• -2

    Özel görelilik'te ışığın tüm gözlemcilere göre durumu?

  • -1
    Özel göreliliğe göre, "Işık hızı tüm gözlemciler için aynıdır. Sabittir."

    Başlangıçta uzun süre bunu, her gözlemcinin kendi ortamıyla sınırlı olduğunu sanıyordum. Yani 0.7 C ile giden gemideki Işığın hızı gemideki gözlemciye göre "C" iken, dışarıdan bir gözlemciye göre ise zamanın yavaşlamasından dolayı, uzay gemisinin ışığı daha yavaş (camdan, sudan geçer gibi) düşünüyordum.

    Sonra yanıldığımı öğrendim.

    Hem uzay gemisindeki gözlemci, hem de onları gözlemleyen gözlemci: gemi içindeki ışığın hızını aynı (=C) görüyorlardı.

    Aradaki "zaman genleşmesi farkına" rağmen, nasıl her iki gözlemci de aynı ışığı, aynı hızda tespit edebilir?
  • 0
    A kişisi ışık hızının 3/2'si bir hızda uzay gemisinde seyehat ediyor olsun. B kişisi ise bu uzay gemisini durağan bir halde gözlemliyor. Bu kişilerin ışık hızını aynı ölçüyor olmaları fakat ışık hızının kendilerine ulaşması için geçen sürenin farklı oluşunun ( gama = 1/(√(1-v²/c²)) ) sebebi nedir ?
    Bu kişilerin yönlerinin ve doğrultularının aynı olduğunu varsayarsak, ya da böyle bir varsayımda bulunmadan da böyle bir soru sorabilir miydik ?
  • -2
    Işığın gözlemciye ulaşmasında ki zaman genleşmesi faktörünü göz ardı edilmiş sanırım.
    Çünkü ışık kaynağından ayrıldığı anda bağımsız ...

    Eintein'ın postulasını anlamaya çalışıyorum.
    Hani hareketli trendeki barış anlaşmasını imzalayan devletlerin ve bunları dışarıdan gözlemleyenin sonuçları vardı ya ???

    Tüm gözlemciler, hareketsiz trende aynı anda imza atıldığını görürken,
    hareketli trende; dış gözlemci, trenin hareket yönüne göre, trenin arkasındaki ışığın daha az yol aldığını, trenin önündeki gözlemciye ise daha çok yol aldığını görüyordu.
    Böylece ışık birinde daha az yol aldığı için, daha çabuk tespit ediliyordu.
    Aynı anda trenin içindekiler ise, olayı "aynı anda olarak" tespit ediyordu.

    Oysa üç gözlemci içinde, hızlarından, yönlerinden ve kaynağından bağımsız olarak; ışığı hep aynı hızda ölçüyorlar.
    Burada üstü örtülmüş-es geçilmiş bir sorun var gibi...
    (Bu arada ben bu sorunu çözdüğümü düşünüyorum ama önce gerçekten sorun olup olmadığını yoksa yanılıyor muyum anlamaya çalışıyorum.)
  • 0
    Evet var ama buna karadeliklerdeki işimize gelen tekillik gibi kavramlar yükleyebiliriz. Çünkü es geçilsede ışık hızı öyle bir sonsuzluktur ki her yerinden bak fark edebileceğin sonuç aynı zaman diliminde aynı hızı ölçmektedir . Buda demek oluyor ki o es geçilen noktayı her ne ise etkisiz hale getiriyor demektir .
    Batıkan Muratgül 08 Mart 2018
  • +1
    https://www.fizikist.com/beyin-firtinasi/33680/
    Belki yardımı dokunabilecek bir link.
  • -3
    Sevgili Bay Hiç Kimse, kesinlikle doğru nokta... :-))

    Bütün işin, Planck ölçeklerinin farklı hızlarda farklı olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü "Zaman" da (dalga olarak) kırılıyor.

    Benzetme olarak, deniz gözlüğü ile daldığımız da, hava ve suyun farklı yoğunluklarından dolayı, ışığı farklı kırması sonucu iki tarafta birbirini olduğundan farklı görür.
    Biz balıkları kocaman görürken, balıklar suratımızı mini minnacık.

    Şimdi; suyun içindeki ışığın hızının daha yavaş olduğunu biliyoruz.

    Buna rağmen, su altında yakılan bir fenerin (aynı) ışığını, aynı zaman süresi içinde aynı mesafede görürüz. :-)
    Aslında bu kadar basit ve kolay olmalı cevap diye düşünüyorum.

  • +1
    ''Aradaki "zaman genleşmesi farkına" rağmen, nasıl her iki gözlemci de aynı ışığı, aynı hızda tespit edebilir?''

    ''c'' nin farklı ortamlarda hızının değişmesinin sebebi, bulunduğu ortamdaki enerji yoğunluğu...
    zaman genleşmesinde; genleşen uzay-zamanın enerji yoğunluğunda hiçbir değişiklik yok...

    şöyle düşünün; siz zaman genleşmesine maruz kalsanız bu durumu farkedebilir miydiniz_? ya da kendinizde bir değişiklik farkeder miydiniz... hayır....

  • -2
    Haklısınız Ömer bey...
  • 0
    Zamanı her iki gözlemci farklı ölçtüğü için :)

    Bir çok defa bu örneği verdim. Aynı noktadan aynı doğrultuda 0.9 c hız ile bir roket ve bir ışık demeti, diyelim roketin farı, yola çıkıyor. Yerdeki gözlemci bir saniye sonra ışığın 300 milyon m.; roketin 270 milyon metre ilerlediğini görüyor. Onun referans sistemine göre ışığın hızı c, roketin hızı 0.9 c, geçen zaman 1 saniye.

    Roketin pilotu ise aynı anda ışığın kendisinden 30 milyon m. uzaklaşmış olduğunu görüyor. Onun referans sistemine göre ise geçen zaman 0.1 saniye, ışığın hızı yine c.

    (Zaman genleşmesi sayesinde ışığın her gözlemciye göre aynı hızda olması kavramını basitleştirmek için verilmiş örnek; Lorentz dönüşüm formülü biraz daha komplex, üç gündür her gönderide yazdık neredeyse, zaaman genleşmesi ile birlikte uzayın da genleşmesi söz konusu, pilotun metresi ile yerdekinin metresi aynı değil, sonuçta iki formülü birlikte çalıştırınca her ikisi de ışığın hızını 300 milyon metre / saniye ölçüyor.)

    Birtan ÇİÇEKÇİ
  • 0
    0.9 C ile giden bir gemideki Lorentz faktörü yaklaşık; 2,2 ( 2.2941133994968)
    Bunun anlamı gemideki 1 saniye süreye karşılık, dış uzayda (gözlemci) 2,2 saniye geçiyor.
    C: 300 miyon metre ise: (30 x 10^7)


    Uzayın genleşmesi diye bir kavram, özel görelilik açısından hiç duymadım. Evrenin genişlemesi ayrı bir konu ve bu tür hesaplarda hiç gerekli görülmemiş. Etkisi yok çünkü...

    Eğer Galile dönüşümü yapıp, 0,9 C hızındaki pilotun, yanından geçen hız ile aralarında 30 milyon metre uzaklaştığını iddia edersek, bunun anlamı
    Işık uzay gemisinde kendisinden uzaklaşan ışığı bir saniyede (3 x10^7 m x 2,2)= (6,6 x 10^7) m/s hızla görecek demektir.
    Yani ışığı ışık hızından (uzay gemisindeki pilotu referans alırsak) Işığı bilinen hızından
    (30 x 10^7) - (6,6 x 10^7) m/s = 23,4 .10^7 m/s daha yavaş olarak ğörüyor demektir.

    Kusura bakmayın ama YANILIYOR. Hem de CİDDİ...

    1) Işığı uzay gemisindeki pilot da C veya (30 x 10^7) veya (3 x 10^8) hızında görüyor, hem uzay gemisinin içindeki ışığı, hem de dışındaki ışığı,
    2) Hem de dışarıdaki gözlemci de C veya (30 x 10^7) veya (3 x 10^8) hızında görüyor, hem uzay gemisinin içindeki ışığı, hem de dışındaki ışığı...

    Sorum da bunu sorguluyor. Geçmiş dönemlerde, göreliliği kendi mantığıma göre bilgi eksikliği ile değerlendirirken, buna benzer hataları bende yaptım. Onu bir nebze anlıyorum.

    Ama doğrusunu öğrenip, bu durumu üzerinden sorgulama yapmak gerekiyor.
    Cevabı var, yukarıda verdiğimi, sayılara dökebilirseniz (ya da "dalgasal zaman" ile ilgili varsayımımı elden geçirip) sınayabilirsiniz.
    Belki hesaplarken ben sayılarda hata yapmış olabilirim ama, ana ilkede doğru olduğunu düşünüyorum.

    Tek gereken, herhangi bir parçacığın normal koşullardaki titreşim frekansı ile relavistik hızlardaki frekanslarını ele alıp, varsayıma göre aralarındaki ilişkilere bakmak. Sanırım bunları temin edebilirsiniz.
    (Bu paragraf kimliğini bilmediğim kişiye mesajdır.)

  • 0
    @burtay hocam;
    Burada söylenen genleşenin sadece zaman değil aynı zamanda uzay ında genleştiğini söyleniyor...

    zaman genleşmesi t'/t=(c-v)/c gibi bir sonuç çıkıyor. Halbuki t'/t = 1/kök(1-(v^2/c^2)) dir. Yani 0.9 c de zaman 10 kat değil, çok daha az genleşir. Gerçekte relativistik hızda seyahat ederken sadece zaman genleşmiyor, uzay da büzüşüyor. Artık pilotun elindeki metre de yerdeki metre ile aynı değil, daha kısa ve ışığın kendisinden 30 milyon metre değil daha fazla uzaklaştığını görüyor. Lorentz'in hem uzay, hem de zaman dönüşüm formüllerini birlikte çakıştırdığımızda; yani pilot kendi metresine ve saatine baktığında sonuçta ışık hızını c olarak ölçüyor.

    relativistik hızlarda hız artarken aynı anda kinetik enerjiden dolayı kütlende artmış oluyor...işte hızlanırken aynı zamanda da uzayı daha fazla bükmeye başlıyorsun :)
  • -1
    Değerli Ömer (Karanlık Profil), Lorentz faktörü 2,2 demiştik, Pilota göre mesafelerde en fazla 2,2 kat artabilir. Yani 30 milyon metreyi en fazla 66 milyon metre görebilir.
    Başka ihtimal yok, 66 milyon metre x 2,2 saniye desek; gene göreceği hız 130 milyon metre civarı olacaktır. Yani gene ışık hızı olarak görmüyor.

    Uzay genleşmesinin relavistik etkisi bu şekilde olmaz. Kafama yatmıyor. Kast ettiğiniz büzüşme ise sadece hareketli nesne için geçerli. Işığın yol aldığı dış uzayı değil.

    Eğer ışık değilde bir nesne ve duruyor olsaydı, uzay gemisindeki, aradaki mesafeyi daha kısa görecekti. Daha doğrusu, hareketin göreliliğinden dolayı, o nesnenin hızla yaklaştığını görecekti.
    Ama elimizdeki nesne değil, ışık, Koşullar, şartlar aynı değil.

    Zaman genleşmesi için internette programlar var, onlara bir bakın ...

    Bence bu konudaki değerlendirmeye bir süre ara verelim.
  • 0
    @burtay hocam;

    buradaki durum şu sanırım yani birtan hoca nın anlatmak istediği...biz relativistik hız yaparken aynı zaman genleşmesinin yanında uzay ı da büküyor oluyoruz...burada zaman genleşmesinin sebebi bizim relativistik hızımız...bu hız bize ek kinetik enerji den dolayı + bir kütle kazandırıyor...görece kütle artıkça bükülmede artıyor...sizin deyiminizle hızlandıkça uzamsal boyutlardaki daralma işte bu yüzden; relativistik hızın kinetik enerjisinden dolayı artan görece kütle...bizim gördüğümüz ışık, ayrıca bizim büktüğümüz uzay-zamanı izleyip bize ulaşıyor...

    sanki burada hızlanan nesne için artan görece kütleyi atlıyor gibisiniz burtay hocam :)
  • 0
    Ömer Bey, sizden daha önce de rica etmiştim.
    Hoca sıfatı kullanmayın diye. Önceki yazışmalarımı bilmeyen birisi, matah birisi-bir şey sanacak beni.

    Fizikte amatörüm, meraklıyım, öğreniyorum. Hayal gücüm yüksek. Düşüncemi paylaşmaktan çekinmiyorum. Fizikle başka bir ilgim yok. Hepsi bu...
    Lütfen...
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap