• 0

    Ahlak; bigbang'le başlayan evrende fizyolojik ve biyolojik süreçler sonucunda mı oluşmuştur? Yoksa tanrı tarafından bize içkin bir özellik olarak mı verilmiştir?

    eftal akçay 13 Temmuz 2016
  • 0
    Buradaki 'ahlak' kavramı derin olarak ele alınmalıdır yani 'iyi,kötü' gibi..
    eftal akçay 13 Temmuz 2016
  • 0
    Bu soru başka bir soru sormaya itiyor insanı : Evrenin ahlak yasaları , evrenin içinde ki canlılar tarafından heklenirse yada kabul edilmezse , evrenin buna tepkisi ne olurdu ? Bence ahlak'ın Dna mızda kodlanma olasılığı var . Belki kaderimizi belirleyen bir gen bile vardır kim bilir ? .
  • +1
    Benim anlamadigim sey, gercekten de herseyi iki secenekten birine dayatmak zorunda miyiz, yani Yaratici yaratimini belli bir sisteme bagli olarak zincirleme reoksiyon misali gelistirmis olamaz mi, yani ornegin Yaratici yaratimini big bang teorisi veya bu tanima benzer bir sistemle gerceklestirmis olamaz mi? Ahlak da diger olgular gibi bunun sonucu olusmus olabilir.
    Arif Hikmet Saydan 15 Temmuz 2016
  • +1
    Arif kardeşim bahsettiğin seçeneği sadece ben düşünüyorum zannediyodum. Bence araştırılması gereken bi seçenek. Yanlız bu seçenekte çok çetrefilli sorular var.
    eftal akçay 15 Temmuz 2016
  • +1
    Arif dediğin teori üzerinde yoğunlaşıyorum bende kozmik dediğimiz sistemin hangi bölünü incelersek inceleyelim inanılmaz bir ahenk ve denge buluyoruz tabiki bunlarıda denklem işlem gözlem gibi deneylerle bulduğumuzu da dünüşürsek biz çalışan dişli sistemini inceliyoruz.... İnsanın dünyanın ve kainatın bir gelişim süreci oldu buda bir sistemin çalışmasına işaret bence... Tanrı mühendisse bizlerde dişlileriz... Benimde asıl merak ettiğim bu çalışan sistem ne üretiyor ve kim bu ürünü ne için kullanıyor (varsayımsal olarak)...
    serhan gulsun 15 Temmuz 2016
  • 0
    Serhan bir saat düşünelim, saatçi eserinde birçok parça kullanmış. Ve bu parçaların içinde diğerlerinden farklı olarak blinçli bir parça var. Bu parça zamanla kendi varlığını ve varlık amacını, neden sürekli döndüğünü sorgulamaya başlıyor. Evet çevresine baktığında birçok parçaya bağlı olduğu ve birlikte bir sistem oluşturduğunun farkında, anavcak bu sistem ne amaç taşıyor neye hizmet ediyor. Dişlinin bunu anlayabilmesi için saatin bütün halini görebilmesi ve algılayabilmesi gerekir, belli parça veya parçalara bakarak bunu algılaması mümkün değil. Diyelim ki sistemin zamanı ölçtüğünü anlıyor, o zaman yeni bir soru çıkar ortaya çıkar; peki ama neden ölçüyor?
    Arif Hikmet Saydan 27 Temmuz 2016
  • 0
    Buna benzer şekilde biz de yavaş yavaş belli bir canlı sisteminin içinde özel bir parça olduğumuzu anlıyoruz. Ancak evrenin ve varoluşun amacını anlamamız için evrenin tamamını görebilmemiz ve algılayabilmemiz gerekir; bu şu demek oluyor bir gün evrenin her yerini keşfetsek bile evrenin amacını anlamamıza algımız yetmeyebilir. Algılayabilmemiz için belki de bilincimizin Yaratıcının seviyesinde olması gerekir ki, Yaratıcı eğer bilincimizi belli bir noktada sınırladıysa buna ulaşmamız mümkün değildir ve biz o dişli olmaya devam ederiz. Mesela benim inancımda Allah insanlığı kulluk vazifesi için yarattığını söyler. Ancak kulluk vazifemin ne gibi bi gerekliliği olduğunu kavrayabilmiş değilim. Ancak insanın algısının yetmemesi varoluşun bir geçerli bir amaca hizmet ettiği gerçeğini de değiştirmez. Ama kim bilir bir gün bilincimiz bu yeterliliğe ve biz de yeni sorular sormaya başlarız :)
    Arif Hikmet Saydan 27 Temmuz 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap