• 0

    Mesafe katetmek icin zaman sarti varsa, foton nasil yol alabilir ?

    morgan 10 Kasım 2019
  • +1
    Foton acisindan, zaman durmus demektir.Peki foton, kendisi acisindan mesafe kaydetmiyor mu ? ( disaridaki gozlemciyi sormuyorum )
    morgan 10 Kasım 2019
  • 0
    morgan, foton ;mesafe katetmiyorsa nasıl yol alıyor? anlamadım.
    optimus 10 Kasım 2019
  • 0
    sonuçta bir hareketi yok mu yani?
    optimus 10 Kasım 2019
  • 0
    Çok iyi bir soru...
    Bence tek çözüm, hareketin foton tarafından gerçekleştirilmemesi durumunda mümkün.
    O yüzden dalga üzerindeki sörfçü yaklaşımı kullandım.
    Sörfçü hareket için değil, dalganın üzerinde durmak için çabalar. Ve hareketi de dalganın hareketiyle uyumludur.
    Böylece sörfçü, parçacık olurken, dalga da hareketi oluşturur. Biz zaten ikisini birden tanımlıyoruz...
    ..
    Ayrıca hareketin bir enerji kullanımı eylemi olduğunu düşünürsek, fotonun bu hareket sırasında iceriği olan enerjisini sarfetmesine de gerek kalmıyor.

    Daha da önemlisi, bu soru, momentumun nasıl korunduğuna da (yer değiştirme eylemine karşın) dair de fikir veriyor.
  • 0
    Foton kütlesiz olduğu için ışık hızı dediğimiz evrensel hız sınırına erişebiliyor. Bu durumda tamamı enerjiden oluşan kütlesiz foton için zaman duruyor buraya kadar doğru.
    Ancak biz fotonu dışarıdan görüyoruz. Durağan haldeki gözlemciyiz. Bize göre fotonun hızı 299.792 km/sa ki bu ışık hızı dediğimiz hız. Foton kendi gözleminde bir an içinde, belki bir planck zamanı dahi zaman geçmeden, kaynağından çıkıp milyarlarca ışık yılı ötedeki hedefine varıyor olabilir. Ancak bu durum bizi ilgilendirmez. Biz durağan gözlemcileriz ve bize göre fotonun hızı evrensel hız sınırını aşamaz.
    Mustafa Okat 11 Kasım 2019
  • 0
    Mustafa Bey, fotonun kendisi icin gecerli bu soru.Zaman yoksa, mesafe x=V.t yani sifir olmali.Gozlemciyi sormadim, zaten gozlemci icin zaman durmuyor.
    morgan 11 Kasım 2019
  • 0
    Burtay Bey,
    Dediniz ki “ Böylece sörfçü, parçacık olurken, dalga da hareketi oluşturur.‘
    Dediginiz postulati kabul etsek bile, dalga da C hizinda ve zaman durmus durumda.Dalga bu anlamda nasil hareketi olusturur?
    morgan 11 Kasım 2019
  • 0
    Dalga olarak kastettiğim yapı, uzay-zaman dokusundaki deformasyon. Bir bakıma kütle çekim dalgaları ile tamamen aynı. Tek farkı bu dalgaların üstünde, dalganın "yayılma doğrultusuna dik" iki titreşim daha yapan bir enerji alanı var.
    Kütleçekim dalgalaları bile daha yeni ölçülebildi. Yani bu dalgaları tespit etmekte zor olacak demektir. Belki bir gün uygun bir deney yolu ile ...
    Ama bu dalganın taşıdığı fotonu, birbirine dik iki titreşimi (elektrik ve manyetik alanlar) olarak tespit edebiliyoruz.
    Aslında bu durum evrensel olduğu için, tüm enerji alanları için aynı...
    Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu dalgaların doğal hızının "C" sabitine bağımlı oluşu.
    (Bir bakıma ses dalgalarının hızının içinde bulundukları ortama bağımlı olması gibi.. Dalga, dalgadır mantığı ile bakınca...)
    ...
    Burada sizin sorunuzdaki çılgın nokta geliyor.
    Zaman algısını-süreyi tayin ederken, aslında ışık hızını "C sabitini" kullanıyoruz.
    Evrensel anlamda tek bir Zaman birimi var her ortamda geçerli olan.
    Planck Zaman'ı...
    1 Planck Zamanı'nı ise, ışığın 1 Planck mesafesini katetme süresi belirliyor.
    1 Planck Mesafesini ise bir kuantanın - enerji biriminin var olabileceği- titreşim yapabileceği- en küçük aralık olarak tanımlıyoruz.
    Hepsini birden değerlendirirsek, Zaman- süre anlayışımız, ışık hızına göreli olan hızımıza bağımlı olmaktadır.
    (Karışık geldiğinin farkındayım ama daha basit bir anlatım yolu bulamıyorum.)

    Zaman'ı-süre olarak bu dalgalardan kaç tane aştığımıza veya bizi geçtiğine göre saptıyoruz.

    Örneğin saniyede 340 metre hızla giden bir dalganın üzerindeki sörfçü olduğumuzu düşünelim. Dalga üzerinde, sağa-sola hareket edebiliriz ama üzerinde bulunduğumuz dalgadan ayrılamayız.
    Bu durumda hızımız dalgaya göre sıfırdır. Ama dışarıdan bir gözlemciye göre ise 340m/sn'dir.
    Hele bir de dalganın hiç tespit edilemediğini düşünün, (kütleçekim dalgaları gibi)...
    O zaman gözlemci sadece bizim hızımızı ve hareketlerimizi görecektir.

    Eğer sörfçü sayısını artırırsak mesela 1000 sörfçüyü aynı dalga sırası üzerinde gibi... Bu dalga sırasının, sörfçüler de önüne çıkan engellerde veya ortamlarda verdiği tepkiye göre uyum sağlayacaktır.
    Bu durumda uzaktan gözlemleyen gözlemci, sörfçülerin dalgasal olarak hareket ettiğine hüküm verecektir...

    İşte bu nokta da konuya başka bir etken daha yerleştirelim. Dalganın yayılma vektörü ile aynı vektörde olmak üzere bir ses kaynağından havaya ses dalgası verildiğini (saniyedeki hızı 340 metre olarak varsayarsak) ...Sörçünün algıladığı ses dalgası sayısı süreyi temsil edeceği için, sörfçü sadece bir tek ses dalgasıyla aynı hızda olacaktır. Arkadan gelen diğer dalgalar sörçülere yetişemeyeceği gibi, öndeki dalgalara da sörçüler yetişemeyecektir.
    Sonuç olarak, sörfçüler tek bir dalganın (an'ın) içinde kalacaklardır. Yani süre olmadığı için, Zaman algısı da olmayacaktır.
    Ama dışarıdaki gözlemci, hem sörfçüleri hareket halinde görecektir, hem de gelen ses dalgalarını sayabilecektir.
    ===============
    Tabii burada 3 boyutlu düşünebilme yeteneğimizden dolayı bir ikilem ile de karşı karşıyayım. Bunu da bir sonraki yazıda aktarayım.










  • 0
    Bu konu uzun bir süredir kafamı kurcalıyor zaten. Zaman'ın algılanmasından, özellikle nesnelerin durumuna göre göreceli olmasına...

    Temel olarak, evrensel Zaman kavramına boyut anlamında bir açıklama getirebiliyorum.
    (Zaman'ı bir dalga olarak kabul edince, her geçen dalga sırası bir birim oluyor ve miktarı süreyi veriyor.)
    Ancak ışık hızı gibi özel durumda Zaman'ın duruyor olması işi karmaşıklaştırıyor. Üstelik diğer gözlemciler için durum aynı değil.
    Bu yüzden aklımda "çılgınca" bir düşünce var. Diğer yandan bu yaklaşım, tüm varsayımım içine rahatça yerleşirken, bu tür eksik kalan konuları da kapatıyor.

    Ama çılgınca... Ya fiziksel olarak Zaman geçirme-süre kavramnın kaynağı, obje ise? (Algı değil. Bir taş içinde, bir foton içinde, bir canlı içinde aynı kural geçerli olacak şekilde...)

    Varsayımım da Zaman'ı , büyük patlama kaynaklı enerjinin genişleme hareketinin bir yansıması olarak tanımladım. (Detaylarını çeşitli zamanlarda ve şekillerde paylaştım.)
    Bu Zaman, bizim temel evrensel Zaman anlayışını doğuruyor.
    Eğer böyle ise, bu dalgaların aktardığı enerji kütlenin-parçacığın var oluşunu ve bu oluşumun sürekliliğini sağlıyor demektir. Olağan koşullarda Zaman olduğu müddetçe, parçacıklar olacak demektir.
    Ancak bizim "Süre karşılığı olarak" tanımladığımız "Zaman" olarak tanımladığımız şey, bu karşılanan dalgalar olamaz. (Olsaydı foton'un bu ikilemi olmazdı. Foton (elektromanyetik) dalgaların üzerinde hareketsiz olsa bile, bu (evrensel zaman'ın) dalgalarla yüz yüze gelmek durumunda kalacaktı.)

    Benzetme olarak, Evrensel Zaman'ı bir hoparlörden çıkan vuruşları taşıyan ses dalgası olarak varsayarsak...
    Bu ses dalgalarının aktardığı enerji, parçacık varlığının sürekliliğini sağlıyor.
    Bu parçacıklardan yansıyan dalgalarda, bildiğimiz Zaman-süre anlayışını temsil ediyor.
    Yani her nesne kendi zaman algısının kaynağı oluyor.
    Yansıyan dalgaların hızı ile aynı hızda olursa, sürekli tek bir dalga sırası içinde kalacağı için "süre kavramı" bu obje için oluşmuyor.
    ........
    Bu düşünce henüz çok yeni ve olgunlaşmadı... O yüzden eksik ve yanlışları çok.

    Diğer yandan, Zaman-süre kavramı, evrenin genişlemesinden kaynaklı "yansıyan dalgaların objelerden- enerji alanlarından yansımasına" bağlanınca, O zaman bir foton veya teorik olarak ışık hızına çıkmış bir obje için Zaman kavramının olmayışı da açıklanabiliyor.
  • 0
    Aslında şöyle bir düşününce, toptan (yazdıklarımı ve soruyu) Zaman şartının sadece fotonu taşıyan-iten dalga için geçerli olduğunu görüyoruz.
  • 0
    aslında foton diye bişey yok.newton toplarını bilirsiniz.fotonun oluşumunda ki tüm mekanizma buna benziyor.uzayı newton topları gibi sicimsel, pixel,pixel düşünürsek.ilk top diğerlerini tetikleyerek titresimsel olarak dalga aktarımı oluyor.bu böyle sonsuza kadar gider uzayda.newton toplarından hatirlayın.

    bu yüzden fotonun durağan halde kütlesi yok çünkü ; durunca newton topunu(scim) durdurmuş oluyoruz.titresimi.

    yani bizim foton diye ölçtüğümüz şey bu toplar(scim)üzerinden akan bir dalga.birşeyin hareket ettiği yok bence.uzaydaki bu görünmez küçük toplar dalgalanıyor(titreserek enerji aktarıyor).titresimine görede em dalgaları ortaya çıkıyor.

    uzay boşluğu boş değil.bence newton topu gibi hareket ediyor bu foton enerjisi.foton yok, bu küçük topların ardışık titresimiyle ortaya çıkan enerjiye foton veya ışık diyoruz.

    teori olarak.yazdıklarınızı okuyunca böyle bir olgu olabileceğini düşündüm.doğru olabilir mi?yeteri kadar fizik bilgim yok.değerlendirebilirsiniz belki.

    tabi bu doğru olabilirse fiziği bastan yazmak gerekebilir xD
    optimus 11 Kasım 2019
  • 0
    Bu kısmı özellkle ilham verici
    " yani bizim foton diye ölçtüğümüz şey bu toplar(scim)üzerinden akan bir dalga.birşeyin hareket ettiği yok bence.uzaydaki bu görünmez küçük toplar dalgalanıyor(titreserek enerji aktarıyor).titresimine görede em dalgaları ortaya çıkıyor."

    "Aynı mantığı" farklı kelimelerle ele alırsak; O zaman uzay-zaman dokusundaki tekilleşmiş enerji paketçikleri, titreşerek sicim oluyorlar bir anlığına (1 Planck Zamanı) , bizde bu alanı foton olarak tespit ediyoruz, hareketin sürekliliğini de ışık olarak tanımlıyoruz demektir.

    Burada açıkamaya iki şey daha gerekiyor. Fotonun elektrik ve manyetik alanlardaki titreşimini açıklamak ve kütleçekim dalgaları ile parçacık-foton yani enerji alanlarının etkilenip etkilenmediğini tespit etmek.
    Çünkü fotonu taşıyan dalga ile kütleçekim dalgaları aslen özdeş yapıda olmalılar...Farklılıkları, işlevlerinden kaynaklanıyor bence...

    Eğer varsayımlarım birazcık bile doğruysa, fiziği baştan yazmaya gerek yok. Fizik zaten bu birikimi ile bu noktaya geldi. Sadece açıklamalara yeni bir bakış açısı eklenecek.

    Özel görelilik, hareket, momentum, ivme, eylemsizlik, kütle, vb. diğerleri (hareket ile ilgili tüm konular) tek bir (yorum) açısından ele alınıyor olacak...

  • 0
    burtay hocam öyle de olabilir dalga(titresim) aktıktan sonra (geçtiği yerde yani) o bölgede ki toplar duruyor olabilir.newton çarkı misali bitişik olabilirler bu temel şeyler.

    lakin boş uzay böyle üst üste yanyana yığılı birçok top oldumu newton topları gibi doğrusal bir akım olur mu bilmiyorum.diğerleride etkilenir mi?etkilenmez mi?orası var.denemek lazım.belkide ipliksidir bu parçalar.mewton topunun açıklanamaması altında yatan nedendir belki bu söylemeye çalıstığım.bilmiyorum.ışık belki ondan doğrusal gidiyor olamaz mı?
    optimus 11 Kasım 2019
  • 0
    tabi bu newton topları 1 boyutluda olabilir veya 2
    optimus 11 Kasım 2019
  • 0
    anlaması zor biraz
    optimus 11 Kasım 2019
  • 0
    Aslında burada cevap, "boyut" kavramının tanımlanmasında yatıyor...

    Mevcut "boyut" kavramının tanımı nedir? Bunu kuantum düzeyinde nasıl tanımlarız?
    Eğer boyut kavramını, kuantum düzeyinde de tanımlayabilirseniz, ve bu tanım, makro ölçekli cisimler içinde kapsayıcı olur ise, çözüm kolaylaşır bence...
  • 0
    Kuantum düzeyinde, bence, newton topları misali paketçiklerin boyutu olmasına gerek yok. Sadece üstlerine ek enerji geldiği zaman, anlık bir boyut kazanım-kaybedim yeterli olur.

    Yayılan etkinin (dalganın), noktasal konumda tek vektörü olduğu için, bu geçici boyut kazanımının aynı vektör üzerinde olması daha doğal olur.

    Diğer yandan, bence bir konuda ayrım yapmak daha iyi olur. Foton (un hareketi) ile Işık aynı şey değiller BENCE...
    Foton, tek bir enerji paketçiğinden oluşur ve doğrusal vektörde hareket eder.
    Işık ise "Fotonlar" demetinden oluşu ve dalgasal dağılır (2 boyutlu yani)...

    Bu dalga üzerindeki "tek bir fotonun" hareketi doğrusal iken, tüm fotonların hareketine birden baktığımızda, aralarında bir saçılma gözüküyor.
    Buna dayanarak bu şekilde bir ayrım yapabiliriz fikrindeyim.
  • 0
    burtay hocam onu da şöyle halledebiliriz.bu newton topları uzayda dalgalanıyor olabilir.(doğrusallığı bozulmadan) doğrusal olarak.o yüzden ışık kavisli olabiliyor.yani; kütle çekimi uzayda bir tür uzay rüzgarlarına neden oluyor.ve bu scimleri dalgalandırıyor.değerlendirmenize sunayım dedim.sizle veya diğer arkadaslarla konusacak kadar fizikten anlamam esasen.o yüzden fazla derine inemiyorum.
    optimus 12 Kasım 2019
  • 0
    Mesafe katetmek için zaman şartı yok. Olmayan bir şart üzerinden anlamsız bir beyin fırtınası...
    Ahmet Yılmaz 12 Kasım 2019
  • 0
    @Optimus, Öncelikle bende sizden çok farklı değilim. Belki biraz daha birikimim var ama o kadar. Kalanı, bu konu üzerinde çalışan gerçek fizik emekçilerinin çalışmalarını yoruma dayanıyor.

    Işığın demetlerinin ayrıklaşmasını, genelde kaynağın eğimli olmasına bağlıyorlar. Çok düşük bir oranda ise, evrenin eğiminden kaynaklandığını düşünenler de var. Özellikle Lazer gibi özel ışık türlerinin durumunu buna kanıt olarak ileri sürüyorlar.
    Kütle çekimi, uzay+zaman dokusunda büküme sebep oluyor. Bu yüzden foton doğrusal yol izlerken, dalga olarak bu bükümü takip ettiği için kütle çekimsel merceklenme gibi olgular gerçekleşiyor.
    Ama bunu rüzgar olarak nitelemek bence zor. Daha çok bir içbükey ya da dış bükey cam ortamında yol alan foton gibi... Bir bakıma gergi bir çarşafın ortasına ağırlık koyupta, bir kenarından çarşafa etki verdiğimizde, etkinin ilerlemesi gibi bence...
    ...
    Diğer yandan, Ahmet Yılmaz bey'in " Mesafe katetmek için zaman şartı yok" tümcesini biraz açmasını rica ediyorum.
    Hız ve zaman değerleri olmadan, mesafeyi nasıl katedeceğiz?
    Yani bir noktadan bir diğer noktaya yer değiştirme, zaman boyutu göz önüne alınmadan nasıl mümkün?
    Anlamadım.
  • 0
    rüzgar derken aslında dediğinizi kastetmiştim.kütle çekim yerleri basınç alanı oluyor.

    olsun bana göre hoca sayılırsınız.siz yine morgan,destroyer,vide vs. sorun deil. xD
    optimus 12 Kasım 2019
  • 0
    einstein denklemlerini biraz kurcalarsanız hız arttıkça hareket yönündeki mesafelerin kısaldığını görebilirsiniz. Işık hızına ulaşıldığında tüm mesafeler sıfırlanır. Fotonun kendince mesafe kat etmediğini söylemek yanlış olmaz o sadece salındığı ve soğurulduğu anı deneyimler.
    venividi 13 Kasım 2019
  • 0
    Vidi ben de aynisini dusunuyorum ama o zaman da cevaplayadigim 2 soru var
    1- Foton , salindigindan sogrulana kadar, iki ucu acik bir dogru parcasi gibi bir omre sahiptir, dolayisiyla uclarin acik oldugu yerde foton olmadigi icin bana gore deneyimleyemez
    2-Eger madde - anti madde asimetrisi olmasaydi, o zaman evren bir emd evreni olacagi, ve her referans foton olacagi icin, zamanin tum sistem icin durmasi gerekirdi.Ama bu bana sacma geliyor.
    morgan 13 Kasım 2019
  • 0
    ''o sadece salındığı ve soğurulduğu anı deneyimler.'' evet fazla havada bir cümle ama bu iki olayı ondan alırsan foton diye bir parçacığa neden ihtihaç duyulsun ki?

    Doğru parçaları ile benzetme yapılacaksa bence A-B doğrusu ama sadece A ve B noktalarından ibaret arada çizgi yok şeklinde olmalı.

    2.si için aslında hiç bir referans olamayacağını söylemek daha doğru olur zaman olmadığı için herhangi gözlemden referanstan söz edilemez saçma geliyor olsa da teori için bir sakıncası yok.
    venividi 13 Kasım 2019
  • 0
    Einstein nın denklemlerimden mesafe;
    l'=l×sqrt(1-(v²/c²) ) dir.

    Yani ışık hızımda hareket eden , için mesafe 0 oluyor tüm uzay bir nokta haline geliyor bi da bize ışık hızımda hareket edenin aslında mesafe zamanı debeyimleyemediği gibi uzayı da deneyimlemediğini gösteriyor.
    Lâkin gözlemci için durum farklıdır.
    Muhammed TAYLAN 15 Kasım 2019
  • 0
    l'=l×sqrt(1-(v²/c²) ) buradaki "l" olmazsa denklemi kullanamayiz, iyi de bu "l" referansa dayali degil mi ?
    morgan 15 Kasım 2019
  • 0
    Einstein'ın kullandığı Lorentz denklemleri tamamen basit trigonometriye dayanıyor. Işık hızına oranla nesnenin hızına, dik üçgende ele alınıyor.
    O da foton saatinden türetiliyor. (Işık hızı sabit ve hipotenüs)...
    Bu yüzden denklemin içinde gizli olarak (nesnenin hızının tanımlanmasında) "zaman boyutu" var.

    O yüzden bu denklemleri kullanırken konuyu biraz daha derinlemesine ele alıp, yorumlamak daha sağlıklı olur kanaatindeyim.
  • 0
    referansa dayalı mı bilmiyorum ama anlamlandırma bilmemiz için önceden bilmemiz gerekenler var mesela ı yerine önceden bildiğimiz mesafe yazılmalı ki o mesafeyi herhangi hızla kat eden parçacığın deneyimlerini sorgulayabilelim.

    ilgili olanlar √1-(v^2/c^2) kullanarak müon'ların o mesafeyi nasıl kat edip deniz seviyelerine kadar ulaşabildiğini, uzayı ve zamanı nasıl deneyimlediğini araştırabilir. Sonra hızı arttıra arttıra foton için düşünülebilir hesap makinesi ile oldukça kolay.
    venividi 18 Kasım 2019
  • -1
    morgan denklemdeki l gerçek uzunluktur burada.
    Tabi ki burada l nin de göreceli olduğu söylenebilir lakin yalnızca zaman görecelidir.
    Ve ışık hızında hareket eden için zaman deneyimlenemediğinden , zamana bağlı değişikliklerde ( yol alma ve benzeri olaylar.) deneyimlenemez.
    Muhammed TAYLAN 18 Kasım 2019
  • -1
    Bu yüzden mesafe de deneyimlenemediği için 0 yani uzay ışık hızında hareket eden için nokta halini alıyor.
    (Peki ışık hızını geçen için nasıl bir hal alır bilemiyorum ama vakit zamanında bu denkleme uğraşırken , kendimce ışık hızını geçen için uzay ve zaman imajiner hal alıyor diye düşünmüştüm (negatif değil kesinlikle) yani tabir yerindeyse sanal bir hal alıyor)
    Muhammed TAYLAN 18 Kasım 2019
  • 0
    Muonlar konusu aslinda kafami kurcalayan.Muonlar boyut daralmasi yasiyor, ve olmamasi gereken oluyor,ancak isin garip kismi, bizler muonun bu deneyimini kutleleri oldugu icin teyit ediyoruz. ,ama fotonun mesafe katetmedigine sahit olamiyoruz.Cunku(belki) sonuc olarak muonlar evrensel hiz limitinde degiller.
    Bu nedenle kutlesiz olmasi, foton acisindan bu formulun gecerli olup olmayacaginda supheliyim.
    morgan 01 Aralık 2019
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.644 soru

27.468 cevap

30.153 kullanıcı

Giriş Yap