• 0

    uzayda koloniler halinde seyahat etmemiz gerçekten imkansız mı?

  • 0
    Aşılması gereken mesafelerin devasalığı, insan ömrünün kısalığı ve teknolojik gelişimimizin şu anki durumu bizi bunu düşündürmeye itiyor. Ama aslında bir çıkar yol olabileceğini düşünüyorum burdaki temel aldığım nokta zamanın göreceliği yani eğer ışık hızına yakın hızlarda seyahat edebilecek ve uzun süre yaşama elverişli uzay mekikleri geliştirebilirsek bu imkansız görülen mesafeler kat edilebilir. Çünkü zaman çoğumuzun bildiği üzere ışık hızına yaklaştıkça yavaşlıyor ve ışık hızına ulaşınca zaman duruyor kabul ediyoruz. Yani bunu açıklayacak olursak biz eğer ışık hızında seyahat edersek bizim için 5 milyon 10 milyon ışık yılı hatta onları da geçtim evrenin bir ucundan diğer ucuna gitsek bile bizim için geçen süre göz açıp kapama süresinden bile kısa olacaktır. tabi ki ışık hızında seyahat şu an için en ütopik düşüncelerden biri ama uzayın sürtünmesiz (bu konudan tam emin değilim görüşlere açığım) ve yüksek derecede radyoaktif ortamında bu hızlara yaklaşabilmek bence çok da uçuk bir fikir gibi gelmiyor. Ayrı bir karşı tez geliştirecek olursak belirlenecek rota ve engeller. Tabiki de burda iş zaman kavramının da işin içine girdiği büyük hesaplamalara kalıyor ama bu durumla başa çıkabilecek miyiz bunu geçen zaman ve teknolojik ve bilimsel gelişmemiz gösterecek. Görüşümün gerçekten baya basit kurgulanmış olduğunu kabul ederek her türlü eleştiriye açık olduğumu belirteyim. Ama bu fikrin bilimsel açıdan doğruluğu mümkünse veya bu fikirden yola çıkılarak geliştirilecek hipotezler başarıya ulaşırsa olabilecekleri düşünmek bana gerçekten çok büyük bi mutluluk veriyor. İnsanoğlunun evrende galaksi galaksi gezmesi düşüncesi gerçekten çok mistik bir huzur katıyor bana. Keşke uzaya açılabildiğimiz zamanlara tanık olabilsek ama zamanları göremiycez sanırım :).
  • 0
    Arthur C. Clarke'ın Rama serisinde bir dev silindir gemi var. 40 km uzunluğunda, 5 ya da 10 km yarıçapında ve dakikada 4 devir hızla dikey ekseni etrafında dönüyordu. Kabuk kalınlığı 1 km civarı idi. Böyle bir silindirin anlamı, yaklaşık 3 milyon kişilik bir yaşam alanı demektir. Üstelik dünya ile neredeyse aynı g ile... Kim Stanley Robinson'un Mars üçlüsünün sonunda ise insanlar astorid kuşağındaki devleri oyarak, rotasyon veriyor ve evrene açılıyorlardı... Evrende yiyecek için gerekli hidrokarbon ve su bolca var. Mineral ve maden de bol. Bireysel olarak bir çok noktaya şu aşamada varamayabiliriz. Ama torunlarımız ulaşabilir. ama bu düşünce benim gibiler için pek tatmin edici değil :-( Kendi gözümle görmeyi tercih ederim. :-) Belki telomer enzimlerini uzatmak mümkün olursa, ömür uzarsa filan...Ama bunun için insan hayatı çok değerli olmalı yani sayıca az insan... Kalabalık bir koloni olursa, dünyadaki gibi çerez niyetine insan hayatı gözden rahatça çıkartılır.
    Burtay Mutlu 26 Ekim 2015
  • 0
    ben sana ışık hızına ulaştığımız zaman evrenin bir ucundan digerine göz açıp kapayıncaya kadar gideceğimiz konusunda katılmıyorum :D evren o kadar büyük ve genişki içerisinde ışık zamanla yol alıyor diye düşünüyorum
    Umut Can 27 Ekim 2015
  • 0
    burda kastettiğim geçen zamanın göreceliğiydi aslında yani tabiki evrenin bi ucundan diğerine gitmek milyarlarca yl sürer belki ışık hızında bile ama biz ışık hızı noktasına yaklaştığımızda zaman o kadar yavaşlıyor ki geçen yıllar bizim için çok kısa bi ana hatta ışık hızı noktasına ulaşıldığında göz açıp kapamakla eşdeğer bi süreye tekabül ediyor :) zaten bu fikrimin çıkış noktası da oydu bu yolculuğun en aşılmaz noktası insanlar için şüphesiz ki zaman ama işte fizik burda devreye giriyor sanırım :D
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
HAFTANIN EN İYİLERİ
İSTATİSTİKLER

5.049 soru

30.144 cevap

30.594 kullanıcı

Giriş Yap