• 0

    Karanlık madde hakkındaki düşünceniz?

  • +2
    Karanlık madde hakkında bir çok bakış açısı var. Kendi görüşümü yazıyorum. Sizde kendinizinkini eklerseniz, hepsi bir arada ele alındığında, çok daha farklı ama gelişmiş bir bakış üretilebilinir diye düşünüyorum.
    Katılmak isteyenlerin, düşüncelerini eklemesini istirham ederim.
  • 0
    Karanlık maddenin sıcaklığı bence kesinlikle 0 Kelvinin aşağısında ve '' negatif hareket ve sıcaklığa '' sahip . Belkide direk olarak değilde dolaylı bir şekilde gözlemlememizin sebebi budur . Aklımda birkaç şey daha var onlarıda ekleyeceğim aklıma gelince .
  • +3
    Karanlık madde olayına farklı bakıyorum. Bence gerçekte elle tutulur bir karanlık madde yok. O zaman ne olabilir?
    Öncelikle madde tanımımıza bakınca, kütlesi olan ve kütleçekim kuvveti uygulayan enerji yoğunluklarını madde olarak tanımlıyoruz.

    a) Varsayımım da kütlenin oluşumunda, evrenin genişlemesinden kaynaklanan dalgaların, çeşitli enerji yoğunlukları ile olan ilişkisi olarak ele almıştım. (Ayrıntılar başka yazılarda vardı)...
    Yani bu dalgalar ne zaman, ortalamanın üstünde bir enerji yoğunluğundan geçseler, (belli kesişme açıları şartı dahilinde) Enerji kütleye dönüşmeye başlıyor.
    https://3.bp.blogspot.com/-iHp6x8aXqp4/VrS5vxEOgvI/AAAAAAAADqA/hdGBAY6Mspg/s320/egd%2Bon%2Ba%2Bpoint.jpg
    Şimdi dalgaların bir enerji aktardığını düşünürsek. Bu yoğun enerji alanlarına çarpan dalgaların bir kısmı yansırken gene bir miktar daha enerji aktaracaktırlar. Henüz daha kesin olarak saptananamış olsa da kütleçekim dalgalarının bu tür dalgalarla "eşdeğerli" özellikleri olduğunu düşünüyorum.

    b) Karanlık maddenin özelliklerine baktığınızda, ışığı bükecek kadar kütleye sahip ama yansıtmıyor. Galaksilerin içinde ve çevresinde bolca var ama başka galaksilerin kütleçekiminden etkilenmiyorlar. İki galaksi birbirine yakın hatta içinden geçerken, kendi karanlık maddelerini yanında götürüyorlar. Büyük kütleli olan , küçük kütleli olan galaksinin karanlık maddesini çalamıyor.
    Buradan ulaştığım sonuç, karanlık maddenin kütle çekiminden bağımsız bir özelliği olduğu ve hatta bu etkiyi oluşturan geçici bir durum/ sanal kütle olabileceği...

    c) Bu durumda nasıl bir yapı olabilir? İşleyiş sistemi ne olabilir? Bu nedenle evrende bir var olup, bir yok olan (özellikle karadelik yakınında) sanal parçacıklar konusuna baktım. (Necmi Bey sağolsun :-)

    Yoğun enerji dalgalanmalarının olduğu bölgelerde gözüken bu durumu farklı bir şekilde ele aldım.
    Sonuçta belli bir koordinatta sanal parçacığın çıkma ihtimali çok düşük olduğu için ve çoğu zaman çıkmadığı için, "orada parçacık yok" diyoruz. Ama belli bir hacimde/alanda diğer tüm şartlar aynı kalmak şartıyla, toplam açığa çıkan sanal parçacık oranı neredeyse sabit.
    (Sadece koordinatları kesin değil. Yani bir bakıma nereden ve ne zaman çıkacağı bilinmeyen parçacıkların, belirlenmiş bir zaman aralığında , belirlenmiş bir ortamda var olup/kaybolma sayıları eşit. ) Yani mesela, 500 kilometreküplük bir uzay haciminde, her saniye 1 milyon (rakamların hepsi atmasyon) sanal parçacık var olup, yok oluyor.

    Şimdi bunları (a+b+c) birleştirirsek; galaksilerdeki gök cisimlerinden yayılan kütleçekim dalgalarının kesişip üst üst geldiği noktalarda, evrenin ortalama enerji yoğunluğuna göre çok daha yüksek geçici enerji yoğunlaşmaları oluşuyor. Bu enerji yoğunluklarıyla etkileşen EGD (Evrensel Genişleme Dalgası) sonucu bunların geçici olarak kütleli parçacık gibi bir durum oluşturduğunu düşünüyorum.
    https://1.bp.blogspot.com/--SoCw91JWKI/VrSA7SMzxeI/AAAAAAAADmM/FcPuRmfzH24/s1600/04-01.png
    İşte karanlık madde dediğimiz şey buna benzer eşdeğerli bir şey olmalı bence...
  • 0
    Kütle çekim dalgalarının üst üste geldiği noktalarda dalgalar aynı yönlü olduğu için birleşiyorlar mı yani ? Çünkü iki dalga karşılaştığında ya üst üste ( birleşir ) biner yada birbirini yok eder diye biliyorum . @shibumi
  • +3
    Doğru...Eğer birinin pik noktası ile diğerinin dip noktası üst üste gelirse, birbirlerini düzleştirirler ya da aktardıkları enerji seviyesine göre güçlü olanın pik noktası alçalır. Ancak pik-tepe noktaları üst üste gelirse, tepe noktası geçici olarak çok daha yükselir.
    Her iki durumda da dalga yoluna devam eder. Yani bu noktaları geçtikten sonra varlıklarını ve enerjiyi aktarmaya devam ederler.

    Benim kast ettiğim kısım ise, dalgaların tepe noktalarının üst üste bindiği noktalar-koordinatlar, sanal parçacıklar sadece bu noktalarda oluşuyor. (Belki anti madde parçacıklarda dip noktalarda oluşuyordur ama bir fikrim yok gerçekte, dip noktalar için) . Dalgalar yollarına devam ettiği için, bu yapı çok kısa bir süre var olup, ardından tekrar yok oluyor.
    https://4.bp.blogspot.com/-mtpVwdXkBA4/V8fsLvM5vAI/AAAAAAAAEDA/cCBm7nVEPUE4UPZ81HkoHpVZna171Lz1wCLcB/s640/dark_matter_existing.gif
    Bu da saptanan kısa ömürlü sanal parçacık ile benzer gibi geliyor bana.
  • 0
    @shibumi_tr sanırım bakış açınızda aslında evren dalgalardan oluşmuş bir bütün... bu dalgalanan yapılar titreşen sicimler mi acaba?
    Doğukan Şimşek 01 Eylül 2016
  • +3
    @ Doğukan Şimşek; Evet haklısınız...
    Biraz özetlersem, evrenimiz bir enerji denizi. Çok düşük bir yoğunluğu var ve arka plan ışıması ile bunu saptıyoruz. Bu düşük yoğunluktan dolayı da süper akışkan bir niteliği var.

    Ancak tek başına bu evreni tanımlamıyor. Bir de evrenin bu yoğunluğundan kaynaklanan güç ile oluşan bir genişleme hareketi var.
    İşte bu genişleme hareketi, evrende bir dalgalanmaya sebep oluyor.
    Tek bir kaynak, tek bir tür etki.

    Evrenin ilk genişlemeye başladığı aşamadaki homojenlik ve düzen , tamamen matematiksel nedenlerle (toplu ve düzenli duran bilardo toplarının mekzden gelen bir kuvvetle dağılması durumunda, birbirlerine çarpmalarından kaynaklanan gibi) bozulması sonucu, bazı ufak alanlarda daha fazla enerji birikimi ve toplanması oluşuyor.
    https://3.bp.blogspot.com/-5fXTo-1NfCo/VrSAlRt_g7I/AAAAAAAADlI/8n2N_TxnMk0/s320/01-08.jpg
    Genişlemeden kaynaklanan dalgalanmalarda, bunlarla etkileşime girerek temel kütleli parçacıklara neden oluyorlar.

    Sicimler bence, bu minik enerji yoğunluklarının, bu dalgalanmalar esnasındaki titreşimlerinin bir sonucu olabilir. (Mesela karanlıkta, bir ışık kaynağını dalgalı hareket ettirirken, frekansı arttırısak, bize nokta değil ama bir ışık sicimi gibi gözükmesi gibi).
    (Titreşen (açık) sicimlerin iki ucu arasında çok yüksek gerilimler olması bana ancak bu şekilde mantıklı gelmişti. )
    Yani enerji titreşecek alan (boyut) bulduğu zaman bir sicim oluyor. Eğer 3 boyut blursa, kütleye temel oluyor gibi...
  • 0
    Bor belgeselde izlemiştim bilim adamları evrenin madde ve anti maddeden oluştuğunu anlatıyorlardı ve başlangıçta anti madde maddeden daha fazlaydı şimdiki hesaplamalarda maddenin antimadeden daha fazla olduğunu ve başlangıçta bulunan anti madden8n nereye gittiğini soruyorlardı bence karanlık madde denilen enerjinin tamamen anti maddeden oluştuğunu düşünüyorum
    izzet akkuş 01 Eylül 2016
  • 0
    Şimdi karanlık olmalarının sebebi karanlık olmalarıysa? Galaksiler arası sandığımızdan daha doluysa mesala ama birleşip yıldız oluşturamayacak kadar seyrek, büyük kütleçekim alanı oluşturabilecek kadar fazlalarsa? Hidrojen atomları bile olabilir belki de...
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap