• 0

    Kutlecekim Dalgalari, bosluktaki fotonlardan daha mi hizli ?

    morgan 31 Ağustos 2020
  • 0
    Agustos 2017'de NGC 4993 galaksisindeki iki netron yildizinin birlesmesiyle kutlecekim dalgalarini hissettik.
    Ancak garip olan, KCD'nin ulasmasindan 1,7 saniye sonra EMD ulasti.
    Bu da bazi sorulara neden oldu.
    Ilk elenen olasilik, isigin durgun bir kutlesi olabilecegi idi, ancak bunun olmamasinin nedeni, farkli frekanslardaki fotonlarin ayni hizla gitmesi icin durgun kutlelerinin sifir olmaii sarti.
    2.ve3. olasiligi uzatmadan yaziyorum, yildizlarin birlesmesi ve karadelik olusumu icin gereken zamanin olmasi ihtimali.
    Bazi birlesmeler aninda kara delik olusumuna neden oluyor ve EMD yayilamiyor.
    Bazi birlesmelerde ise yuzeydeki madde atimi ile EMD olusuyor.

    KCD icin elimizde cok az sayida olcum var, ve henuz bu farkin nedeni tam belli degil.
    Sizin fikirleriniz var mi?
    morgan 31 Ağustos 2020
  • 0
    morgan 31 Ağustos 2020
  • 0
    (Işığın tüm frekanslarındaki fotonların eşdeğerli - özdeş olduğunu düşünerek cevaplıyorum.)

    İlk olarak; (EMD) Dalga ile (foton) sörfçü olarak ayrı ayrı ele aldım... Dalga, hedefe sörfçüden önce varır çünkü sörfçü dalganın tepe noktasına yakın bölgededir...
    Ancak 1.7 saniye fark, çok büyük bir rakam. Dalganın ucu ile taşıdığı sörfçü arasında bu kadar fark olmamalı. (Eğer KÇD çok yüksek genlikli olarak başlamadıysa ilk anda...)

    İkinci olarak aklıma gelen, (ilki ile dolaylı bağlantılı) zaman genişlemesi oldu. İki nötron yıldızının yakınlaşması ile sebep oldukları kütleçekimsel zaman genişlemesi, elektromanyetik dalgayı geciktirmiş olabilir.
    Kütleçekim dalgasının kendisinin aynı zaman genişlemesinden etkilenmediğini varsayıyorum.
    Zaten (bence) kütleçekimsel zaman genişlemesinin sebebi kaynaklarına yakın iken genliklerinin çok yüksek oluşu olabilir.

    Bunu benzetirsem: Bir kazazede için, 20 metrelik tsunami dalgasını aşmak (kazazedenin aldığı yol açısından ele alırsak) ile aynı dalga yayıldıktan sonraki 1-2 metrelik yüksekliğini aşmak arasındaki fark ile benzetebiliriz. Tsunami dalgasının hızı, her durumda aynı kalacaktır.
    Burtay Mutlu (shibumi_tr) 31 Ağustos 2020
  • 0
    Burtay Mutlu (shibumi_tr) 31 Ağustos 2020
  • 0
    “ İki nötron yıldızının yakınlaşması ile sebep oldukları kütleçekimsel zaman genişlemesi, elektromanyetik dalgayı geciktirmiş olabilir”
    EMD bu durumda cikis yapamazdi.Karadelik zaten olusmus olurdu.
    morgan 01 Eylül 2020
  • 0
    İlk olarak, nötron yıldızlarının birleşmesi için 3 senaryo önerilmiş. Kütlelerine göre... Hepsinde karadelik hemen oluşmuyor.
    Burada EMD nin oluşma şekli önemli...
    Ama karadelik oluşumu gerçekleşmiş olsa bile, bir miktar radyasyon muhakkak uzaya dağılırdı bence. 2 nötron yıldızının çarpışmasında bile bir miktar kayıp (entropi gereği) olmalı ..
  • 0
    O senaryoya gore dusundum.1,7 saniyelik fark icin gereken kutle miktari cok olmali, o da aninda k.delik olusumudur.
    Benim ucuk bir fikrim var.KCDnin “EMD” yaratmis olabilecegi.Yapilari hakkinda bilgimiz cok az.
    morgan 01 Eylül 2020
  • 0
    Uçuk bir fikir değil.
    (Sadece varsayımımı ciddi anlamda gözden geçirmek zorunda kalırım.
    Üşengeçlik yani... :-) )

    Esasında EMD uzay-zaman dokusunun uyarılmasının bir sonucu. Zaten ışıktaki, foton ile dalgayı birbirinden ayırmamdaki nedenlerden biri de buydu.

    "Bu dokuyu ne uyarıyor?" derseniz. Her ortamın bir enerji yoğunluğu ortalaması olduğunu varsayarsak, ortalamanın üstünde olan noktalardan enerji yayılımı olduğunu (entropi gereği zaten) olacaktır.
    Uzayın bir noktasındaki enerjinin serbest kalışı, bu dokuyu uyarıyor ve dalgalara sebep oluyor.

    Burada iki soru var.
    Foton elektromanyetik dalga olarak bu dalganın bir parçası mı, (dalga mı?), yoksa tamamen bağımsız olarak taşınan bir sörfçü mü ( parçacık mı?)

    Mevçut yaklaşım, fotonu bağımsız bir parça olarak görmüyor..

    Aslında, dikkatle kökeni incelenirse, (Huygens ilkesi'nden çıkardığım sonuç aslında) dalganın uzay-zaman dokusunu belli bir yoğunlukta uyarması sonucu, anlık olarak o alanda ortaya çıktığını ve dalga periodunu tamamlayınca, uzay-zaman dokusuna katıldığını söylüyor.

    Yani foton olarak nitelediğimiz titreşim alanı, "yerel ve geçici" olarak uzay-zaman dokusundan sanal parçaçık olarak ödünç alınıp, geri verilmiş bir enerji birimini temsil ediyor. Diğer sanal parçacıklardan farkı, yüksüz oluşu...
    Fakat bu işlemin planck ölçeklerinde olmak üzere kesikli ve düz çizgide olması nedeniyle, bizler fotonun varlığını süreklilik olarak tanımlıyoruz.

    Sözün özü, EMD uzay/zaman dokusundaki uyarılma sonucu ilerleyen dalgaların bu doku ile yaptığı geçici ve yerel etkileşimler.

    (Bu çerçeve de fotonu dalga üzerindeki sörfçü olarak tanımlamakta mahsur görmedim. Gerçi sörfçü sürekli, her dalga periodunda değişiyor ama hepsi özdeş, fark edilmiyor.)

    İlk anda oluşan KCD uygun olay yerinden 510.000 km uzağa yayıldığında, verdiği rahatsızlığın bir kısmı EMD'ye dönüşmüş olabilir. Sonuçta kütle çekim dalgası da bir enerji yayılımı...

    Ama üzerinde daha çok düşünmek ve farklı senaryolara bakmak lazım.
    Yazdıklarım sadece varsayım.

  • 0
    Henüz yorum gelmediğine göre, devam edeyim.

    Eğer EMD bir enerji çıkışının uzay-zaman ile yaptığı ekileşimden doğuyorsa, bu uyarımın belli şartlar arasında (frekans, dalga boyu ve genlik) olması gerekir. (Çünkü EMD belli aralıklarda)

    Eğer Kütle çekim dalgaları önce bu aralık dışındati değerlerle oluşmuş iseler, yayılma/uzaklaşma aşamasında, çeşitli sebeplerle mısmi faz değişimi ypıp, EMD'ye dönüşüyor olabilir.

  • 0
    Çünkü EMD belli aralıklarda..???
    Uzun yazacagim Ancak telefonum Turkce degil ve uzun uzun yazmak icin PC’ye baglanmayi bekliyorum
    morgan 02 Eylül 2020
  • 0
    Çünkü EMD belli aralıklarda ...
    (10^-12 ile 10^3 dalga boyları) ile (10^20 ile 10^4 frekans) aralıklarını kast ettim.

    Bunların dışındaki frekans ve dalga boylarını nereye kadar genişletebiliriz? Nasıl tanımlıyoruz? (En azından benim bilgim yok.)
    Bu yüzden kütleçekim dalgalarının, frekans ve dalga boyu olurak çok daha yüksek frekanslarda ve daha küçük dalga boylarında çalıştığını iddia etsem, aksini nasıl ispatlarız?

    Üstelik bu rakamlar öyle olmalı ki, kütle çekimin etkisi evrende her yere ulaşabilmeli...
  • 0
    Arkaplan isimasinin baslamasina uzananinki en uzun, plank enerjisine gore olaninkinin en kisa dalgaboyu olmasinin disinda, em spektrumda bir bosluk oldugunu bilmiyordum, hatta emindim ( hala da emin sayilirim)
    KCD nin cok daha gec evrimlestigini dusunursek, yani neden sonuca gore “sonuctan nedene” gidiyorsunuz gibi geldi.
    Ben KCD emd olustururkenden kastim farkli idi. Klasik feynmann diyagrami gibi, sonucunda bir emd cikan bir tepkime olarak dusundum.Atiyorum, KCD bir karanlik madde yogunlugu ( veya her ne use) ile bir tepkimede bulunup foton olusturuyor olabilir.Ama bu EMDnin kronolojisinin KCD ile basladigi anlamina gelmiyor.
    morgan 02 Eylül 2020
  • 0
    Bildiğimiz Em spectrum aralığı dışında boşluk var mı, yok mu ben de bilmiyorum.
    KCD veya EMD, hepsinin ortak özelliklerinden faydalanmaya çalışıyorum.
    (Neden-Sonuç veya evrimleşme sırası yerine...)

    İkisi de C hızında ve ikisi de aynı vakum ortamında aynı hız da (?)...
    Bu ikisinin de ortak paydaları olduğunu söylüyor.

    Ya aynı kökene dayanan (uzay/zaman dokusunun rahatsız edilmesi), farklılaşmış iki yapı ise? - Farkları; sadece frekans ve dalga boyu olabilir, diye düşündüm.

    KCD'nin EMD'ye dönüştüğünü değil, yayılma esnasında KCD'nin bir frekans aralığında uzay/zaman dokusunu uyararak, foton oluşumuna yol açmış olabileceğini sorguladım. (20 metrelik tsunami dalgasının, 3 metreye inmesi gibi... Dalganın bu şekilde değişmesi, zeminin (deniz derinliğinin) veya yoğunluğun değişmesi ile mümkün. Nötron yıldızları yakınındaki ortamın enerji yoğunluğu ile normal uzay'ın enerji yoğunluğu farklı olmalı ki KCD bir miktar uzaklaşınca, farklı sonuçlar üretebiliyor olabilir.)

    Burada esas soru, bence, "Kütleçekim dalgaları, kütleçekim alanlarından etkileniyor mu?" Işık gibi...

    Şimdilik, etkilenmediğini ve bunun KCD'nin frekans/dalgaboyu kaynaklı olduğunu varsayıyorum.

    ( Karanlık Madde ve Karanlık Enerji varsayımlarına, mevcut güncel açıklamalarıyla katılmıyorum. Çözümü "taneciklerle" aradıkları için. "Alanlar" kavramı ile bakmaları gerektiğini düşünüyorum.
    Bu yüzden eğer haklıysanız KCD'nın kuantum çalkalanmasına sebep olup, uzay/zamandan bir tepkime ile foton oluşturması daha tutarlı geliyor bana..)

    Sonuçta amatör fizik meraklısıyım. Varsayımlarım bile sadece en fazla ilham verici olabilir.


  • 0
    KCD tabii ki kutlecekimden etkilenir.onun da bir enerjisi var.i
    morgan 02 Eylül 2020
  • 0
    O zaman?
    Kütle yakınında Zaman genişlemesi onu da etkiliyor olur. Işık ile benzer şekilde, Doppler etkilerine açık olmalı... (Kırmızıya- Maviye kayma gibi...)

    Üzerinde tartışılacak bir çok konuya kapı açıyor bu ???
  • 0
    Kesinlikle tuhaf bir konuya donustu.
    morgan 02 Eylül 2020
  • 0
    Ve Evet redshift mevcut kesinlikle
    morgan 02 Eylül 2020
  • 0
    Biraz hazmettim ama daha çoğu değil..
    Soru: Bu iki nötron yıldızının birleşmesi esnasında güçlenip bize ulaşan KÇD, bu sisteme doğru bir kütle çekim kuvveti de getiriyor mu? Yani dünya'yı çekiyor mu? bu sistem..

    (Varsayımım, bunun mümkün olmadığını söylüyor. Kütle çekim kuvveti ile KÇD'nı birbirinden çok farklı algılıyor.)
  • 0
    Emd ne ise KCD de ayni sey o anlamda Bence.
    Etkilemekten ziyade etkilenir.
    morgan 04 Eylül 2020
  • 0
    Tabii ki farkli seyler bunlar :)
    morgan 04 Eylül 2020
  • 0
    " Emd ne ise KCD de ayni sey o anlamda Bence. Etkilemekten ziyade etkilenir."
    (Tamamen fikir cimnastiği, iç soruların açığa çıkışı.. Cevap beklemiyorum ama olursa güzel olur.)

    Bu durumda aralarındaki fark ne olabilir ? (Frekans ve dalga boyu değil ise..?)
    İkisinin de momentumu olduğuna göre, zaman ile ilişkileri de benzer olması gerekmez mi?

    Bu durumda foton niye EMD ile gözükürken, KÇD ile gözükmüyor. (Hatta başka bir parçacık bile ki olsaydı, KÇD çok daha önce tespit edilirdi.)
  • 0
    Aslında cevabını tahmin ettiğim ama net ve bilimsel olarak bilmediğim bir soru var.
    Tüm bunlarla da doğrudan bağlantılı... (Işık, Zaman, KÇD, EMD, Kütleçekimi)

    Farklı büyüklük ve miktardaki birimlerden oluşmuş küresel bir sisteme (mesela içi, kum, taş, demir parçaları ile doldurulmuş bir çuval) aktarıcı bir ortamda (deniz ortasında tekneden salınıp) asılsa...
    Ve bu çuval ultra frekansta ses dalgalarına, her yönden eşdeğerli olacak şeklide maruz bırakılsa...

    a) Çuvalın içindeki ner parçacığın tepkisi ve titreşimi ne olurdu? (Daha doğrusu birbirlerinden farklı mı olurdu, uynı mı?)

    b) Tüm çuvalın titreşimi ne olarak tespit edilirdi?
    (O parçalardan birinin frekansı mı, yoksa yollanan ses dalgalarının frekansı mı? Yoksa tamamen farklı bir şey mi? )
  • 0
    "" Emd ne ise KCD de ayni sey o anlamda Bence. Etkilemekten ziyade etkilenir."
    (Tamamen fikir cimnastiği, iç soruların açığa çıkışı.. Cevap beklemiyorum ama olursa güzel olur.)"

    Merhaba tekrar Burtay
    Demek istedigim, kutlecekimden etkilenmeleri acisindan, ortak olan ozellikleri enerjiye sahip olmalari ve bu anlamda kutlecekimden etkilenmeleri.

    Aralarindaki fark ?
    Acikcasi tam olarak bilmeme imkan yok.
    Ben sizin gibi dusunmuyorum, foton ve dalganin iki ayri yapi oldugu fikrini benimsemiyorum.

    Bana gore foton sadece enerjidir, ve dalga ozelliklerine sahiptir.Bu doganin sonucudur.Gluoanlarin etkilendigi alanlarin farkli olmasi gibi, foronlarinki de kcd'lerinki de farklidir.

    Foton bir enerji paketi ise, KCD'nin enerji paketinin aldigi isim, dalgasinin yapisi hakkinda bilgim yok.
    Hatta KCDnin paket degil devamli olmasi ihtimalinin bile olup olmadigini bilmiyorum.
    Ilk donemlerde dairesel oldugunu dusunmus, nedense kafamda o yapiyi tasarlamistim.

    Sizinle eskiden sanirim, bir konu hskkinda konusurken, KCDlerin, uzayzamanin kutleden dolayi bir anlamda borc verdigi enerjiyi geri kazanmalari olarak ele almistik.
    morgan 06 Eylül 2020
  • 0
    Su cuval orneginize objektif yaklasmak imkansiz, isin icinde tek yonde kutlecekim var.
    morgan 06 Eylül 2020
  • 0
    Kütle çekim...Aslında kütlenin varlğından dolayı oluşan bir değişim. Kütle çekim kuvvveti ise ancak 2 nesne arasında mümkün.

    Çuval örneğine gelince,
    Çuvalın içindeki her parçacık kütle yoğunluğuna göre farklı frekanslarda titreşirdi.
    Kütle miktarlarına göre de dalga boyları farklı olurdu bence...

    Çuval ise tüm bu titreşimlerin girişimi ile bir süperpozisyonda titreşirdi.
    Ve hiç biri bu çuvalı ve içindeki malzemeyi uyaran titreşimin frekansında olmazdı.

    Eğer ses dalgaları ultra yoğunlukta, ölçüm yapılamayacak kadar yüksek olsa idi, bize çuval ve içindekiler titreşiyormuş gibi gözükürdü..

    Acaba kütle çekim dalgaları da diğer nesneler üzerinde böyle bir etki yapıyor olabilir mi?
    Ya da başka bir şey?
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

5.048 soru

30.141 cevap

30.586 kullanıcı

Giriş Yap