• 0

    Evrenin genişleme hızı ivme kazanırken aynı anda enerji nasıl korunabilir ?

    venividi 02 Aralık 2017
  • 0
    Sorunuzu tam anlamadım. İlk cevap yazan olursam, hatalarım üzerinden gidebiliriz sanırım. Diğer fikirler o zaman düzeltmelerde katılabilir. Önce en basit yaklaşımdan hareket ederek, olasılıkları saptarız. Sonra içlerinden hatalı olanları eleriz. Bu süreç sırasında sizde sorunuzun detaylarını belirtirseniz, doğru veya doğruya yakın bir sonuç buluruz diye düşünüyorum.

    Eğer evrenin genişlemesi ivme kazanıyorsa, bu genişlemeyle hareket eden kütleninde ivmesi artıyordur. Yani kütlelerin momentumu da artıyordur. Fakat hareketin göreliliği nedeniyle bu hareketi tespit etmek mümkün olmadığı gibi (biz onu serbest düşüş olarak tanımlarız), artan momentumu da saptayamayız. Artışı tespit içinde, kıyaslama yapabileceğimiz bir referans lazım. Her şey aynı anda ve oranda ivmelendiği için bu da mümkün olmayacak.
    Tek tespit imkanı, belki nükleer reaksiyonlarda yada çarpıştırıcılarda açığa çıkan enerji miktarı, öncekine göre çok düşük oranlarda da olsa, artıyorsa mümkün olabilir. Ancakbu tür bir tespit ne teoride ne de sonuç açıklamalarında duymadım. Devrimsel yankıları olurdu, bence...

    Bu durumda enerjinin momentum olarak kütlede kaldığını ve bizim onu o şekilde "doğal hali" olarak kabul etmemiz gerekiyor.

    İkinci olasılık ise, genişleyen evren ile ortalama yoğunluğun azalması sonucu, güç alanlarında toplanmış (potansiyel) enerjininin, bozulumunun-dağılımının hızlanması yani entropisinin artması olacak. Termodinamiğe uygun bir soru ve sonuç olurdu bu...
    Ama böyle bir tespit, gene duymadım. Var mı bilmiyorum.

    Enerjinin kaybolmayacağı kesin. Sadece dönüşecek. Enerjinin korunumu, bu dönüşüm esnasında giren ile çıkan'ın enerji değerlerinin eşit olacağını söylüyor.

    Sorunuzda, nesnelerdeki potansiyel durumun aynen sürdürülmesini kast etmiş olabilir misiniz?
  • 0
    evren belli bir miktar enerji ile başladığını var sayarsak genişlemenin giderek yavaşlaması normal gelirdi. ama aksine hızlanıyor
    venividi 13 Aralık 2017
  • 0
    Necmi Tüfek galiba soruyu okumadan cevap yazıyosunuz. bir şekilde enerjinin korunduğu herkesin malumu benim sorum bunun nasıl mümkün olduğu, detay ve dinamikler ile ilgili.

    Ben kendimce özgün miktarda maddenin evren genişledikçe uzayı eskisine göre daha fazla bükmesi gerektiği gibi bir şey aklıma getirmiştim. Burtay Bey'in belki nükleer reaksiyonlarda açığa çıkan enerji miktarının değişmesi gerektiğini söylemesi sanırım aynı kapıya çıkıyor. Gibi saçma olur yanlış olur önemli değil sadece fikir lazım.
    venividi 13 Aralık 2017
  • 0
    Boşluğun sahip olduğu enerji ve değişen boşluk miktarı.
    venividi 14 Aralık 2017
  • 0
    Son durumda sorudan anladığım, evrenin genişlemesi sonucu kapladığı alan-hacim artıyor. Yeni katılan alanlarda enerji olmadığına ve evrene katılmadığına göre, mevcut-bilinen-ölçümlenebilen evrendeki ortalama enerji yoğunluğu nasıl korunuyor?

    Yani evrendeki enerji miktarını bir gaz gibi ele alıp, fizik kanunlarına uygun olarak genişleyen hacimle, ortalama (enerji) yoğunluğunun düşmesi gerektiği şeklinde yaklaşım ürettiğinizi düşünüyorum.

    Bildiğim kadarıyla bu soru karanlık enerji kavramının doğmasına da yol açan soruydu. Ayrıntılarını, bir uzman nasıl olsa yazar.
  • 0
    Bu toplam enerjinin içeriğinde gözlemlenebilir evren içindeki tüm enerji vardır. boşluk terimiyle ne kast ettiğim önemli değil Vikipedi ''Vacuum Energy'' yazarsanız çıkar Türkçe kitaplara dirrek boşluk enerjisi olarak çevrilmiştir herhalde 18 yıl boyunca denk gelmedi. Evrenin genişlemesiyle bu enerjiyi taşıyan alan artar.
    venividi 14 Aralık 2017
  • 0
    Tırnak içinde belirtmeme rağman vikipedi açıp Vacuum Energy'nin nedemek olduğuna bile bakmamışsınız elbet zorunda değilsiniz ama tamamen farklı şeylerden bahsediyoruz. Sanki bir word dosyasına büsürü şey yazmışsınız ordan rast gele copy-paste yapıyomuşsunuz gibi geliyor.
    venividi 14 Aralık 2017
  • 0
    wikipedia konusunda boş boş yazıyorsunuz ama
    Kutsal Bilge 15 Aralık 2017
  • 0
    özür dilerim yüce bilge adam hata yaptım, haklısınız.
    Kutsal Bilge 15 Aralık 2017
  • 0
    Viki konusunu uzatma amacım kibarca sizin bahsettiğiniz vakum enerjisi ile günümüz fiziğinde kullanılan vakum enerjisinin bi alakası olmadığını anlatmaya çalışmaktı.

    Şöyle bişey yapalım madem okadar biliyorsunuz ve insanlara bir faydam olsun, bildiklerimi aktarayım diyosunuz aşağıdaki linkteki yanlış bilgilerin doğrularıyla birlikte kısa kısa üstünden geçelim.

    https://en.wikipedia.org/wiki/Vacuum_energy
    venividi 16 Aralık 2017
  • 0
    "Bana benden olur her ne olursa, başım rahat eder dilim durursa..."
    Kutsal Bilge 16 Aralık 2017
  • 0
    Necmi Tüfek Bey, Kutadgu Bilig'ten alıntıladığım Yusuf Has Hacip'in sözünü kendim için kullanmadım. Gerçi kendime de hisse çıkartıyorum ama...
    Kutsal Bilge 16 Aralık 2017
  • 0
    O topa giremeyeceğinizi zaten tahmin ediyodum, kılıfınızda çok yaratıcı basın özgürlüğü falan :dsad aynı zamanda vikipedideki girdilerin nasıl oluştuğunu bilmediğinizin göstergesi.

    Ben yinede kabaca anlatacam vakum enerjisinin vakumla yada basınçla bir alakası yok atmosferin dışında kalan bölgelere-boşluğa vakum deriz ya o şekilde. Dünyada'da belli havası tamamen alınmış(vakum) tozdan her türlü ışınımdan izole edilmiş bölgede bu enerji mevcuttur. Gerçi bu enerji her yerde vardır ama vakumda sadece bu enerji vardır adı oradan gelir. zero-point energy de denir. sebebi kuantum dalgalanlarıdır casimir etkisi de kanıtıdır
    venividi 16 Aralık 2017
  • 0
    Yanlış bir şeyler varsa susup oturalım mı? demişşsiniz. Ya yanlış yapan sizseniz ve bunu doğru zannediyorsanız. Susmassak ve kendimizi izlemezsek, hatamızı nasıl göreceğiz?

    Her insanın bir kapasitesi vardır. Algısı ve sınırları vardır. Hiç kimsenin ki mükemmel olmadığı gibi, hiç kimseninki de diğerinden üstün değildir. Sadece farklıdır. Sizin tüm açılardan bakıpta anlayamamanız ondan, sadece 'kendinize göre her açıdan' değerlendiriyorsunuz. O yüzden imkansız anlamanız.
    Olduğu gibi kabul etmek gerek. Size nasıl davranıyorlarsa öyle değerlendirebilirsiniz. Yorumlayarak değil. Yorumlar her zaman özneldir. Hiç bir zaman karşınızdakini aksettirmez. Sizin görmeyi umduğunuzu aksettirir.
    Kimi, nasıl görmek istiyorsanız, o isteğinizin destekleyicilerini görebilirsiniz ancak. Daha fazla değil.

    O yüzden, susmak ile kast edilen konuşmamak-yazmamak değil, nefsinizin size fısıldadıklarını tutmak, göz ardı etmektir. Bunu kastettim.


    Kutsal Bilge 17 Aralık 2017
  • 0
    Yazdıklarınıza göre, evrenin enerji yoğunluğunun bir basıncı var. Bir yoğunluğu var. Bu yoğunluğun, dolayısıyla basıncın olmadığı yerlerdeki durumda vakum olmalı.
    O zaman vakum enerjisi, bu iki farklı alandaki potansiyel farkı anlatıyor olmalı.

    Bu vakum alanı, evren dokusuyla dolmadığı sürece bir enerji akışı olacağı için ve enerji yer değiştirmesinden iş ürettiğimizden, insanlığa sonsuz bir enerji kaynağı (teoride) sağlayabilir.

    Pratikte hemen dolacaktır. Vakum alanının açık tutmak için harcanacak enerji kazançtan fazla olacaktır. Casimir etkiside bunun bir örneği. Veni vidi bence haklı.

    Kutsal Bilge 17 Aralık 2017
  • 0
    Sizi ve duygularınızı okuyorum, endişelenmeyin. Sizi, sizin istediğiniz gibi anlamamam bir hata değil, doğal. Soru ise; siz ne kadar anladığınızı sanıyorsunuz?

    Vakum alanını oluşturmak için değil, açık tutmak için enerji harcayacaksınız. Ve verimliliği olmayan bir eylem. Vakum alanı, hiç enerjinin olmadığı bir alan. Evrenin burayı doldurmak ve varlığını sona erdirmek isteyeceği bir alan. Bu eğiliminden dolayı, iş potansiyeli var.

    Eğer açılabilirse, solucan deliklerinin içi ve karadeliklerin olay ufku sonrası bu tür alanlar olmalı.

    Veni vidi, evrenin genişlemesini ve bu tür yeni genişleme alanlarının evren ile doldurulmasını sorguluyor bence. Potansiyel fark eşitlenene kadar, evrenden bu bölgelere enerji akışı-eşitlemesi olmalı , Niye ortalama yoğunluk düşmüyor-gözlenmiyor diyor bence
    Soru belli, cevap belli. Neyi tartışayım? Susup, biraz düşünmek yeterliyken.
    Kutsal Bilge 17 Aralık 2017
  • 0
    Haklılığınızı kabul ettirene kadar ısrar etseniz de, bu tartışma bitmiştir gözümde.
    Bu tamamen kendime, "Bana benden olur her ne olursa, başım rahat eder dilim durursa..."
    Kutsal Bilge 17 Aralık 2017
  • +1
    Bide pisa skorlarına şöyle böyle derler. Yukarıdaki yazılarımdan birinden direk alıntı.

    ''vakum enerjisinin vakumla yada basınçla bir alakası yok atmosferin dışında kalan bölgelere-boşluğa vakum deriz ya o şekilde. Dünyada'da belli havası tamamen alınmış(vakum) tozdan her türlü ışınımdan izole edilmiş bölgede bu enerji mevcuttur. Gerçi bu enerji her yerde vardır ama vakumda sadece bu enerji vardır adı oradan gelir. zero-point energy de denir. sebebi kuantum dalgalanlarıdır casimir etkisi de kanıtıdır''

    Daha daha anlaşılır olması için; bu enerjiyi gözlemlenebilir evrenimizin kapladığı tüm alan taşır vakuma yada basınca ihtiyaç yoktur ve evren genişledikçe bu enerjiyi taşıyan alanda değişir. Bu enerjinin casimir etkisi, spontan emisyon ve lamb kayması gibi kapı gibi referans olabilecek gözleme dayalı etkileri mevcut. Ama tahmin edeyim okuduğunuz kitaplarda bunlara da rastlamadınız.
    venividi 18 Aralık 2017
  • +1
    Keşke biri çıkıp deseki; Bence evren genişledikçe casimir etkisi zayıflıyor olabilir böylece enerji korumu devam edebilir yada lamb kayması miktarı evrenin ilk zamanlarından bu yana değişime uğruyor olmalı yada vakum enerjisinin kaynağı kuantum dalgalanmaları ve kuantum mekaniği çok kısa sürelerde enerji korunumu ihlaline izin verir vsvsvs keşke bu seviyelere gelebilsek. enerjimizi nelere harcıyoruz.
    venividi 18 Aralık 2017
  • 0
    Genişleyen evrende enerji korunmaz. Zaten enerji her zaman korunmak zorunda da değildir. Time translational simetri yoksa enerji korunmaz.
    Cengiz 18 Aralık 2017
  • 0
    Eğer Casimir etkisi zayıflıyorsa, kütleçekim kuvveti de zayıflamalı bence... Küçük ölçeklerde tespit mümkün değil belki ama, büyük ölçeklerde olabilir. (?, Kütle çekim kuvvetinin zamanla azaldığı yönünde bir tespit bilmiyorum.)

    Enerjinin korunumu ilkesini, kapalı sistemler için, daha doğrusu enerjinin bu sistemlerde dönüşeceği ama kaybolmayacağı yönünde diye ele alıyorum.
    Ama düşününce, sürekli genişleyen bir sistemi kapalı olarak ele almak ve değerlendirmek , ne kadar doğru?

    Eğer evren akışkan bir dokuya sahip ise, bu akışkanın olmadığı yerleri "zero point" olarak tanımlardım. Deniz yüzeyi altında, içi tamamen boş (1 molekül hava bile yok) bir alan ... Deniz'in doğal dokusu ve basıncı bu alanı sürekli ezmeye ve doldurmaya çalışacaktır. Bu alanı açık tutabildiğim sürece, bu potansiyel hep olacaktır.

    ( Casimir etkisini de benzer sebebe bağlıyorum. Fark olarak, akışkanın akabileceği alan çok daraldığı için hızı çok yüksek bu yüzden bu alandaki basınç çok düşük.)

    Eğer evren genişlerken, mevcut enerji yoğunluğu dağılıp, ortalaması azalıyorsa, birim alana düşen basıncı da azalıyordur. Yani, Casimir etkisi de azalırsa ancak bu şekilde azabilir.
    ( Kütleçekimini de aynı etkiye benzettiğimden aralarında bağlantı kurdum. )
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap