• 0

    Herkes en düşük sıcaklık noktasını bilir: -273 derecedir. Benim merak ettiğim en yüksek sıcaklık noktası. -273 derecedeki bir maddenin molekülleri hareketsizdir. Bu maddeye ısı verelim, moleküller titreme hareketi yapacak, hareketlenmeye başlayacak. Isıyı arttıralım. Her hal değişiminde moleküllerin hızları sürekli artacak, öyle değil mi? Bu madde en son gaz halindeydi. Sürekli ısı vermeye devam edelim. Herhalde bu artış sonsuza doğru sürecek değil. Ben şöyle düşünüyorum: Einstein’ın teorisine göre hiç bir madde ışıktan daha hızlı gidemez. O halde bu moleküllerin hızları 300,000 km/sn’yi geçemeyecek. Yani en üst sıcaklık noktası belirmektedir. Ya sizce?

    OU 16 Haziran 2015
  • 0
    Şimdi bir konuyu açıklığa kavuşturalım. Isı enerjisi vardır ama soğukluk enerjisi diye bir şey yoktur. Isı enerjisinin olmadığı yer soğuktur. -273 derece sıcaklık, hiç ısı enerjisinin olmadığı anlamına gelir. Şöyle düşünelim; hiç bir yerden en ufak bir ısının bile giremeyeceği bir oda inşa ettiğimizi farz edelim. Bu odanın sıcaklığı -273 derece olacaktır. bu odayı daha fazla soğutamayız çünkü bir ortamı soğutmak demek o ortamdaki ısıyı çekmek demektir. -273 derecede zaten hiç ısı olmadığı için daha fazla soğutmak mümkün olmaz. Tam tersine bakacak olursak, bir maksimum sıcaklık değeri olup olmadığını bilmiyorum fakat iki konuyu birbirine karıştırmamak gerekir.
    Mehmet Ali 16 Haziran 2015
  • 0
    Şimdi bir konuyu açıklığa kavuşturalım. Isı enerjisi vardır ama soğukluk enerjisi diye bir şey yoktur. Isı enerjisinin olmadığı yer soğuktur. -273 derece sıcaklık, hiç ısı enerjisinin olmadığı anlamına gelir. Şöyle düşünelim; hiç bir yerden en ufak bir ısının bile giremeyeceği bir oda inşa ettiğimizi farz edelim. Bu odanın sıcaklığı -273 derece olacaktır. bu odayı daha fazla soğutamayız çünkü bir ortamı soğutmak demek o ortamdaki ısıyı çekmek demektir. -273 derecede zaten hiç ısı olmadığı için daha fazla soğutmak mümkün olmaz. Bir maksimum sıcaklık değeri olup olmadığını bilmiyorum fakat iki konuyu birbirine karıştırmamak açısından en düşük sıcaklık konusuna açıklık getirmek istedim.
    Mehmet Ali 16 Haziran 2015
  • 0
    16 haziran tarihli ilk sorunuzla bu soru içiçe... İkisini birden ele alacağım. Gene kendimce bazı açıklamalar yapacağım ama aradığım bir bilgi var. :-) Işığın camdan geçmesinde kullandığınız açıklama, açıkçası "acele cevap verme" dedirtti.
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    -273.16 Kelvin... Limit bir ısı.... Ulaşılamayan ama yakınlaşılan bir ısı... Cisimden ne kadar ısı alsak ta, ısısını kaybeden obje ile ısını alan obje arasındaki eşitlemeden dolayı asla ulaşılmayan nokta. Bu konuyla ilgili ilk sorunuzda, ısı ne kadar düşerse düşsün (kuantuma göre) molekülün mutlaka titreştiğini ve titreşiminde bir direnç oluşturması gerektiğini belirtmişsiniz. Oysa ısı da o kadar düşük ki direnç olmamalı. Bunu çelişki olarak ele almışsınız. _____________________________________ Bu soruda ise ısı artışı ile moleküllerin hızlanacağını ve bunun ışık hızında sınırlanmasından dolayı bir üst ısı sınırı olması gerektiğinden sözetmişsiniz. Eğer yanlış anladıysam düzeltme yaparsanız sevinirim.
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    Şimdiye kadar bir düzeltme gelmediğine göre doğru anladığımız varsayıyorum...
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    3) Size atomaltı temel parçacıklar için, -273.16 Kelvin ile (diyelim ki üst sınır) 4 milyar Kelvin (ulaşılabilen en yüksek sıcaklığı bilmiyorum, rakamı attım) arasında hiç bir fark oladığını söylesem, ne dersiniz? Her iki durumda da madde tekillik durumuna dönüşecektir. (Işıkla ilgili sorunuzda ortaya çıkan durum yazma hevesimi biraz kırdı, bu nedenle şimdilik sadece sonuçlarını yazıyorum)
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    3) Size atomaltı temel parçacıklar için, -273.16 Kelvin ile (diyelim ki üst sınır) 4 milyar Kelvin (ulaşılabilen en yüksek sıcaklığı bilmiyorum, rakamı attım) arasında hiç bir fark olmadığını söylesem, ne dersiniz? Her iki durumda da madde tekillik durumuna dönüşecektir. (Işıkla ilgili sorunuzda ortaya çıkan durum yazma hevesimi biraz kırdı, bu nedenle şimdilik sadece sonuçlarını yazıyorum
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    3) Size atomaltı temel parçacıklar için, -273.16 Kelvin ile (diyelim ki üst sınır) 4 milyar Kelvin (ulaşılabilen en yüksek sıcaklığı bilmiyorum, rakamı attım) arasında hiç bir fark oladığını söylesem, ne dersiniz? Her iki durumda da madde tekillik durumuna dönüşecektir. (Işıkla ilgili konu yazma hevesimi biraz kırdı.Bu nedenle şimdilik sadece sonuçlarımı yazıyorum)
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    ) Size atomaltı temel parçacıklar için, -273.16 Kelvin ile (diyelim ki üst sınır) 4 milyar Kelvin (ulaşılabilen en yüksek sıcaklığı bilmiyorum, rakamı attım) arasında hiç bir fark olmadığını söylesem, ne dersiniz? Her iki durumda da madde tekillik durumuna dönüşecektir. (Işıkla ilgili konu yazma hevesimi biraz kırdı.Bu nedenle şimdilik sadece sonuçlarımı yazıyorum)
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    3) Size atomaltı temel parçacıklar için, -273.16 Kelvin ile (diyelim ki üst sınır) 4 milyar Kelvin (ulaşılabilen en yüksek sıcaklığı bilmiyorum, rakamı attım) arasında hiç bir fark olmadığını söylesem, ne dersiniz? Her iki durumda da madde tekillik durumuna dönüşecektir. (Işıkla ilgili konu yazma hevesimi biraz kırdı.Bu nedenle şimdilik sadece sonuçlarımı yazıyorum)
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    Burtay Mutlu 17 Haziran 2015
  • 0
    laniakea 17 Haziran 2015
  • 0
    Önce moleküllerin titreşmesine el atayım; Yukarıdaki linklerde inilen en düşük sıcaklıkları vermiş. Sabah haberi inildiğini belirtsede, diğer haberlerde en son 1 derecenin 500 milyarda biri kadar kaldığı belirtiliyor. Ama tam ulaşılmış değil. Öncelikle konumuz molekül olunca, moleküller atomlardan oluşur. Yani atomlar arasında ve atomların içinde de hala boşluklar mevcuttur. Kendi bakış açıma göre, (EGD) zaman/kütleçekim dalgaları bu bölgeden geçerken, parçacıkları etkilemeye devam edecekleridir. Saptanan titreşimin kaynağı budur bence. Parçacıklar arasında titreşebilecekleri boşluklar olduğu sürece de olacaktır bence... Belki limit noktaya ulaşılamamasının nedeni de budur... _________ Diğer yandan bir maddeyi ısıttığınızda ısı artışı ile atomlar önce harketlenir, Isı hareket enerjisi olarak yansır. Ancak ısı artmaya devam ettikçe atomların artık hepsi eşit güçle ve enerjiyle hareket etmeye çalışacağı için homojen ve simetrik bir yapıda düzene girerler. Yani bir bakıma kristalize olurlar. Artık her atom için titreşebileceği alan sınırlıdır ve diğerilerini de sıkıştırmaktadır. Bu açıdan bakınca aşırı soğtulmuş bir madde ile aşırı ısıtılmış bir maddenin özellikleri arasında bir fark gözükmez. Madde atomları, her iki durumda da benzer şekilde hareket eder bence... (Bunun kapalı bir sistem olması şatıyla) Eğer bu sisteme denge bozucu bir müdahale olursa, depolanmış enerji şiddetli bir şekilde açığa çıkacaktır. (milkrodalgayla ısıtılmış durgun saf su gibi)
    Burtay Mutlu 18 Haziran 2015
  • 0
    Bu yazıda da "bir maddeyi çok soğuttuğunuzda veya çok ısıttığınızda maddenin özelliklerinin benzer hatta aynı olacağını" düşünüyorum. Yorum yok mu?
    Burtay Mutlu 25 Haziran 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap