• +1

    KAOTİK EVREN MODELİ

  • 0
    KAOTİK EVREN MODELİ
    Evrenin oluşumu, formasyonu, yapısı, dinamikleri ve evrimini anlama çabası herzaman güncel bir konu olmuştur. Modern kozmolojinin 1917'de Einstein'ın önemli makalesinin yayınlanması ile başladığı yaygın bir şekilde kabul görür. Einstein, genel görelilik teorisini tüm evrene uygulanmasıyla, evrenin statik ve uzaysal olarak eğri olduğunu ileri sürmüştür.

    Einstein’in temel modelinden sonra, yine Einstein modeline dayanan birçok ilginç model önerilmiştir; evrenin yapısını ve dinamiklerini açıklamak için, düz ve genişleyen evren, genişleyen düz-uzay modeli, küresel ve hiperbolik genişleyen evren modeli orijinal big-bang modeli, kinematik genişleme modelleri, salınımlı veya döngüsel evren modelleri, buble evren ve enflasyonist evren modelleri vs. Bu modellerin arasında big-bang modeli en çok kabul gören model olmuştur. Bu model, kozmik mikrodalga arka planı ve Hubble gözlemleriyle keşfedilen kozmik kırmızı kaymanın yanı sıra hafif elementlerin bolluğunu teyit eden gözlemler ile desteklenmiştir.

    Big-bang modeli her ne kadar geçerli bir model olarak kabul ediliyor olsa da bu modelin yanıtlayanadığı önemli sorular vardır. Bu sorulara bugüne kadar yanıt verebilen bir model henüz ortaya konulamamıştır. Nedir bu problemler? Bunlar: kozmik tekillik, büyük yırtılma, büyük çökme, kozmik karşılaşma, galaksilerin ortaya çıkışı, evrendeki madde dağılımı, evrenin büyük ölçekli organizasyonu, uzay zamanın fraktal yapısı vb.

    Yukarıdaki soruları yanıtlayabilecek doğru ve daha gerçekçi bir evren ve evrenin dinamiğini en basit anlamda temsil edebilecek bütünlüklü model ilk defa bu çalışmada önerilmişitr. Bu model “Kaotik Evren Modeli” dir. Bu model big-bang ve diğer modellerin yanıtlayamadığı pek çok soruları yanıtlayabilen bir modeldir. Model deneysel-gözlemsel verilerle de şaşıtıcı ölçüde uyum sağlamaktadır. Kaotik evren modeli yeni bir kozmoloji perspektifi sunmaktadır.

    Kaotik evren modeli evreni oluşturan bileşenlerin kendi aralarındaki etkileşimleri temel almaktadır. Ana motivasyon evrendeki bileşenlerin birbirleriyle etkileşiyor olmasıdır. Bilindiği gibi evren yaklaşık % 75 karanlık enerji, % 20 soğuk karanlık madde, % 5 baryonik madde ve göz ardı edilebilir miktarda radyasyondan oluşmaktadır. Bu bileşenler arasındaki etkileşim dinamiği yazılıp çözüldüğünde evrenin zamana bağlı dinamiğinin kaotik olacağını ortaya koymuştur. Yerel etkileşimler galaksi kümelerinin oluşumuna mekanizma sunarken global etkileşimler ise evrenin zaman içinde kotik yoldan salınacağını ortaya koyar. Bu model kozmolojideki kozmik tekillik, büyük yırtılma, büyük çökme, kozmik karşılaşma, galaksilerin ortaya çıkışı, madde dağılımı, evrenin büyük ölçekli organizasyonu, uzay zamanın fraktal yapısı vb. gibi sorunları çözmeye adaydır. Öte yandan bu çalışmanın kozmolojide yeni bir alan açma potansiyli oldukça yüksektir (Hakem görüşlerinden...).

    Çalışmanın bu sade yapısına rağmen oldukça çarpıcı iddialar içermesi ve kozmolojinin temel sorunlarını çözmeye aday olması nedeniyle makale Nature grubunda en saygın dergilerden birisi olan (etki faktörü 5 e yakın) SCIENIFIC REPORTS dergisinde yayına kabul edilmiştir. Deneysel makaleleri basan Nature ve grubundaki dergilerde teorik bir çalışmanın yayına kabul edilmesi ise bir başka öyküye sahiptir.

    Sevgiyle kalın... (EKREM AYDINER'in notudur.)

    https://www.nature.com/articles/s41598-017-18681-4#ref-link-section-d2424e11438
  • 0
    In this scenario, for example; when the dark energy density increases, the universe begins to expand up to a critical dark energy density. However, when the dark energy begins to turn into dark matter or matter, the gravitational force becomes dominant and the universe shrinks again due to gravitational force. This chaotic cycle continues without repeating itself.

    1-) Karanlık enerjinin maddeye ya da karanlık maddeye dönüşme sınırı nedir ? Bahsedilen yoğunluk sınırı nedir ?
    2-) Kütleçekimi kuvveti , evreni hem genişletip hem de büzmeyi nasıl başarır ve bu döngü nasıl kendini tekrar etmeden devam eder ? Çünkü genişlemede ve büzülmede aynı kuvvet rol oynamıyor mu ?
  • 0
    Sorular yerinde...
    Yazıyı okumak lazım, Ama aslında Nature dergisinin seçici bir dergi olduğunu hatırlatarak, teorinin sahibine de (Ekrem Aydiner) dikkat etmenizi dilerim. Belki sorularımızı kendisi cevaplar bir gün.
  • 0
    İşte üstünkörü bir göz atmıştım, dediğiniz gibi daha çok incelemek gerek makaleyi. Teşekkürler paylaşımınız için.
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap