• 0

    gezegenler arası kütle çekim var mı ?

    mertali mutlu 23 Mart 2014
  • 0
    Bildiğim kadarı ile tüm maddeler arasında, hatta madde, anti madde arasında da dahil olmak üzere var.
    Newton fiziğinin ilkönce ortaya koyduğu gibi uzaklıklarının karesi ile ters orantılı diye hatırlıyorum. Einstein daha sonra bu denkleri daha da geliştirdi ama öz olarak mantık aynı olmalı...
    Burtay Mutlu 30 Mart 2014
  • 0
    ben hocamla biraz bu konu üzerinde tartıştımda bence yok uzay zaman eğrileri yüzünden ve güneşin ağırlığı uzay zamanı çok eğiyor ve diğer gezegenler güneşin etrafında bir ivme kazanıyorlar.
    mertali mutlu 31 Mart 2014
  • 0
    Mantığını anladım sanırım. O açıdan bakınca güneşin kütlesi ile oluşan bükülme diğer bükülmeleri düzleştiriyormuş gibi gözüküyor. Eğer seninkine yakın bir bakış açısı ise.
    Ancak kütleyi (ki kütlesiz olan fotonlar bile uzay zamanı bir miktar büküyor yazmıştın, ben konuyu tam bilmiyorum ama hız nedeniyle makul gözüktü) parçacıkların uzay dokusuna, hızdan dolayı verdikleri bir tepki olarak ele alıyorum.
    Mikroskobik boyutta da olsa her parçacığın bir kütlesi var. Bu da kütle çekimi yasalarına tabii kılıyor. Çünkü hep parçacık uzayın büküp kendi yerini oluşturuyor.
    Şimdi kütle olayını farklı bir açıklamayla kafanda canlandırmaya çalışayım.
    Okyanusun tam ortasında olduğunu düşün. Mesela 6 km derinliğin 3. Km’sinde.
    Su sabit ve akıntısız olsun.
    Bu noktada, tüm su moleküllerinin içindeki tuz moleküllerinden birini ele alıp, onun açısından görmeye çalışalım.
    Ortam homojen ve sabit.
    Şimdi bu ortamda bir bomba patlasın. Patlamanın şiddeti ile küresel bir alanda enerji yayılımı oluşur. Bir miktar salt boşluk oluşur ve tekrar su ile dolar. Bu arada tuz molekülleri basınç ve ısı etkisiyle çeşitli yapılar oluşturur.
    Kimi yerde çok büyük tuz parçacıkları oluşurken, bazı yerlerde bu parçacıklar tekrar parçalanır.
    Sonuçta homojenlik bozulur.
    Patlamanın oluşturduğu dalgalanma ise parçacıklar üzerinde etkide bulunur. Çok küçük parçacıklar, dalgalanma üzerinde giderken ivme kazanırlar, ancak su moleküllerinin direnci onları yavaşlatır. Böylece suya göre bir kütle kazanırlar. Parçacıklar büyüdükçe, kütleleri artar. Dalgalanım içinde yer aldıklarından, dalgalanım içinde de suya göre hareket ederler. ( Zaman) Böylece 3 boyutlu ortamda diğer sistemlere göre kerteriz alırsa sabit iken koordinatı, 4ncü boyutu sürekli değişir.
    Burtay Mutlu 01 Nisan 2014
  • 0
    anladım fakat ben işim içine bir de entropi kattım ve uzayın genişlmesi hakkında bir kaç şey keşfettim. evren kapalı bir sistem ve zaman geçtikçe entropisi artıyor. ardından higgs parçacığını uzay eğrileri varsayarak güneş kütlesini ayarladığını varsaydım. ve evrendeki entropi arttıkça parçacıklar daha da düzensizleşti. ve bu evrenin genişlemesine neden oldu . hep verilen örnek çarşaf örneğidir. şimdi düşün parçacıklar her zaman daha düzensiz olmaya çalışırlar değil mi ? çarşapa ağır bir basketbol topu koydun ve çarşafı 4 yanından çekiştirdin top yükselir. mantığa bakarsan perdedeki moleküller düzensizleşti. ama kafan karışmasın biz çektik diye düzensizleşti evrende ise kütleyi kontrol eden higgs daha düzensiz bir yapıya ulaşmak için düzensizleşti ve evrenin genişlemesine yardım etti .
    mertali mutlu 01 Nisan 2014
  • 0
    Entropi konusunu temel ilke olarak biliyorum. Bu nedenle bir fikir ileri sürecek kadar bilgim yok. Yazdıkların bu noktada beni aşıyor şu an için.

    Evreni ele alırken, iki boyutlu çarşaf yerine 3 boyutlu su içindeki parçacıklar olarak ele alıp anlatmayı denersen belki bir noktaya kadar anlayabilirim.
    Sanırım senin higgs ile kast ettiğine, benim su moleküllerim (yukarıdaki yazıma istinaden) denk geliyor gibi.

    Entropi konusunda; ekleyebileceğim farklı bir şey yok zaten.
    Ancak daha önceki yazılarımda yer vermediğim bir düşünce var, bunu paylaşayım.
    Bütün parçacıkların maddelerin nihai amacı; nötr kararlı duruma dönmektir. Evrenin ilk varoluşundaki durumları gibi. Sabit, stabil, homojen, düzenli ve diğerlerine karşı nötr.
    büyük patlamayla beraber bu nötr durumu bozulduktan sonra, sürekli bu nötr, stabil duruma ulaşmaya çalışıyor. Hatta maddenin kimyasal bileşikler oluşturabilme özelliğinin altında bile bu neden yatıyor gibi geliyor.

    Burtay Mutlu 02 Nisan 2014
  • 0
    aynen . higgs ten kastım maddenin ağırlığını kontrol eden şey. aynen su moleküllerinin (denize atılan taşta ) ağır olan taşa daha fazla yoğunlaşması gibi . senin su moleküllerinle bağlantı kurarsak su moleküllerini uzay zaman eğrileri düşün ve bu eğriyi parçacıklara dönüştür ardından bu moleküller taşa yoğunlaşsın ve bu ağırlığı belirlesin . ardındn entropi parçacıkların düzensizleşmek isteğidir. bu parçacıklar düzensizleşmeye çalışsın ve denizin kapladığı alanı genişletsin. bu bir sıvının hal değişimi gibi düşün ama karıştırmamalısın ki hal değişiminde dışardan etki var burada parçacıklar düzensizleşmek istiyor .
    mertali mutlu 03 Nisan 2014
  • 0
    Harika olmuş açıklaman :-)

    O zaman entropiye yönelimi şu şekilde de açıklayabiliriz (mi?) sanırım: Tüm maddeler genleşen uay-zaman eğrileri içinde kaldıkları (yani madde için zaman varolduğu ) sürece entropi artarak sürecek.
    Bir tek ; Parçacığın (maddenin) entropiye eğiliminin nedeni hakkında farklı bakışlarımız var gibi. Bence parçacıklar, başka hiç bir parçacık ile etkileşime girmeyecekleri (yani nötr gibi hareket edebilecekleri) bir pozisyona doğru eğilimdeler.

    Sıkıntı uzay-zaman genleşme dalgaları, (bir aracın içindeki cisim gibi) ivmeden dolayı maddeye kütle kazandırıyor. Yalnız buradaki ivme; ışık hızındaki dalganın üzerindeki maddenin tepkisini ifade ediyor ve kütle -ışık hızı- enerji arasındaki ilişki var. (Einstein formülünden vardığım, varsayım).
    Bir tek nokta var, kütleyi bir bütün olarak mı yoksa o kütleyi oluşturan parçacıkların tek tek kütlesini mi ele almak gerekiyor, bilemiyorum.
    Bana sanki kütlede tek bütün değil de tüm parçacıkların bileşkesi olarak (bizim algıladığımız sonuca ulaştıran) ele almak gerekirmiş gibi geliyor.

    Burtay Mutlu 04 Nisan 2014
  • 0
    evet bende öyle düşünüyorum. fakat yanılgıya kapılmamalı. entropi arttığı için evren genişliyor. ve aynı zamanda ben uzay zaman eğrilerini higgs parçacıkları olarak görüp onların zamanla düzensizleşmesi olarak varsayıyorum. yani uzay zaman eğrisi=higgslerin zamanla düzensizleşmek isteği.
    mertali mutlu 05 Nisan 2014
  • 0
    Tabiki çekim var güneşin kutlesinin cok buyuk olmasi gezegenler arası çekime engel olmaz en basitinden ayın dünya uzerindeki cekiminden dolayi tabiki güneşin de etkisi olarak yaptığı presesyon ( topaç) hareketi örnek olarak gösterilebilir. Ha diğer gezegenlerin çok fazla çekimi var mi konusuna gelirsek cok az bu çekim 3 cisim probleminden cozulebilen bi durum ama 12 taneo durumda 12 integral sabitine ihtiyacınız oluyor buda biraz zor durum açıkçası :)
    Selçuk kıcırgan 11 Nisan 2014
  • 0
    Gezegenlerin birbirlerine uyguladıkları çekim kuvvetleri onların davranışlarını etkiler bu hesaplardan bilinmeyen gezegenlerin yerleri bile bulundu yani gezegenlerin birbirlerine çekim kuvveti uygulamadığı savı geçersizdir.
    başar tanrıken 12 Nisan 2014
  • 0
    Ayrıca evreni kapalı bir sistem olarak varsaymak da bence şu an için çok uygun değil. Kapalı sistem olduğu düşünülse de bu bir ön yargıdan kaynaklanıyor olabileceği unutulmamalıdır.
    başar tanrıken 12 Nisan 2014
  • 0
    ama efendim bide şu mantık var genele görelilik ilkesi der ki her cisim uzay zamanı eğer bu nedenle hafif cisimler diğer cisimler etrafında dönüyor. ayrıca biraz daha ileri gidersek güneş ağır bir cisimdir ve ben güneşin uzay zamanı tam dairesel büktüğünü düşünmüyorum elips bir şekilde büküyor ve buna karşın diğer cisimler güneş etrafında elips bir yörünge izliyorlar . üstüne üstlük diğer cisimler de şekillerinden kaynaklanan bir nedenle tam olarak yuvarlak bükmüyorlar uzay zamanı. ardından güneşin etrafında dönen cisimler bazı yerde hızlanıyor ve bazı yerde ise bu yavaşlıyor diğer değişle ivmeli hareket içerisindeler. kısacası güneş ağırlığından dolayı diğer cizimleri çevresinde ivmelendiriyor.
    mertali mutlu 18 Nisan 2014
  • 0
    Epeydir yazmadım... Her ne kadar gezegenler arası kütle çekimi var mı sorusunda, farklı düşünsekte; bence Mertali çok ince bir noktaya parmak basmış.
    Yörüngeler niye ekliptik ? Eğer kütle çekimi kütle aynı olduğu için aynı ise, boş uzayda küresel olması lazım. Oysa dünyanın güneşten uzak kaldığı noktalardaki (güneşin) kütle çekimi yakın noktalarındaki ile aynı olmasa, değişen kütle çekiminin farklı etkilerini dünyamızda yaşardık.
    Evet gezegenlerin, güneş etrafındaki dönmesinden kaynaklanan hızında bu ekliptik yörüngeye katkısı var ama niye esasen ekliptik, bunu düşünmeli...

    Bunu uzayın-zamanın genleşmesinden kaynaklanan bir "boşluğun durum değişimi" ile alakalı olabileceğini düşünüyorum.

    (Bu konuda ciddi bilgi eksikliğim olduğu için baştan hatalıda bir varsayım olabilir ama fikir fikirdir.)

    Aksi halde uzaklığın karesi ile ters orantılı olan güneşin kütle çekimi, dünyanın uzak olduğu periyotlarındaki etkisi farklı olurdu.

    Burtay Mutlu 29 Nisan 2014
  • 0
    Aslında yörüngelerin ekliptik olmasının nedeni momentumun korunması gereğinden kaynaklanıyor. Ama momentumun ancak bu şekilde nasıl korunduğunu hala anlayamadım.
    Burtay Mutlu 06 Mayıs 2014
  • 0
    momentum değil de açısal momentum korunmalı diye düşünüyorum seninle neredeyse aynı düşünüyorum uzay zaman genleşmedi olabilir . fakat ona değineceksek evrenin sonlu mu yonsa sonsuz mu olması gerektiğine dayanmaamız gerekmez mi ?
    mertali mutlu 29 Mayıs 2014
  • 0
    olmadığı için zıpladığında düşüyon
    Orhun Demirci 02 Haziran 2014
  • 0
    Evrenin sonlu mu, sonsuz mu sorusunu cevaplayamam ama çok ilginç bir gözlemim oldu geçenlerde... Sanırım senin daha önceki akdelikler fikrinden etkilendim. Bir ara paylaşacağım. Daha toparlayamadım.

    Bu yörünge işi beni şu an aşıyor çünkü yeterli bilgim yok. Şu momentum konusu, hız ve kendi etrafında dönüş konularını yeterince anlamamışım. Kavrayamıyorum, bu nedenle canlandıramıyorum kafamda...
    Burtay Mutlu 06 Haziran 2014
  • 0
    http://www.fizikist.com/board.php?islem=ViewQues&id=080614232048&#o

    Evren Küçülüyor mu?

    Burada toparladım... Bir bak istersen.
    Burtay Mutlu 11 Haziran 2014
  • 0
    Evet vardır.Her cisim kendi kütlesine göre çekim kuvveti vardır.Mesela Güneş ile Dünya arasında çekim vardır fakat Dünya Güneş'İn etrafında hızlıca döndüğü için Dünya ve diğer gezegenler Güneş'e düşmez.
    Mr.Physics 15 Ağustos 2014
  • 0
    emir karamekik hiç einstein in genel görelilik ilkesine bakltınız mı kafa mı karıştıran nokta o ve kütle çekim in mikro boyutu kuantize olmuş hali gravitonlar hangisi ?
    mertali mutlu 15 Ağustos 2014
  • 0
    emir doğru söylüyorsun hata bize daha yakın birşey uydumuz ayda dünyaya çarpmıyor . bu arada eyer ay olmasaydı dünya güneş sisteminden belkide çıkabilirdi
    mervan monis 22 Haziran 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap