• 0

    Planck Birimleri ile ilgili soru/lar

    morgan 02 Haziran 2020
  • 0
    Hayati kolaylastirsa da, mesela Planck mesafesi formulunde C kullaniliyor, C ise yaklasik 300k km/s
    Buradan da kalkip Planck zamani hesaplaniyor.Ne anladim o zaman ben, eger C icin SI birimi kullanildiysa ?
    Cikis noktasi 5 temel sabit olsa da, once neyi hesapladi, isin magazin gibi gorunse de, benim icin onemli kismi.
    morgan 02 Haziran 2020
  • 0
    Cunku kullandigi diger hersey sabitler, ama C hiz, C hiz oldugu icin zaman saniye olarak kullaniliyo,oradan da kendi birimini buluyor.Kacirdigim nedir ?
    morgan 02 Haziran 2020
  • 0
    Bildiğim kadarıyla, Kara cisim ışıması probleminde 1 enerji paketçiğinin, (quanta) var olabileceği en düşük titreşim dalga boyu hesaplanıyor. (Daha sonra foton adını da alıyor).
    Bu dalga boyu mesafesini, ışığın alacağı süreyi de bir Planck süresi olarak hesaplıyorlar.
    Bu dalga boyu ve hız çarpımı otomatik olarak zaten ışık hızını veriyor.

    Kaçırdığınız bir şey yok. Tavuk yumurta hikayesi...

    Aslında verilen değerler bile sabit değil, göreli...
    Mesela 0.6 (Lorentz1.25) C hızında dev bir uzay gemisinde ölçüm yapsalardı, ne olurdu?

    Bize göre sonuçlar farklı olsa da, onlara göre standart değerlerde olurdu. (Farketmezlerdi)

    Aslında önemli olan tek şey var. Planck Sabitleri, hangi koşullar altında olursa olsun: 1 fotonun-kuantanın 1 periodluk titreşiminin dalga boyunu ve frekansını gösteriyor.

    Aşağıdaki linkteki resimde, farklı relativistik hızlarda giden bir gemideki Planck Sabitlerinin, dışarıdaki gözlemciye göre nasıl saptanacağını listeledim.

    https://qph.fs.quoracdn.net/main-qimg-3c1dad58138d3544bb4495f812b97e8f
  • 0
    Dalga boyunu verirken, yine bizim zaman biriminden turemis kendi zaman birimini kullaniyor. Bana bu anlamda planck uzunlugunun , gercekte titresim icin gereken minimum mesafe olmasi gerektigi sacma geldi.
    1 planck, kaldi ki denilen gibi alt limit olsa, belirsizlige ters duser.Alt limit, planck uzunliugundan fazla olmalidir.
    morgan 02 Haziran 2020
  • 0
    Biraz daha açabilir misiniz?
    "....alt limit olsa, belirsizlige ters duser.Alt limit, planck uzunliugundan fazla olmalidir."
  • +1
    Soyle sorayim, su malum kutunun ebatlari Planck uzunlugu ^3 olursa, icindeki foton belirsizlik ilkesini ihlal eder.Degil mi?
    morgan 02 Haziran 2020
  • 0
    Belirsizlik ilkesi doğru mu? :-)
    Yoksa bilgi eksikliğinden kaynaklanan boşluğu, istatistiksel olasılık dağılımıyla doldurmak mı?

    (Bu konuda Einstein'ın deterministik yaklaşımını daha yakın buluyorum.)

    Aşağıdaki linkte bir animasyon var. Benim ürünüm o yüzden dandik ama ana fikri anlatıyor.
    (Bağlantılı bir soruya cevapta kullandım. Elektronların enerji seviyeleri ve kabuk durumlarını göz önüne aldım.)

    Atom çekirdeği etrafındaki elektronların durumunu, "bence" zihnimden anlatıyor.
    https://qph.fs.quoracdn.net/main-qimg-e013a4028fa494fda6c8d9004b5e1a14

    Şimdi o elektron bulutunun çeşitli katmanlarına (kabuklarda) dıştan baktığınızı ve farklı noktalardan ve derinliklerden ölçüm yaptığınızı düşünün...
    Alacağınız sonuçları nasıl yorumlayacaksınız?

    Sonuç: Belirsizlik ilkesi fazla veya belirsiz veya gizli değişken olduğunda istatistiksel açıdan işe yarayabilir.
    Ama kuantum dünyasının belirsizlik üzerine o kadar da dayanmadığı fikrindeyim.

    Bohm pilot dalga teorisinde, kuantum sıçramasını çok güzel örnekli anlatıyor. Ama onun yerine, daha mistik ve belirsiz olan hakim olan Kopenhaglılar geçerli kabul ediliyor.

    (Yaklaşımım doğru olmayabilir, büyük ihtimalle... Ama birileri doğru kabul etti diye, o şekilde kabul etmeye de niyetim yok.Sonuçta sorgulamayı ve alternatiflerini araştırmayı tercih ediyorum. Üstelik bu işten ekmek filanda yediğim yok, kariyer yaptığım da...niye genel kabullere bağımlı kalayım?)
  • 0
    Iyi de Planck uzunlugunun formulunde C var, o sekilde bulunuyor.Planck formullerini ( direk kendisi ) C ti kullanarak olusturuyor. Belirsizlige gelince, neden olmasin derim.Elektron cekirdege dusmuyorsa, entaglement gozlemle yokoluyorsa, bu belirsizligin gecerli oldugunu gosterir.Belki biraz “uyuz” bir ilke.
    morgan 02 Haziran 2020
  • 0
    Bu konularda maalesef konuyu deşebilecek düzeyde ek bilgim yok.
    Başlangıçta C'yi oranlama olarak alıyor diye düşündüm.
    Sonuçta bir değeri, bir şeyle oranlayarak belirleyebiliriz. Eğer eldeki tek sabit ışık hızı (Maxwell sayesinde) ise, ondan faydalanmaları normal.

    Belirsizliğe zaten önemli bir kısım "neden olmasın" diyor. Bu konuda aykırı olan benim.

    Sistemler üzerinde (özellikle kaotik sistemler ve mükemmel denge kısmı) kaynaklara bakarken, dalga fonksiyonlarını matris olarak gösteren ve çözen bir matematikle tenıştım.
    Daha sonra da bu matrisleri, sudoku bulmacasına oturtan yeni yaklaşımlar.

    Sudoku sevdiğim için ilgimi daha çok çekti ve bir sudoku bilmecesini, bir sistem olarak ele aldım.

    Bilmecenin başında elimizde çok az veri var. Ama bu verilerden faydanalarak diğer karelerde neler olabileceğini , olasılıklar üzerinden tahmin ediyoruz. (Bu kısmı belirsizlik içeriyordu.)
    Cözüm ilerledikçe, olasılıkların istatistiksel aralığı düşüyordu. Her belirlenen kare, diğer sayıların olasılık alanlarını da belirsizlikten kurtarıyordu.

    Sonuçta çözülmüş bir sudoku, sistemin tüm bileşenlerinin belli koşullar altında (ölçüm anında) süper pozisyonu idi...

    Ancak daha sonda bir şey farkettim. Görünürde olmayan gizli değişkenlerinde sistemde olduğu...
    Evrende hiç bir sistem kapalı değildir. Sürekli dışarıdan etkiye maruz kalır ve sürekli denge noktalarını değiştirir.
    Sistem bütünlüğünü koruyabilmesi için her zaman dışarıdan gelecek etkilere karşı uyum sağlayacak bir esneklik payı (belirsizlik) bırakması gerekir.

    Bu mükemmel denge "anlık" anlamına da geliyor. Eğer bu dengeyi bozarsa veya dış etkiye cevap veremez ise, bu sefer kaotik bir yapı oluşacak ve sistem bütünlüğü zarar görecek ...

    İşte bu yapı içinde, sistem içinde esneklik sağlayan ve 9 bölgeden oluşmuş 81 karedeki veriden başka, sistem içinde bir de gizli değişkenler olduğunu gördüm. (İlk gündeme geldiğinde, bilim dünyasında alay konusu olmuş bir bilimcinin varsayımını takip ediyorum yani)

    Sudoku içinde bir karedeki sayıyı değiştirdiğimizde, çözüm büyük ölçüde değişiyordu. Hatta bazı yer değiştiremeler de, sistem tamamen çöküyordu.
    Yani sayıların konumları ile sağladıkları denge ve ilişkiler, gizli değişkenlere tekabül ediyordu.
    Sağ en alttaki sayınının değişmesi, aralarında hiç bir bağlantı olmayan sol en üstteki bir sayının konumunu etkiliyordu.

    Parçacıkların da (aslında tüm sistemlerin) benzer, özellikle atom gibi çok fazla alt elemandan oluşanların da aynı ilkelere bağımlı olduğunu düşünüyorum. (Her proton, nötron ve elektonu ayrı birer 9 lu kare gibi ele alırsak. Atomlarda sürekli dışarıdan etki altındalar ve ona göre sistemlerini düzenliyorlar.)

    Belirsizlik ilkesini, içi boş karelere hangi sayıların gelebileceği (olasılıkların) belli olmuş ama netleşmemiş haliyle, çözüm olasılıklarını tanımlamak olarak düşünüyorum. En fazla -güçlü olasılık ise karşımıza çözüm olarak sunuluyuyor.
    Sonuçta bir sudokunun genelde tek bir çözümü oluyor. Nadiren bazı simetrilerde iki çözüm içeriyor.
    Bunu da her sistemin, belirli bir anda ancak tek bir süper pozisyonu olabileceği şeklinde yorumladım.

    Yine de benim ki sadece bir bakış açısı.
  • 0
    Soyle sorayim, su malum kutunun ebatlari Planck uzunlugu ^3 olursa, icindeki foton belirsizlik ilkesini ihlal eder.Degil mi?

    Bence.... Büyük ihtimalle foton o kutuda tünel kazmış olur (kuantum).
    https://youtu.be/72DA4fgamPE
    Yani kutuya bakana kadar, orada olup olmadığına bilmenize imkan kalmaz.
  • 0
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap