• +1

    Madde ve Enerji. Madde enerjiden mi oluşuyor? Madde enerjiyse ölümden sonrası için bilinç varlığını sürdürebilir dersek yanılmış olur muyuz?

    KaraTanrı. 04 Kasım 2019
  • +1
    Maddenin temeline inince sonsuz olduğunu söyleyebiliriz ama madde enerjiyi kaybedince(Enerji kaybolmaz sadece aktarılır.)beynimizin kaybettiğini düşünün maddeden oluşuyor sonuçta bunu dediğin soruyu cevaplayabilmek için maddenin sonsuz olan görünumünü bulmak lazım!
    Taha Çelik 05 Kasım 2019
  • +1
    Madde enerjiden oluşuyor. Bilinç madde ve enerjinin bilgiyle organize işleyişinden oluşmuş elektromanyetik alan görünümünde olup ölümle bu organizasyonun bozunmasıyla bilinçte bozunur. Ölümden sonra bilinç varlığını devam ettiremez görünmektedir. Beyin kabuğu dediğimiz cortex ve beynin derin nöron gölcüklerinde, nöronların yoğunlaşıp etkileştiği durumlarda neden myelin kılıfı yoktur? Myelinli olsa böyle kapsamlı görme olayı gerçekleşebilirmiydi? Yani elektrik kablolarının izole edilmesi gibi nöron uzantıları myelin denen izolasyon maddesiyle sarılır. Sadece nöronların birbirlerini uyarması olarak değil; Beynimiz, bilincimiz elektromanyetik alan, kuantum alan olduğunu düşündürüyor. Duyuların ve etkileşimlerinin ördüğü sistemler ağı görünümündeyiz. Maddede enerjidir. Bilinç madde, enerjinin bilgiyle organize işleyişinden oluşan elektromanyetik alan görünümündedir. Beden, beyin bütünde organize işleyen büyük molekül gibidir. Ölümle organize işleyişin bozunmasıyla bilinçte bozunur. Ölüm bir bozunma görünümündedir. Tıpki enerji yoğunlaşmalarıyla oluşan maddenin bozunması gibi. Ölümle bilinç bozunarak yok olur. Canlılık ve bilinç madde, enerjinin bilgiyle organize etkileşiminden ortaya çıkmakta, evrilmekte olduğu görülmektedir.
    Bilinç; Bedenimiz bütün olarak duyu organı birliği görünümünde olup birleşimleri beyni oluşturuyor görünmektedir. Sistemin çevresi ve kendisiyle yoğun etkileşip bunun sisteme yayılması ve sisteme etkilerin çevresel etkilerle birlikte sistem tarafından yeniden algılandığı, sistemin zamandaki kendini değerlendirdiği durumdur. Bu etkileşim temel olarak elektriksel olup elektromanyetik alan görünümündedir.Hızlıdır. Sistem iç ve dış uyaranlarla devamlılık sağlayan organize bir bağlantısallık, etkileşimdir. Bedende duyu organı bütünlüğü olarak bilincin parçasıdır ve varlık, benlik duygusunun asıl uyaranı beden olurken üstüne kimlik oluşturuluyor gözükmektedir.

    Bilinç duyuların duyusudur. Görme ve duyma duyusu daha yoğun bilgi içerdiğinden bilinçte bu iki duyu ön planda gözükmektedir. Çoğu canlıların evrimsel süreçte çevrelerinden ve kendilerinden haberdarlığının ve organize etkileşiminin geliştirdiği sinir sistemleri evrilmiştir. Sinir hücreleri sistemin bütün olarak haberleşme, entegrasyon, organizasyon vs.. hücreleri olarak evrilmişlerdir. Tüm beden duyular bileşeni görünümünde olup tek duyu yoluyla ulaşamayacağımız bilgilere farklı farklı duyu yollaryla ulaşmak durumundayız. Duyulardan alınan bilgilerin tekrar birleşip sistemle elektriksel hızda yoğun etkileşimi bilinci oluşturuyor görünmektedir. Bedenden beyne ulaşan veya dışımızdaki bir olayın görüntü, ses, ısı, ağırlık vs..bilgilerini farklı duyu yollarından alıp sinir sisteminde tekrar bir araya getirip birleştirip bütünleştirilmelidirki dışarıdaki olay beynimizde oluşup anlamlandırılabilsin. Canlı kendisinden ve çevresinden haberdar olup tepki verebilsin. Canlı ortamla etkileşip şekillenmektedir. Sinir sisteminde kurulan bağlantılar bilginin ilişkilendirilmesi, birleştirilip bütünlenmesi yani anlamlandırılmasıdır. Canlıların çevreden ve kendilerinden haberdarlığı, çevrenin oluşturduğu baskılar, ortamla uyumlu şekillenen, duyulardan alınan bilgilerin bir araya getirilip birleştirilme durumu evrimsel süreçte düşüncenin, bilincin oluşmasının yolunu açmış gözükmektedir. Beyin bilgi düzenleyici ve dahası bilgilerin düzenlenişiyle oluşup evrimleşiyor görünümdedir. Beyinde bilgiler nöronların ve sinaptik bağlantılarının ateşleme düzenlenişinde saklanıyor izlenimi vardır. Bu ateşlenme düzenlenişi aynı zamanda kodlar olarak görünmektedir. Beynimiz, sinir sistemimiz evrimsel olarak bilgiyle şekillenmekte ve bu şeklin temeli sinir sistemi anatomimiz olarak evrimle aktarılıyor görünmektedir.

    Evrimsel süreçten beri bilgi sistemin nöronal bağlantısallığını sağlayıp işleyiş düzenini oluşturuyor görünmektedir. Bilgide bileşenlerinden oluşmaktadır. Bilinç; duyularla alınan bilginin birleşip, duygularla, tüm sistemle etkileşmesi çünkü sistem doğrudan veya dolaylı organize etkileşim halinde ve bu etkinin sistem tarafından tekrar algılanmasıyla etkileşimin devam ettiği, değişip dönüştüğü çevresel etkileşiminde devamlılığında zamandaki oluşum görünümündedir. Karar verme veya bir sonuç bile zamanda bir süreç olarak gözükmektedir. Belkide yapay zekaların bilinçlenebilmesi için bu gereklidir. Bilgiyle bağlantısallık oluşup işleyen beynimizin hücrelerinin (nöronların) uçlarından (sinapslarından) salınan nöroileticiler ve bu ileticilerin reseptörlerle etkileşimiyle iletişimi ve reseptörlere möleküler bağlanma esnasında möleküllerin elektronlarından enerjilerine göre renkli ışık yayılımı olmakta bu durum nöronların ışıklı sinaptik piksellerinin oluşturduğu birleşimle 3 boyutlu şekiller oluşurken görme bölgesinde hem renkli hemde görmemize neden oluyor görünümdedir. Görüntü; görme alanında nöronlar ve sinapslarının düzen alış halleriyle ateşlemelerinin oluşturacakları ışıklı, piksellerin birleştiği 3 boyutlu görüntüler oluşuyor görünmektedir. Buda bilincin ışıksal, görsel içeriğini oluşturmaktadır. Sistem organize etkileşim halinde olduğundan bilinç duygularla birlikte düşüncelerin, bilgilerin sistemle kurduğu zamandaki yoğun ve temel olarak elektriksel irtibat görünümündedir.

    Tüm sistem doğrudan veya dolaylı birbiriyle bağlantılı olup etkileşimin zamanda tüm sistemce olmasıdır. Beynimizde bilgiler nöron ve sinapslarının düzen almış şekillerine göre saklanıyor görünüp, (bedenimizin tamamıda bilgi olmalı dna açılımı, düzen almış enerji olarak) evrimsel nöronal anatomik yapılarımızınsa bu durumda düzen oluşmuş halleriyle bilgi oldukları görünmektedir. Beyindeki anatomik yapılar evrimde şekillenen, düzenlenen nöronal oluşumlar görünümündedir. Yeni ortam bilgileriyle işleyiş, düzeni oluşturan sistem yeni ortam gereksinimlerine hazırlanır. Zaten anne karnında hatta önceden hazırlanıyor(Epigenetik). Kulaktan gelen bilgiler ses titreşim düzenine göre nöronlarda, sinapslarda ateşlenme düzeni oluşturup yine benzer düzenle konuşma bölgesi olan broka alanına ve ses tellerine sinyal gönderiyor olmalılar. Yine benzer düzenle beynin diyer alanlarına mesela duyma alanından wernike alanına. Görme ile ilgilide ışığın gözümüze oluşturduğu deseni nöron demetleri taşıyıp her nöron görüntünün belirli bir pikselini görme alanında sinapslarıyla pikselleyip görüntü üç boyutlu oluşturulmuş olabilir. İşte oluşan bu nöron ağının ateşleme düzeni tekrarla benzer ateşlenmesini koruyup uzun süreli hafızaya dönüşmüş olur. Hareket sistemiyle ilgili öğrenilen bir harekette yine nöronların açıkça hareketi organize edecek düzenlenişi görünümündedir. Kasları organize hareket ettirecek şekilde.Belkide hareket nöronlarının çok uzun nöronlardan mesela beyinden bacaklara kadar olmasının bir nedenide hareket düzeninin beyinde ayarlanıyor olabilmesidir.Asıl nedeni herhalde hızdır. Çevresinden ve kendisinden haberdarlığı ve kendi organizasyonu için bilgileri birleştirip tepki verebilmeye evrilen canlılar ileri aşamada beyin geliştirebilmişlerdir. İşte duyularla alınan bilgileri birleştirme evrimsel süreci düşüncenin oluşmasına yani bilincin oluşmasına zemin hazırlamış görünümdedir.

    Canlılar olarak evrimdaşız ve çoğunun duyguları vardır. Çoğu türün kendilerine özgü bilinçleri olduğu ve evrildiği anlaşılmaktadır. Diğer canlılardada kendilerine özgü bilinç olmalıdır. Bilinç duyuların duyusudur, duyularla alınan bilgilerin hafızada olanlarlada,duygularla, sistemle etkileşip düzenlenip elektrik hızda, elektromanyetik alanda birleşmesi ve bedene etkisinin tekrar algılandığı zamandaki son haldir. Zamanda oluşan zamanlamadır. Bilinç varlığın algılanmasıyladır. Buda sistemin çevresiyle birlikte kendini etkilemesi, kendine olan etkisinin sistemde algılanmasıyladır.Enerji alanı olarak çevremizle sürekli enerji etkileşimindeyiz. Bilinç bilgiyle işleyen enerjimiz yani elektriğimiz, elektromanyetik alanımız görünümündedir. Maddenin, Atomların, möleküllerin elektronlarının olduğu alanla yoğun etkileşimdeyiz ve burası elektromanyetik alandır. Canlılıkta elektrik enerjisi çok önemli gözükmektedir. Elektromekanik yapı görünümündeyiz. Mekanik hızdaki bedenin hücre içi ve sinir sistemiyle elektrokimyasal, elektrik hızda yoğun etkileşimi canlılığı oluşturuyor görünmektedir. Madde beden ve temelde elektriksel olarak bilgiyle işleyen iç enerji alanıyla canlılığı oluşturuyor izlenimi vardır.

    Bilinç temel olarak duyuların duyusudur.Daha organize yoğun bütüncül duyudur. Bütün parçalarından fazlasıdır. Sistemlerden oluşan yapımızın çevresiyle birlikte elektromanyetik alanda bilgiyle organize etkileşimi bilinci oluşturuyor görünmektedir. Çevremizden, bedenimizden kısacası tüm duyularımızdan aldığımız bilgilerin elektro/kimyasal, elektriksel hızda birleşimlerinden oluşan elektromanyetik alanda kısa zamanda yoğunlaştırılıp sistemde etki oluşturması, zaman kazanması, zamanda fark yaratmasıdır. Doğal zaman içinde 4 boyutlu sistemimizin kendi organize elektriksel etkileşiminin oluşturduğu zamanlamadır. Zaman içinde sistemin kendisi ve çevresiyle elektromanyetik alanda etkileşiminin sistem tarafından tekrar algılandığı, etkileşimin sürekliliğinde zamandaki son hal, yoğun uyarımdır.
    Yunus Ilik 05 Kasım 2019
  • 0
    @Taha Çelik haklısın sonsuz gibi görünen o kısmını çözmeliyiz.
    KaraTanrı. 13 Kasım 2019
  • 0
    Yunus Ilik Yanlış anlama arkadaşım ama son paragrafın dışındakileri pek anlayamadım. :D
    KaraTanrı. 13 Kasım 2019
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap