• 0

    Teleskoptan mesela 5 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegene baktığımızda gezegendeki zamanı mı görürüz?

    ad-astra 05 Mart 2016
  • +1
    5 sene önceki durumunu görmüş oluruz...
    Doğukan Şimşek 06 Mart 2016
  • +1
    Işık 5 senede geldiği için 5 sene önceki durumunu görürüz
    Mr.Physics 06 Mart 2016
  • +3
    Varsayalım ki bu 5 sene ışık yılı uzaklıktaki gezegende devasa,muazzam büyüklükte bir ayna var.siz de teleskobunuzla oraya bakıyorsunuz.Görüntü size gidiş 5 geliş5 sene olmak üzere 10 senede gelir.tabi sizde bu arada 10 yıl yaşlanmış olacaksınız.yani gelen görüntü size 10 yıl önceki halinizi gösterecektir.
    Fizikist 06 Mart 2016
  • -2
    eş zamanlı görüntü alınır
    Ilhan Karataş 06 Mart 2016
  • 0
    Gelen ışık gezegenden ayrıldıkları anki ayrıntıları veriyor olur.

    Ayna olayı pratikte mümkün değilse de, hedef açısından teoride mantıklı. Yolladığımız foton geri döndüğünde, o foton 10 yıl önceki halimize ait olur.

    Pratikte ise, bu tür görüntülerde ışığın dağılmasını da ele almak gerekiyor. Lazer dahil her ışık demeti dağılır. (Dünyadan yollanan 5 santimetrekarelik lazer alanı, Ay yüzeyinde 2 kilometrekarelik bir alana dağılıyor diye hatırlıyorum. Rakamları hatalı hatrılıyor olsam da buna benzer bir dağılım var. )

    Bunun anlamı şu... Sizin görüntünüzden 5 ışık yılı uzağa ancak bir kaç piksellik foton gidebilecek, geriye belki bir tanesi ancak dönecek. Eğer ayna sistemi ile ışıkları toplayacaksanız, güneş sistemi kadar büyük bir ayna gerekebilir. Hesaplamak lazım...

    Ancak belki 5 yıl boyunca sürekli ve düzenli aynı pozu verirseniz, artan foton sayısı ile daha belirgin bir görüntü ulaşabilir.

  • 0
    sorunun soruluş şekline bakarak böyle bir örneğin kafada daha iyi yer edeceğini düşündüm.tabiki örnekte sıkıntılar var. Ama yüzeysel izahı açısından uygun bence.zaten sizlerde eksiklerini yazdınız.Bana birşey kalmadı:) Necmi Tüfek, bildiğiniz gibi Carl Sagan hayatï boyunca dünya dışı varlıklarla iletişim kurmanın yollarını aradı.Bu inançla yaşadı.Bu konuda sizin bir düşünceniz var mı?
    Fizikist 07 Mart 2016
  • 0
    Bu benim gelgitler yaşadığım bir konu.dediğiniz gibi bizimki kadar bile teknolojileri olsa iletişim kurulabilirdi.yada onlar var da bizim bilmediğimiz nedenlerden yada engellerden dolayı iletişim kurulamıyor.cevap verdiğiniz için de ayrıca teşekkür ederim.
    Fizikist 07 Mart 2016
  • 0
    Gülcan hanım, doğru bir örnekleme yapmışsınız. Aynadaki yansımanızı görmeniz 10 sene alacaktır ve zaten teorik olarak konuştuğunuz için, "aynada kendimizi görebilir miyiz", "devamlı aynı pozu vermeliymişiz" gibi düşüncelere girmeye gerek bile yok çünkü konumuz, bahsedilen örneğin uygulanabilirliği değil, açıkladığı olaydır.

    Bu ayna örneğine benzer bir uygulama zaten dünya ile ay arasında uygulanıyordu. İnsanoğlu aya ayak bastığında astronotlar aya bir de ayna bıraktılar. Bilim adamları dünyadan çok güçlü bir lazer ışını göndererek ışının gidiş dönüş süresi üzerinden devamlı olarak dünya ile ay arasındaki mesafe değişimlerini hesaplıyorlardı. Ay ile dünya arasındaki mesafe yaklaşık olarak 300.000 km'dir. ve ışığın aya gidip gelmesi yaklaşık 2 saniye alıyordu. Atomik saatler sayesinde bu mesafe metrelere varacak kesinlikte ölçülebiliyordu.
    Mehmet Ali 08 Mart 2016
  • 0
    Yüce Tavuksal Fırtlangaç ... . Gene çıktı. O var... Hep var olacak... Kabus gibi...
  • 0
    Necmi Tüfek,(ufo meselesi pek ilgimi çekmemekle birlikte carl sagan adı da gectigi için fikrinizi almak istedim)öyle diyorsunuz ama o zaman bu hersey için geçerli olur.ben neden merak ediyorum ki? Neden; yeri göğü ve ikisi arasındakileri...herşeyi varlığımı yokluğumu gören gözlerimi,isiten kulaklarımı,çiçeği böceği ,canlıyı cansızı, kendimi. En çokta fezayı:)?bütün bunların benim için anlamı nedir?Anlamak ,bilmek istiyorum.bu kadar kolay olmamalı.bir nedeni olmalı.başımı yastığa koydugumda kafama dank eden bu soruları bu sekile geçiştiremem.hiçbir zaman cevap bulmayacağımı bilsemde en azından uğraştım diyebilmek istiyorum.Cehaletten korkuyorum.siz neden merak ediyorsunuz?fizikci olduğunuz için mi yoksa sadece "ilgi" duyduğunuz icin mi?(cevap vermek zorunda degilsiniz vaktinizi almak istemem ve umarım konunun dışına çıkmamışımdır)
    Bu arada benim için hiçbirşeyin anlamı yok şimdilik.Çünkü anlamıyorum:)
    Fizikist 08 Mart 2016
  • 0
    Tesekkürler Mehmet Ali,aya ayna gönderildiğiyle ilgili bilgim yoktu.bende zaten hadi gidip su gezegene bir ayna bırakalımda oturup on yıl önceki halimizi seyredelim dememistim ki:)ama tabiki eksikleri vardı ve sagolsun arkadaslarda dogal olarak yorum yapma geregi duydular
    Fizikist 08 Mart 2016
  • +1
    Sayın Gülcan Yalçın, sorunuzun muhatabı olmadığım için, cevabımı hoş görmenizi dilerim. Yine de son yazdıklarınızla ilgili bir kaç satır yazmak istiyorum. Çünkü benimde benzer sorularım ve kendime göre bazı cevaplarım oldu. Belki işinize yarar.
    Evren çok büyük. Salt İnsan için yaratıldığını düşünürsek çok gereksiz bir kaynak israfı olurdu. (Bana göre kendisi yok etmesine ramak kalmış) Bizimki gibi bir uygarlık için samanyolu bile büyük. Herhalde bir kaç gezegene gidene kadar insanlık kalmaz.

    Bu durumda, bu kadar büyük evrene gerek yok. Çünkü evrende her şey verimlilik ve işba noktasında (ekonomi diliyle) denge üzerine kurulu. Evrende bütün sürekli sistemler bu noktada kurulu iken, sırf insan odaklı bir evrende kaynak israfı olur. Bu nedenle insan odaklı bir evren anlayışını bırakmak lazım. Hayat ve canlılık üzerine bir odaklama yapılırsa, evrende bir çok yerde canlı olması mantıklı oluyor.
    Bu durumda canlılık nedir? Bizler somut varlıklar olduğumuz için, somut değerlere göre canlılığı tanımlıyoruz. Doğma, büyüme, çoğalma ve ölme kıstaslarıyla sınırlandırıyoruz...
    Oysa soyut canlılarda mevcut. Bir fikir, ideoloji de canlıdır. Önce bir kafadan doğar. Kafalarla güçlenir, gelişir. Hatta ilk halinde çok farklı bir yapıya bürünür. Zamanla yeni fikirlere ilham kaynağı olur ve yokolmaz ama değişir.
    Her ikisinde de ana fikir, bilginin devamlılığıdır. Bir bilgi iletilir. Canlı dediğimiz organizmalarda, bu DNA ve ebeveynlerden gelen kültürel aktarımla oluyor. Soyut canlılarda ise, bilginin kendisi iletiliyor. Geliştiriliyor. 1000 yıl evvel Mısırı kendi toprağı ve geliri ilan eden bir Roma imparatoru, köylüyü toprağa bağladı. Serflik sistemini hukuki zeminde başlattı. 1840'lara kadar sürdü. Bu sistem şu anki çalışma hayatı yapımızdan, iş hukukumuza kadar etkileyen ardıllar bıraktı. 3000 yıl evvel yazılmış bir (Sümer çocuğunun annesine) şiir hala güncel. Ya da 300 yıl evvel, hayatı boyunca Venedik dışına çıkmamış bir bestecinin adaçyosu hala gündem de, hala etkiliyor, biçilendiriyor.
    (Albinoni, Sol Minor)
    Bunlardan çıkardığım sonuç, varoluşumuzun temel amacı bilgiyi iletmek, belki düzenlemek ve geliştirmek... Çünkü varolan her şey, bir bütünün parçaları olarak bilgi taşıyor. Bizler burada bile fizikle alakalı bilgileri birleştirmeye çalışıyoruz. Karınca, kararınca... Buradan bir kişinin bile sağlam bir bilgi üretmesinde payımız olsa, bu hepimizin katkısı olan ve onurlanabileceğimiz bir durum olur.
    Sizin bile farkında olmadığınız işlevleriniz var. Aileniz için, arkadaşlarınız için, buradakiler için... Siz olmadığınız zaman, hayatları aynı olmayacaktır. Size göre basit olan bir sorunuz, bir başkası için yeni ufuklar açıyor olabilir. Bunu Kaos etkisi olarak ele alın. (Kelebek Etkisi filmini seyredebilirsiniz)... Sizinki bir kelebeğin sade kanat çırpışıdır ama... :-)

    Bu nedenle hayat, bilgiyi geliştirebilme, yönlendirebilme gücünü barındırdığı için değerlidir. Cansız dediklerimiz bunu yapamaz. Bence Cenab-ı Hâkk'ın da insana hediyesidir.

    Bu arada insan kavramını da biraz deşmek gerekiyor. Bizler fiziki varlığımızla biçimlenmiş bilgiye insan diyoruz. Bilgi kalıcı olduğuna göre ( değişir, başkalaşır ama...)
    Başka yıldızlarda başka galaksilerde bizimle aynı işlevi görenlere de insan diyebiliriz. en azından benim için öyleler. Fiziksel görünümlerinin çok önemi yok. Ya da fiziksel görünümlerine göre geliştirdikleri toplumsal, kültürel yapıların.
    Eğer bilgiyi yönetebilme, değerlendirme gücünü insnaın bir vasfı olarak ele alırsanız, tüm evren bir anlam kazanıyor. Zengin bir evren olur....

    Tabii bunlarla karşılaşamamak gerçekten kötü. Ama dünyadaki insanoğlu hala çiğ... Daha kendi aramızda bile sorunları çözemiyoruz. Kendi aramızda bile, ademoğlunu temsil edecek düzeyde bir ortak görüş, kültür birliği yok. Daha dünyamızla ile geçinemiyoruz. Onu tüketiyor, yok ediyoruz. Belki bunun için karşılaşmıyor da olabiliriz.

    Anlamak istiyorsanız, önce karşınızdakine canlı, cansız sevgiyle bakın, yaklaşın.
    Bu konuda dinlerin (semavi olanları kast ediyorum temelde ama hepsi için geçerli) belirlediği yaklaşımlar boş ya da anlamsız değil. Doğru yaklaşımda yaşamı zenginleştiriyorlar. Ama bu kararı asla başkalarına, önerilerine tavsiyelerine bırakmayın. Siz bakın, inceleyin sorgulayın ve karar verin. O zaman faydası olacaktır. Bilimle de ilgilenebilirsiniz. Öğrenmek, okumak temel emir. (Bu da bir ibadettir. Bazılarının kafalarındaki çekişmelere ve kutuplaşmalara bakmayın. Gerçek bilim, insanın doğasıyla çatışmaz. Dinlerde insanın doğasındandır. Bu nedenle gerçek din ile gerçek bilim çatışmaz. Ama nakledenlerin iç çatışmalarından etkilenir. İkisininde izlediği yol ve yöntemler farklı olsa da hedefleri aynıdır.) (Örneğin sosylojik açıdan bir toplumun verimli, mutlu ve huzurlu yaşaması için gerekli olan unsurları araştıran bilimsel çalışmalara bakın, yapılması gerekenler listesi ile dinlerin yapılmasını önerdikleri arasında çok fazla farklılık olmadığını görürsünüz. Farklılıklar biriken bilgi birikiminden ve değişen yaşam koşullarının gereklerindendir sadece...)

    Soru sorup, cevap aradığınız sürece cahil olamazsınız.... Sorgulamayı bıraktığınız anda risk başlıyor. Şu an sorularınıza tatmin edici cevaplar bulamıyorsunuz. Hiç birimiz bulamıyoruz. Çünkü bilgimiz eksik, diğerlerininkine bakıyoruz. Ama adım adım yaklaşıyoruz. Elbirliğiyle... Saygılar




  • 0
    Sayın shibumi_tr,görüşleriniz icin cok teşekkür ederim.söylediklerinizde çok haklısınız. bende farklı düsünmüyorum.Ancak malesef böylecede sıyrılamıyorum iste .tekrar teşekkür ederim sagolun.Necmi Tüfek, kafa karışılığımı iyi analiz etmissiniz.Dogru söze ne denir:)cok tesekkürler.
    Fizikist 08 Mart 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap