 Mayıs 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
HAFTANIN EN İYİLERİ
İSTATİSTİKLER

4.656 soru

27.500 cevap

30.196 kullanıcı

Giriş Yap