• 0

    Yüksek yoğunluklu enerji alanlarına ışık dalgaboyu nasıl tepki veriyor?

  • -1
    İlgi ve yardımlarınız için çok teşekkür ederim. Elimden geldiğince, bunlardan faydalanmaya çalışacağım...
    @Vide Supra, Yüksek enerji yoğunluklu alanlarda, zaman genişlemesi (uzay-zaman'ın bükülmesi) ve bunun da fotonun dalga boyuna etki etmesini umuyorum.

    Konunun başlangıç noktası olan bir soru; Uzay-zaman bükülmesinin mi, kütle çekimine yol açtığı? Yoksa kütle çekimin, uzay-zaman'ı büktüğü?
    Bu sorgulama esnasında, bu ışık dalga boyu konusu geldi aklıma....

    Çarpıştırıcılar da, parçacıkları hızlandırmak ve sabit tutmak için yüksek manyetik alan kullanılıyor diye biliyorum. Foton'un manyetik alandan etkilenmez ve doğrusal gider diye biliyorum.
    Bu yüzden tam ve net bir tespit değil ama Cherenkov ışıması gibi tuhaf bir gözlem var mı?, diye düşündüm.

    @ morgan, Haklısınız. Ben de öyle biliyorum. Ama var olabilir mi acaba ?
    Kütle çekim ile Doppler arasında (bence) çok fark yok. Hareketin doğrultuları farklı sadece.
  • -1
    Konuyla ilgili kaynak arıyorum. Belki çarpıştırıcılarla ilgili çalışmalarda olabilir. (?)
  • 0
    Cern işlenmemiş verilerini paylaşıuor diye biliyorum. Ama ne işe yarar artık siz bilirsiniz:) Yanılıyor olabilirim ama ışığın dalgaboyunu sadece kütleçekim alanı değiştirmiyor mu? Bir ortama girince zaten dalgaboyu değişiyor ama bu da bir enerji alanı değil tabi.
    Vide supra 23 Haziran 2019
  • 0
    Vide supra 23 Haziran 2019
  • +1
    EMD dalga boyu kaynakla ilgili degil mi sadece? Kutlecekim veya Doppler ile degistirmenin disinda bir yolu yok sanirim.
    morgan 23 Haziran 2019
  • 0
    https://www.scientificamerican.com/article/do-electric-charges-and-m/
    Elektrik yüklerinin gravitasyonel (veya uzay-zaman eğriliği) etkisine dair basit bir örnek, Einstein'ın kütleçekimsel alan denklemlerine verilen "Reissner-Nordstrom" çözümünde ortaya çıkmaktadır. Bu çözüm, sıfır olmayan bir net elektrik yükü ile küresel bir gövdenin dışındaki yerçekimi alanını açıklar. (Net elektrik yükünün sıfır olduğu özel durumu tanımlayan çözüm, çekim alanı denklemlerinin ünlü "Schwarzschild çözümü" dür.) Reissner-Nordstrom çözümünden, test parçacıklarının çekim alanındaki hareketinin açık olduğu açıktır. küresel olarak simetrik cisim, vücudun bir yük taşımasına ya da yüklenmemesine bağlıdır.

    https://physics.stackexchange.com/questions/70993/how-energy-curves-spacetime

    Yerçekimi ve eğrilik kütle tarafından yaratılmaz, enerji (ve momentum ve basınç ve stres) ile yapılır. Enerji ve momentum ve basınç ve stres birlikte Tab'ı oluşturur ve birlikte sıfır (kovaryant) sapma olacak şekilde gelişirler, böylece sadece [Rab − (1/2)gab.R = k.T^((8πG/c^4)).Tab]'ın sol tarafındaki sıfır olmayan bir terimi bir araya getirebilirler.

    https://www.quora.com/Can-a-large-energy-field-other-than-gravity-warp-spacetime

    Kütle ile enerji arasında aynı özelliği tanımlayan kelimeler arasında bir fark yoktur. Kütle en yaygın olarak bir sistemin toplam iç enerjisiyle, yani geri kalan enerjiyle ilişkili kelimedir.

    Kütleçekimi, uzay-zaman eğrilerinin dışında bir şey olmadığı için uzay-zaman eğrileri olamaz. "Kütleçekimi", insanların kavisli uzay-zamanının açıklamalarını ve etkilerini tanımlamak için kullandıkları bir kelimedir.

    Denklemdeki eğrilik terimi, sadece yazıldığı gibi "uzay" değil, uzay-zaman'a uygun olmalıdır. Teknik olarak, artık burada amaçlarımız için gayet iyi olan denklemde olmayan sıfır olmayan bir kozmolojik sabit olan bir Evrende yaşadığımızı biliyoruz.

    https://www.researchgate.net/post/Can_an_electromagnetic_field_affect_spacetime_curvature

    Kütle değil, enerji olduğu için sıfır kovaryant sapma ile evrimleşen enerjidir, kütle değil, doğal eğriliğin vakum çözeltilerinin evrimleştiği yer olarak genişleyen ve daralan gibi görünen bu durumu izleyebilen enerjidir. Parçaların geri kalan kütlelerinin toplamı, iki doğal (vakum) eğriliğin kendi başına nasıl geliştiğine bağlı olarak iki farklı doğal eğriliği birbirine bağlamanız gerektiği şekilde zamanla değişmez.

    https://www.researchgate.net/post/Can_an_electromagnetic_field_affect_spacetime_curvature
    Enerji-momentumlu herhangi bir şey eğriliği etkiler; elektromanyetik alan istisna değildir. Elektromanyetik alanın enerji momentum tensörü iz bırakmaz, yani mükemmel bir sıvının enerji momentum tensöründen çok farklıdır.
    Bununla birlikte, Einstein-Maxwell denklemlerine (bazen elektrovakum çözeltileri olarak da adlandırılır) çözümler vardır, bunlar arasında en basit olanı, yüklü bir kara deliğin çekim alanı için Reissner-Nordström çözümüdür.

    http://www.bijectivephysics.com/wp-content/uploads/2019/01/space-time-curvature.pdf
    Uzay-zaman eğriliğinin ortaya çıktığı, uzay-zaman kanadının mikroskobik bir yapısının bazı temel teorisinin hidrodinamik limitinde, daha temel bir gerçek enerji yoğunluğunun matematiksel bir değerine sahip olduğu üç boyutlu bir Kuantum Vakumunun bir modeli önerilmiştir.

    Kuantum Vakum enerji yoğunluğundaki dalgalanmalar, karanlık bir enerji yoğunluğunun ürettiği eğime benzer bir uzay-zaman eğriliği oluşturur ve söz konusu bölgede bulunan diğer malzeme nesnelerinin hareketini belirleyen Gravitasyonel boşluğun gölgesini oluşturur.

    Bu yaklaşımda, ilginç bakış açısı, üç boyutlu kuantum vakumun doğrudan bir çekim ortamı olarak işlev gördüğüne açılır: temel bir seviyede, çekim kuvveti iletmek için zamana (süreye) gerek yoktur.

    Saptanmış bir malzemeden oluşmuş nesne, uzay-zaman eğriliğini üreten kuantum vakumunun enerji yoğunluğunu azaltır.

    Kütleçekimi doğrudan kütle nesneleri arasında etki etmez, kütleçekimi kuantum vakumunda etki eder: kuantum vakum enerji yoğunluğundaki değişimler, kütle cisimleri arasında kütleçekimi oluşturan uzay-zaman eğriliğine neden olur.
    Bu görüş yerçekiminin taşıyıcı olarak varsayımsal graviton varlığını gerektirmez.
  • 0
    Verdiğiniz ve sonradan bulduğum kaynaklardaki değerlendirmelere göre, kütle çekimi yani uzay-zaman'daki bükülme, nesnelerin kütlelerinden dolayı değil, enerji içeriklerinden dolayı gerçekleşiyor.
    (Son çalışma da ise, uzay-zaman alanındaki bükülme farklı bir açıdan ele alınmış.)

    "Eğer yüksek enerji alanlarında, uzay-zaman bükülmesi oluyor ise, yoğun kütle yanından geçen ışığın kızıla kayması gibi, bu alanlarda da kızıla kayma olmalı. Bunun sebebi ise bu alanlardaki zaman genişlemesi olmalı" diye düşünüyorum. Yani kütleçekim kaynaklı doppler etkisi gibi"

    https://einstein.stanford.edu/content/relativity/q2473.html
    http://www.mrelativity.net/CompGravRelDopEffect/Complete%20Gravitational%20Relativistic%20Doppler%20Effect.htm

    Not: Paylaştığım linklerdeki her şeyi anladığımı veya bildiğimi ve hatta hepsini okuduğumu sanmayın. :-)
    Göz atıyorum. İçinden işime gelen bir kısım var ise okuyorum. Anlayabildiğim kadarını ele alıyorum.



  • 0
    linkleri okudum (bana koca bir aferin)
    Kafama su soru takildi, "Yuksek enerjili alan" var mi? veyahut yuksek olmasinin bir araligi var mi ?
    morgan 07 Temmuz 2019
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap