• 0

    Çift Yarık Deneyinde parçacık, gözlem cihazını ne zaman görüyor.

  • -1

    Elektronun %30 ve %60'lık hızları için Özel Görelilik Eşdeğerli Zaman çizelgelerinin değerlendirilmesidir.

    Her iki elektron da farklı hızlarda ele alınmış olmasına rağmen, sonuçları benzerdir.

    Düşünce Deneyinde, 10 birim x 15 birim ve her birim Planck katsayılarında olmak üzere düşünülmüştür. Elektronun yola çıktığı nokta ile perdeye ulaştığı nokta arası 10 birim olarak düşünülmüştür. Bu mesafenin tam yarısında, 5 birim mesafe de ise elektronun durumunu tespit eden bir gözlem aracı düşünülmüştür.

    Grafikte eşdeğerli zaman ve mesafe olarak Planck Ölçüleri kullanıldığı için fotonun yaptığı eğim; "1" dir.( t/x=1) (45 derece)
    (t=0) ve (x=0) değerleri Lorentz dönüşümlerine uygulanmış ve farklı hızlardaki koordinat açıları, gözlemciye göre olmak üzere saptanmış, aynı koordinat sistemine eklenmiştir.

    Deney: Çift yarık deneyinde, fırlatılan elektronun gözlem aracını, perdeyi ve kaynağı ne zaman ve hangi sırayla gördüğünü tespit etmek için yapılmıştır.

    Yöntem: Olageldiği gibi, Gözlemci açısından elektronun durumu ele alınmamıştır.
    Tam tersi, elektron açısından gözlem cihazının durumu incelenmiştir.
    Bu amaçla da hareketin göreliliğinden faydalanılarak, elektronun gözlemci cihazı ve deneyi ortamını nasıl gördüğü ele alınmıştır.

    Sonuç:
    Bu deneyde elektron sabit, Gözlemci ve Perde belirtilen hızlarda ve "ters yönde" hareket ettiği için, elektron ilk olarak (a1) gözlem cihazını, ardından aynı miktar süre sonunda (a2) perdeye ulaşmaktadır.
    Elektron en son (b2) kaynağı görmektedir.

    Aynı deney gözlemci açısından ele alındığında, Kaynaktan "0 anında" çıkan parçacık; foton ise 5, elektron %30C ise (yaklaşık) 16.5, elektron %60 C ise (yaklaşık) 8.2 zaman birimleri sonra, gözlem cihazını göreceklerdir. En son ise perdeye ulaşacaklardır.

    Gözlem cihazının kaynaktan sonra nereye yerleşirildiğinin bir önemi yoktur. İster yarıklar öncesi, ister yarıklar sonrası perdeyle araya...
    Her durumda parçacık, kaynaktan çıktığında önce gözlemci aracı görüyor.

    Tabii bu ana soruya cevap değil: "Dalga formunda gelen parçacıkların niye gözlemcinin varlığı ile tutum değiştirip, parçacık gibi tepki verdiklerini?"

    Bu konuda daha yol alınacak. Tahminim dalgasal hareket eden parçacıkların, gözlemcinin varlığı ile faz bindirmesi yapıp, yapıcı girişim gerçekleştirdikleri ve dalgaların süper pozisyon durumunun oluşturması ile diğer fonksiyonların çöktüğü yönünde.

    Bu konuda fikir ve görüşlere açığım. (Parçacığın cihazı farketmesi ile diğer olasılıkların niye çöktüğü yönünde...)


    Grafikler : http://evreneyenibirbakis.blogspot.com.tr/p/cift-yark-deneyinde-fotonun.html

    Not: Grafikleri bu derece basitleştirmek 2 haftamı aldı. Sayı yuvarlamasından kaynaklanan bazı hatalar olsa da, ana içeriği doğru anlatmaktalar.
  • 0
    Fotonun dalga formunda iken gözlemci varlığı ile parçacık gibi davranmasının arkasında yatan bilimsel açıklama ile gözlemci ve ölçüm cihazını nasıl tanımladığımız arasında bir bağlantısallık olabilir mi ? Bu deneydeki gözlemci ya da ölçüm cihazının tanımlanmasının; fotonun davranışında bir etkisi olabilir mi ? Yani sanırsam burada bahsettiğiniz gözlemci bir bilinç sahibi ya da bir ölçüm cihazı gibi düşünürsek bir bilinç sahibi değil. Bir cihazda aynı bir insan gibi fotonun davranışını etkiliyorsa; burada fotonun bilinçli bir davranışından söz etmek mümkün mü ? Ya da fotonun bilinçli bir gözlemci olmaksızın da davranışını değiştirmesini rahatlıkla söyleyebilir miyiz ?
    Sonuç olarak eğer fotonun davranışı sadece bilinçli bir gözlemciye göre değişmiyorsa o halde; fotonun davranışını değiştirmesini tetikleyen şey nedir ve bunu foton hangi yolla anlar ?
  • -1
    Bu deneyin ilk bilinmezini cevaplıyor. Parçacık daha ekisine girmeden gözlem cihazını nasıl görüyor.
    Bu konuda bir çok safsata var. Geleceği görmekten, parçacığın bilinçli olabileceğine kadar. (Safsata'yı herhangi bir bilgi olmadan fikir yürütme anlamında kullanıyorum.)

    Özel görelilik bunun doğal bir sonuç olduğunu gösteriyor.

    Diğer yandan, iki gözlemci var. İlki deneyi yapan ve sonuçlar için fikir yürüten kişi, Bu bilinç sahibi ve gözlem aracını kullanıyor. Gözlem aracı ile aynı referans çerçevesinde olduğundan, birbirleri ile karıştırılmaları muhtemel, doğal.

    Ama esas gözlemcimiz makine. İlgili deney açıklamalarında, foton ile yapılan deneye denk gelmedim. Her ne kadar you tube videolarında foton da anılsa, deneyler ve sonuçlar elektron ve diğer minik kütleli parçacıklar üzerineydi.

    Sanırım fotonu gözlemlemek çok daha zor. Gözlem aracı genelde, elektrona foton fırlatan ve çarpıp yansıyan (esnek çarpışma, özgür elektronlar foton absorbe etmiyor) fotona göre karar veren düzeneklerden oluşuyor.

    Her elektronun hızı ise yüklenmiş olduğu enerji miktarına bağımlı. 220,000 eV ile ışık hızının %90'nına hızlandırılırken, %99.9 için 11 milyon eV gerekiyor.
    100 eV de ise v = 6 x 10^6 m/s gibi düşük bir hız çıkıyor,

    Işık hızının ancak yarısına ulaştıktan sonra, etkiler fark edilebilir olduğu icin, iki farklı hız ele aldım.
    (Daha üst hızların grafiğini denedim ama çok sıkışıktı)

    Burada parçacığın bir bilinci olup olmadığı konusuna gelince, bence yok. Tamamen doğal olarak açıklanabilecek bir izahatı olduğuna inanıyorum. Ama henüz bulamadım.

    Gözlem cihazını nasıl etki ettiğini çözemedim. Şimdilik tek olasılığım var, aynı frekanstaki dalgaların girişim yaparak süper pozisyona geçmesi...

    Fikirlerinize ihtiyacım var. (Sadece sizin değil, tüm standart dışı düşünebilen arkadaşların)
  • 0
    Şimdilik tek olasılığım var, aynı frekanstaki dalgaların girişim yaparak süper pozisyona geçmesi...
    Bu fikrinizi ya da ön düşüncenizi sözlü olarak anlamakta zorluk çekiyorum. Acaba blogunuzda yaptığınız gibi aklınızdakini görsele dökmeniz mümkün mü ? Girişim derken karşılaşan iki dalganın birbirine binmesi mi kast ediliyor ? Ya da bir dalganın aynı anda iki farklı yerde var olması mıdır ?
  • -1
    Interference kelimesi İngilizce karşılığı sayılır.
    İki dalga bir araya geldiğinde, bu iki dalganın frekansına veya dalga boyuna göre dalgalar birbiri ile etkileşime giriyorlar,
    Kabaca: Eğer tepe noktaları birbirine denk gelecek bir frekanstalarsa güçleri toplanıyor, Tepe-dik noktaları denk gelirse birbirlerini sönümlüyorlar. (Dalgalar birbirlerinin içinden geçebilseler de, o sırada ortalık süt liman gözüküyor.)
    Bazen de, eğer frekansları farklıda olsa (bir tanesinin frekansı 4 , diğeri 3 gibi) 12 seferde bir gözüken yeni bir dalga gibi de olabiliyor. Çoğu zaman bu tür dalgalar, tamamen farklı yeni bir dalga gibi de tanımlanabiliyor.

    İşte süper pozisyondan kastım, dalgaların faz uyumları ile birbirlerini desteklemeleri...
    Keza, elektronun dalga boyu, frekansı zaten faz olarak kendisiyle uyumlu.

    Eğer gözlem esnasında, elektronun dalga boyu hızından dolayı azalıyor (enerjisi artıyorsa). Genliği yükseldiği için, frekanslarda değişmediği için, bu şeklide kendisiyle girişim yapabilir mi diye düşünüyorum.

    Sonuçta gözlem için fırlatılan foton, elektron ile çarpışabilmesi için belli bir dalga boyu aralığında olmak zorunda. Üstelik dik açı (sanırım) fırlatılacak. Yani foton sektiği zaman elektrondan, onda bir şeyleri değiştirmiş olmalı.

    Görsele dökebilmem için önce benimde anlamam-kavramam gerekiyor. Yoksa çöpten adamdan daha anlamlı olmaz. Konu hakkında: http://www.yildiz.edu.tr/~oscg/dersnotlari/holografi/D4.pdf kaynaklarımdan biri, Belki işinize yarar.
    Deney koşulları ve teknikleri hakkında bilgim de yetersiz . Neyle gözlemliyorlar? Özellikleri ne? Gözlenen elektronun özellikleri ne? Foton kullanılıyorsa nasıl seçiliyor? Yansıma mı? Açı sapmasımı kullanılıyor?

  • 0
    Parçacığın gözlem cihazını farketmesinden daha önce cihazı açıp kaparsak ne olurdu acaba?
    Bekir Demirel 29 Ocak 2018
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap