• -3

    Tanrı kendini uzam-zamanda madde de çeşitli varoluşlarla deneyimliyor ola bilir mi? insanın özgür iradesi yanılsama mı?

    Cinar Muşabak 15 Ocak 2017
  • 0
    Kuantum fiziği-mekaniği ve Tasavvuf ilmi bilgileri ile böyle bir kurgu yaptım. Cevabınız tatmin edici değildi benim için fakat yine de açıklamalarınız için teşekkür ederim. ''TANRI'' tapılacak birim ''ALLA-(H)'' Küll- her şey demek. Madde=enerji ise evren kuant okyanusu, manâ maddede tezahür etmiş gibi. Bu arada uyku esnasında da mikro düzeyde bilinç işliyor bildiğim kadarıyla.
    Cinar Muşabak 16 Ocak 2017
  • 0
    http://www.bulutsu.org/evreninharitasi/universe.php

    bu resme bakıp insana özgür irade vermeyecek bir güç olabilirmi diye düşündüğümde bu mümkün gözükmüyor , ve biz bu resmin neresinden dünyaya geldik ? cennet veya bahsedilen diğer dini mekanlar bu resmin içindemi ? sanmıyorum neden mi? biz küçük varlıklar böylesine büyük bir iş başarıyorsak evren daha büyük olmalı diye düşünüyorum. .
    Ali Yıldırım 17 Ocak 2017
  • -1
    Ortada bir yanlış anlaşılma var. Şimdi paylaşacağım yazıda Allah'ın zaman ile kayıt altına alnamayacağı, kendini deneyimlemeye ihtiyacı olmadığı ki zaten yarattığı kainatın mükemmelliği bunun abes olduğu ispat ediyor. özgür irade konusunda insana bir seçim yapabileceği "ihtiyar" verilmiştir. Bunu kendini inceleyen herkes özgür iradesini hissedecektir.

    Bu sorunun benzeri daha önce sorulmuş ve verilen cevap burada metini biraz inceleyerek ve araştırarak daha iyi anlayabilirsiniz..

    Mühim bir suale kat'î bir cevap: Ehl-i dalâletten bir kısmı diyorlar ki: "Kâinatı bir faaliyet-i daime ile tağyir ve tebdil eden zâtın, elbette kendisinin de mütegayyir ve mütehavvil olması lâzım gelir."

    Elcevap: Hâşâ, yüz bin defa hâşâ! Yerdeki âyinelerin tagayyürü, gökteki güneşin tagayyürünü değil, bilâkis, cilvelerinin tazelendiğini gösterir. Hem ezelî, ebedî, sermedî, her cihetçe kemâl-i mutlakta ve istiğnâ-yı mutlakta, maddeden mücerred, mekândan, kayıttan, imkândan münezzeh, müberrâ, muallâ olan bir Zât-ı Akdesin tagayyürü ve tebeddülü muhaldir. Kâinatın tagayyürü Onun tagayyürüne değil, belki adem-i tagayyürüne ve gayr-ı mütehavvil olduğuna delildir. Çünkü müteaddit şeyleri intizamla daimî tağyir ve tahrik eden bir zat, mütegayyir olmamak ve hareket etmemek lâzım gelir. Meselâ, sen çok iplerle bağlı çok gülleleri ve topları çevirdiğin ve daimî intizamla tahrik edip vaziyetler verdiğin vakit, senin, yerinde durup tegayyür ve hareket etmemekliğin gerektir. Yoksa o intizamı bozacaksın. Meşhurdur ki, intizamla tahrik eden hareket etmemek ve devamla tağyir eden mütegayyir olmamak gerektir—tâ ki o iş intizamla devam etsin. Saniyen: Tagayyür ve tebeddül, hudüsten ve tekemmül etmek için tazelenmekten ve ihtiyaçtan ve maddîlikten ve imkândan ileri geliyor. Zât-ı Akdes ise, hem kadîm, hem her cihetçe kemâl-i mutlakta, hem istiğnâ-yı mutlakta, hem maddeden mücerred, hem Vâcibü'l-Vücud olduğundan, elbette tegayyür ve tebeddülü muhaldir, mümkün değildir.
    Eyüp Yılmaz 18 Ocak 2017
  • 0
    Ali Bey, Bir ağacın meyvesinin ağaca nispeten küçüklüğü o meyvedenin değersizliğine delil olamaz. Herkes bilir ki meyve daha çok değere şayandır. İnsanda bu koskoca kainatın meyvesidir. maddece küçük olması değersizliğini göstermez. Ruhen tüm kainatla alakadardır. hatta o fotoğraf dahi küçük kalabilir ki öyle..
    Eyüp Yılmaz 18 Ocak 2017
  • 0
    Beynimiz holografik bir yapıya sahip, Gözümüze gelen ışık beynin ilgili devrelerinden geçip içeride bir görüntü yaratıp beş duyu algımızdan dolayı dışarıda izlememize olanak veriyor. Yani hologram oluşturuyor. Bizim beş sınırlı duyu algımızla dış dünyayı doğrudan (lineer) deneyimleme şansımız yok. Beynimiz dış dünyayı öznel biçimde yorumlayarak yaratıyor. Bilim bugün atom altına inip (Peter Higgs Cern'de) ''HİÇ'' liği ispatlamıştır. Allah'ın isim ve sıfatlarının fiiliyata geçtiği nasut ve melekût alemindeyiz. Her şeyi ayrı bir birim gibi algılamak maddenin elektronlarının bir birini itmesi ile gerçekleşiyor. Evliyalar ''alemlerin aslı hayâldir'' der.
    Cinar Muşabak 21 Ocak 2017
  • +1
    Hayal de gerçektir, vardır. Herşeyin kendine has bir vücudu yani varlığı vardır. kimisi maddi vücut kimisi ilmi vücut vb. daha nicesi.. Hiçlik dedikleri aslında hiçlik değil "Esir" maddesi
    Eyüp Yılmaz 27 Ocak 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
HAFTANIN EN İYİLERİ
İSTATİSTİKLER

5.158 soru

30.942 cevap

31.405 kullanıcı

Giriş Yap