• 0

    Neden bu kadar çok galaksi, gezegen var ?

    Yücel Yaman 02 Ağustos 2016
  • +2
    Bizim gibi yaşam formlarının kendilerine '' biz özeliz , tüm evren bizim için yaratıldı ! '' masalını anlatması için olmadığı kesin . Ki bu masallar sonucu metafiziksel ahlak yasaları ve metafiziksel öğeler yaratılma gereksinimi duyuldu . Tabi fizik zamanla arkasına felsefeyide alarak metafiziğin etkisini ortadan kaldırınca , gerçek anlamda düşünmeye başladı insan . Ve işte senin sorduğun soruyu sordu . Bu kadar galaksi sırf ben bir şeylere inanayım yada tapayım diye mi yaratıldı ? Eğer böyleyse , nasıl bir metafiziksel tanrı böyle saçma ve kolay bir şey karşılığında cosmos'u en önde izleme ve yaşama şansını verir ki bana ? diye de sordu batı . Şuan batı nerde doğu nerde görüyoruz işte . Bunun sebebi aynı soruya bir tarafın '' akılcı , mantıksal '' diğer tarafınsa '' ruhani , metafiziksel '' argümanlarla cevap vermesidir .
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 02 Ağustos 2016
  • 0
    Tam nedenine gelecek olursa , bence nedeni , sırf bizlerin kendimizden daha büyük bir şeyin parçası olduğumuza inandırmamız içindir .
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 02 Ağustos 2016
  • 0
    Fazla olması göreceli bir yaklaşım olacaktır. Başka bir canlı neden bu kadar az olduğunu sorabilir.
    Vide supra 02 Ağustos 2016
  • 0
    canlılığın ve zeki yaşamın olasılığa bağlı oluşumundan kaynaklı olabilir... içinde bulunduğunuz evren ne kadar büyük olursa canlılığı oluşturacak yeterli ve gerekli olasılıklar artar... bu bağlamda bulunduğunuz evren ne kadar büyükse canlılığın ve zeki yaşamın olma ihtimalinin de olması bir o kadar yüksek bir ihtimal...
    Doğukan Şimşek 02 Ağustos 2016
  • 0
    Büyük patlamadan bu güne kadar evren inanılmaz şekilde genişledi ve genişlemye devam ediyor. Evren genişledikçe galaksiler yıldızlar gezegenler oluşuyor.
    sa 03 Ağustos 2016
  • 0
    Şunu da söyleyebilir miyim. Güneş sistemi ve diğer sistemler arasındaki etkileşimler olabilir. Birbirini dengede tutmak için. :M
    Abdül Hakim Hüseyini 03 Ağustos 2016
  • 0
    Mesela güneş sistemini ele alalım. Gezegenler arası bir etkileşim var ve bu etkileşim onların yörüngelerinden sapmalarını engelliyor. Evrenimiz de bir yapbozun parçaları gibi. Birbirlerini tamamlıyorlar. Düşünseneze bi plutonun olmadığını. Güneş sistemine sayısız meteorlar girerdi.
    Abdül Hakim Hüseyini 03 Ağustos 2016
  • 0
    @Mr . Nobody,
    Bundan yüzyıllar önce doğunun merkezi Bağdat, bugün batı dünyasının yaşadığı "bilimsel" aydınlığı yaşıyor. Bu aydınlık için olaya mantıksal-ruhani bakışın ana rol oynadığını söyleyemeyiz. Evreni keşfetme, araştırma ve anlama yolunda ilerlerseniz, bilimsel aydınlığa ulaşırsınız. Manevi duyguları derin insanlar da keşfetme, araştırma ve anlama yolunda olabilir. Bu bahsettiğim yol bir tür kültürdür. Zamanında arap-İslam dünyası bu kültüre sahipti, şimdi ise batı-hristiyan dünyası...
    Cihan Şenyüz 03 Ağustos 2016
  • 0
    @Mr . Nobody,
    Bundan yüzyıllar önce doğunun merkezi Bağdat, bugün batı dünyasının yaşadığı "bilimsel" aydınlığı yaşıyordu. Bu aydınlık için olaya mantıksal-ruhani bakışın ana rol oynadığını söyleyemeyiz. Evreni keşfetme, araştırma ve anlama yolunda ilerlerseniz, bilimsel aydınlığa ulaşırsınız. Manevi duyguları derin insanlar da keşfetme, araştırma ve anlama yolunda olabilir. Bu bahsettiğim yol bir tür kültürdür. Zamanında arap-İslam dünyası bu kültüre sahipti, şimdi ise batı-hristiyan dünyası...
    Cihan Şenyüz 03 Ağustos 2016
  • 0
    @Cihan , Bilim geleceği referans alır , geçmişi değil o yüzden geçmişi referans almadım . Ki zaten almakta aptallık olurdu benim için .
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 03 Ağustos 2016
  • 0
    @Mr . Nobody,
    Konuyu neden saptırıyorsunuz? Zaten ilk verdiğiniz cevapta konuyu başka yere çekiyordu. Şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz.

    Ayrıca bilim geçmişi referans alır, geleceği hedef alır. Bilimsel gelişme, geçmişteki birikimin üzerine koyarak sağlanır.
    Cihan Şenyüz 03 Ağustos 2016
  • -1
    @Mr . Nobody,
    Konuyu neden saptırıyorsunuz? Zaten ilk verdiğiniz cevapta konuyu başka yere çekiyordu. Şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz.

    Ayrıca bilim için referans geçmiştir, hedef ise gelecek. Bilimsel gelişme, geçmişteki birikimin üzerine koyarak sağlanır.
    Cihan Şenyüz 03 Ağustos 2016
  • 0
    @cihan , genelde ilk verdiğim cevap ikincisine zemin hazırlamak içindir . Yani ilk yoruma katılmıyorsan -1 atabilirsin . Ama kesinlikle saptırma falan yok ortada , kendi kafanda öyle düşenebilirsin ama kesinlikle algı yöneltme çabam yok benim . Referanstan kastım orada '' gelişim , ilkey düzeyden kurtulma '' anlamındaydı . O kadar dar bir bakış açısına sahipsiniz ki şunları bile demişsiniz mesela '' Manevi duyguları derin insanlar da keşfetme, araştırma ve anlama yolunda olabilir. '' ben genel tabloya bakıp, doğu ve batının bakış açısından bahsederken siz işi insana kadar indirgemişsiniz . Lütfen yazmadan önce 1000 kez düşünelim , ben öyle yapıyorum .
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 03 Ağustos 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap