• 0

    Evrenin nihayi amacı yaşam yaratmakmıdır ? Evrende yaşam ve bilinç olmasaydı,oluşan maddenin amacı ne olurdu ? ve kimin işine yarardı. ( Eger tüm evrendeki yaşam sadece dünyada varsa bu çok büyük bir yer israfı olurdu CARL SAGAN) Düşüncelerinizi paylaşırmısınız ?

    mustafa pakkan 21 Aralık 2015
  • 0
    bana göre evren yaşam başlatmaya programlı bir makine olarak görülmemeli . yaşam başlamadan önce çok uzun zaman boyunca madde varlığını devam ettirmiştir . big bang'den sonra ilk yıldızların oluşumu gezegenlerin oluşumu .. bütün bunlar oluşuncaya kadar büyük zamanlar geçmiştir. gezegenimizde yaşamın başlangıcı , yaşamın temel kaynağı olan karbon , hidrojen , azot , fosfor , oksijeni bulunduran meteorların gezegenimize çarpmasıdır deniyor . bu olay gerçekleşip canlılık başlayana kadar uzun süreler geçer. bu yönden bakınca evren böyle bir amaca sahip değildir diyebiliriz . ancak sizin dediğiniz gibi bulunan maddelerin canlılığın işine yaraması sanki canlılık olmadan bir anlamı kalmıyormuş gibi görünüyor . sadece dünya yaşam barındırır konusunda söylenecek şey : bir meteorla hayatın taşınabilmesi mümkünse bunun evrenin başka bir yerinde de gerçekleşmiş olması neden beklenmesin ? ' Eğer tüm evrendeki yaşam sadece dünyada varsa bu çok büyük bir yer israfı olurdu .'
    merakduygunukoru 21 Aralık 2015
  • 0
    İşimize yarayanlar karbonla birleşebilenleri. Onun dışındakiler pek bir işimize yaramıyor ve onlardan yuzlerce var. Evernin amacı bana göre de yaşam yaratak değil, yaşam geçen muazzam sürenin sebep oldugu bir durum hal hali gibi geliyor bana. Düşünsenize belki bundan 2 milyon yıl sonra baska canlı turleri de olusacak. Ufacık değişimlerin uzun zaman sonucunda büyük farklılıklar oluşturması sonucunda var oldugumuzu dusunuyorum. Asagi yukarı gezegenimizle aynı özelliklere sahip bir gezegen varsa orada da bize benzeyen canlılar olmalı :) bilinç beynin gelişmesi ile oluşan bir durum. İhtiyacımız oldugu kadar bilinç sahibiyiz sonucta
    zihni ates 22 Aralık 2015
  • 0
    Bu düşünceleri değerlendirirsek: Diyelimki inançlı bir insanım evrendede tüm hayatlar tükendi . o zaman su soruyu sormam lazım.Boşunamı yaratıldık ? tanrı varsa eğer hayat üretmeliki, kutsal kitaplarda yazdığı gibi yaratığınada hükmetmeli ve öğünmeli. Yoksa nasıl Kadir-i Mutlak olacak.?
    mustafa pakkan 22 Aralık 2015
  • 0
    türümüz yok olduğu andan sonra olduğu kadar türümüz var olmadan öncesi de bayağı sorunlu dinle bağdaşmayan yönler uymayan taraflar var bence . şöyle ki eğer bu evren biz sınanalım diye yaratıldıysa neden bizim türümüz milyarlarca yıl sonra yaratıldı ? madem bizim için o zaman ilk biz olmalıydık evrende . biz olduktan sonrası da ayrı bir sorun . biz yok olduktan sonra denetleme görevi bitince ne olacak ? tanrı bizi yaratmakla görevliydi de biz yok olunca görev tamamlanmış mı oldu ? sonra ne olacak ? bu sorular asla cevaplanamayacak .
    merakduygunukoru 22 Aralık 2015
  • 0
    İnançlı arkadaşlarında fikirlerini bekliyorum. Yanlız referans sadece bilim çerçevesinde olmalı.
    mustafa pakkan 22 Aralık 2015
  • 0
    İnançlı arkadaşların fikirlerini de bekliyorum yalnız bilimsel açıdan demişsiniz; lakin evrenle ilgili fikir sunarken sadece bilimsel temelli fikir sunmak %96 lık oranda eksik yada yetersiz fikir anlamına gelmez mi? Keza evrenin bilimsel açıdan henüz %4 lük madde kısmı keşfedilebilmiş olup, %96 lık karanlık madde ve karanlık enerji kısmı bilimsel açıdan halen gizemini korumakta değil mi? ;) Ben mi yanlış biliyorum? ;)
    impossibility34 22 Aralık 2015
  • 0
    Şimdi yukardaki israf kelimesi doğru bir tanımlama olmamış. Şöyle ki Kadir-i Mutlak bir yaratıcı için israftan söz etmek mümkün değil. Açarsak, sonsuz bir yaratım gücünüz var ne yaratırsanız yaratın o güçten bir şey eksilmiyor, yaratabileceklerinizin envanteri yarattıkça azalmıyor. Harç azalmıyorki fazladan oda yaptığınızda israf olsun. Haliyle bu koca evrenin içinde sadece bizi yaratmış olabilir. Bunun bizi daha özel kıldığını düşünüyorum ben. Hem geceleyin o muhteşem gök manzarasından kim şikayetçi olabilirki. Hepimiz 14 milyar yıllık muhteşem bir gösteri sonucunda yıldızların maddelerinden oluşturulduk. Hepimiz yıldızların çoçuklarıyız. :)
    Abdullah Bıldırcın 22 Aralık 2015
  • 0
    Şimdi arkadaslar bu soyleyeceklerime kimse kırılmasın darılmasın sinirlenmesin bunlar kendi dusuncelerim. 1. Yaratıcı, tanrı ya da baska bir isimle anılan bir varlık olsam ve sınırsız yaratma gücüm olsa, yarattığım canlılardan birine sen artık bu yarattığım varlığın önünde secde edeceksin (ona tapınacaksın) onu senden daha ustun olarak yarattım desem o da bana hayır dese, onunla bahse girmem hayır diyen varlığı ortadan kaldırır ve buna hemen orada noktayı koyar yeni bir varlık yaratırdım. Cunku bunu yapacak guce sahibim. 2. Diyelim ki ben de o sekilde bir yaratıcıyım ve kendi yarattıgım varlıgın benim emirlerime karşı gelmesi hoşuma gitti, hadi bakalım el mi yaman bey mi yaman dedim ve bahsi kabul ettim. Bir evren oluşturdum, içerisinde yüzmilyarlarca galaksi yarattım, bu galaksilerin içerisine yüzbilmilyarmilyonbin tane gezegen oluşturdum ve bunlardan bir tanesine kendi yarattığım varlığı yerleştirdim. 2-1. Neden bu kadar büyük bir evren oluşturdum? Yapabildiğimi gösterebilmek için mi? 2-2. Kendi yarattığım ve bana kafa tutabilecek bir varlığı neden oluşturdum? 2-3. Tek suçu var ettiğim bir varlığın, kendisine secde etmeyi reddettiği ve buna karşılık bahse girdiği için suçsuz varlığa neden böyle bir şey yaşamasına izin veriyorum? Gibi sorular çıkacaktır ve hepsi de yanıtsız kalacaktır. Tek yanıtı yapabildiğim için olur ki bu da en büyük günahlardan biri olan bencilliği ön plana çıkartır, kallavi bir ego oluşturur ama tabi bencillik ve ego canlılar için geçerli olan terimlerdir.
    zihni ates 23 Aralık 2015
  • 0
    Evrenin varlık amacı bir "dengeye" oturmaktır. Evrende her şey kendini dengeleme eğilimindedir. Denge ise basitçe hiçliktir. Eğer bir gün evren mutlak dengeye oturursa evren geri döndürülemez. Tabii şu anda ne olduğunu bilmediğimiz bir yer çekimi kuvveti var ama o da bir dengeyi sağlamaya çalışıyor. Kim güçlüyse onun dediği oluyor.
    Mustafa Okat 23 Aralık 2015
  • 0
    Yukarda kendini Yaratıcı yerine koyuyorsun ya, ben yaratıcı olsaydım şöyle böyle yapardım felan, sana burda şunu sorucam o yapıcaklarını kendi akıl idrak seviyenlemi düşünüp yazdın, yoksa yaratıcının idrak seviyesine çıkıp öylemi yazdın? Örneklersek; Normal bir insan 100 IQ seviyesindedir. Bu insan dese ki "ben 2000IQ'ye sahip olsam şunu şunu böyle yapardım" işte bu "yaparım"dediği şeyleri 100IQ ilemi buldu yoksa 2000IQ ile mi buldu? Eğer cevabın burda 2000IQ ise sırf "ben 2000IQ'ye sahip olsam" dediğin için +1900IQ daha akıllı olduğun anlamı çıkarki buda çok saçma. Demem o ki 'Kişinin kendisini başka bir üst bilincin yerine koyarak söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini' anlayabilmesi mümkün değildir.
    Abdullah Bıldırcın 23 Aralık 2015
  • 0
    Yukarda kendini Yaratıcı yerine koyuyorsun ya, ben yaratıcı olsaydım şöyle böyle yapardım felan, sana burda şunu sorucam o yapıcaklarını kendi akıl idrak seviyenlemi düşünüp yazdın, yoksa yaratıcının idrak seviyesine çıkıp öylemi yazdın? Örneklersek; Normal bir insan 100 IQ seviyesindedir. Bu insan dese ki "ben 2000IQ'ye sahip olsam şunu şunu böyle yapardım" işte bu "yaparım"dediği şeyleri 100IQ ilemi buldu yoksa 2000IQ ile mi buldu? Eğer cevabın burda 2000IQ ise sırf "ben 2000IQ'ye sahip olsam" dediğin için +1900IQ daha akıllı olduğun anlamı çıkarki buda çok saçma. Demem o ki 'Kişinin kendisini başka bir üst bilincin yerine koyarak söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini' anlayabilmesi mümkün değildir.
    Abdullah Bıldırcın 23 Aralık 2015
  • 0
    Yukarda kendini Yaratıcı yerine koyuyorsun ya, ben yaratıcı olsaydım şöyle böyle yapardım felan, sana burda şunu sorucam o yapıcaklarını kendi akıl idrak seviyenlemi düşünüp yazdın, yoksa yaratıcının idrak seviyesine çıkıp öylemi yazdın? Örneklersek; Normal bir insan 100 IQ seviyesindedir. Bu insan dese ki "ben 2000IQ'ye sahip olsam şunu şunu böyle yapardım" işte bu "yaparım"dediği şeyleri 100IQ ilemi buldu yoksa 2000IQ ile mi buldu? Eğer cevabın burda 2000IQ ise sırf "ben 2000IQ'ye sahip olsam" dediğin için +1900IQ daha akıllı olduğun anlamı çıkarki buda çok saçma. Demem o ki 'Kişinin kendisini başka bir üst bilincin yerine koyarak söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini' anlayabilmesi mümkün değildir.
    2-1: Ordaki 'büyüklük' kavramı görecelidir.Kime göre neye göre büyük. Bizim için çok çok çok büyük olabilir ama yaratıcı için çok çok çok küçük olabilir.Bizim için büyükmü büyük peki ama yaratıcı için?
    2-2: Burda özgür irade kavramı var. Yani Allahın buyruklarından çıkabilirsin çünkü Allah sana seçme şansı vermiş aksi takdirde robot oluruz ve bize söyleneni yapardık kimsede bizi hesaba tutamazdı.
    2-3: Burda suçlu veya suçluyu o varlığın kendi özgür iradesi sonucunda aldığı kararlar belirliyor. Burda Allah özgür iradeli varlık yaratmak istemiştir ve yaratmıştır.
    Abdullah Bıldırcın 23 Aralık 2015
  • 0
    Arkadaşlar ıQ ya takılmayın, zeki veya akıllı olmak herşeyi çözmüyor. En ünlü beyin bile solvay fizik kongresinde (Albert Einstein ) Tanrı zar atmaz demiştir. Bunun anlamı 1915 yılından bahsediyoruz.'' tanrı olsa dahi,tanrı rasgele uygulama yapmaz kumar oynamaz'', ehveni şarta uyar demek ister sanki. Yani doga kuralları belirlidir, parametreler belirlidir,Fizik kanunları dışında bir gelişme olamaz. Tanrı eliyle dahi olsa ,Tanrı kurallarını '' Fiziği de ben yarattım sistem işlerse böyle işler'' demek istemiştir''.Ama şu düşüncede aklımı kurcalıyor. Bilinçli yaşam sadece dünyaya mahsus ise,yaratıcı bizi niye ölümsüz olarak yaratmadı ki devamlı olarak o na secde edip şükredelim,'' multedirdir kendisi''.Neslimiz tükenince kim taktir edecek yaratıcının tasarımını.Evrenin nihayi amacı yaşam üretmek olmalıki, Taktiri şahan olsun. Yaratıcı övünmeli ve bize müdahele etmeden test etmeli,bizlerde secde edip şükretmeliyiz.
    mustafa pakkan 23 Aralık 2015
  • 0
    hocam afedersin ama yaratıcının iqsunu nereden biliyon?
    zihni ates 23 Aralık 2015
  • 0
    hocam afedersin ama yaratıcının iqsunu nereden biliyon? iq ile olaydu bu işler... neyse iyisi mi sen yazdığımı tekrar oku.
    zihni ates 23 Aralık 2015
  • 0
    Mesela basit bir örnek vereyim. Yazı tura atacaksınız. Ortada aslında sonsuz olasılık var ancak gerçekleşmesi en muhtemel iki olasılık dışındakilerin gerçekleşmesi zor. Bu yüzden onu ihmal eder ve %50 yazı %50 tura deriz. Diğer sonsuz olasılık ise paranın dik düşmesi ve öyle kalması (Dik düşüp sekip yazı veya turaya dönüşebilir). Zaten paranın çevresi rasyonel olduğu için yere temas edebilecek sonsuz miktarda yön var (Paranın daire olduğunu kabul edersek 360 derece, her bir derecenin 60'da biri dakika, onun da 60'da biri saniye, onun da onun da onun da diye sonsuza kadar yolu var). Bu ihtimali gözardı edip yazı ve tura üzerine düşelim. Paranın yazı ya da tura gelmesi aslında %50 ihtimal değildir. Aslında yazı veya tura geleceği tek bir %100'lük ihtimal vardır. Parayı ikinci atışımızda bazı parametreler değişir ve diğer ihtimal gerçekleşebilir. Yani parayı atarkenki parametrelere basit bir örnek verirsem; paranın yoğunluğu ve bu yoğunluğun paraya dağılımı, paranın sıcaklığı, ortamın sıcaklığı, nem, parayı atmadan önceki konumu, atarken neresine ne kadarlık basınç uyguladığımız, yer çekimi miktarı ve daha bir sürü parametre bulabilirim. Parayı her atışımızda bazı parametreler değişiyor (Mesela her iki atışımızda da baş parmağımız parayı aynı noktadan aynı kuvvetle itemez, mutlaka değişim olur). Dolayısı ile burada şanstan bahsedebilmemizin sebebi, bilmediğimiz parametrelerin ne sonuç getireceğini bilmiyor oluşumuz. Yoksa tüm parametrelerin ne olduğunu ve ne etkileri olacağını bilirsek bir parayı daha yukarı atmadan yazı mı tura mı geleceğini "öngörebiliriz." Bütün değişkenleri bilirsek bir nevi geleceği "görmüş" oluruz. Tabii basit bir yazı tura atımındaki değişkenleri dahi bilemiyoruz. Bu da bize bir "ihtimal" olarak geri dönüyor. Aynı şeyi evrensel olarak düşünürsek, evrende bilinebilecek bütün bilgiyi bilen bir olgu geleceği de ön görebilir.
    Mustafa Okat 24 Aralık 2015
  • 0
    Orda ben örnek veriyorum, örnekten önce IQ kelimesini kullanmadım 'idrak' kelimesini kullandım yani IQ ye takıldığım felan yok iyi anlaşılacağını düşünerek IQ kelimesinden örnekledim. Birde orda yaratıcı 2000IQ dür demişmiyim? bu dumda ben değil sen bir daha yazdıklarımı oku.
    Abdullah Bıldırcın 24 Aralık 2015
  • 0
    'Mustafa Okat' bilerek mi yazdın bunları bilmiyorum ama bu yazdıkların Laplace'ın şeytanı, evrendeki tüm atomların veyaz atom altı parçaçıkların bilgisine sahip olsaydım geleceğide görürdüm felan ama bu teorinin karşısındada Heisinberg'ün Belirsizlik ilkesi diye birşey var ki bu da bir atom altı parçaçığın aynı anda hem hızını hemde konumunu bilemeyeceğimizi söylüyor.
    Abdullah Bıldırcın 24 Aralık 2015
  • 0
    @Abdullah Bıldırcın; Belirsizlik ilkesini biliyorum. Ancak bugünkü bilgi birikimimiz çok ama çok ilkel. Gelecek ne gösterir, ne görürüz bilemiyoruz. Tabii ileride her şeyin bilgisine sahip oluruz diye bir şey söylemiyorum, belki de Belirsizlik ilkesi "Belirsizlik Yasası" olacak. Belki de tam aksine 20 yıl sonra Güneş Sistemimiz etrafında ileri düzey bir medeniyete ait bazı kalıntılar bulacağız ve 100 yıl sonra yıldızlar arası yolculuk yapar hale gelip atomun doğasını keşif edeceğiz bilinmez :) Laplace'in şeytanını da bir araştırayım. :)
    Mustafa Okat 24 Aralık 2015
  • 0
    kusura bakmayın insanlar doğası gereği her şeyi insan yerine koyarak düşünebilirler yaratıcıya inanlar bile onun yalnızlığının can sıkıp sıkmayacağını falan düşünürler tüm kainati yaratmış bir olgu insanın idrak seviyesinde zaten olmamalıdır. Evren bile bu kadar karmaşıkken ve onu anlama çaban okyanusta bir damla bile değilken yaratıcının neden basit olmasını beklemektesiniz onu anlamam. bütün bu karmaşıklığı aslında düzeni bu kadar kusursuz yaratabilmiş bir olguya bu kadar basit bakıldığı içindir zaten bunca sorun. kat trilyonlarca ihtimal bütünün vücut bulmuş haliyiz hala kendimizi basitleştirebildiğimiz kadar basitleştiriyoruz. Nerden bilebilirdik ki bu evrende bu fizik yasalarının oluşacağını belki büyük patlamadan sonra kütle çekimi olmazdı yada anti madde - madde savaşında anti madde kazanırdı ve anti maddelerin evreni olurdu. 13.7 milyar yıllık bir oluş s
    Orhan Karazeybek 22 Ocak 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap