• 0

    big bang gerçek mi?

    Eray 01 Haziran 2014
  • 0
    bu olayın kanıtları var . o yüzden gerçek
    mertali mutlu 02 Haziran 2014
  • 0
    helal
    Orhun Demirci 02 Haziran 2014
  • 0
    peki kanıtlar nedir?
    Eray 02 Haziran 2014
  • 0
    evrenin şuan da genişliyor olması. baştaki ivmelenme devam ediyor
    Orhun Demirci 02 Haziran 2014
  • 0
    Asli kanıtı kozmik ardalan ışımasıdır. Tabi teorilerle şekillenmiş bir kanıttır. Ancak kozmik ardalan ışımasını detaylıca incelerseniz büyük patlamanın gerçekliğine inanacaksınız.
    Taylan Başkan 06 Haziran 2014
  • 0
    kozmik arkaplan ışınımı evrenin 380000 yaşındayken başlamıştır. Yani başlangıçla alakası yoktur. Sadece teorinin öngörülerine uyar. bigbang anımsanabilmesi için kuantum kütleçekim teorisine ihtiyaç vardır.
    laniakea 07 Haziran 2014
  • 0
    big bang patlaması da artık insanlar için inanç meselesi oldu ateist big bangı inkar etmez müslüman eder v.s v.s
    selman ulas 09 Haziran 2014
  • 0
    Büyük Patlama üzerine bir çok fikir var. Aslında gerçekte var oldu mu, yoksa olmadı mı "kesin ve net" bir dille cevaplanabilmiş değil.

    Ancak olmuş olma olasılığını artıran kanıtlar var elimizde.
    1) Evrenin genişlemesi, Evrenin şu anki genişlemesine bakarak geriye dönüş yapıldığında, bir noktadan başlamış olması gerekiyor.
    2) Bu patlamanın enerjisinin hala evreni genişletiyor olması. Karanlık enerji de denilen bu genişletici etkinin bir kaynağı ve başlangıcı olmalı. Bu da bir patlama ihtimalini gösteriyor.
    3) Saptanan maddesel oluşumların yaşı. Evrenin ilk oluşumundaki madde öbekleri saptanamıyor ama, hidrojen ve helyumun birleşerekten diğer maddeleri oluşturmasına ve oranlarına bakarak bu konuda varsayımlarda bulunabiliniyor. Bu da evrenin yaşını sınırlıyor.
    4) Evrenin ilk zamanlarından kalma ışınımlar ve bize ancak ulaşan ilk galaksi ışıkları. Bildiğim kadarı ile en fazla 12.7 milyar yıl öncesine (ışık yılı uzakta) ait galaksi ışıkları saptandı. Belki zamanla daha eski galaksilerin de ışığı saptanır.
    Ancak kozmik ışıma daha ilginç Tüm evreni homojen bir şekilde kaplayan bir ışıma ve yukarıda arkadaşın belirttiği gibi, ilk andan 380 bin yıl sonra tüm evrende başlamış.
    Aslında bunu şöyle ele almak gerek; varoluştan 380.000 yıl sonra ışınım evrenin dış sınırlarına ulaşmış ve evrenin genişlemesiyle o da genişliyor.

    Bunların yanında büyük patlama için bir çok başlangıç senaryosu üretildi. En popüler ve genel kabul görenleri zaten biliyorsunuzdur.

    Ancak bilmediğinizi sandığım bir olay daha saptandı. Aslında iki tane etki (büyük patlama) var. Ve genleşme 3 safhada oluyor.

    (Etki diyorum çünkü kendi varsayımlarıma göre patlama da olmayabilir.)
    İlk etki'den kısa bir süre sonra ikinci bir etki oluyor ve evren esas o zaman genişlemeye başlıyor. Bu ikisi sırasındaki genişlemenin ardından, kütle çekimi ile evrenin genişleme hızı önce düşük oluyor. (Yanlış hatırlıyor olabilirim) 5-6 milyar yıl sonra, genişleme kütle çekimini yeniyor ve hızlanarak genişliyor. Bu da genişlemenin 3ncü aşaması oluyor.

    Büyük Patlama için varsayımlara.
    1) Genel kabul göreni muazzam bir patlama ile enerjinin cûzi bir kısmının yoğunlaşarak maddeye dönüşmesi ve etrafa savrulması
    2) Evrenin homojen bir yapıda iken bir yerinen bir şekilde çıkan etkinin, bir noktada homojenliğini bozarak, bunun oluşturduğu bozulmasının çevresine yayılması sonucu.
    (Varsayımım: Bunu şu şekilde tasavvur ettiydim; Tüm evren titreşen sicimlerle dolu ve tüm sicimler ödeşe. Hepsi titreşim esnasında her yöne doğru bir alan oluşturmuş. Yani milyonlarca pinpon topu dolu bir balon. Tüm pinpon toplarının içinde özdeş bir titreşen kuvvet var. Sınırlarını zorluyor. Ancak bu alanın dışında temas haline olan diğer pinpon toplarının da içinde aynı kuvvetler var ve kuvvetler birbirini sınırlıyor.
    Ardından bir sicim alanı çöküyor veya patlıyor. (İlk aşama) Etrafındaki diğer sicim alanları bu boşluğa aynı şekil ve kuvvetle yönelince, denge bozuluyor. Bir noktada (tam ortalarında) iç kuvveti dengeleyecek dış kuvvetler olmadığı için, yapıları bozuluyor ve sicimlerin enerjisi bu sefer daha büyümüş şekilde merkez dışındaki (temas halinde oldukları) diğer sicim alanlarını itiyor. (2nci aşama-etki) Ondan sonra önlerine gelen tüm sicimleri iterek genleşmeye başlıyor.
    İlk dönemde sicimler birbirine geçiyor, kaynaşıyor ve çok büyük parçacıklar ve bildiğimiz temel parçacıkları oluşturuyorlar ama genişleme ile bunlar parçalanıp, bildiğimiz daha küçük olan temel parçacıklara dönüşüyorlar.

    Bu parçacıklarda birleşip maddeyi oluşturuyor. Bu parçacıkların hepsi bir hıza sahip olduğu için kütle de buradan kaynaklanıyor.
    Zaman da bu genişleme ile değişen 4ncü koordinat olarak karşımıza çıkıyor.

    Konuyu çok ayrıntılandırmayacağım çünkü daha önceki tartışmalarda ve çeşitli yerlerde yazdım. (blog) Bakabilirsiniz.

    3) Bir başka varsayım da; evrenimizin bir tür akdelik olduğu yönünde... Başka bir evrendeki karadelikten fışkıran tekil madde akışıyla, sürekli büyüyen ve genleşen bir evren. Diğer ayrıntılar 3 aşağı-5 yukarı oturuyor. Yukarıda cevap yazanlardan Mertali arkadaşımızın bu konuda biraz daha ayrıntılı çalışmaları var diye biliyorum. Bu fikri de ondan öğrendim zaten.
    Burtay Mutlu 19 Haziran 2014
  • 0
    Sicim ve diğer tüm enflasyon teorileri standart model ve big bang i kurtarmak için ortaya atılmıştır.(bana göre)Şöyle söyleyeyim başlangıçtaki şişmeyi durduran şey aslında evrenin soğumasıdır. Yani evren aslında ısınıp soğuyor.buradan şu sonular çıkar. Evren katman katman bir kabuk gibi etrafı kaplamıştır.En içteki katman bizim evrenimiz evrenimiz ne zaman düzene otursa kendiliğinden simetri kırılması oluşuyor ve yeni bir kuvvet doğuyor.Bununla tekillik ve homojenlik sorunlarını ortadan kaldırır.Kuvvetler başlangıçta bir bütün değildi her patlamayla yeni bir kuvvet doğdu. Şuan evrenimizin sıcaklığı 2,7 Kelvin evrenin sıcaklığı 0 Kelvine ulaştığında mutlak düzene yakın bir oluşuma sahip olacaktır. Ve yeniden bir patlamayla yeni bir kuvvet doğacak. Fakat kütleçekimden daha soğuk ve daha yavaş.Tabi siz yinede evrenin proton kaç milyonda biriken enerjinin yeniden patlayıp dağılabileceğini düşünebilirsiniz. Yada evrenin sicimlerden oluştuğuna.(ki sicim hiçbir zaman kanıtlanamıyacaktır.Sicim sadece bazı teorileri kurtarmak için ortaya atlımıştır.Aynı sebeplerle şu an sicimlerin yarattığı hiçbir olguyu görememekteyiz)Sizi bilmem ama ben bana öğretilen bu zırvalıklara inanamam.
    laniakea 19 Haziran 2014
  • 0


    Öncelikle Sayın Kesici'ye içtenlikle teşekkür ederim. Tartışma panosunda kısa kısa fikir beyanları ile tartışıp bir şeyler üretmek zor oluyor.
    Öncelikle bilimsel anlamda tartışmaya çalışıyorum ki benim gibi Türk toplumunda yetişmiş biri için bu çok zor. Bizler tartışmayı bir tür kavga ve kazanılacak bir hedef-sonuç olarak görüyoruz. Bu da bizi "doğru" dan uzaklaştırıyor.
    Ayrıca fikir beyan etmekten de korkuyoruz, çünkü yanlışlarımızın ortaya çıkmasını bir yenilgi olarak algılıyoruz.
    Bu yüzden de çoğu yorum, bir kaç satır bu pano bölümünde zaten... Bir de takma adlar var. (Ben de denedim biliyorum) Hatalar ya da eksikler ismimizle bağlantılandırılmasın diye...
    Oysa bilimsel anlamda tartışma, bir olgunun bir çok farklı bakış açısıyla ele alınıp, ortak noktalarda hem fikir olmak, farklı noktalarda ise doğru olanı ortak araştırmak içindir, diye düşünüyorum.
    Bunları yazdım. Belki bunları okuyan 3ncü bir kişi daha konuya aynı şekilde gelir umudu ile...

    Sayın Kesisci, başka bir tartışmada "entropi" konusuna değinmişti. Zaman'ın tanımı üzerine yapılan tartışmada. " Düzensizlik artıkça zaman sistem için hızlanır. Hızlanan zaman sistemin dengesini bozar. Ve denge sistem için bozulur. Hem madem kütleden, uzunluğa kadar her şey göreceli neden zamana bağlı olan ışık hızı sabit olsun." yazmıştı.
    Çok hızlı düşünerek ve kafasında bir bütün yapıyı oluşturduğu içini kendi kavramları ile yazdığı bu kısa yazıyı hala tam kavrayabilmiş değilim. Onu bir nokta da anlıyorum. Kendi evren modelim, kafamda o kadar pür ve belirgin olmasına rağmen, bu modelin en fazla çeyreğini anlatabiliyorum. Anlatırken de yazım dilime ve işaretlemelere dikkat etmezsem, iyice anlaşılmaz oluyor. Bu nedenle konularına göre, ayrıntılı ve örnekli anlatmaya çalışıyorum.

    Şimdi bu yazdığını kavrayabildiğim kadarı ile birleştirerek yeni yazdıklarıyla kavramaya çalışıyorum. (“Anlamak” ve “kavramak” farklı olgular benim için)

    En başta sabit olan ışık hızı değil, “zaman” daha doğrusu birkaç zaman boyutundan biri olan evrenin genleşme hızı ile alakalı olan “zaman”. Bu zaman dalgasal şekilde hareket ediyor ve üzerindeki her şey de onunla birlikte var olduğu için, onun hızına bağımlı. En küçük parçalar en hızlılar bu yüzden de ışık hızı olarak betimlediğimiz hız, aslında evrenin genleşme hızı. Tabii evren ışık hızı ile genleşirken, içindeki nesneler aynı hızda birbirinden uzaklaşmıyor. Artan bir hızla uzaklaşıyorlar ama ışık hızından düşük. (Şişirilen bir balon içindeki parçacıkların durumunu ve birbirlerinden uzaklaşma hızını düşünün, balonun dış çeper genleşme hızından düşüktür. Formülü unuttum ama 3 boyutlusu için hesaplamak mümkün…)
    Sayın Kesici, başlangıçtaki ısının baskısı ile genleşen evrenin, soğuyarak bir düzene doğru gittiğini ve en son 0 Kelvine düşünce evren sıcaklığının, entropinin durarak, düzenin oturacağını düşünüyor.
    Ardından simetri kırılması ile düzenin tekrar bozulacağı, tekillik homojenliğin biterekten sürecin tekrarlanacağını düşünüyor. Tabii doğru anladıysam. Ama kavrayamadım. Örnekli tekrarlı açıklamalara ihtiyacım var.

    Evrenin başlangıçtaki ısısı, sadece küçük bir ortamda çok fazla enerji yoğunlaşmasının doğal bir yanıydı. Genleşmeye muhakkak etkisi oldu ama esas neden olarak değil. Daha çok yan ürün olarak. Evren genişledikçe toplam miktar aynı kalsa da birim başına düşün miktar azalıyor ve en sonunda belki 10 üzeri (–n) oranına kadar düşecek ama asla “0” olmayacak. “0” bu fonksiyonda limiti gösteriyor.

    Ortak olan bakış açımız, farklı kelimelerle ve yaklaşımlar ifade ediyor olsak ta, evrenin başlangıçta büyük bir düzenden, hızla düzensizliğe kaysa da onu meydana getiren tüm şeylerin tekrar o homojen, tekdüze yapıya dönmeye ya da ulamaya çalıştığıdır. Hatta bunu tüm kimyasal ve fiziksel reaksiyonların, madde ve enerjinin çeşitli durumları için de aynı nedenin geçerli olabileceğinden kuşkuluyum.
    Sicimler’in varlığının ispatlanması çok önemli değil. Önemli olan 5 sicim teorisinin ve 11 boyut lu M Kuramının birçok soruya doğru cevap verebilmesi ve bunun kabulü.
    Şu kavramları biraz da açarsanız belki ortak ve farklı noktaları saptayabiliriz.
    a) “Evren katman katman bir kabuk gibi etrafı kaplamıştır.”
    SORU) DIŞ KATMANLAR NASIL BİR ŞEY OLABİLİR VE NİYE DIŞ KATMAN VAR?
    b) “bizim evrenimiz ne zaman düzene otursa kendiliğinden simetri kırılması oluşuyor”
    SORU) DÜZENE OTURMA KAVRAMI NEYİ KAST EDİYOR? VE SİMETRİ KIRILMASI NEDİR? KENDİLİĞİNDEN NASIL OLUYOR?
    c) “Kuvvetler başlangıçta bir bütün değildi her patlamayla yeni bir kuvvet doğdu.”
    SORU) HER PATLAMAYLA YENİ BİR KUVVET EKLENDİĞİNE GÖRE, BU EVRENİN TEKRAR TEKRAR PATLAMASI MI, YOKSA BAŞKA BİR PATLAMA MI? EĞER TEKRAR TEKRAR EVREN PATLAMASI İSE BU DURUMDA , HOMOJENLİĞE ULAŞMIŞ BU KEVVETLER SALT BİRBİRİ AYNI OLACAĞINA GÖRE BİR SONRAKİ SEFER NASIL HATIRLIYORLARİ YENİ OLUŞAN EVRENDEKİ İŞLEVLERİNİN BİLGİSİNE
    d) “Sizi bilmem ama ben bana öğretilen bu zırvalıklara inanamam.”
    SORU) “ZIRVALIK” aşağılamasını bir yana bırakıyorum ... AMA İNANDIĞINIZ NEDİR? NASIL BİR EVREN MODELİ BU?
    (Burada cevaplama yerine, bir soru açıp onun altında daha ayrıntılı yazabilseniz daha güzel olur. Ya da varsa bir blog veya benzeri bir yer derlediğiniz hazır, oraya bakalım.)
    Burtay Mutlu 20 Haziran 2014
  • 0
    kesinlikle söylediklerim şahsına ait kelimeler değildir.ya da düşüncelerinize sadece bigbang ve sicim kuramına katılmıyorum. Özür dilerim
    laniakea 20 Haziran 2014
  • 0
    peki patlama mı gerçek enflasyon mu ?
    mehmet can genç 24 Haziran 2014
  • 0
    big bang Kuran da,Zariyat suresi 47. ayette açıkça belirtiliyor açın bakın
    ömer özdaş 25 Haziran 2014
  • 0
    Bende özür dilerim. Çünkü "şahsıma münhasır" algılamamıştım. Bu şekilde düşünmenize gerek yok. Rahat olabilirsiniz.
    Sadece başkalarının düşünce ve emeğine katılmasam bile, saygı duymak gerektiğine inandığım için, o kelimeyi ağır ve sert buldum. Bir tür serzenişti.
    Burtay Mutlu 30 Haziran 2014
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
HAFTANIN EN İYİLERİ
İSTATİSTİKLER

4.656 soru

27.500 cevap

30.196 kullanıcı

Giriş Yap