• +3

    Uzayda neden donmayız?

    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • 0
    Bir yanda -270 santigrat derece soğuk var ve çıplak vücudumuzun -40 dereceye dayanamayacağını varsayarsak ani bir donma muhtemel olabilir fakat bir yandan da uzayda hiç bir şey olmadığı yani boşluktan oluştuğu gerçeğini göz önünde bulundurarak ısı alışverişi yapamayacağımızdan aniden donmayacağımızı hatta saatler sonra donacağımız da söz konusu olabilir.Kaldığım ikileme yardım edecek cevaplarınızı merakla bekliyor olacağım.
    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • -1
    Donarız. Gayet hızlı bir şekilde hemde.
    Faruk Arslan 13 Nisan 2019
  • 0
    İlk düşüncem benim de öyleydi fakat araştırınca uzayın çok çok çok kötü bir iletken olduğunu öğrendim o yüzden de donmanın saatler süreceğini
    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • 0
    Güneş'i direk gören bir yerdeysek ultraviyole ışınlarına karşı korumasız kalan deride hafif yanıklar oluştuğundan bahsediliyor fakat diyelim ki görmeyen bir yerdeyiz hemen donmayacağız ki soğuğu hissetmemiz bile epey zaman alacak çünkü vücut ısımızın uzaya yayılması saatler alacak çünkü dediğim gibi ,uzay çok çok çok kötü bir sıcaklık iletkeni.Bir cisim üç şekilde ısı kaybedebilir birincisi ayrıca en hızlı ısı kaybetme yöntemi termal iletkenlik: Bu işlem birbirine dokunan iki cisim arasında gerçekleşmekte cisimler ne kadar iyi iletkense ısı sıcak cisimden soğuk cisime de o kadar hızlı akar Hava gibi kötü iletkenlerde bu soğuma süreci daha uzun bir zaman. Bu sebeptendir ki,0 derece sıcaklıktaki buz ve ya metal, 0 derece havadan daha soğukmuş gibi bir hissiyat oluşturmaktadır. Ancak boş uzayda, vücudumuz hiçbir cisimle temas halinde olmadığı için iletkenlik yolu ile ısı kaybedemez. Boşluk-270 derece soğuk olmasına rağmen, 0 derecedeki bir buz kadar bile soğuk etkisi yapmaz. İkinci ısı kaybetme yöntemi konveksiyondur, bu akışkanlarda, sıcak akışkanın daha soğuk akışkanlara doğru hareket etmesi sonucunda gerçekleşir. Bu sürecin de boş uzayda gerçekleşmesi mümkün değildir. Üçüncü ve en az etkili soğuma yöntemi de ışıma(radyasyondur). Bu cismin, başka bir cisme temas etmeden ısı kaybedebileceği tek yöntemdir. Bu cisimdeki yüklü parçacıkların hareketi sonucu, elektromagnetik ışıma ile enerji kaybetme sürecidir. Işımaya en güzel örnek, çok sıcak metallerin ışık yaymasıdır. Buradaki ışık işte, cisimden ışıma ile ayrılan ısıdır. Bu “ışık yayma” özelliği sadece sıcak metallere özgü değildir, bizim gibi daha soğuk cisimler de dâhil bütün cisimler gözle görülmez dalga boylarında “ışık yayma” süreci ile soğur. İşte uzay boşluğunda kalan vücudumuz da böyle ışığıma ile soğuyacaktır. Ancak ışıma en etkisiz ve yavaş soğuma yöntemi olduğu için vücudumuzun ölümcül derecede ısı kaybetmesi saatleri bulacaktır. Dolayısı ile vücudumuzun hemen donması, Mars’a misyon filmindeki gibi taş kesmesi mümkün değildir.
    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • +1
    Şu an bu düşünceye daha yatkınım fakat hala ikilemdeyim.
    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • +1
    Donna konusu dedigin gibi filmlerdeki gibi olamaz.Mantiken basinc nedeniyle cigerlerin hizli harabiyeti olume gidiste daha hizli olmasi.
    morgan 13 Nisan 2019
  • +1
    Tam olarak anlamadım yazdığınızı ancak ölüme gidişte basıncın daha hızlı bir etken olduğunu söylemeye çalışmaktaysanız yine yanılıyorsunuz.Basıncın sıfıra düşmesi vücudu patlatmaz.Uzayda en önemli düşmanımız havasızlıktır ve en tehlikeli veya en hızlı öldürecek faktör de o dur.
    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • 0
    Bir diğer kalıcı ve öldürücü zarar verecek şey ise kozmik radyasyondur.
    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • 0
    Ayrıca eklemek istiyorum ki Joe Kittinger'in 1960'da ki 31.300 metrelik atlayışında sağ kolu açılmış ve hemen hemen sıfır basınca maruz kalmıştır.Kol şişip kullanılmaz hale gelse de,zarar görmemiş ve yere iner inmez 3 saat içinde de normale dönmüştür.
    Cenker Gökhan 13 Nisan 2019
  • 0
    Çok çok çok kötü iletken olduğu, içinde hiç birşey olmadığı, boşluktan oluştuğu gibi iddaalari tekrar sorgulamalısın. Ayrica uzayda basınç yoktur. Sıfır basınç, basınçsızlık seni 10 snde sersemletip oldurebiliyor.
    Faruk Arslan 13 Nisan 2019
  • +1
    Cenker bence açıkladığın gibidir.öyle olmasa ay'a filan gidemezdik. Mekik donardı : D

    Sonuçta uzay bosluğunda atom ve molekül yok ki ısı aktarımı olsun dedin gibi.
    optimus 13 Nisan 2019
  • 0
    Vay arkadaş
    Faruk Arslan 13 Nisan 2019
  • +1
    Evet genel olarak tamamen haklısın. Hatta uzay kıyafetlerinde ve istasyonlarında bile en büyük sorun ortamı soğutmaktır, ısıtmak daha sonra gelir. Çünkü güneşten gelen termal radyasyonun gücü, bir insanın ürettiği termal radyasytonun gücünden çok daha fazladır. Bu da ısınmanın soğumaktan daha hızlı ve şiddetli olduğu anlamına geliyor. (Termal radyasyon sıcaklığın 4. kuvvetiyle orantılıydı yanlış hatırlamıyorsam, bu da yüksek sıcaklıkların çok daha güçlü radyasyon üretmesinin nedeni olarak öne sürülebilir) Fakat unuttuğun kısım belki de derideki ve göz, ağız, dil gibi bölgelerdeki nem ya da sıvı miktarı olabilir. Anlık vakum ilk olarak büyük ihtimalle gözdeki sıvının kaynamaya başlamasından dolayı gözü patlatacaktır, bu esnada kaynayan sıvı buharlaşma ısısını da kendisinden aldığından dolayı hızlıca soğuyarak donabilir. Dil ve ağız da aynı sebepten ötürü hızlıca şişerek donması beklenebilir. Deri ise biraz daha karışık bence ve deney yapmadan bir öngörüde bulunabilmek uydurmakla gibi olur.

    Fakat popüler bilimin ve filmlerin sadece havalı ve dramatik görünmek adına bu olguyu da abarttığı aşikar. Bu yüzden sadece filmlerde anlık donmanın gösteriliyor olması bile büyük ihtimalle böyle bir şeyin olmadığı anlamına geliyor olabilir:)
    Vide supra 15 Nisan 2019
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap