• +1

    Evrim'e neden inanmalıyız ? Ya da neden inanmamalıyız ? Ülkemizin Evrim'i müfredattan kaldırmasını nasıl buluyorsunuz. ?

    ömer sansur 29 Ocak 2017
  • +6
    Bilim hiç bir şeye inanmaz. Sorgular, dener, deneyimler, tekrarlar ve gözlemler. Elde edilen bilgileri birleştirir, yorumlar ve (ara) sonuç üretir.
    İnanmak, bilgi eksikliğini - yanlışlığını örtmek için kullanılan kılıftır.
    Bilim ile varlığını farkettiğin bir olguya artık inanman gerekmez, çünkü o zaten vardır ve bunu biliyorsundur.
    Ama kendinden şüphe ediyorsan ve bilgine güvenemiyorsan, sadece inanarak bir karara varabilirsin.
    Kararın doğru ya da yanlış olmasının önemi yoktur. Daha fazla düşünme ve anlamaya çalışma yükünden kurtarır. Kendinle barışık olur ve emin hissedersin...

    Müfredattan evrimin kaldırılması bilimsel düşünce ve sorgulamaya karşı bir adımdır. Düşünmeden, sorgulamadan verileni kabul ve itaat eden bireylerin gelişimi ile istenen toplumsal düzenin kurulması için, bu tür düşüncelerin öğretimden kalkması zaten gereklidir.
    Geç bile kaldılar. Hala toplumun ihtiyacından çok fazla, düşünen ve sorgulayan var.
  • +3
    Evrime kesinlikle inanmamalısın ! Kütle çekimine yada termodinamik yasalarına da inanmamalısın.
    Mekaniğe , optiğe , elektromanyetizmaya yada matematik kurallarına kesinlikle inanmamalısın .
    Çünkü bugün evreni , yani fiziksel evreni azda olsa anlayabiliyorsak eğer ; bunun sebebi inanmak yerine bilmenin daha mutlu , daha önemli olduğunu düşünenler sayesindedir .
    O yüzden evrimi gözlemle , deneyimle , test et , bilimsel olarak sorgula fakat kesinlikle inanma .
    Çünkü bir şeye inanman onu gerçek yapmaz . Bir şeyin gerçek olması ona inanman anlamınada gelmez çünkü gerçek ; ne algıladıklarımızdır , ne de gerçeğin kendisi bir yanılsamadır . Gerçek olan tek şey ise algımızın gerçek bir yanılsama olduğudur . O yüzden beynin oluşturduğu en büyük algılardan veyahut algı filtrelerinden ikisi bilmek ve inanmak . Bu yüzden , bildiğimize inanmak ile inandığımızı bilmek arasındaki gerçeklik tamamen algının yanılsamasına bağlıdır .
    Türkiyenin , evrimi gelecek jenerasyonlara aktarmama kararını nasıl karşılıyorum sorusuna gelince . Bu soruya saldırgan bir tavır ile cevap vermenin anlamı yok bu noktada .
    Okul ; toplumsal , eğitimsel , geleneksel , evrensel , bilimsel , dinsel / tinsel bilgilerin bir zihne sunulması ve o zihnin bu bilgileri nasıl işlediğine göre , o zihni saçma , monoton bir mesleğe/bölüme ataması . Bir nevi okul/üniversitede bir zihne yapması gerekenleri aşılayan ve yapmak istediklerini yapmaması gerektiğini söyleyen bir sosyal mühendislik tasarısı . Bu tanıma uymayan eğitimler veren ülkeler var tabi . Böyle bir okul , eğitim anlayışına birde neredeyse tüm dünyanın kabul ettiği bir teoriyi anlatmamak , aktarmamak o kadar da önemli değil bence .
    Ülkemizden nobel ödülünü almış ve almayıda hak etmiş bir birey bir zihin çıktı mı ?
    Evet kesinlikle nobel ödülünü bile kazanacak kadar zeki , akıllı zihinler var bu ülkede fakat o zihinler başarıyı burada değil batıda yakalıyor . Buda gösteriyor ki ; zeka tamamen DNA ' da yada kültürel farklılıklarda değil ; zeka aslında tamamen gelişebileceği ortamda ortaya çıkıyor . Biraz uzun oldu ama demek istediğim bu karar gerçekten önemli değil .
  • 0
    Çok güzel açıklamalar. İnanç konusunda ki cümleyi yanlış kullandım. Bilimsel bir cümle kurmalıydım. Eleştiriniz için teşekkür ederim. Toplumsal kaygıların yoğunlaştığı dönemde bilimin arka plana atılma çabalarının gelecekte ki götürülerini Bilimseverlerin görüşleriyle değerlendirmek istedim. Şahsi olarak kaygılıyım. Umarım dediğiniz gibi bu karar gerçekten önemli değildir.
    ömer sansur 30 Ocak 2017
  • 0
    Ne demek .
  • 0
    İki kere ikinin dört olduğuna inansanız ne yazar inanmasanız ne yazar.

    Bilim çevreleri bu sorunun içeriğinde olduğu gibi herhangi bir inanç sistematiği gibi bize dogmatik davranmaktadır.

    İnanıyormusun yoksa inanmıyormusun sorusu bilimsel bir disiplin için söz konusu olamaz.

    Evet evrim teorisinin güçlü kanıtları bulunmakta ama bana göre halen emekleme seviyesinde evrim bilimi ile uğraşanlar insanları sınıflandırma aracı olarak kullanmak yerine salt bilim yapma amacı gütseler daha fazla mesafe kat edebilirlerdi.
    Mehmet Sindi 30 Ocak 2017
  • -1
    temel bilimsel bir deney yapıyormuş ve biti almış. bir bacağını koparmış zıpla demiş bit zıplamış iki bacağını koparmış zıpla demiş zıplamış bu böyle devam etmiş ve sonunda tüm bacaklarını koparmış zıpla demiş bit zıplamamış. temel deney sonucuna şöyle yazmış: bitin tüm bacakları koparılınca sağır oluyor!!!! işte bilimin çok kere düştüğü hatadır bu ve bilim böyle hatalarla bu hatalarından ders çıkararak ilerler! bilimin isteseniz de istemesenizde sınırları vardır. bilim ölçülebilen şeylerle ilgilenir somut şeylerle ilgilenir, inançla ilgili bir yargıya varabilecek kadar eli uzun değildir kaldı ki bilim göreceli kavramlarla dahi uğraşamaz. bilim maddeyle ilgilidir madde ötesine uzanamaz ve yargı belirtemez. hayatımızdaki her şey gibi artık bilimde hormonlu hale geldi hemde fazlasıyla. hep bir yön vermişlik hep bir GÜDÜLENMİŞ bilim(!) . zaten bilim hatalar üzerine ilerler. yani bir yargıya tam güven duyamazsınız da. ille evrim teorisi mi verilecek adı üstünde teori, madem tarafsızlık mevcut madem akla hitap etmek isteniyor yargılama sorgulama analiz gibi yetenekler geliştirilmek isteniyorsa ve bunda SAMİMİ iseler sadece evrim değil konuyla ilgili pek çok teori gösterilmesi gerekmez mi??!!! ama yok ille sadece evrim!!! niye çünkü güdülenmiş olmalı !! ama onlara göre diğerleri güdülenmiş bilime sahip!! bu ne acıklı ve ne sığ bir bakış açısı. bunu yaparken her türlü taraflı yanlı olmak ama kendisini tam tarafsız yansız ilan etmek, şüphe götürmez ki psikolojik bozukluktur. ille de evrim diyenler illede evrimi müfredatdan çıkaranlardan daha üstün değildirler her yönüyle aynıdırlar, tıpkı madde ile antimadde gibi. bu acıklı hikayenin tarafları olmam ama benim gibi sözde değil ÖZ de yansız kaç kişi var ki ?? en baba bilim adamları kitapları bilmem kaç milyon okunanlar bile bir düşünün yanlının dik alası değiller mi?? insanları sadece görmek istediklerinize kanalize ederek kusura bakmayın ünvanınız bilim adamı olsa bile beyniniz sadece dogma olur ve gerçekte bilim onlar için amaç değil araç olur. umarım buradan taraflar kendilerine gerekli eleştiri paylarını çıkarırlar....
    Hakan Cabbarcan 30 Ocak 2017
  • +1
    nasıl sırf incilde yazıyor diye insanlar dünyayı evrenin merkezi sanıyordu bu ona benziyor tabii ufak farklarla, tek tür canlıdan evrimi su götürmez kanıtlar desteklese de ülkemizdeki her türlü medya ve medya kuruluşu 3 maymunları oynuyor insanlar kasıtlı şekilde bilinçlendirilmiyor. müfredat konusuysa yüksek makam sahiplerinin koltuklarında kalıcı olmaları yolunda oy alacakları neden sonuç ilişkisi kurmaktan yoksun kafası hurafelerle doldurulmuş bir taban oluşturmak için oldukça doğru adım.
    Origin 31 Ocak 2017
  • -2
    Allah, Adem ile Havva'yı yarattı, biri Zenci, Diğeri Beyaz, Diğeri Çekik Gözlü?Allah kainatı 6 günde yarattı, kime göre neye göre? Ben evrime inanan bir müslümanım. Yaratılışın 6 günü kaç milyar yıla denk geldi, Adem ile Havva sizce dünyaya ışınlandı mı? Yoksa bu sürecin başlaması için big-bang e dokunmak mı gerekiyordu?
    Fatih Akdağ 31 Ocak 2017
  • 0
    Müslüman bilim adamlarının önemli bir kısmı Evrim'e inanıyordu. Mevlana Celaleddin-i Rumi, ibni sina, el razi, ibni rüşd, Farabi vs vs. Şu an ki müslümanların neden kabul etmediğini garip buluyorum. Gerçi Evrim'i sadece maymundan geldik düşüncesinden başka bir şey bilmeyen hatta kendi kitabını okumayan bir toplumdan ne beklenir o da ayrı bir tartışma. Fakat yaratılış konusunda Adem hava yaratılması ya da diğer şeyler falan. Onlar kişisel inanışlar.
    ömer sansur 01 Şubat 2017
  • 0
    İnanç kavramının bilimle çatışması ya da örtüşmesi konusunun ilk olarak tekrar ele alınıp düşünülmesi gerekir.

    İnanç, olgu olarak bir felsefi terimdir. Bilginin eksikliğinde ortaya çıkar ve kişiyi belirli yönlere iter. Her ne kadar insanlar günümüzde inanç sistemleri ile bilimi birbirine tokuşturmaya yönelse de burada şunu gözden kaçırdıklarına inanıyorum: kişiyi arayışa iten merak ya da şüphedir. Şüphenin kaynağı ise inançtır.

    Gözlerinizi kapayın ve kendinizi ışığın olmadığı bir odada hayal edin. Etrafa baksanız da hiç bir ışık kaynağı olmadığı için gözleriniz bir işe yaramayacaktır. Peki bir his ya da bir ses size önünüzde kırmızı bir küre olduğunu söyledi, ne yaparsınız?

    Üç seçeneğiniz var:
    1. Kürenin olmadığına inanırsınız
    2. Kürenin olabileceğine inanırsınız
    3. Kürenin varlığıyla ilgilenmezsiniz ya da bilinmeyeceği kanaatine varırsınız

    Üçüncü seçenek yani agnostik yaklaşımda bu konuyla ilgili gerçeğe bir kaza olmazsa asla ulaşamazsınız.

    İlk iki seçenekte ise inanç sizi o kürenin varlığını sorgulamaya iter. Ne yaparsınız? Bir ışık yapar ya da bulur, oraya tutar ve kürenin varlığı ya da yokluğunu kanıtlarsınız. İnancın bilimde rolü budur, insanı yönlendirir. Ve eğer kişi açık fikirli, kanıt karşısında gerçeği kabul edebilecek olgunlukta birisiyse neye inandığı önemli olmaksızın er ya da geç hakikate erişecektir.

    Bu yüzden sevgili bilim sever insanların "inanç" kavramının geçtiği her yoruma eksiyi basmaktansa daha hoşgörülü ve sabırlı olmasını temenni ederim.
    Burak Gürbüz 25 Şubat 2017
  • 0
    Evrim bir gercektir, ancak evrimi aciklayan fikirler, hesaplar teoridir.Kisacasi evrimi reddetmek, kutle cekimi reddetmekle esdegerdir.Genellikle evrim ile hayatin baslangici olgulari karisir.
    Morgan Frei 25 Şubat 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.632 soru

27.430 cevap

30.087 kullanıcı

Giriş Yap